
Aşağıdaki yazım 5 yıl öncesinden. O zaman da asistanlara takık mışım yani, daha doğrusu asistan adaylarına…
Dalış asistanlığı zor iştir. Hele benim gibisinin asistanı olmak epeyce zordur. O nedenle de 5 hafta dayanan asistanım hiç olmadı. Önceleri öğrencilerden gelip teklif eden olurdu, seçerdim. Sonra namım alıp yürüdüğünden ben teklif eder oldum. Tabii namımı duymayanlardan birkaç kişinin teklifimi kabul etmişliği var. O da en fazlası beş hafta!
…
Benim bildiğim asistan hoca yarısıdır, benim asistanım ise hocanın 3/4 üdür. Bunun için yıldızın da önemi yok. Bir yıldız da olur 3 yıldız da. Asistanlığı kabul eder etmez başlarım : “Teknenin sancağındaki tüplerin hepsini iskele tarafına al.”
Çocuk yorgun argın gelir “taşıdım hocam”..
“iyi, şimdi onları aldığın yere tekrar taşı”
Maksat sıkıntılı durumda strese giriyor mu, onu öğrenmek. Hali söyler bunu, strese girmiyorsa bundan dalış lideri olur notunu verir ona göre eğitimine devam ederim. “Bak kardeşim, bana asla çay kahve getirme, istesem de getirme. Çok şükür çayımı kahvemi kendim alabiliyorum”. Söylememişim gibi gülerek “Hocam kahve getirdim.” diyerek uzatırsa alırım kahveyi bir güzel içerim. Ama artık ona görev falan vermem. O artık sıradan balıkadamdır. Ama o hala kendini asistan sanır.
Böyle bir hata yapmazsa beraber dalalım mı derim. Seve seve gelir peşimden. Dalışın beşinci dakikasında maskesini alırım. Maskesiz o dalışı bitirebilirse ne mutlu, yukarıda anlatacakları olur : Bu manyak var ya…
Yok maskesiz yüzmeye dayanamaz yüzeye çıkarsa, artık vedalaşırız.
Grup daldırırken genellikle önde yüzmem. Öne asistanı koyarım ben arkadan, biraz da yüksekten takip ederim. Herkesi gözümün önüne koymak bence daha güvenlidir. Dönüşte tekneyi bulamayan asistan emekli olur!
…
Bazı becerileri bilmesini istediğimden, asistan platformdan atlamadan tüpünün vanasını kapatırım.
Becerip su altında vanasını açıp devam ederse, devam. Yok benim yardımımla vanasını açarsa, bay bay! Sen sağ ben selamet!
Bazan günlük kıyafetleriyle tutar denize atarım. Teknenin kıçına kadar günlük kıyafetleriyle yüzüp tekneye çıkarsa, devam.
Bazan güvenlik dekosunu tamamlar tamamlamaz ağırlık kemerini alırım. Balon olup yüzeye vurursa, güle güle!
Bu ve benzeri becerileri başarıyla yapanlar, her dalışta benim komutumla birkaç kez maske çıkarır, maske takar, regülatör çıkarır tekrar ağzına alır.
En ufak bir şekilde benim yardıma ihtiyaç duyarsa vedalaşırız.
…
Bunları her zaman espirili yapar, sanki olağan şeylermiş izlenimi veririm. Maksat benim yapabildiğim bütün becerileri onun da en az benim kadar yapabilmesidir. Sonuçta hoca da insandır ve kalp krizi, bayılma, boğulayazma gibi risklerden muaf değildir. Asistan dediğim böyle durumlarda yardımcı olsun, ters giden şeyleri düzeltsin diye vardır. Benim kadar bilgili olması gerekmez, nasılsa öğrenir ama benim yapabildiğim becerilerin hepsini yapabilmeli.
İyi dalışlar,



