Bodrum’un denizci geçmişinde kasabanın kaderini değiştiren en önemli figürlerden biri, ailesiyle önce İstanköy’e, ardından Bodrum’a göç eden Ali Cengiz’dir.
Bodrum’un ilk sünger tüccarlarından olan Ali Cengiz’in hikâyesi, yasaklara karşı verilen büyük bir azmin ürünüdür; zira o dönemde Türklerin forma ile sünger avcılığını öğrenmesi yasaktır.
Bu engeli aşmak için Simi’ye giden ve kendisini Rum olarak tanıtarak forma dalgıçlığının tüm inceliklerini öğrenen Cengiz, bir süre burada çalıştıktan sonra gerekli donanımla Bodrum’a döner. Edindiği bu teknik bilgiye, Kalimnos’ta bir tüccarın yönlendirmeleriyle kurduğu stratejik ticari bağlantıları da ekleyince, Bodrum denizciliğinde yeni bir dönem başlar.
Ali Cengiz’in Bodrum denizciliğine bıraktığı en somut izlerden biri, yerel tekne yapımının önünü açmasıdır. Onun talebiyle, efsanevi usta Naminin Mehmet Uyav tarafından inşa edilen Atilla, 1939 yılında denize indirilir.
10,5 metre boyundaki bu tekne, Bodrum’da inşa edilen ilk tırhandil olarak kayıtlara geçer.
Zamanla büyük bir sünger filosuna sahip olan ve Süngerciler Kooperatifi’nin kurucuları arasında yer alan Ali Cengiz’in denizci mirası, oğulları Nazif ve İsmet ile kök salmaya devam eder. Özellikle oğlu İsmet Cengiz, babasının ticaretle açtığı yolu deniz turizmiyle taçlandırarak, kendi inşa ettiği efsanevi guleti Neptün ile Monako Prensi ve Prensesi gibi dünya çapında isimleri Bodrum’un maviliklerinde ağırlar.
Bir dönem Bodrum’un turizm elçiliğini de üstlenen Cengiz ailesi, yasaklı bir dalış tekniğini öğrenmek için Simi’ye uzanan bu serüveni, dünya çapında bir Mavi Yolculuk anlatısına dönüştürerek Bodrum tarihinin unutulmaz sayfalarına adını yazdırır.
Bodrum’un deniz kokan tarihine selam olsun.
Fotoğraf: Ali Cengiz (beyaz gömlekli) ve çalışanları, Bodrum Deniz Müzesi Arşivi.
@bodrumbel @tamermandalinci @ahmetaras @muglabsb @bodrumdenizmuzesi
Bu gönderiyi Instagram’da gör



