Denizgergedanı {Narwhal}

................
VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Denizgergedanı, ilk olarak 1758’de Carl Linnaeus tarafından tanımlanmıştır. Monodontidae familyasını, kendisinin Monodon cinsinin tek türü olması gibi, Delphinapterus cinsinin tek türü olan beyaz balina (Delphinapterus leucas) ile paylaşır. Bir dönem, kısa burunlu yunus (Orcaella brevirostris) için de aynı familya uygun görülmüşse de yakın tarihli genetik kanıtlar ile bu canlının yunusgiller (Delphinidae) familyasına dahil olduğunu belirlenmiştir.

Genel
Denizgergedanının üst kısmının derisi çoğunlukla alacalı gridir ve bu görünüm yanlara doğru açılarak, karın bölgesinde oldukça beyaz bir hale gelir. Boyun, baş, göğüs yüzgeçleri ve kuyruk kanatları ise neredeyse siyahtır. Erişkin bireylerin rengi, genellikle, genç bireylerden daha canlıdır.

Erişkin erkek narvaller 4,6 m, dişiler ise 4 metreye uzayabilir ve erkekler 1600, dişiler de 1000 kg ağırlığa ulaşabilir.

Boynuzsu diş
Denizgergedanlarının en dikkat çeken özelliği, erişkin erkek bireylerin üst sol çenesinden çıkan ve ileriye 3 metre kadar uzayabilen, sola dönüşlü helis sarmalı yapan, boynuz benzeri uzun bir diştir. Ağırlığı 10 kg’a erişebilen bu dişten dişi narvallerde nadiren çıkarken, 500 erkekten birinde normalde küçük olan sağ diş de uzar. Çok daha nadir olan bir durum, dişi bir narvalde iki dişin birden uzamasıdır.

Bu kadar uzayan bir dişin ne işlevinin olduğu yoğun tartışmaların konusu olmuştur. İlk bilimsel teorilerde bu dişin denizgergedanının Arktik Okyanus’taki yaşam alanını örten buzu delmek gibi bir işlevi olabileceği üzerinde durulmuşken, başka teorilerde de olasılıkla yankıyla yön bulmada kullanıldığına değinilmiştir. Daha yakın tarihlerdeyse, daha büyük dişe sahip erkeklerin daha yüksek olasılıkla bir eş bulabileceği görüşünden hareketle, bu dişin birincil işlevinin gösteriş ve baskınlık olduğu görüşü benimsenmiştir. Bu hipotezin öne sürülmesinin nedeni, “diş tokuşturma” (İngilizce’de tusking) olarak adlandırılan ve erkek narvallerin dişlerini birbirlerine sürttüğü etkinliğin gözlenmesi olmuştur.

Ancak güncel bir araştırma, doğada karşılaştırılabilecek başka bir örneğin olmadığı bu uzantının aslında bir duyu organı olabileceğini göstermiştir. Elektron mikroskopu ile yapılan incelemeler sonuncunda, yaklaşık 2,5 m uzunluğundaki bir narval dişinde, dişin merkezinde seyreden sinirden diş yüzeyine ince kanallar içinde uzanan 10 milyon kadar sinir bağlantısı olduğu belirlenmiştir. Böylece, bu uzantının çok duyarlı bir yüzeye sahip olduğu ve sudaki sıcaklık, basınç ve madde konsantrasyonundaki değişimleri algılayabileceği ileri sürülmüştür. Konsantrasyon değişimlerini algılayabilme yetenekleri, avlarını ya da suyun tuzluluk oranını hissetmelerini sağlıyor olabilir. Ayrıca, bu hassas uzantının dokunma duyusu da algılayabildiği ve diş tokuşturma davranışının bununla ilgili olabileceği de ileri sürülmüştür.

Fillerin dişleri gibi narvallerin dişleri de kırıldığında tekrar büyümez. Ancak, bu dişlerin kırılması görece zordur çünkü sert ve bükülmez gözükseler de oldukça esneklerdir: yaklaşık 2,5 m uzunluğundaki bir narval dişi, kırılmadan her yöne yaklaşık 30 cm kadar esneyebilir. Eğer kırılma dışı bir hasar görürse de belli ölçüde kendini onarabilir.

Beslenme ve Davranış
Hızlı ve hareketli canlılar olan narvallerin temel gıdası, buz kaplı denizlerin altında yaşayan morina balığı türleridir. Bazı bölgelerde yaşayanlar ise beslenmelerine mürekkep balığı, karides, halibut, derin deniz kızıl balığı (Sebastes mentella) ve açık denizde sürüler halinde bulunan çeşitli balıkları da dahil edecek şekilde uyum sağlamıştır.

Narvaller genellikle 5 ila 10 üyelik gruplar halinde bulunur. Bazen, özellikle yazın aynı kıyılarda toplanıldığında, çeşitli gruplar bir araya gelebilir. Topluluk içindeki erkek narvaller, “diş tokuşturma” (tusking) olarak adlandırılan bir davranış dahilinde, zaman zaman dişlerini birbirlerine sürterler. Yukarıda da açıklandığı gibi, son araştırmalar ile bu dişlerin büyük olasılıkla bir çeşit duyu organı olduğu anlaşılmıştır. Diş tokuşturma davranışının ise bir anlamda diş fırçalamaya benzeyip, diş yüzeyine açılan sinir bağlantısı kanalcıklarının ağızlarından zamanla dişler üzerinde biriken kabuklu deniz canlılarını uzaklaştırmaya yaradığı düşünülmüştür.

Narvaller derin dalıcılardır. Tipik bir dalışta, 2 m/s hızla 5 ila 10 dakika kadar dalan hayvan yaklaşık 1000 m’ye ulaşır ve burada muhtemelen birkaç dakika geçirdikten sonra yüzeye çıkar. Bugüne dek kaydedilebilmiş en derin dalış 1164 m’dir. Tipik dalış süresi yaklaşık 20 dakikadır ama nadir de olsa 25 dakikalık dalışlar kaydedilmiştir.

Dağılım ve Nüfus
Narvaller baskın olarak Arktik Okyanus’un Atlantik ve Rusya bölgelerinde bulunur. Hudson Körfezi’nin kuzeyi, Hudson Boğazı, Baffin Körfezi, Grönland’ın doğu kıyılarının açıkları ve Grönland’ın kuzey ucundan doğu yönünde Rusya’nın doğusuna (170° D) kadar uzanan bir şeritte narval bireyleri sıklıkla kaydedilir. Son sayılan şerit boyunca Svalbard, Franz Joseph Arazisi ve Severnaya Zemlya adlı bölgeler bulunur. Narvallerin bugüne dek görüldüğü en kuzey nokta ise Franz Joseph Arazisi’nin kuzeyinde, yaklaşık 85° K enlemindedir.

Nüfus hakkındaki tahminler Kanada’nın kuzeyi ile Grönland’ın batısındaki fiyort ve girintilerde yapılan gözlemlere dayanır. Havadan yapılan gözlemler yaklaşık 20.000, dalmış durumdaki hayvanların da göz önünde bulundurulması ise 25.000’i geçebilecek birey sayısı tahminini sağlamıştır.

Narvaller göçer hayvanlardır ve yaz aylarında kıyılara yakın hareket ederken, kış donlarının başlamasıyla birlikte kıyılardan uzaklaşır ve yoğun yüzer buzun arasında, buzdaki doğal açıklık ve yarıkları kullanarak yaşarlar. İlkbaharın gelişiyle birlikte buz yarıkları kanallara açılır ve bu canlılar da körfezlere geri döner.

Düşmanlar ve Korunma Durumu
Kutup ayıları ve katil balinalar, narvallerin ana doğal düşmanıdır.

Narvaller, avlamaları yasal olarak serbest olan İnuitler için Arktik iklimde bulabilecekleri önemli bir besin kaynağıdır. Bu türden başka, diğer bazı balina türlerini ya da mors, deniz aslanı ve fok gibi yüzgeç ayaklıları da avlayan İnuitler’de, genellikle, bir av gerçekleştiren ekip avladığı hayvanın karaciğerini hemen avın arkasından ve hayvana saygıyı ifade eden eski bir tören ile yer. Grönland’da, zıpkınlama gibi geleneksel balina avcılığı yöntemleri kullanılırken, Kuzey Kanada’da sıklıkla hızlı tekneler ve av tüfekleri kullanılır.

Narvallerin öldürülmesi, PETA ve benzeri hayvan hakları grupları tarafından uzun süredir protesto edilmektedir. Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi’ndeyse, narvallerin korunmasına ilişkin en güncel değerlendime 1996 yılına aittir ve şu an için bu türün korunma durumu kategorisi “DD” (Data Deficient; Veri Yetersiz) olarak geçmektedir.

Çeşitli Kültürlerde Narwhal
Kanada’nın Nunavut bölgesinin resmî armasında yer alan ve üzerinde bir iglu ve taç bulunan kalkan simgesini taşıyan iki hayvandan biri ren geyiği, diğeri ise narvaldir.

İnuitler’in narval yaradılışı ile ilgili efsanesine göre, elinde zıpkın tutan bir kadın okyanusa düşmüş ve zıpkının çevresine dolanmıştır. Sonra, suya batan kadın zıpkının arka ucunda bir beyaz balinaya sarılmış ve böylece narval oluşmuştur.

Orta Çağ Avrupası’nda, narval ile ilgili çeşitli inanışlar gelişmiştir: kimisi, dişlerinin efsanevi tek boynuzlu attan gelen boynuzlar olduğuna; kimisi ise Nuh’un tek boynuzlu atı gemisinden attığına ve onun da narvale dönüştüğüne inanmıştır. Ayrıca, bu dişlerin sihirli güçleri olduğu da kabul edilmiş ve Vikingler gibi kuzeyli tüccarlar da bu dişleri ağırlıklarının çok katı kadar altına satabilmiştir. Elde edilen bu dişlerden, içine konan içkiye karıştırılmış zehiri etkisiz hale getireceğine inanılan kadehler yapılmıştır. 16. yüzyılda da Kraliçe 1. Elizabeth, o dönemde bir kale inşasının masrafını karşılayabilecek olan 10.000 sterline, asa olarak kullandığı bir narval dişi edinmiştir.

Tek boynuzlu atların boynuzları, sıklıkla, narval dişindekine çok benzer sarmal biçime sahip olarak resmedilir.

Narval dişi ile ilgili gerçekler ise Keşif Çağında, kaşifler ve doğa bilimciler Arktik bölgeleri gezdikçe ortaya çıkmaya başlamıştır. 1555’te Olaus Magnus, alnından boynuz çıkan balık benzeri bir yaratığı resmetmiştir. 1577’de ise Martin Frobisher, bu boynuzun ileri uzandığını tanımlamıştır. Efsaneyi sona erdiren kesin tanımıysa, narval dişleriyle ilgili halka açık bir konferans veren Danimarkalı zoolog Ole Wurm 1638’de sunmuştur.

Jules Verne’in romanı Denizler Altında 20000 Fersah’ın başlarında, Nautilus denizaltısının henüz tanımlanmamış bir narval alt türü olduğuna inanılır.

Kaynak: Wikipedia

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)

600true thumbnails bottomright 300true 800none
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1243
     SedenErdi
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1286
     AliNasman
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1296
     SelmaUca
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1294
     TuncayTanriverdi
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1299
     Selimsidali
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1284
     SelcenTaninmis
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1175
     CenkSahin
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1166
     UmutDincer
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1173
     HaldunSevel
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1168
     Slide11
  • 5000 fade true 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1177
     SGYELKENEnglish
  • 5000 fade false 30 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?cat=1310
     Slide12
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

600true dots under 150true 800https://www.sualtigazetesi.com/wp-content/plugins/thethe-image-slider/style/skins/white-square-2
  • 7000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?p=123813
     DunyaSampiyonu
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?p=123304
     AtlantikGecisi
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/yelkenci-turkiye-butun-bolumler/
     YelkenciTurkiye
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?p=123982
     GulinBozkurt
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?p=124350
     DunyaUcuncusu
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/?p=124603
     DerinBaytur
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/ali-poyraz-ozdemir-balkan-sampiyonu/
     AliPoyrazOzdemirBalkaSampiyonu
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/ejder-ginyol%e2%80%99dan-gold-cup%e2%80%99ta-birincilik/
     EjderSampiyon
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/rsx-kadinlar-sinifinda-2020-tokyo-olimpiyat-oyunlari%e2%80%99ndayiz/
     DilaraUralp
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/interview-with-ecem-guzel/
     EcemGuzel
  • 5000 fade false 60 bottom 0 sualtigazetesi.com/second-wind-onne-van-der-wal/
     SecondWind
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/no-ordinary-women/
     NoOrdinaryWomen
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/banu-oney-ile-denizden-denize-marmarisden-seattlea-yelkenli-tekne-ile/
     BanuOneyileDENIZDENDENIZE
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/yasamin-nereyinde-duruyoruz-dilek-ergul/
     DilekErgul
  • 5000 fade false 60 bottom 0 https://www.sualtigazetesi.com/the-bodrum-cup-turkiyeyi-yelkencilik-dunyasinda-temsil-etti/
     TheBodrumCup

https://www.sualtigazetesi.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled3.jpg