Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Mustafa Sari
Prof. Dr. Mustafa Sari

DENİZİ KİRLETMEK NE DEMEK?

Denizde milyonlarca yılda oluşmuş besin ağını ve piramidini yıkmak demek!

Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer faaliyetler sonucu denize arıtılmadan ulaşan atıklar deniz suyunun fiziksel, kimyasal, biyolojik ve görsel niteliklerini değiştirir. Yani suyu kirletir.

Normal şartlarda denizde besin piramidi kepçe yıkmadan önceki gibidir. Ve aralarında genel bir oran olarak 1/10 kuralı vardır. Bir alt basamakta 10 birim olmadan üst basamakta 1 birim olamaz. Yani 10 birim fitoplankton olmalı ki 1 birim zooplankton olabilsin.

Kirlilik bu düzeni bozar. Artan azot, fosfor, silisyum gibi besin elementleri fitoplanktonun aşırı artmasına neden olur. Bir üst basamaktaki zooplankton, bu artışı kontrol etmekte yetersiz kalır. Bu durumda fitoplankton artışı sürer ve ışıksız periyotta ürettiğinden daha fazla oksijen tüketmeye başlar. Sonuçta oksijen tükenir, üst basamaklardaki canlılar ölmeye, ortam kötü koku yaymaya başlar.

Askıdaki katı yükü artar, ışığın suya girişi azalır, dipte çökelme çoğalır. Deniz dibi yavaş yavaş atıklarca zengin dip çamuru ile dolmaya başlar. Ortamda sadece az oksijenle idare edebilenler kalır, diğerleri ya ortamı terk eder, edemeyenler hayata veda eder.

İklim değişimine bağlı olarak denizlerde ısınma devam ederken, kirlilik yükünü azaltmaz, aşırı avcılığı durdurmaz, denizin akciğerleri sayılan deniz çayırlarını tahrip etmeye devam edersek besin piramidini görseldeki gibi kepçeyle yıkmış oluruz.

Denizi kirletmek sonuçta bir yıkım sürecidir.

Milyonlarca yılda oluşmuş bir düzeni yıkmak için bir kazma da biz vurmayalım. Kirliliği, aşırı avcılığı, bilinçsiz çapa atmayı, kıyı doldurmayı durdurup, denizdeki yıkımı önleyelim.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER