Dr. Cemal Pulak’ın hikâyesi, çocuk yaşlarda ören yerlerine duyduğu merakın akademik bir disiplinle nasıl dev bir vizyona dönüştüğünün hikâyesidir. Boğaziçi Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği üzerine tamamladığı lisans ve yüksek lisans eğitimleri, ona su altındaki karmaşık yapıları bir mühendis titizliğiyle inceleme yetisi kazandırdı.
Kariyerinin ilk adımları, 1975 yılında henüz bir mühendislik öğrencisiyken George Bass’ın ekibine dahil olmasıyla atıldı. Kısıtlı imkânlarla, eski tip regülatörlerle yapılan dalışlar ve çadırlarda kurulan karanlık odalarda başlayan bu serüven, zamanla dünya tarihini değiştiren keşiflere dönüştü. Özellikle Uluburun Batığı gibi dünya mirası sayılan kazıları yönetirken; mühendislik zihnini, Ege’nin derinliklerindeki binlerce yıllık tarihle buluşturdu.
Bugün Texas A&M’de Nautical Archaeology Programı Koordinatörü ve Frederick R. Mayer Kürsü Profesörü olarak görev yapan Pulak, aynı zamanda Institute of Nautical Archaeology (INA) Başkan Yardımcısı olarak Türkiye’deki araştırmaların direktörlüğünü yürütüyor. Türkiye’nin su altı arkeolojisinde uluslararası alanda öncü bir konuma gelmesindeki en büyük paylardan biri onundur. Cemal Pulak, sadece batıkları gün yüzüne çıkarmakla kalmadı; mühendislik disipliniyle örülmüş bu bilimsel mirası küresel bir seviyeye taşıdı.
Bodrum’un deniz kokan tarihine selam olsun.
Fotoğraf: Donald Frey/Cemal Pulak ve George Bass, Uluburun Geç Tunç Devri batığından çıkarılmış bir matara kabı incelerken, 1984.
Kaynak: Mehmet Bezdan, Derinlerdeki Portreler, (TINA Türkiye Sualtı Arkeolojisi Vakfı, 2016)
@bodrumbel @tamermandalinci @ahmetaras @muglabsb
Bodrum Deniz Müzesi Paylaşımıdır



