yunus http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1213 Sat, 01 May 2010 07:49:31 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yunus.jpg 1213 2010-05-01 10:49:31 2010-05-01 07:49:31 open open yunus inherit 1208 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yunus.jpg _wp_attached_file 2010/05/yunus.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"130";s:6:"height";s:2:"97";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/yunus.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 48 drryy1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1214 Sat, 01 May 2010 07:51:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/drryy1.jpg 1214 2010-05-01 10:51:48 2010-05-01 07:51:48 open open drryy1 inherit 1208 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/drryy1.jpg _wp_attached_file 2010/05/drryy1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"255";s:6:"height";s:3:"224";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='109'";s:4:"file";s:18:"2010/05/drryy1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"drryy1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SERBEST DALIŞ İLE İLGİLİ BAZI TERİMLER VE ÖNEMLİ UYARILAR http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1208 Sat, 01 May 2010 07:54:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1208

SERBEST DALIŞ İLE İLGİLİ BAZI TERİMLER VE ÖNEMLİ UYARILAR Bu hafta ki yazımda serbest dalış ile ilgili bazı terimlere ve bazı uyarılara yer vereceğim. Çünkü birçok serbest dalıcı bu terimleri bilmemekte. Bu bilgileri paylaşmakta yarar olacağını düşünüyorum. MEMELİLERDE DALIŞ REFLEKİ (BradiCARDİA) Memelilerde oluşan dalış refleksi, vücudun (özellikle alın ve dudak çevresinin,ve burnun ucunun) suya girmesi ile birlikte, dalış sırasında kalp atım hızının azalması ile vücudun verdiği reflekse denir.. Bu refleks tüm memelilerde gözükür. Bu refleks sayesinde serbest dalış sırasında vücut oksijen miktarını en az şekilde kullanır. KAN TRANSFERİ (BLOOD SHİFT) Memelilerde oluşan serbest dalış refleksidir. Serbest dalış sırasında artan ortam basıncından dolayı akciğerlerin sıkışıp ezilmemesi ve bundan dolayı da zarar görmemesi için kan ile birlikte vücut sıvısının (plâzma) ciğerlerdeki iç ve dış zar arasına pompalanmasıdır. Bu sayede ciğerlerin baro travma olması engellenir. Kısaca refleks vücutta hayati olmayan organlardan(kol, bacak vs. gibi)kanı alır ve hayati organlara taşır. HİPERVENTİLASYON (Hyperventilation) Serbest dalıştan hemen önce yüzeyde derin ve sık nefes alma durumudur. Hipervantilasyonun ardından dalıcı, dokulardaki oksijen miktarını çok fazla arttırdığını düşünerek bu olayı yapar. Fakat vücuttaki oksijen miktarı çok az artmaktadır. Hiperventilasyonda asıl olan, karbondioksit miktarının çok düşüyor olmasıdır. Bu durumda dalıcı dipte kendini çok rahat hisseder. Çünkü karbondioksit miktarı(yani arttıkça nefes alma isteğimizi tetikleyen gaz) normalden fazla düştüğü için kasılma refleksini yok eder ve bayılmalara sebep olur. SIĞ SU BAYILMASI (shallow water black-out) Yüzeye çıktıkça ortam basıncı azalır, oksijenin de kısmi basıncının azalması sonucu da, yüzeye yakın bir derinlikte serbest dalıcının bayılmasıdır. Serbest dalış öncesinde yüzeyde yapılan hipervantilasyon sonucu, (yukarıda da bahsettiğim gibi)dokulardaki oksijen miktarını bir miktar artırmanın ve karbondioksit miktarını çok fazla düşürmesinin sonucu olarak dalıcı kendisini derinlerde daha rahat ve uzun kalacakmış gibi hisseder. Vücudun soluk alma refleksi karbondioksit seviyesindeki artışa bağlı olduğundan dalgıç nefes alma ihtiyacı hissetmeden dipte uzun süre kalır. Bu şartlar altında, oksijen seviyesindeki ani azalma ve harcanan güç nedeniyle dalgıç bayılabilir. DERİNSU BAYILMASI Oksijen seviyesindeki ani azalması ve harcanan efor nedeniyle serbest dalıcının dipte bayılmasıdır. Yukarıda bahsettiğim konuları dikkatlice okuyun. Çünkü bu konuları bilmemek dalıcının hayatını riske sokar. Her şeyden önce tek başınıza dalmayın. Ve tek başınıza suda nefes antrenmanları yapmayın. Yanınızda mutlaka bu işi bilen güvenlikleriniz olsun. Bilgilerin faydalı olacağını düşünüyorum. Sağlıklı dalışlar. Serbest Dalış Milli Sporcu Derya CAN PAMUK]]>
1208 2010-05-01 10:54:36 2010-05-01 07:54:36 open open serbest-dalis-ile-ilgili-bazi-terimler-ve-onemli-uyarilar publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1272701492 Image /wp-content/uploads/2010/05/drryy1.jpg views 796 124 vampire_-_13@hotmail.com 78.170.175.55 2010-05-05 18:25:02 2010-05-05 15:25:02 1 0 0
yuzme2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1221 Mon, 03 May 2010 00:46:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yuzme2.jpg 1221 2010-05-03 03:46:05 2010-05-03 00:46:05 open open yuzme2 inherit 1220 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yuzme2.jpg _wp_attached_file 2010/05/yuzme2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"600";s:6:"height";s:3:"363";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='77' width='128'";s:4:"file";s:18:"2010/05/yuzme2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"yuzme2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:18:"yuzme2-300x181.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"181";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 140 Yabancı Turist Çanakkale Boğazı'nı Yüzerek Geçecek http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1220 Mon, 03 May 2010 00:47:53 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1220

11 farklı ülkeden 140 sporcu Çanakkale''de düzenlenen bir organizasyonla 200 yıl önce 3 Mayıs günü Lord Byron''un yaptığı gibi Çanakkale Boğazı''nı yüzerek geçecek. Çanakkale Boğazı''nı yüzerek geçmek için Hollanda, Avustralya, Brezilya, Almanya, İrlanda, Amerika, İspanya, İtalya, Yeni Zelanda, Türkiye ve İngiltere''den gelen 140 profesyonel ve amatör yüzücü 3 Mayıs''ta gerçekleştirilecek etkinlik öncesi il merkezinde 3 saat yüzme provası yaptı. Sabah erken saatlerden itibaren kaldıkları otellerden Wilusa Seyahat Acentesi yetkililerinin nezaretinde Yeni Kordon mevkiindeki Dabakoğlu tesislerine gelen yüzücüler gruplar halinde denize girerek 3 saat boyunca 4 kilometrelik parkurda prova yaptı. Güvenlik açısından 1 teknenin de refakat ettiği yüzücüler yaklaşık 4 kilometrelik mesafeyi başarılı bir şekilde yüzmeyi başardı. Wilusa Seyahat Acentesi''nin yetkilisi Sevil Demir, bu yıl ilk kez gerçekleştirdikleri etkinliğin önemine değinerek, "Çanakkale''de her yıl Nisan ayı içerisinde Anzak törenleri yapılıyor. Bu etkinlikler dışında bizler de Çanakkale''de turizmi hareketlendirmek için değişik etkinlikler yapmayı düşündük. Her yıl 30 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen boğazı yüzerek geçme yarışmasının dışında şimdi de 3 Mayıs 1810 tarihinde Lord Byron''un Hero ile Leandros efsanesinin erkek kahramanı Leandros gibi, Çanakkale Boğazı''nı yüzerek geçtiği günkü etkinlikte olduğu gibi aynı güzergahı izleyerek 11 ülkeden farklı sporcumuzun boğazı yüzerek geçmelerini sağlayacağız. Lord Byron''dan 200 yıl sonra yeniden aynı gün gerçekleştirilecek etkinlikte Eceabat''tan denize girecek Hollanda, Avustralya, Brezilya, Almanya, İrlanda, Amerika, İspanya, İtalya, Yeni Zelanda, Türkiye ve İngiltere''den gelen 140 profesyonel ve amatör yüzücü yaklaşık 4 millik mesafeyi kat ederek Çanakkale''de lodos önünde yüzmelerini tamamlayacaklar. Yaklaşık 1,5 saat sürecek Çanakkale Boğazı''nı yüzecek geçme etkinliği sırasında boğaz bir süre deniz trafiğine kapatılacak. Çanakkale''nin turizmine büyük katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu etkinliğin gerçekleştirilmesinde bizlere yardımcı olan bütün resmi kurum ve kuruluşlar ile milletvekillerimize teşekkür ediyoruz" dedi. Öte yandan 200 yıl sonra aynı gün Çanakkale Boğazı''nı yüzerek geçecek olmanın mutluğunu yaşadıklarını belirten Amerikalı öğretmen Charlie Schuler, Avustralyalı tur Bradd Anderson ve yüzme antrenörü Elizabeth Dodgson ise 200 yıl sonra 3 Mayıs günü Lord Byron''un izlediği güzergahı takip ederek Çanakkale Boğazı''nı yüzerek geçecek olmanın heyecanını yaşadıklarını söylediler. Çanakkale Boğazını yüzerek geçme etkinliği 3 Mayıs günü saat 15.30''da Eceabat''tan başlayıp 17.00''de Çanakkale il merkezinde Lodos önünde sona erecek.  Kaynak: Haber Kapısı]]>
1220 2010-05-03 03:47:53 2010-05-03 00:47:53 open open 140-yabanci-turist-canakkale-bogazini-yuzerek-gececek publish 0 0 post 0 _edit_lock 1272980186 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/yuzme2.jpg views 144 117 sahikaercumen@hotmail.com http://www.sahikaercumen.com 41.196.83.124 2010-05-03 18:37:17 2010-05-03 15:37:17 1 0 0
king-of-herrings http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1227 Mon, 03 May 2010 02:03:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/king-of-herrings.jpg 1227 2010-05-03 05:03:45 2010-05-03 02:03:45 open open king-of-herrings inherit 1229 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/king-of-herrings.jpg _wp_attached_file 2010/05/king-of-herrings.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"530";s:6:"height";s:3:"398";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='127'";s:4:"file";s:28:"2010/05/king-of-herrings.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:28:"king-of-herrings-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:28:"king-of-herrings-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:10:"Picasa 3.0";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 31 huge-oarfish http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1228 Mon, 03 May 2010 02:04:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/huge-oarfish.jpg 1228 2010-05-03 05:04:38 2010-05-03 02:04:38 open open huge-oarfish inherit 1229 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/huge-oarfish.jpg _wp_attached_file 2010/05/huge-oarfish.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"530";s:6:"height";s:3:"362";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='87' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/05/huge-oarfish.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"huge-oarfish-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"huge-oarfish-300x204.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"204";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:2:"13";s:6:"credit";s:10:"Picasa 3.0";s:6:"camera";s:10:"NIKON D70s";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1188640262";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"34";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.005";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 Balık mı? Canavar mı? http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1229 Mon, 03 May 2010 02:05:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1229

Derin denizlerin ve Balıkların kralı olarak bilinen Oarfish, 1000 metre derinliklerde görülüyor.Yalnızca hastalık ve ölüme yakın bir zamanlarda kıyılara ve kenarlara yaklaşan bu balık ilk görüldüğü zamanlarda 'canavar' olarak adlandırılmıştı.  1860 lı yıllarda Bermuda kıyılarında görülen bu balık türü jelatinimsi eti sebebi ile pek kabul görmesede daha küçük boylarını kimi zaman tezgahlarda görme mümkün. Kaynak: Aktuel Deniz ]]>
1229 2010-05-03 05:05:41 2010-05-03 02:05:41 open open balik-mi-canavar-mi publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1272852861 Image /wp-content/uploads/2010/05/king-of-herrings.jpg views 266
oarfish-head http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1237 Mon, 03 May 2010 02:07:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/oarfish-head.jpg 1237 2010-05-03 05:07:57 2010-05-03 02:07:57 open open oarfish-head inherit 1229 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/oarfish-head.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"530";s:6:"height";s:3:"355";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/05/oarfish-head.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"oarfish-head-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"oarfish-head-300x200.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"200";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"9";s:6:"credit";s:10:"Picasa 3.0";s:6:"camera";s:10:"NIKON D70s";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1188638000";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"62";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.005";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/05/oarfish-head.jpg views 32 Yorum Kuralları http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1243 Mon, 03 May 2010 05:43:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1243 {info@sualtigazetesi.com} The Federal Trade Commission’s Children’s Online Privacy Protection Act (COPPA) çocukların web sitelerini gezebilme yaş sınırını 13 olarak kabul etmiştir. Eğer 13 yaşından küçükseniz LÜTFEN yorum göndermeyin. Yorum gönderdiğiniz takdirde yukarıdaki kuralları kabul ettiğiniz varsayılır. Lütfen Yorum Kurallarını dikkatli bir şekilde okuyun. Hergün web sayfamızda sırasıyla 10 yorum yayınlanır. SUALTI Gazetesi]]> 1243 2010-05-03 08:43:15 2010-05-03 05:43:15 open open yorum-kurallari publish 335 6 page 0 _edit_last 1 _edit_lock 1272865522 views 293 franceevcharge[1]_hlarge http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1249 Mon, 03 May 2010 13:06:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/franceevcharge1_hlarge.jpg 1249 2010-05-03 16:06:23 2010-05-03 13:06:23 open open franceevcharge1_hlarge inherit 1248 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/franceevcharge1_hlarge.jpg _wp_attached_file 2010/05/franceevcharge1_hlarge.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"378";s:6:"height";s:3:"273";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='92' width='128'";s:4:"file";s:34:"2010/05/franceevcharge1_hlarge.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:34:"franceevcharge1_hlarge-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:34:"franceevcharge1_hlarge-300x216.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"216";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} ozlemcaglar http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1262 Mon, 03 May 2010 19:13:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/ozlemcaglar.jpg 1262 2010-05-03 22:13:09 2010-05-03 19:13:09 open open ozlemcaglar inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/ozlemcaglar.jpg _wp_attached_file 2010/05/ozlemcaglar.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"198";s:6:"height";s:3:"233";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='81'";s:4:"file";s:23:"2010/05/ozlemcaglar.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"ozlemcaglar-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 18 20090128-egesakin http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1280 Tue, 04 May 2010 12:22:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090128-egesakin.jpg 1280 2010-05-04 15:22:43 2010-05-04 12:22:43 open open 20090128-egesakin inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090128-egesakin.jpg _wp_attached_file 2010/05/20090128-egesakin.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"151";s:6:"height";s:3:"146";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='99'";s:4:"file";s:29:"2010/05/20090128-egesakin.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"20090128-egesakin-150x146.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"146";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:19:"Canon PowerShot A95";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1122381261";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:6:"7.8125";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.002";s:5:"title";s:0:"";}} views 10 1073821333187377611619137 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1289 Tue, 04 May 2010 18:17:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/1073821333187377611619137.jpg 1289 2010-05-04 21:17:00 2010-05-04 18:17:00 open open 1073821333187377611619137 inherit 1288 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/1073821333187377611619137.jpg _wp_attached_file 2010/05/1073821333187377611619137.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"250";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='115'";s:4:"file";s:37:"2010/05/1073821333187377611619137.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:37:"1073821333187377611619137-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 Şile Feneri 150 Yaşında http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1288 Tue, 04 May 2010 18:18:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1288 Dünyanın aktif durumdaki en büyük ikinci feneri, ülkemizin ise en büyük Feneri olan Şile Feneri'nin 150.yılı, Belediyemiz tarafından hazırlanan bir dizi sanatsal ve görsel etkinlikle kutlanacak. Ulaştırma Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, PTT Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, çeşitli Üniversiteler, akademisyenler, kurumlar ve sanatçılarla iş birliğine giden Belediyemiz, Şile Feneri 150.yıl etkinlikleri kapsamında, PTT Genel Müdürlüğü ile birlikte Şile Feneri 150.Yıl Anı pulu'nu çıkardı. 1 Mayıs günü satışa çıkan ilk gün damgalı anı pulları özellikle koleksiyonerler tarafından büyük ilgi gördü. PTT Genel Müdürlüğü 150.yıl anı pulunun 250.000 adet basıldığını ve pulların dolaşıma çıktığını açıkladı. Belediye Başkanımız Can Tabakoğlu; ‘150.yıl etkinlikleri kapsamında hazırlanan Şile Feneri 150.yıl anı pulu ile Şile Feneri'nin tanınırlığını artırmayı düşündüklerinin altını çizerken bu yaz bir dizi etkinlikle Fenerimizin 150.yaşını kutlamaya hazırlanıyoruz. Bu etkinlikleri, 25 Mayıs günü, Fenerimizin altında yapacağımız geniş katılımlı bir basın toplantısı ile duyuracağız' ifadesini kullandı. Şile Feneri Şile Feneri, Karadeniz sahillerinde seyir yapan gemiler için rota feneri olarak Osmanlı'lar zamanında Fransızlara verilen imtiyaz neticesinde Fenerler İdaresi tarafından 1859 yılında inşa edilmiştir. Türkiye'nin en büyük feneri olup deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerine 110 cm. kalınlığında örme taş kuleye sahiptir..Fenerin sekizgen şeklindeki kulesinin yüksekliği 19 metredir. Gündüz iyi görünebilmesi için kule siyah - beyaz yatay bantlar şeklinde boyanmıştır. Çakma karakteri Fl.W.15 Sn. olan fenerin görünüş mesafesi 20 deniz milidir. Fenerde ışık kaynağı olarak fitilli gaz yağı lambası kullanılmış daha sonra LPG ile çalışan parlak ışıklı manşonlu ( gömlekli ) lambalar kullanılmış ve şu anda 1000 W'lık elektrik lambası ile aydınlatması sağlanmaktadır. Işık kaynağını kuvvetlendirerek uzaktan görünmesini teminen odak uzaklığı 925 mm olan 8 adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır. Söz konusu optik paneller cıva banyosu üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine sekizgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır. Kuledeki çelik tellerle aşağıya dik olarak hareket eden ağırlıklara sahiptir. Ağırlık inerken saat harekete geçer ve yolda ağırlık yukarı doğru geriye kurulmadığı taktirde ağırlık dibe ulaştığı zaman saat durur. Fener bekçileri, Optik sistemin hemen altında yer alan mekanizmaya bağlı geniş kurma kolu ile deniz feneri optik saatini kurmaktaydılar. Bu sistem evlerdeki saat mekanizmasına benzemektedir..Fener bekçileri 2 saate bir mekanizmayı kurmaktadırlar. Söz konusu makine ve optik paneller koruma altına alınmış olup halen kullanılmaktadır. Fener ve gardiyan binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğünce koruma altındadır. Kaynak: Aktuel Deniz]]> 1288 2010-05-04 21:18:05 2010-05-04 18:18:05 open open sile-feneri-150-yasinda publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273001439 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/1073821333187377611619137.jpg views 281 13368 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1299 Tue, 04 May 2010 19:33:07 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/13368.jpg 1299 2010-05-04 22:33:07 2010-05-04 19:33:07 open open 13368 inherit 1298 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/13368.jpg _wp_attached_file 2010/05/13368.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"272";s:6:"height";s:3:"204";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/13368.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"13368-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 48 Yasemin dalışlara ara veriyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1298 Tue, 04 May 2010 19:33:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1298

Kaş’ta Dünya serbest dalış rekoru için deneme antrenmanı yaparken 106 metre derinde su bayılması yaşayan ve hemen ambulans helikopterle hastaneye kaldırılan Yasemin Dalkılıç, bir süre serbest dalışlara ara vereceğini açıkladı.  Kurtarma çalışması yapacak Dalışa ara vereceğini ama kurtarma çalışmalarına yoğunlaşacağını belirten Dalkılıç, “Şu an rekor düşünmüyorum. Bir süre rekor denemesi için yaptığım çalışmalara ara vereceğim. Artık ailemle ve eşim Rudi ile vakit geçirip biraz dinlenmek istiyorum. Ama serbest dalış hayatım sürecek. Tabii ki bu kaza hoş değildi. Fakat oldu. Şimdi geleceğe bakıyorum. Bir yandan da kurtarma operasyonlarına yoğunlaşıp, dünyada duyulmasını sağlamaya çalışacağım. Umarım herkes beni çalışmalarımla hatırlar” diye konuştu.  7 yıl önce de ara vermişti Yaklaşık 7 yıl önce de pankreasında bir kitle tespit edilince sporu bırakmak zorunda kalan Yasemin Dalkılıç, tümörün çıkarılmasının ardından yeniden serbest dalış çalışmalarına başlamıştı.  Rekora Hazırlanıyordu Antalya’nın Kaş İlçesi’nde 26 Nisan 2010’-da 125 metreye dalarak dünya rekoru kırmaya hazırlanan Dünya Sualtı Serbest Dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç, antrenmanda rahatsızlanmasının ardından ambulans helikopterle Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı.  Kaynak: Vira Haber / Vatan]]>
1298 2010-05-04 22:33:54 2010-05-04 19:33:54 open open yasemin-dalislara-ara-veriyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273003932 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/13368.jpg views 119
bana1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1307 Thu, 06 May 2010 06:52:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/bana1.jpg 1307 2010-05-06 09:52:50 2010-05-06 06:52:50 open open bana1 inherit 1306 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/bana1.jpg views 29 _wp_attached_file 2010/05/bana1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"212";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='67'";s:4:"file";s:17:"2010/05/bana1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"bana1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} ODTU SAS-Serbest Dalış Riskleri Bana Bir Şey Olmaz! Semineri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1306 Thu, 06 May 2010 06:54:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1306

]]>
1306 2010-05-06 09:54:15 2010-05-06 06:54:15 open open odtu-sas-serbest-dalis-riskleri-bana-bir-sey-olmaz-semineri publish 0 0 post 0 Image /wp-content/uploads/2010/05/bana1.jpg views 106 _edit_last 1 _edit_lock 1273129499
SNAFU http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1314 Thu, 06 May 2010 22:16:29 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/SNAFU.jpg 1314 2010-05-07 01:16:29 2010-05-06 22:16:29 open open snafu-2 inherit 1313 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/SNAFU.jpg _wp_attached_file 2010/05/SNAFU.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"619";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='77'";s:4:"file";s:17:"2010/05/SNAFU.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"SNAFU-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"SNAFU-242x300.jpg";s:5:"width";s:3:"242";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 Macera Devam Ediyor.... http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1313 Thu, 06 May 2010 22:20:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1313 Geçen hafta sualtı ragbisinin  geçmişinden ve tekniğinden bahsetmiştik.Bu hafta konuyu biraz daha derinleştirmek istiyorum. Herşeyden önce 3 boyutlu bir oyun olan sualtı ragbisi dünyanın en zor ama bana göre de en zevkli sporlarından biridir. Bugüne kadar sporun birçok dalıyla uğraştım ; basketbol,yüzme,voleybol gibi ancak hiçbiri sualtı  ragbisinin verdiği heyecanı , adrenalini veremedi . Oyle bir duygu ki insan maç anında sadece topu karşı takımın kalesine atmayı düşünüyor ve bunuda gerçekleştirmeye çalışırken nefessiz kalabilir ama topu kaptırmamak için sonuna kadar dayanmak zorundasın ve pas verene kadar takım arkadaşını bekliyorsun.Özellikle bayanların çift mayo giymesini tavsiye ederim . Bunun nedeni bayan maçlarında çekiştirmeler çok fazla olabiliyor ve bazende hakemlerin gözünden kaçabilir. Hakem heyeti bir tane yüzey hakemi (baş hakem), iki adet SCUBA ekipmanlı dip hakemi, iki tane ceza hakemi ve hakem sekreteryasından oluşmaktadır.  Dip hakemleri önemlidir çünkü maçı direk onlar yönlendirir;fauller,goller,penaltılar,cezalar,..gibi. Suyun altında karşı takımın oyuncusunun mayosuna , paletine , maske ve şnorkeline dokunmadığınız sürece topu alabilmek için her türlü atağı gerçekleştirebilirsiniz . Dip hakemlerinin ellerinde korna vardır bu korna o kadar güçlüdür ki suyun altında duymamak imkansızdır . Bu kornayı duyduğunuz anda maç durur ve hakemlerin yölendirmesiyle gerekenler yapılır ; serbest atış,penaltı,fauller yada çıkması gereken oyuncu olabilir.Tekrar korna sesiyle oyuna geri dönülür. Maçın süresi , molalar  gibi teknik konular turnuvadan bir gün önce yapılan hakemlerin ve antrenörlerin katıldığı teknik toplantıda belirlenir . Genelde turnuvalar festival havasında olur ve çok eglenceli gecer . Özellikle İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nin turnuvalara getirdiği davul ve söyledikleri sloganlar ayrı bi renk kazandırır.Sadece kendilerine slogan etmekle kalmaz , diğer takımlar için de ellerinden gelen desteği verirler.  Ayrıca tribun showlarıyla hakemlerin bile ilgisini çekmişlerdir. Eğer spor dostluk ve kardeşlik diyorsak ; bunun tam örneğini bu turnuvaların birinde görebilirsiniz . Deniz Can Sobaşat]]> 1313 2010-05-07 01:20:54 2010-05-06 22:20:54 open open macera-devam-ediyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274935687 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/04/dezcansabasat.jpg views 212 osmanli1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1320 Fri, 07 May 2010 00:13:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/osmanli1.jpg 1320 2010-05-07 03:13:58 2010-05-07 00:13:58 open open osmanli1 inherit 1319 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/osmanli1.jpg _wp_attached_file 2010/05/osmanli1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"414";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='111'";s:4:"file";s:20:"2010/05/osmanli1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"osmanli1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"osmanli1-300x258.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"258";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 71 osmanli2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1321 Fri, 07 May 2010 00:14:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/osmanli2.jpg 1321 2010-05-07 03:14:48 2010-05-07 00:14:48 open open osmanli2 inherit 1319 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/osmanli2.jpg _wp_attached_file 2010/05/osmanli2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"414";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='111'";s:4:"file";s:20:"2010/05/osmanli2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"osmanli2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"osmanli2-300x258.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"258";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 126 Osmanlı Denizciliğinde Gemi Kazaları ve Dalışlar http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1319 Fri, 07 May 2010 00:19:08 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1319  

Osmanlı denizciliğine dair kayıtlar incelendiğinde gemi kazalarının sıkça yaşanan olaylardan olduğu anlaşılmaktadır. Gemi teknolojisinin ahşap, kürek ve yelkene bağlı; seyir bilgisinin de kısıtlı olduğu dönemlerde doğal koşulların etkisine daha açık şekilde yapılan deniz yolculuklarında bu kazalar sıradan bir olay halini almış görünmekte. Deniz kazalarında gemiler bazı küçük hasarlarla yaralanıp su üstünde kalmayı başarabilseler de büyük oranda batıyorlardı. Batma ile sonuçlanmış olsun ya da olmasın gemi kazalarının ardından bir kurtarma süreci başlatılmaktaydı. Bu süreç ise geminin batıp batmamasına bağlı olarak biçimleniyordu. Yara almışancak hala su üstünde bir gemiye yapılan müdahale ile batmış bir gemininki aynı olmayıp, ikincisinde bir su altı çalışmasıgerekmekteydi. Bizim bu çalışmamızda amacımız Osmanlı Devleti’nin, 19. yüzyıl ortalarına kadar özellikle donanmaya ait olan batık gemiler ve su altındaki malzemeler için yaptığı kurtarma dalışlarını nasıl organize edip, gerçekleştirdiğini ortaya koymaktır. Çalışmamızın zaman sınırının 19. yüzyıl ortalarında son bulmasının nedeni su altında nefes alıp vermeyi mümkün kılarak su altıçalışmalarında yeni bir dönemi açan dalış cihazlarının Osmanlı sularında kullanılmaya başlanmasının bu tarihlerde olmasıdır. Bu doğrultuda, burada insan vücudunun sınırlarına bağlı olarak gerçekleştirilmiş su altı çalışmalarını esas alırken ayrıca Osmanlı’da dalış tarihi konusuna da bir katkı hedeflenmektedir. Gemi Kazalarının Nedenleri Belgelerde, batmış olsun veya olmasın denizde iken her hangi bir nedenden dolayı yaralanan gemilerin durumu ‘kazazede olma’ tabiriyle ifade ediliyor. Gemilerin kazazede olma nedenlerine ilişkin açıklamalar bize bu olayların çoğunlukla hava koşullarından kaynaklandığını gösteriyor. Bu durum da yine belgelerde  ‘hava muhalefeti’ olarak belirtiliyor. Hava muhalefeti ile kastedilen ise genellikle fırtına ve şiddetli rüzgar idi. Fırtına ve şiddetli rüzgar, yolculuklarısırasında gemileri tek tek yakaladığı gibi bazen bir filonun da sulara gömülmesine neden oluyordu. Olumsuz hava şartları gemilerin sadece yolculukları sırasında değil, limanda demirli iken de batmalarına neden olabiliyordu. Deniz kazaları ile içinde bulunulan mevsim arasında bir ilişki olup olmadığını anlamak ise elimizdeki belgelerin kazadan sonra yapılan kurtarma işlemlerinin yazışmaları olmaları ve bunların da kazaların kesin olarak hangi tarihte olduğu bilgisini içermemeleri nedeniyle mümkün görünmüyor. Genel olarak Akdeniz’de gemi yolculukları yaz aylarında yapılıyor olsa da kışmevsiminde meydana gelen gemi kazalarına dair örnekler de bulunmaktadır. Hava koşulları dışında gemilerin kazazede olma nedenlerine bakıldığında yangının önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Yangın, ahşap malzemeden yapılan gemiler için en büyük tehlikelerden biri idi. Gemilerin yanarak batmaları, 1770 Çeşme limanı olayında olduğu gibi düşman gemileri tarafından Osmanlıdonanmasının yakılması örneği dışında gemicilerin kendi gemilerini batırmalarışeklinde de karşımıza çıkıyor. 1807 yılında Akdeniz’de savaşan Osmanlıdonanmasından ayrılan bir kalyon ve iki firkateynin personeli Selanik limanıönlerinde gemilerini kendilerini izleyen düşmanın eline düşmesin diye yakarak batırmışlardı. 1779 yılına ait bir kayda göre Yafa’dan İstanbul’a gitmekte olan bir tüccar gemisi Değirmenlik adası yakınında, 1815 tarihli bir başka kayda göre de Akdeniz boğazına giren İngiliz gemilerinden biri Bozcaada yakınlarında yanarak battı. Yine savaş gemilerinde bulunan cephanenin ateş alarak gemilerin havaya uçması karşılaşılan önemli tehlikelerdendi. Bunların dışında deniz haydutlarının gemiyi soymasından sonra batırmaları, gemilerin bakımsızlık ve ihmal sonucu demirli oldukları yerde batmaları veya yolculuk sırasında aşırı su almaları da1 gemilerin batma nedenleri arasındaydı. Gemilerin yaralanma ve batmalarına neden olan kasıtlıhareketler de söz konusu olabiliyordu. Bu tür olaylar daha çok kıyılarda yaşayan halkın, mallarına el koyma isteği ile bilerek seyreden gemileri yanıltmasısuçlamaları ile ilgili idi. Kurtarma Çalışmaları Bir gemi battığında genellikle geminin gövdesi ambarındaki mallar ve güvertedeki top, çapa, zincir vb. ağır malzemeler ile birlikte dibe batarken, güvertedeki hafif malzeme veya geminin ip, yelken gibi su üstünde kalabilen kısımları karaya vuruyordu. Bu tür durumlarda karaya vuranlar bölgede oturanların yağmalaması veya kaybolmaları tehlikesi karşısında hemen bölgedeki yetkililer tarafından koruma altına alınıyordu. Bu şekilde kazazede bir geminin karaya vuran veya suda yüzen parçalarının kurtarılması toplanması ile gerçekleşirken suyun dibine batanların çıkarılması ise profesyonel bir çalışma sürecini gerektirmekteydi. Bir gemi kazası olduğunda bölgedeki yetkililer durumu İstanbul’a haber vererek kurtarma çalışmalarının başlamasını sağlıyorlardı. Genellikle kurtarma çalışmalarını organize etmek üzere İstanbul’dan bir görevli atanırken olayın meydana geldiği bölgenin idarecileri de çalışmalardan sorumlu oluyorlardı.20 Çalışmalar sırasında kullanılacak olan malzemeler İstanbul’dan gönderiliyor veya olayın meydana geldiği bölgeden temin ediyordu. Yine çalışmalar sırasında yardım etmek üzere yöre halkından işgücü temin ediliyordu. Su altında kalmış olan malzemelerin kurtarma çalışmaları ise dalgıçlar tarafından gerçekleştirilmekteydi. Su altında kalanları çıkarmak üzere dalışların başlayabilmesi için öncelikle dalış yerinin tespit edilmesi gerekmekteydi. Belgelerde kazanın meydana geldiği mevkiler belirtilmekteyse de bu bilgiler dalışyerinin kesin bilgisini içermemektedir. Su altında kaldıkları süre içinde batıkların dipteki akıntılarla sürüklenip parçaların farklı noktalara dağılma ihtimali vardır. Yine bazı batıklar su üstünden görülebilecek derinlikte iken bazıları da buna imkan vermeyen derinliklerdeydi. Böyle durumlarda günümüzdekilerin aksine su altında kalış süreleri kısıtlı olan dalgıçların dipte gemi aramak üzere dalmalarıyerine önceden tespit edilen yerlere dalış yapmaları daha mantıklıdır. Bu dönemde batıkların yeri önceden tespit edilebiliyor muydu? Bu sorunun cevabını içerdiğini düşündüğümüz bir ip ucunu 1792 yılına ait bir belgede buluyoruz. Anapa ve Soğucak taraflarında batan gemilerin demir malzemelerinin çıkarılması için bir kayık ile birlikte arayıcı ağ ve diğerlerinin mükemmel takımı ile gönderilmesi istenmişti. Burada diğerlerinin ne oldukları belli değilse de arayıcı ağ muhtemelen batıklardan denize dağılan parça ve malların yerlerini tespit etmekte kullanılıyordu. 1831/1832 yılında da Sakız adasıyakınlarında batan bir geminin yerinin tespit edilmesi için 5 tane İngiliz, 2 tane de Rus arayıcı kayığıkullanılmıştı. Batığın yerinin tespit edilmesinin ardından da burasının kaybedilmemesi için şamandıralar bağlanarak dalış noktasıkesinleştirildi.   Dalış yerinin belirlenmesinin ardından dalgıçlar batığın durumunu inceleyerek çalışmanın yani dalmanın mümkün olup olmadığına, dipten çıkarılması istenen malzemenin durumuna dair bir ön inceleme yapıyorlardı. Dalışlar aşağıda ayrıca inceleneceği üzere batığın derinliği, zemin yapısı, malzemenin cinsi gibi bir takım faktörlerden etkilenmekteydi. Dalgıçlar su altında nasıl çalışıyorlardı? 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da, su altı çalışmalarında dalgıçların daha uzun ve rahat çalışabilmelerini sağlayabilmek üzere bir takım buluşlar yapılmıştı. Bunların en başarılı olarak kullanılanı ‘dalışçanı’ adı verilen ve su altında dalgıcın içinde solumasına ve belli bir mesafede hareketine izin veren çan biçimindeki yapı idi. Bu sistem o dönemlerde dipte 18 m. gibi bir derinlikte bir saat kadar çalışma imkanı veriyordu. Dalgıcın, su altında hareketini kolaylaştıran dalış elbisesinin bulunması 1797 yılında olurken bu buluş 1830’larda elbiseye yüzeydeki bir pompadan hava basılacak şekilde geliştirilmişti. Elimizdeki belgeler bu dönemde Osmanlı Devleti için çalışan dalgıçların bu türden aletler kullandıklarına dair bir bilgi içermiyor. Evliya Çelebi, bellerinde taşıdıkları bıçaklarından başka aletleri olmayan inci ve sünger dalgıçlarının deniz dibini rahat görebilmek için ağızlarına zeytin yağı alarak daldıklarını belirtiyor. Buna göre, dalgıçların dipte suya bıraktıkları yağ bir cam etkisi yaratarak dibi görmelerini sağlıyordu. Bu dalgıçların dibe hızlı inmek için kullandıklarıbir teknik de bir taşa tutunarak bunu ağırlık olarak kullanmaktı. Tekneden bir taşla suya atlayan dalgıçlar bununla dibe ulaşınca suyun kaldırma kuvvetine karşı yine taşın ağırlığından faydalanarak dipte kaldıkları süre içinde rahat çalışabiliyorlardı. Bir ucu teknedeki bir arkadaşlarının gözetiminde olan bellerine bağladıkları ip ise su altı çalışması sırasında her hangi bir Tehlike anında dalgıçların yukarı çekilmelerini sağlıyordu. Elimizdeki veriler dalgıçların dipteki çalışmaları sırasında ancak birkaç basit aletten yararlandıklarını gösteriyor. 1776 yılında bir batığa yapılan dalış için tersane-i amireden bir tane iki ve bir tane de bir buçuk kantarlık isparçine,28 cebehane-i amireden 25 ağaç kürek, 40 tane bargir urganı ve üç tane lağımcı küleki emaneten gönderilmişti.  Bu malzemelerle dalgıçların dipteki ufak tefek madeni malzemeyi kovalara doldurduklarını, top gibi büyük ve ağır malzemeyi ise yukarıdan çekilerek çıkarılmak üzere iplerle bağladıklarınıdüşünebiliriz. Yukarıda bahsedilen düşman eline geçmesin diye yakılan gemilerin 7 kulaç (yaklaşık 14 mt) derinlikteki malzemeleri ise önce su altında iplerle bağlanmış, sonra kıyıdan hayvan gücü (manda) ile dışarı çekilmişti. Buradaki halkın da yardımı ile denizden 12 büyük ve küçük top, halka, kanca, bin kantar çoy (?) çıkarıldı.   Kıyıya yakın batıklarda bu yöntem mümkünse de açık ve derin denizlerdeki malzemelerin dipte bağlandıktan sonra yukarıya gemilere çekilmesi gerekmekteydi. Bu iş için gemilerdeki insan gücünün kullanılabileceği düşünülebilirse de 16. yüzyıldan kalma bir resim ve üzerindeki açıklamalardan, bu dönemde denize batmış olan gemi veya dipteki malzemelerin çıkarılmasında kullanılan bir geminin mevcut olduğu görülüyor. Tek direkli ve fazla büyük olmayan bu kurtarma gemisinde, geminin kıçında yer alan bir ahşap platform ile iplerle irtibatlandırılmışbüyük bir tekerlek bulunmakta olup bu muhtemelen denizden çıkarılacak malzemenin yukarıya çekilmesini sağlayan bir çark idi. Evliya Çelebi de dipteki gemilerin çıkarılmasının dalgıçların sualtındaki geminin iki tarafından bağladıkları ip ve halatların su üstündeki iki gemiden dolaplarla çekilerek geminin yüzdürülmesiyle olduğu bilgisini veriyor. Sığ yerlerde karaya oturan gemilerin kurtarılması ise geminin altından geçirilen iplerin her iki ucuna içi su dolu fıçıların bağlanıp, daha sonra tulumbalarla fıçıların içindeki suların boşaltılarak hafifleyen fıçıların su yüzüne yükselirken gemiyi de beraberinde yükseltmeleri ile sağlanırdı. Kurtarma çalışmaları sonucunda çıkarılanlar ise İstanbul’a gönderiliyorlardı. Bu iş için gereken kayık, gemi gibi araçlar İstanbul’dan donanma gemilerinden gönderiliyor35 veya şahıslara ait gemi, kayık vb. kiralanıyordu. Ancak nakliye işinde şahıs gemilerinin kullanılmasında bu kişilerin isteksizliği ile karşılaşılabiliyordu.   Dalışlar sırasında çalışmalara katılan dalgıçların sayısı hakkında belgelerimizin bazıları bilgi içeriyorsa da bunların çalışacakları malzemelerin miktar ve niteliği hakkında bilgilerin detaylı olmaması işgücü ve iş saati hakkında anlamlı sonuçlara ulaşmamıza imkan vermiyor. Ancak Bozcaada yakınında yanarak batan gemiden yapılacak kurtarma çalışmalarıiçin Biga’dan 20 günlük periyotlarla değişmek üzere 20 amele istenmiş olması bu tür çalışmaların kısa sürede sonuçlanmadığını gösteriyor. Nitekim Sakız açıklarında batan bir geminin sadece yerinin tespit edilmesi yaklaşık 30 gün sürmüştü.40 Çalışmaların uzun sürmesinin nedeni dalgıçların su altındaki kalış sürelerinin kısa olması ile ilgili idi. Bunlar, ancak ciğerlerinin kapasitesine bağlıolarak nefes tutabildikleri birkaç dakikalık sürelerde dipte kalabiliyorlardı. Nitekim merkezden gelen bir emir olmaksızın bölgedeki yöneticiler de suda kalmış malzemelerin çıkarılması için çalışmalar yapıyorlardı. Karadeniz’de, zaman içinde denizdeki batmış veya fırtına nedeniyle demir bırakmış gemilerden kalan top, demir vs. gibi malzemeler varsa bunların yerlerinin tespit edilerek çıkarılması için boğaz nazırının denetimi altındaki halk birkaç kayık ile her yıl nisan ve mayıs aylarında Rumeli fenerinden İğneada’ya kadar kıyı boyunu dolaşmaktaydı. Bu çalışmalar sırasında çıkarılanlar ise satılarak parası çalışanlar arasında paylaştırılmaktaydı. Ancak çıkarılanlar arasında devlete ait olan malzemeler satılamazken, devlet halkın bu şekilde denizde kalmış donanma gemilerinin malzemelerini çıkarmalarını teşvik için masrafları karşılayarak veya bahşiş vererek bu malzemeleri alma yoluna gidiyordu. 

Dalgıçlara Dair Osmanlıda tersane-i amire personeli arasında yer alan dalgıçlara gavvas adıveriliyordu. Evliya Çelebi, gavvasların İstanbul’da, Galata ve Kasımpaşa’da loncaları olup bunların genellikle Mağrib, Reşit ve İskenderiyeliler’den oluştuğunu aktarıyor. Tersane-i amire’deki dalgıçlar sefer zamanı donanma ile birlikte denize açılırken yaşı ilerlemiş olan birkaç dalgıç da her hangi bir ihtiyacın ortaya çıkması ihtimali karşısında tersanede bırakılıyorlardı. Gelibolu tersanesinde de ulufeli dalgıçlar bulunmaktaydı.   Ancak devlet bu tür çalışmalar için donanma personeli olmayan dalgıçlardan da faydalanıyordu. Bu dalgıçlar genellikle Ege’deki adaların denize yatkın halkından temin ediliyordu. Bu adalar içerisinde özellikle Sömbeki adasının dalgıçları kullanılmaktaydı. Sömbeki adası süngercilikle uğraşıp49 ada halkı da denizden sünger çıkarma uğraşıları sonucu iyi dalgıçlar olarak ünlenmişlerdi. Belgelerde de sık sık su altına inecek kişiler için sönbeki/sömbeki kelimeleri kullanılmaktadır. Ancak yine örneklerden anlaşıldığı kadarıyla sönbeki kelimesi sadece bu adanın dalgıçlarını işaret etmeyip genel olarak ‘dalgıç’ anlamına gelmekte ve tersanedeki dalgıçlar için de kullanılmaktaydı.   Tersane-i amirede istihdam edilen dalgıçların görevleri sadece batık çıkarmak ile sınırlı değildi. Bunlar Akdeniz seferi sırasında donanma ile birlikte yola çıkıyorlar, tersanede tamire ihtiyaç duyan gemilerin hizmetinde görev alıyorlar, çeşitli tersanelerde inşa edilen gemilerin denize indirilmesi sırasında görevlendirilerek buralara gönderiliyorlar, yolculukları sırasında kaza yapan gemilerdeki personel veya yolcuların kurtarılmasında görev alıyorlardı.   Dalgıç, tersane personeli arasında ise ulufe alıyordu. Bunun dışında da dipten çıkardıkları gemi lengerleri devlete aitse donanmaya teslim ediliyor, sahibi çıkarsa yarı fiyatına buna iade ediliyor, sahibi bulunamazsa satmak üzere kendilerine kalıyordu. Dalgıçların çalışmalar süresince yiyecekleri ise bölgenin kaynaklarından karşılanıyordu.   Tersane personeli olmayan dalgıçların ücreti, çıkarılan malzemenin belirli bir hissesinin verilmesi şeklinde ödenmekteydi. Karadeniz’deki çeşitli yerlerde ve Tuna’da batan gemilerden top, hamire, yuvarlak ve lenger çıkaran RusyalıKablon (?) adlı dalgıcın 1803 ekiminde Osmanlı ile yapmış olduğu anlaşmaya göre çıkardığı malzeme kaç kantar geliyorsa bunun yarısı kendisine verilecek yarısı da devletin olacaktı. Bu anlaşmanın ardından İsmail kalesi yakınlarında 9 top ve diğer aletleri çıkaran bu dalgıca top ve safralığın yarı hissesinin karşılığıolarak hazine-i amireden verilecek 17 bin 650 kuruş için bir senet ve bahşişolarak da bir miktar hamire, yuvarlak, lenger ve hurda demir verildi. 1830 yılında da Akdeniz’de Nağra limanı ve Bozcaada yakınlarında eskiden batmış olan gemilerin malzemelerini çıkarmak üzere Sömbeki ve Kastel’den dalgıçlarla anlaşılmıştı. Anlaşmaya göre Nağra limanında çıkarılanlardan 5/2 hisse, Bozcaada’da çıkarılanlardan da 3/1 hisse dalgıçlara verilecekti. Yaz mevsimi boyunca yapılan çalışmalar kışın gelmesi ile mart ayında tekrar başlamak üzere sonlandırılmışken bu süre içinde 11 tunç, 1 demir top ve bir miktar bakır, demir ve kurşun çıkarılmıştı. Bu şekilde özel dalgıçlarla çalışıldığında bunlara çıkardıkları karşılığında kaç hissenin verileceği devlet ile dalgıçlar arasında yapılan pazarlık sonucunda belirlenmekteyse de dalgıçların teklifi devlet tarafından hesaplı bulunmazsa İstanbul’dan tersaneden dalgıç ve malzeme gönderilmesi seçeneği her zaman mevcuttu. Kurtarma Çalışmalarını Etkileyen Faktörler Kurtarma çalışmalarının organize edilmesi ve gerçekleştirilmesinde özellikle olayın meydana geldiği yer ve çalışmaların gerçekleştirildiği tarih etkili olmaktaydı. Kazanın meydana geldiği yer birkaç açıdan kurtarma çalışmalarıüzerinde etkili idi. İlk olarak diptekilerin çıkarılmasında derinlik faktörü önem kazanıyordu. Dalgıçların su altında solumalarına imkan veren modern dalışcihazlarının kullanılmadığı bu dönemlerde dalış derinliği insan vücudunun olanakları çerçevesinde belirleniyordu. Bundan dolayı dipteki malzemelerin çıkarılabilmesi ancak dalgıçların çalışabileceği derinlikler dahilinde mümkündü. Bazı seyahatnamelerdeki anlatımlarda dalgıçların 70-80 kulaç (140-160 mt) gibi derinliklere daldıklarına dair yer alan ifadeler61 belgelerimizde karşımıza çıkan ölçülere göre çok abartılı kalıyor. Bununla ilgili olarak belgelerimizde geçen derinlik ölçüleri 7-32 kulaç (14-64 mt) arasındadır. Ancak bu büyük farkın denizden top benzeri ağır malzeme çıkarmak için yapılacak bir çalışmanın dalgıçlara harcatacağı enerjinin daha fazla olması nedeniyle daha az derinlikte, daha kısa sürelerle çalışmalarından kaynaklandığı düşünülebilir. Çıkarılması gereken malzeme her zaman çok derinde olmayıp kıyıdan seçilebilecek mesafelerde de olabiliyordu. 1776 yılında Karadeniz kıyısındaki çeşitli noktalardan çıkarılması istenen topların bazıları deniz kenarından görülebilecek derinlikte idi. Geminin battığı bölgenin dip yapısına bağlı olarak batık ve parçaları farklı derinliklerde bulunabilmekteydi. 1831/1832’de Sakız yakınlarında batan geminin dipteki durumu incelendiğinde bir tarafının 21, bir tarafının 27 ve asıl güverte bölümünün ise 32 kulaç derinlikte yattığıanlaşılmıştı.   Dalış yerinin derinliğine ek olarak dip yapısı da malzemenin kurtarılmasıçalışmalarında dikkate alınması gereken bir diğer faktördü. Kayalık veya taşlık bir zemindeki batık malzemenin takibi, yerlerinin tespiti daha kolay iken, kumluk bir zemin yapısında malzemenin kısa sürede kum içinde batarak gözden kaybolması mümkündü. Bu nedenle bu tür alanlarda kurtarma çalışmalarının bir an önce gerçekleştirilmesine gayret ediliyordu. Mora’da Gaston sahilinde batan bir şalopenin malzemelerinden bir kısmı çıkarıldığı halde bir kısmı kuma gömülmüş, üstelik şalope de üzerlerini örtmüş olduğu için çıkarılamamıştı. Kurtarma çalışmalarında zaman faktörü iki açıdan önem taşıyordu. Birincisi dalışların gerçekleştirilebilmesi açısından içinde bulunulan mevsim ve hava şartları uygun olmalı idi. Kış döneminde dalmak güç olduğu için kurtarma dalışlarının kış gelmeden tamamlanması gerekiyor veya çalışmalar hava koşullarının iyi olduğu tarihlere erteleniyordu.   İkinci olarak geminin batmasının ardından kurtarma çalışmalarının yapıldığı tarih arasında geçen süre de önem taşımaktaydı. Bu özellikle batan malların cinsi, su altında ne kadar bozulmadan kalabilecekleri ile ilgiliydi. Batan ticaret gemilerindeki gıda maddeleri içlerine konuldukları küp, testi gibi koruyucu kapların varlığına rağmen tuzlu deniz suyunun sızması ile bozulma riski altında olduklarından kurtarma çalışmalarının bir an önce başlatılmasıönemli idi. Donanma gemilerinden çıkarılması istenenlerin çoğunlukla madeni malzeme olup su altında bozulma sürelerinin uzun olması ise kurtarma çalışmalarının olaydan daha sonraki tarihlerde yapılmasına olanak veriyordu. Nitekim 1806 yılında batan geminin top ve yuvarlaklarının çıkarılması için dalışancak 1817 yılında mümkün olmuştu. Kurtarma çalışmalarının olaydan uzun süre sonra yapılmasının içerdiği bir tehlike de batıktaki malzemenin görevlilerden önce halk tarafından çıkarılmasıidi. 1797 Temmuz’unda, Eğriboz’un Kızılhisar kazası yakınında Karaduvar adlımevkide ve Andre adası yakınında 8 yıl önce batan iki firkatenin denizde kalan tunç toplarının çıkarılması çalışmaları için gönderilen iki sönbeki yaptıklarıdalışlarda dipte gemilerin enkazını bulmakla birlikte hiç top bulamamışlardı. Bunun üzerine yapılan araştırmada Aksalı Yorgo reis ve arkadaşlarının 14 kayık ile gelerek Kızılhisar’da batan geminin 54 topunu çıkararak bir kısmını Mısır’da bir kısmını da Foça’da Fransızlar’a sattıkları, Andre adası yakınında batan geminin toplarının da adanın kocabaşıları tarafından çıkartılarak satıldıklarıtespit edildi. Bu örnekte suçluların bulunarak devlete ait olan bu malların parasının alınması yoluna gidilmişken dipten çıkarılan malzemenin çıkaranın elinde olduğu durumlarda devlet bunu geri alıyordu. Kurtarılan Mallar Batmış olan donanmaya ait savaş gemilerinden çıkarılanlar öncelikle gemilerdeki madeni malzemeler idi. Bunun nedeni bu malzemelerin denizde bozulmadan kalabilmeleri sonucu yeniden kullanılabilme fırsatını vermesi idi. Bunlar arasında da özellikle top ve gemi çapalarının çıkarıldığı görülüyor. Kıyıya vuran ve dipten çıkarılan mal ve malzemeler şahsa ait gemilerden olup sahipleri belli ise (top v.b. savaşaleti dahi olsa) bunlara iade edilirken donanma gemilerine ait olanlar İstanbul’a tersane-i amireye gönderiliyordu.   Denizdeki donanma gemilerinden çıkarılan top ve lengerler, İstanbul’a gönderilmek yerine inşasısürmekte olan yeni gemilere de verilebiliyordu. Toplar ayrıca çıkarıldıkları bölgenin kalesine de bırakılabiliyordu. Ancak bu durumda denizden çıkarılan topların çap, menzil vs. açısından kalede kullanılmaya uygun olmaları gerekiyordu. Andre adası yakınlarında batan bir firkateynden çıkarılan tüfekler de dipte kaldıkları süre içinde kundak ve çakmakları bozulduğu için tamir edilmeden kullanılamayacaklarından cebehane-i amireye gönderildiler.   Belgelerimizde ender olmakla birlikte kurtarılan mallar arasında gemilerin de olduğunu görüyoruz. Bu şekilde çıkarılan gemilerin tekrar kullanımımümkün olabiliyordu. Ancak gemilerde su altında kalma sürelerine bağlı olarak oluşan hasarın tamiri gerekiyordu. Yapılacak tamirin ardından yeniden kullanılabilecek durumda olan gemiler tekrar donanmaya dahil ediliyor, bunların tamir ve donanım masrafları da devlet tarafından karşılanıyordu. Ancak çıkarılan gemilerin su altında kalmaktan dolayı çok zarar görmüşdurumda olmalarıhalinde tekrardan donanmaya almak yerine satılmaları tercih ediliyordu. 1792 yılında Sinop’ta batık durumdaki üç şalopeden denizden çıkarılan ikisi, uzun süre denizde kalmış olmaktan dolayı durumlarının kötü olması ve donanımlarının da olmamasınedeniyle halen batık olanla birlikte 1000 kuruşa Kastamonu mütesellimine satılmıştı. Aynı yıl Sinop limanında kaza yapıp hala suda olan bir kırlangıcın çıkarılmasına aynızamanda bu gemiyi satın almak isteyen kapan tüccarlarından Hattabzade Seyyid Mustafa talip oldu. Burada liman reisi tarafından yapılan inceleme sonucunda bu geminin donanımıolmaksızın suda durduğu ve bu şekilde kalırsa bozulacağışeklinde raporu üzerine geminin bu kişi tarafından satın almak üzere denizden çıkarmasına karar verildi. Sonuç olarak Osmanlı yönetimi, devlete ait batık durumdaki gemi ve malzemelerinin kurtarılması amacıyla devlet görevlilerinden olayın meydana geldiği bölgenin halkına kadar geniş bir kitlenin görev aldığı sistemli bir çalışma sürecini gerçekleştirmekteydi. Batan gemilerin mal ve malzemelerinin yağmalanması ihtimali kurtarma çalışmasının bir an önce başlatılması zorunluluğunu doğuruyorsa da bu her zaman mümkün olmuyordu. Bu çalışmaların esas kritik bölümü olan su altı çalışmasını gerçekleştiren dalgıçlar ise tersanenin personeli veya özellikle Ege’nin denize alışkın halkı arasından seçiliyordu. Bunların deniz dibindeki çalışmaları ise basit birkaç aletin yardımı dışında insan vücudunun olanakları doğrultusunda belirleniyordu.  Osmanlı sularında modern dalış cihazlarının kullanılmaya başlanması ise 19. yüzyılın ortalarına doğru oldu. Nitekim su altı çalışmasını kolaylaştıran bu gelişmenin ardından Osmanlı Devleti batıkların çıkarılmasında bu ekipmana sahip olan yabancılardan faydalandı. 1830’larda Navrin ve Sakız’daki savaşlarda batan gemilerin batıklarında çalışan M. Lovee ve dalış ekibi 1850’lerde de İstanbul limanındaki birkaç batıkta çalıştılar. Yar.Doç.Dr Şenay Özdemir Mersin Üniversitesi]]>
1319 2010-05-07 03:19:08 2010-05-07 00:19:08 open open osmanli-denizciliginde-gemi-kazalari-ve-dalislar publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273823282 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/osmanli1.jpg views 1592 130 efir@ttmail.com 88.230.195.71 2010-05-07 09:11:36 2010-05-07 06:11:36 1 0 0
Şamil Aktaş Sunum SENKOP http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1330 Fri, 07 May 2010 00:28:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1330

Serbest dalış severleri MEDEX 2010 İstanbul Fuarı'nda Prof.Dr.Şamil Aktaş "SENKOP" hakkında aydınlatıyor. Serbest Dalış severlerin bu video sunumu kaçırmamalarını şiddetle tavsiye ediyoruz. !

]]> 1330 2010-05-07 03:28:01 2010-05-07 00:28:01 open open samil-aktas-sunum-senkop-2 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273604973 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/04/aktas.jpg views 378 131 bulent.tuzel@unilever.com http://yok 212.175.218.165 2010-05-07 10:14:38 2010-05-07 07:14:38 1 0 0 20091016-Untitled-3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1333 Sat, 08 May 2010 15:22:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-3.jpg 1333 2010-05-08 18:22:45 2010-05-08 15:22:45 open open 20091016-untitled-3 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-3.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-Untitled-3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"344";s:6:"height";s:3:"480";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='68'";s:4:"file";s:31:"2010/05/20091016-Untitled-3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-3-215x300.jpg";s:5:"width";s:3:"215";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 30 20091016-Untitled-2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1335 Sat, 08 May 2010 15:23:42 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-2.jpg 1335 2010-05-08 18:23:42 2010-05-08 15:23:42 open open 20091016-untitled-2 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-2.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-Untitled-2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"298";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='79' width='128'";s:4:"file";s:31:"2010/05/20091016-Untitled-2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-2-300x186.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"186";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 36 20091016-Untitled-4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1336 Sat, 08 May 2010 15:24:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-4.jpg 1336 2010-05-08 18:24:27 2010-05-08 15:24:27 open open 20091016-untitled-4 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-4.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-Untitled-4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"548";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='84'";s:4:"file";s:31:"2010/05/20091016-Untitled-4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:31:"20091016-Untitled-4-262x300.jpg";s:5:"width";s:3:"262";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 33 20091016-5 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1337 Sat, 08 May 2010 15:25:07 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-5.jpg 1337 2010-05-08 18:25:07 2010-05-08 15:25:07 open open 20091016-5 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-5.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-5.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"339";s:6:"height";s:3:"480";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='67'";s:4:"file";s:22:"2010/05/20091016-5.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-5-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-5-211x300.jpg";s:5:"width";s:3:"211";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 30 20091016-7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1338 Sat, 08 May 2010 15:25:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-7.jpg 1338 2010-05-08 18:25:50 2010-05-08 15:25:50 open open 20091016-7 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-7.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-7.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"367";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='125'";s:4:"file";s:22:"2010/05/20091016-7.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-7-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-7-300x229.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"229";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 20091016-Untitled-10 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1339 Sat, 08 May 2010 15:26:31 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-10.jpg 1339 2010-05-08 18:26:31 2010-05-08 15:26:31 open open 20091016-untitled-10 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-10.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-Untitled-10.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"212";s:6:"height";s:3:"480";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='42'";s:4:"file";s:32:"2010/05/20091016-Untitled-10.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:32:"20091016-Untitled-10-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:32:"20091016-Untitled-10-132x300.jpg";s:5:"width";s:3:"132";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 22 20091016-6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1340 Sat, 08 May 2010 15:27:06 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-6.jpg 1340 2010-05-08 18:27:06 2010-05-08 15:27:06 open open 20091016-6 inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-6.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-6.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"342";s:6:"height";s:3:"480";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='68'";s:4:"file";s:22:"2010/05/20091016-6.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-6-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"20091016-6-213x300.jpg";s:5:"width";s:3:"213";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 25 20091016-Untitled-3_k http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1341 Sat, 08 May 2010 15:28:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-3_k.jpg 1341 2010-05-08 18:28:45 2010-05-08 15:28:45 open open 20091016-untitled-3_k inherit 1334 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-3_k.jpg _wp_attached_file 2010/05/20091016-Untitled-3_k.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"344";s:6:"height";s:3:"292";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='113'";s:4:"file";s:33:"2010/05/20091016-Untitled-3_k.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:33:"20091016-Untitled-3_k-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:33:"20091016-Untitled-3_k-300x254.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"254";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Ebinç Hoca Seni Çok Özlüyoruz ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1334 Sat, 08 May 2010 15:30:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1334 1934 yılında Bursa’da doğdu. Astsubay okulunu bitirdikten sonra çeşitli kıta görevlerinde bulundu. Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’da Birinci Sınıf Dalgıç olduktan sonra Amerikada Birinci Sınıf Dalgıç Kursu’nu bittirdi. Daha sonradan senelerce Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nda eğitim kadrosunda yer aldı. Donanmaya ve dalış sektörüne sayısız dalgıç yetiştirdi. Camiya tarafından çok sevildi. İçtenliği, bilgi ve teçrübesiyle, işine karşı titizliği ile gönüllerin hocası oldu. 1985 yılında kendi isteği ile emekli oldu. Emekli olduktan sonra sanayi dalgıçlığında çalışmalar yaptı. 19 Kasım 1996 yılında geçirdiği beyin kanaması nedeniyle vefat etti. Hocaların hocası, Erdoğan hocamızı hiç unutmadık. Allah gani gani rahmet eylesin. Fotograflarını aldığımız ailesine; Eşi Sema Ebinç Hanıma, Oğulları Alper ve Alp Ebinç’e çok teşekkür ederiz. Fotograflarda yaşayanlara uzun ömürler diler, vefat etmiş olanlarada Allah’tan rahmet dileriz. ]]> 1334 2010-05-08 18:30:15 2010-05-08 15:30:15 open open ebinc-hoca-seni-cok-ozluyoruz publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273333005 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/20091016-Untitled-3_k.jpg views 535 167 bekirtavaci@hotmail.com 188.59.146.207 2010-05-09 14:18:49 2010-05-09 11:18:49 1 0 0 odtu354 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1348 Sat, 08 May 2010 16:31:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/odtu354.jpg 1348 2010-05-08 19:31:27 2010-05-08 16:31:27 open open odtu354 inherit 1347 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/odtu354.jpg _wp_attached_file 2010/05/odtu354.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"453";s:6:"height";s:3:"640";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='67'";s:4:"file";s:19:"2010/05/odtu354.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"odtu354-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"odtu354-212x300.jpg";s:5:"width";s:3:"212";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 63 Spor Yaralanmaları ve Önlenmesi Semineri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1347 Sat, 08 May 2010 16:35:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1347

ODTÜ  SAS – Su Altı Sporları olarak 28 Mayıs 2010 saat 16:00-18:00 arasında ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi (KKM) C Salonunda, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Volga Bayrakçı Tunay tarafından verilecek; “Spor Yaralanmaları ve Önlenmesi Semineri” düzenlenmiştir. Seminer ilgilenen herkese açıktır. Semineri takiben küçük bir kokteyl verilecek olup saat 18:00’da KKM Kemal Kurdaş salonunda ODTÜ Spor Müdürlüğü tarafından 2009-2010 yılı başarı ödülleri töreni düzenlenecektir. Tarih: 28 Mayıs 2010 Saat: 16:00-18:00 Yer: ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi C Salonu]]>
1347 2010-05-08 19:35:46 2010-05-08 16:35:46 open open spor-yaralanmalari-ve-onlenmesi-semineri publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1274637592 Image /wp-content/uploads/2010/05/odtu354.jpg views 146
logotssf http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1352 Sun, 09 May 2010 19:11:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/logotssf.jpg 1352 2010-05-09 22:11:28 2010-05-09 19:11:28 open open logotssf inherit 1351 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/logotssf.jpg _wp_attached_file 2010/05/logotssf.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"286";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='76'";s:4:"file";s:20:"2010/05/logotssf.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"logotssf-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"logotssf-238x300.jpg";s:5:"width";s:3:"238";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 22 YENI SERBEST DALIS KURALLARI VE AVRUPA SAMPIYONASI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1351 Sun, 09 May 2010 19:14:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1351

Gectigimiz CMAS yonetim kurulu toplantisinda Paletli (DYN) ve Paletsiz Dinamik (DNF) Apnea ve Kup Apnea (JB) yeni kurallari onanmistir. Sporcularin faydasi ve guvenligi icin onemli degisiklikler iceren yeni kurallar cok yakinda CMAS web sayfasindan yayinlanacak olup, federasyonumuzca yapilan kurallar guncellemesi de yakinda duyurulacaktir. Bunun yanisira, 2. CMAS Avrupa Serbest dalis sampiyonasi ACIK olarak yapilacak olup isteyen ulkeler daha once 3 olan sporcu sayilarini 6’ya cikartarak (bay 6 bayan 6 seklinde) katilim saglayabileceklerdir. Siralama ise Sampiyona ve Avrupa olmak uzere iki ayri sekilde yapilacaktir. Bilgilerinize sunariz. Levent UCUZAL  {TSSF ve CMAS Serbest Dalis Teknik Kurul Baskani}]]>
1351 2010-05-09 22:14:59 2010-05-09 19:14:59 open open yeni-serbest-dalis-kurallari-ve-avrupa-sampiyonasi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273432753 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/logotssf.jpg views 137
Dalış Bölgeleri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1362 Tue, 11 May 2010 19:50:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1362 ]]> 1362 2010-05-11 22:50:51 2010-05-11 19:50:51 open open dalis-bolgeleri-2 publish 0 0 page 0 views 258 _edit_last 1 _edit_lock 1273609076 Saroz http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1365 Tue, 11 May 2010 20:06:20 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1365
Asker Taşı – Toplar Burnu`nun birkaç yüz metre batısındaki Uzunkum bölgesindedir. Kıyıdan bir mil kadar açıkta olan resifin çapı yaklaşık 250 metredir. Üst kısmı suyun 12 metre altında başlayıp 33 metrede son bulur. Kayalık yapısı, Saros`un tüm zenginliğini yansıtır. Boyları 15 cm`ye yaklaşan onlarca çeşit deniz tavşanı ve istakozlar, Eylül ayının gelmesiyle çoğalmaya başar. Toplar Burnu – Genellikle İbrice Limanından kalkan dalış teknelerinin kullandığı yöredir. Limana 5 dakika gibi kısa sürede oluşundan, bir çok bot ile gelen dalış merkezi vardır. İbrice limanın batısındaki tek derin dalış bölgesidir. Süngerler ile örtülmüş birçok mağara ve kovukların yer aldığı bölge, çeşitli müren, mıgrı, eşkina, birkaç çeşit iskorpit ve ahtapota ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle derin duvar dalışınız anında sizi ilgili gözler ile inceleyen böcekler göreceksiniz. Ibrice Harbor – Sarp kayaların deniz ile birle ştiği yere gizlenmiş bir limandır. Arabanızı kıyıya çekip istediğiniz her dalışı yapabileceğiniz bir dalış noktasıdır. Genellikle bu bölgeye dalışa gelenler Keşan`daki otellerde ya da doğada çadırda kalmaktadırlar. Liman özellikle hafta sonu için Istanbul`dan gelen en az 10 dalış merkezini aynı anda ağırlar. Bu da en az 100 dalgıç demektir. Bireysel olarak gelenleri de düşünürseniz her köşe dalgıçlar ile dolup taşar. Fenerin bulunduğu yerden suya girebileceğiniz gibi hemen yanındaki kumsalı da dalış için kullanabilirsiniz. Sudaki deniz kestanelerinin bolluğundan patik ya da patikli palet kullanmanızı öneririm. Bu bölgede onlarca dalgıç eğitim aldığından sualtı kalabalık gibi görülebilir. Ancak hiç düşündüğünüz gibi değildir. Eğitimler genelde 9 ila 25 metreler arasında yapılmaktadır. Dolayısı ile koyun doğusuna doğru 50 metre kadar yüzüp dalmanızı öneririm. 3 metrede başlayan görkemli sualtı renkleri ve canlıları sizi beklemektedir. Her mevsim ayrı bir coşkuyu ve yaşamı barındıran bu sulardaki derinliğin 45 metrelere kadar gitmesinden dolayı derin dalış olanağı bulunmaktadır. Üç adalar – Biri büyük, ikisi küçük üç adadan oluşmaktadır. İbrice limanından ya da karşı kıyıdaki Güneyli Koyu`ndan kalkan dalış tekneleri ile ulaşılmaktadır. İbrice Koyu`nun ya da Güneyli Limanı çevresindeki dalış bögelerinin sert rüzgar alması durumunda gidilen dalış bölgesidir. Adaların kuytuları, eğitim yapanları ve deneyimli dalgıçları hoşnut edecek güzelliktedir. Büyük adanın güneydoğu ucunda birçok kırık amforaya rastlanmaktadır. Sinaritlerin yanınızda dolaştığı sularda birçok kupes, istirangiloz, sarpa gibi balık türlerinin yanı sıra, renkli süngerler ile kaplı taşlar bulunmaktadır. Büyük adanın dışındaki adalar tüplü dalışlar açısından pek ilgi görmemektedir. Zıpkın ile avlananların daha çok ilgi duyduğu adalar şnorkel dalışları da yapabileceğiniz yerlerdir. Bu sığ sular size hoş ve renkli dakikalar sunacaktır. Minnoş Adası – İbrice Limanı`na biraz uzak kaçmasına karşın hem Güneyli`den hem de İbrice`den kalkan dalış teknelerinin uğrak yeridir. Deniz seviyesinin yaklaşık 15 metre kadar üzerinde bulunan bu görkemli kayalık, sizi ilk metrelerden sonra turuncu renkli sert mercanlar evrenine götürecektir. Oldukça derin sulara kadar süren renkli dip yapısına kapılıp en çok derinlik olan 40 metreyi sakın aşmayın. Dalış anında adanın etrafında tam bir tur atabilirsiniz. Şansınız varsa adanın açığındaki sularda avlanan balıkçı ağlarından kurtulan yunuslar ya da kaplumbağalar size konuk gelebilirler. Kayaların bitip, kumun başladığı yerlerde kedi köpekbalığı, fener balığı ya da oldukça iri vatozlar ile karşılaşabilirsiniz. Bebek Kayaları – Saros Körfezi`nin Ege Denizi`ne açılmadan önceki görkemli son kayalığıdır. Güneyli Limanı`ndan kalkan dalış tekneleri kadar Kabatepe Limanı`ndan kalkan ve Gelibolu`da hizmet veren dalış teknelerinin de güncel dalış bölgesidir. Akıntı dalışı deneyimi olan dalgıçlara binbir rengi ve canlı türlerinin çokluğu ile görkemli dalışlar sunar. Su yüzeyinden birkaç metre yükselen kayalar, denizin dibinde yüzlerce metre inmektedir. En az altı ayrı dalış bölgesini içinde barındıran bu kayalıklar, Nisan ayında kabuk değştiren böceklerin çoğunlukta olduğu bölgedir. 12 metreden sonra başlayan renkli kayalıklar arasındaki mürenleriyle makro fotoğrafçıların gözde yerlerindendir. Derinlere doğru gidildikça kendinizi hiç aklınıza gelmeyecek coşkuların içinde bulacaksınız. Ansızın karşınıza yunus, fener balığı yada kedi köpekbalığı çıkabilir. Kim bilir belki büyük bir kamlumbağa ile karşılasabilirsiniz. Bu tür bir durumda hiç beklemeden makinanızın deklanşörüne hemen basın. Geniş açı merceğin kaçınılmaz bölgesi olmasına karşın, makro çekimlerin de cennetidir. Bu kıyılarda dalmadıysanız Saros`da dalmış sayılmazsınız. Kaynak: Türkiye Dalış Rehberi Fehmi Şenok]]>
1365 2010-05-11 23:06:20 2010-05-11 20:06:20 open open saroz publish 1362 1 page 0 _edit_lock 1273608574 _edit_last 1 views 301
Alanya http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1371 Tue, 11 May 2010 20:21:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1371
1-LAGON Alanya limanına en yakın dalış bölgesi olup, yaklaşık 5 dk. mesafededir. Derinlik 4 ile 25 mt. arasında değişmektedir. Bu bölgede genellikle eğitim amaçlı dalışlar yapılmaktadır. Ayrıca, hava şartları bakımından da alternatif dalış noktasıdır. Dip yapısı, kayalık ve otluktur. Burada Ahtapot, İskorpit, Müren, Orfoz, Böcek görülebilir 2-Anfora ANFORA Limana en yakın ikinci dalış bölgesi olup, mesafesi tekne ile gidildiğinde yaklaşık 5 dakikadır. Adını kırık anfora döküntüsünden almaktadır. Derinliği max. 29 mt.‘dir. Deniz canlıları açısından zengin bir bölgedir. Genellikle Orfoz, Müren, Ahtapot, Vatoz ve Domuz Balığı görülmektedir. Dip yapısı kayalık ve otluktur. 3-Korsanlar mağarası KORSAN Gerek tecrübeli dalgıçlar ve gerekse eğitim amaçlı dalışlar için çok yönlü bir yerdir. Alanya Limanına 8 ila 10 dk. Mesafededir. Minimum 10 mt. maksimum 32 mt. derinliktedir. Bölgede yer alan Korsan Mağarası, açık ve büyük bir mağaradır. Tehlikeli herhangi bir yanı yoktur. Mağaraya giriş 12 mt. derinlikte başlar. Hemen girişinde çok eski ve 1 mt.çapında değirmen taşı bulunmaktadır. Mağaranın girişinden itibaren yer alan taşlar, adeta bir renk cümbüşünü andırmaktadır. Mağaranın iç taraflarında dalgıçlar satıh yapabilirler ve fener marifetiyle yarasa görebilirler. Bölgenin dip yapısı kayalıktır. Dip canlıları açısından da Orfoz, Ahtapot, Barakuda, Böcek ve Vatoz görülebilir. 4-Katamaran batık KATAMARAN yaklaşık 25 metrede bulunan 18 metre uzunluğundaki katamataran sualtında biraz zarar görmüşse de birçok deniz canlısına yuvalık yapmaktadır 5-Koy KOY Alanya Limanına tekne ile uzaklığı 10 dk. civarındadır. Derinlik 7 ila 25 mt. arasında değişmektedir. Bölgenin dip yapısı, inişli çıkışlı olup, kayalıktan ibarettir. Deniz canlıları açısından bölgede daha çok küçük kabuklu canlılar bulunur. Ayrıca, dağın eteklerine doğru 3-5 mt. gibi derinliklerde de kaya oyuklarına gizlenmiş Müren görülebilir. 6-Küçük Mağara KÜCÜK MAĞARA Alanya Limanına 12 dk. mesafededir.Minimum 15 mt. maksimum 34 mt. derinliğe sahiptir. Bölgede yer alan mağaranın girişi 15 mt. derinliktedir. Bu bölge, tecrübeli dalgıçlar ve derin su dalışları için uygun bir yerdir. Dip yapısı kayalıktır. Deniz canlıları açısından Orfoz, Ahtapot, Eşkina, Müren, Böcek ve Karagöz görülebilir 7-Aşıklar Mağarası AŞIKLAR Alanya Limanına 15 dk. mesafededir. Bölgenin derinliği 10 mt. ila 34 mt. arasında değişmektedir. Tecrübeli dalıcılar ve eğitim amaçlı dalışlar için uygun bir yerdir. Dip yapısı kayalıktır. Sualtı canlıları açısından zengin bir bölgedir. 21 mt. derinlikte eski bir gemi çapası bulunmaktadır. Dağın eteğinde ve 4 mt. derinlikte küçük ve kapalı bir mağara vardır. 8-Dilvarda Burun (Doğu) DİLVARDA DOĞU Alanya Kalesinin en uç noktası olan burunun doğu tarafı olup, limana uzaklığı 17 dk. mesafededir. Dip yapısı kayalıktan oluşmaktadır. Bölgenin derinliği 5 ila 35 mt. arasında değişmektedir. Sürüler halinde balık görülebilir. Eğitim amaçlı dalışlar için uygun bir yerdir. 9-Dilvarda Burun(Batı) Alanya Kalesinin en uç noktası olan burunun batı tarafı olup, limana uzaklığı 20 dk. civarındadır. Kayalık bir bölgedir. Derinlik 5 ila 40 mt. arasında değişmektedir. Akıntı ve derin su dalışları için ideal bir yerdir. Özellikle eğitim amaçlı dalışlar için de çok uygundur. Sualtı canlıları açısından zengin bir bölgedir. Sürüler halinde balık görülebilir. 10-Fosforlu Mağara FOSFOR Limana uzaklığı tekne ile gidildiğinde 20 dk. mesafededir. Bu bölgenin derinliği 8 ila 33 mt. arasındadır. Bölgede, biri 5 mt.‘ de, diğeri ise 12 mt.‘ de yer alan iki ayrı mağara grubu bulunmaktadır. Bölgenin dip yapısı kayalıktır. Sualtı canlıları açısından zengin bir yerdir. Bölge, hem lisanslı dalıcılar hem de kursiyerler için her türlü dalış şekline olanak vermektedir. Gece dalışları için de uygun bir yerdir. 11-Büyüktaş BÜYÜKTAŞ Alanya Limanına uzaklığı tekne ile gidildiğinde 20 dk.’ dır. Derinlik 5 ila 20 mt. arasında değişmektedir. Dip yapısı kayalıktır. Günlük dalış kursları için ideal bir yerdir. Dağın eteğine doğru 4 mt. derinlikte, uzunluğu 10 mt. genişliği ise 2 mt. olan bir mağara bulunmaktadır. Sualtı canlıları açısından zengin bir bölgedir. Ayrıca, tecrübeli dalıcılar buradan fosfor mağarasına da gidebilirler. 12-Tünel TÜNEL Limana uzaklığı 22 ila 25 dk. mesafededir. Kalenin batı tarafında 13 mt. derinlikte giriş ve çıkışı olan bir tüneldir. Tünelin genişliği 3 ila 6 mt. arasında değişmektedir. Uzunluğu ise 42 mt.‘ dir. Ayrıca tünel boyunca küçük küçük cepler (odacıklar) bulunmaktadır. Sualtı canlıları açısından zengin bir yerdir. 13-Damlataş Mağarası DAMLATAŞ MAĞARASI Dalış noktaları içerisinde, limana uzaklık bakımından en son noktadır. Kleopatra plajına yakın, Alanya’nın belkide en sevilen dalış yeridir. Tekne ile gidildiğinde limana olan mesafesi yaklaşık 25 dk.‘ dır. 13 mt. derinlikte, 4-5 dalıcının yanyana girebileceği büyüklükte ve 6-7 mt. uzunluktaki bir tünelden geçilerek, yarısı hava dolu bir mağaraya çıkılır. İçerisinde sarkıt ve dikitler yer almaktadır. Mağarada su yüzeyinin üstündeki hava boşluğu kimi yerde 8-10 mt.’ yi bulmaktadır. Alanya’nın gözde yerlerinden sayılan meşhur Damlataş Mağarasını andırmaktadır. Dip yapısı kumluktan ibaret olan mağara içerisinde, bir fok balığı ve yuvası bulunmaktadır. Şanslı gününüzdeyseniz bu fok balığını yakından görebilirsiniz. Söz konusu mağarada, suyun bulanmaması için dalıcıların zeminden 1 mt. yükseklikte yüzmesi gerekmektedir. 14-Akvaryus AKVARYUS Kale etrafı en uç son dalış bölgemizdir Damlataş batık dalışı içind demir atılan yerimizdir acemi dalışlar için ideal yerdir kayalık otluk ve çakıllı seminde eğitim amaçlı dalışlar yapılabilir.5-15 metre derinlik vardır. 15-Batık ve Reef BATIK ve REEF Klopatra plajından yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan batık eski bir sahil güvenlik gemisidir. Yaklaşık 28 metrelerde bulunur Çevresi yapay bloklarla ve amforalarla zenginleştirilmiş ve birçok canlı türe barınma ve yaşama ortamı sağlanmıştır.]]>
1371 2010-05-11 23:21:39 2010-05-11 20:21:39 open open alanya publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273609434 _edit_last 1 views 356
Kemer http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1375 Tue, 11 May 2010 20:26:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1375
Bu dalış bölgeleri yeni başlayanlar ve tecrübeli dalgıçlar için çok idealdir. Derinlik 13 metre ile 25 metre arasındadır ve Akdenizin bahşettiği bütün güzelliklerle karşılaşmak mümkündür. Antalya kemer bölgesindeki bu dalış noktalarında özellikle orfoz, müren, kuzu balığı, şakaik,vatos ve diğerlerine rastlamak mümkündür. Mavi Reef Özellikler tecrübeli dalgıçlar için çok idealdir. 40 ile 60 metre arasında değişen derinlikler muhteşem sualtı manzaralarıyla bezenmiş bu bölgede deri su dalışları yapmak mümkündür. Bu bölgede oldukça fazla miktrda büyük kuzu balığı gruplarına rastlamak mümkündür. Üç Adalar Antalya'nın en meşur dalış bölgesidir ve Üç adalar da bir çok dalış bölgesi mevcuttur. Bu nedenle tecrübeli dalgıçlarla birlikte yeni başlayanlar içinde sonderee idealdir. Müren, orfoz, kuzu, büyük iskorpit, vatoz, şakaik ve diğerleri. Bu bölgede raslanabileceklerdendir. Günlük tur yapan dalış teknelerinin uğrak yeridir. Paris Batığı 1995 yılında keşfedildi. 1896 yılı yapımı Fransız savaş gemisi. Boyu yaklaşık 75metredir. halen cepaneliğini, stim kazanını dümen ve yekesini görmek mümküdür. Baş kısmı yaklaşık 18 metrede bulunmaktadır. yekesi ve pervanesi ise yaklaşık 30 metrededir. Yer yıl pek çok dalgıcı misafir etmektedir. Mağara Dalışı Üç adalar bölgesinde mağara dalışı yapmakmak mümkündür. Girişi 9 metrededir. Girişi geniştir, yaklaşık 25-30 metre ilerlendikten sonra en dar yerine ulaşılır ve tünellin yönü satha doğrudur. En dar yerinden geçtikten sonra hava boşluğuna gelinir. Bu bölüm içindeki sarkıt ve dikitler muhteşemdir. İçinde temiz hava bulunur. Mağaranın içinde kısa bir süre kalındıktan sonra giriş tünelinden tekrardan dışarı çıkılır. Bu mağra için mutlaka fener kullanılmalıdır. Sadece tecrübeli dalgıçlara tavsiye edilir. ]]>
1375 2010-05-11 23:26:58 2010-05-11 20:26:58 open open kemer publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273609717 _edit_last 1 views 222
İstanbul http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1378 Tue, 11 May 2010 20:30:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1378
Eskiden yüzü aşkın balık türünün barındığı Marmara Denizi’nin dipleri bugün terkedilmişliği yansıtmaktadır. Ancak tüm bu karamsarlığa karşın dalışlar oldukça etkileyicidir. Bölge Açiklama: Kimi gün denizin ilk 25-30 metresinde görüş yok denecek kadar azdır. Yüzeye yakın kirlilik bulutunun geçilmesiyle 10-15 metreden sonra temiz Akdeniz suyuna ulaşırsınız. Dalis Ve Dalis Noktalari: Genelde 20 metrede yeşilin etkin olduğu sularda ortam temiz olmakla birlikte loştur. Gündüz dalışında bile fener kullanmak gerekir. İçinde birçok rengi barındıran bu loş ortamda, geniş açı mercek kullanmak oldukça zordur. Geniş açı çekilen fotoğraflarda mavi sular kendini yeşile bırakmıştır. Marmara’daki dalışlarınızda yanınızdan ayırmadığınız makro mercek size daha çok gerekecek ve alınan fotoğraf sonuçları daha doyurucu olacaktır. Küçük bir denizde karşılaşmayacağınız ölçüde büyük derinlikler bulunan deniizn en derin noktası Marmara Ereğlisi ile Kapıdağ yarımadası arasındaki 1258 metrelik çukurdur. Tuzluluk oranı binde 22 olan Marmara Denizinde, Karadeniz’den Ege’ye doğru bir yüzey akıntısı, ters yönde ise bir dip akıntısı vardır. Yaz aylarında bile “kristal” diye adlandırdığımız soğuk su katmanı dalgıçları bekler. Zaman zaman ısının 7-9 derecelere düştüğü derin karanlık sularda yazın 5-7 mm elbide kullanmanız gerekirken kış aylarında “kuru elbise” gerekir. 1-Prenses Adaları : İstanbul’un en tanınmış dalış noktalarını barındıran adalar yüzyıllar boyunca “Papaz Adaları, Ruh Adaları, Bahtiyar adaları” gibi adlarla anılmışlardır. Motorlu taşıtlardan yalnız motor bisiktelin kullanıldığı adalarda ulaşım, bisiklet ya da atlı arabalar ile yapılır. Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedafadası yerleşimin olduğu adalardır. Kaşıkadası, tavşanadası, Yassıada ve Sivriada ise sivil yaşamın olmadığı ve dalgıçların sık uğradığı adalardır 2-Yassıada : Yerleşim olmamasına karşın Yassıada dışındaki diğer adalar tekne ile gidilen, denize girilen adalardır. Oysa Yassıada zaman içinde askeri amaçlar için kullanılmasından dolayı halk tarafından unutulmuştur. Adanın bugünkü konukları ise onu yaz kış unutmayan balıkçılar ve dalgıçlardır.Sualtı dünyasının ilkel canlılarından olan mercan ve türlü anemonların yöredeki renkleri ve çeşitliliği oldukça yoğundur. Oluşumları 500 yıl öncesine varan mercanlar Marmara’nın belki de en eski bekçilerindendir. Kızıldeniz’i andıran kırmızı ve beyaz renklerdeki yumuşak mercanları görüntüleyebilmek için Yassıada ve çevresindeki artık uğranmayan limanlara demirlemeniz yeterlidir. Derinlerde saklı olan bu kırmızı hazineler, Marmara dalışlarının en görkemli renklerini sergiler. Derinliğin 35 metreyi geçtiği, su sıcaklığının mevsime göre 9-17 derecelere düştüğü, mavinin kaybolup karanlığın başladığı yerlerde fenerinizi yaktığınızda anlatmak istediklerimi göreceksiniz.Mercanlar genelde 38 metreden sonra görülmeye başlar. Fotoğrafçıların makro mercekleri ile yapacakları çekimlerde mercanların üzerindeki polipler ve karidesler de ayrı bir güzellik taşırlar. 3-Sivriada : Yerleşimin olmayışından ve çok güçlü akıntılardan dolayı dalışa oldukça yatkın bir yöredir.İstanbul’da dalış eğitimi veren kuruluşların da hafta sonlarında uğrak yeri olan adanın kuytu limanlarına gerçekleştireceğiniz dalışlarda birçok canlının fotoğrafını çekme olanağı bulursunuz. Sivriada’nın yaklaşık 45 metre derinliklerinde genellikle Ege Denizinde yaşayan mor renkli Deniz Tavşanı ile Marmara’da karşılaşmak olasıdır. Kalan birkaç kırık amfora kulbu ise yeni dalgıçlar için oldukça ilginçtir.Zıpkın ile dalan eski dalgıçlar ise ada ve yöresinde yakaladıkları sinarit ve böcek öykülerini aradan geçen 20 seneye karşın bugün bile 67 metredeki ünlü taşı da unutmadan ballandıra ballandıra anlatırlar.Bizans amfora batığı (Sedef adasında yasak bölgede), Deniz iğnesi, deniz atı vs görülebilir. 4-Sedef Adası ve Tavşan Adası : Adanın güneyinde bulunan Bizans batığından dolayı yöre dalışa kapalıdır. Dolayısı ile dalışlar Sedef Adası’nın güneyindeki Neandros (Tavşan adası) kayalıklarında gerçekleştirilmektedir. Değişik renklerdeki deniz anaları derinlik artmasına karşın yanınızdan ayrılmayacaktır. Özellikle üreme zamanlarında kıyıya yakın yerlerde görmeye alışık olduğumuz deniz analarının bu değişik renkleri sizi ürkütmesin. Türleri ile ilgili hiçbir bilginiz yoksa pek yaklaşmamaya özen gösterin. Derinlik saatiniz 37 metreyi gösterdiğinde karşınıza balıkçı ağları ile donanmış bir kayalık çıkacaktır. Dalgıçlar tarafından Hayalet Kaya olarak adlandırılan bölge çeşitli canlıları barındırmaktadır. Beyaz renkli yumuşak mercanların kuşatmasına uğramış bu kaya, Marmara’nın diğer dalış bölgeleri gibi makro fotoğrafçılara çoşku verecektir. Derinlere doğru dip kumunu izleyin. Kırılmış ya da içi boşalmış pnaları kendilerine barınak yapmış yengeçler, fenerinizin ya da flaşınızın ışığında size poz verecektir. 47 metreye vardığımızda dekompresyon durakları için geriye dönüş süresinin geldiğini unutmayın. 5-Büyükada : Adanın arkasında Sedef adası’na bakan bölüm “At Mezarlığı” diye adlandırılır. Ansızın derinleşen kayalıklarda istakoz ve böceklerin yanı sıra iri karagözlerle karşılaşmanız sizi şaşırtmasın. Kumluk alanlarda ise türlü kabuklular ürkek tavırları ile fotoğrafçıları bekler. iri ve çeşitli deniz yıldızlarının yoğunluğu ilginizi çekecektir. 6-Nehandros (Balıkçı adası / Eşek adası) : Bölgede gerçekten çok ve entresan dalış noktaları var. Vatoz, levrek, hamsi, izmarit, eşkina, istakoz görülebilir. 7- Heybeliada Çamlimanı civarı : Amfora, İstakoz, Lipsoz görülebilir. 8-İkinci Boğaz Köprüsü altı : Saç batığı (Üst 18 metrede, altı 45 metrede) Akıntıdan ötürü sabah erken saatlerde dalış yapılabilir. 9-Karadeniz`de Rumeli feneri, Garipçe, Atlama taşı,Kalafat taşı, Fil burnu, Poyraz, Soğan adası, Eşek adası, Riva : Bu bölgelere ulaşım 2,5 saatte yapılabiliyor.Görebilecekleriniz Karagöz sürüleri, eşkina, vatoz, iri gelincikler, levrek, büyük çapalar, antik çapalar, amfora, gülleler var. Fil burnundaki antik batıkta tabak, çanak, kazan vs.. var. Fakat her zaman dalışa müsait olmayabilir. Dalış eğitimleri için ideal şartlar zor. Rumeli fenerinde görüş Marmara`dan iyi ve su daha sıcak. 15 kadar antik çapa var ve yunus, balina, kalkan, dil görme ihtimali yüksek. 10-Çilingoz, Kıyıköy,Yalıköy : Ulaşım 2, 2.5 saat. Kefal, salyangoz, yunus, balina, kalkan , dil görülebilen canlılar. Kaynak : Y. Fehmi ŞENOK – Sualtı Fotoğrafçısı -Deniz Magazin Sayı 62 / Eylül 2003 – İnanç Ali Özdemir ]]>
1378 2010-05-11 23:30:52 2010-05-11 20:30:52 open open istanbul publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610038 _edit_last 1 views 342
Kömür Limanı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1380 Tue, 11 May 2010 20:37:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1380
Kömür Limanı-Dünyada kendi kendini temizleyen ender denizlerden biri olan Saros da kömür limanına inmeden yukarıdan denizi seyrettiğinizde taşları, büyük balıkları çıplak gözle seyredebilirsiniz. Aracınız ile kumsala kadar inebilirsiniz. Bölge Açıklama: Sabahları kuş sesleri dinleyerek sabah sporunuzu yapabilirsiniz.Kömür limanı, insan eli değmemiş bakir bir koydur. Hiç bir yapılaşma yoktur. Gözlerden uzak doğal ortamda bir tatil yapmak için mutlaka burasını görmelisiniz. Buraya gelirken de hazırlık yapmalısınız. Konaklamak için çadır ve diğer ihtiyaçlarınızı yanınızda getirmelisiniz.Ayrıca Gelibolu’da ki otellerde konaklayıp günü birlik olarak ta gelebilirsiniz.Günlük gıdalarınızı fındıklı köyünden temin edebilirsiniz. Limanda dağlardan gelen buz gibi doğal kaynak suları sahile kadar inmektedir. Dalış Ve Dalış Noktaları: Gelibolu’lu balıkçılar tarafından kullanılan bu sevimli koy, kıyı dalışına ve çadır ile konaklamaya son derece uygundur. Şimdi ise birkaç balıkçı tarafından kullanılmasına karşın tekne ve arabası ile gelenlerin yanı sıra otobüsler ile gelen dalgıçların da akınına uğramaktadır. Kıyının sığ olması, sualtı ile ilk kez tanışacaklar için oldukça iyi bir eğitim bölgesidir Kıyıdan yüzerek ulaşacağınız koyun sağ tarafı topuk adı ile anılır.Dalışınıza bu bölgeden başlarsanız muhteşem canlılar görebilirsiniz.Koyun sol tarafında ise derinlik 8-10 metreyi geçmez. Dalışlarınız anında Saros`un geniş canlı türleri ve turuncu mercanlarını burada da bulacaksınız.Gece dalışı için çok uygun bir bölgedir.Su sıcaklığı ise yaz aylarında sanıldığı kadar sıcak değildir derinliğe göre değişen sıcaklıklar 14C ile 18C arasındadır.Yanınızda getireceğiniz ekipmanların yanıssıra 2006 yılında faliyete geçen bir tüp dolum merkezi ile malzeme kiralama imkanı vardır.Kömür limanına yolunuz düşerse Doğan Akçay,Altay Doyum ve Ahmet Çınar’ı burada bulabilir dalış ile ilgili ekipman ve rehberlik hizmeti alabilirsiniz.Akşam güneş batımı o kadar muhteşemdirki Kömür limanına sadece bundan dolayı bile gelenler vardır.Akşam ise koyun sol tarafında kalan kayalıkların gölgesi hamile bir kadını andırmakta olup bununla ilgili kulaktan kulağa yayılan rivayetleri dinleyebilrisiniz.Gece belli bir saaten sonra gürültü yapmamaya özen göstermelisiniz.Konaklamanız bittiğinde ise geride çöp bırakmayın arabanız ile çöplerinizi buradan uzaklaştırın. ]]>
1380 2010-05-11 23:37:35 2010-05-11 20:37:35 open open komur-limani publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610320 _edit_last 1 views 360
İbrice http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1383 Tue, 11 May 2010 20:41:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1383
İbrice Limanı / Kıyıları dik uçurumlardan uzun kumsallara kadar değişik oluşumlar ile kaplı olan körfez, gerek kumlu, gerekse kayalık zeminlerde o çekici turkuvaz rengini sergiliyor. Körfezin çevresindeki çam, armut, akasya ve zeytin ağaçlarıyla kaplı, ayçiçeği tarlaları ortasındaki köyler de kalabalıklaşmış ve betonlaşmış tatil yörelerinden sıkılmış doğaseverlere uygun alternatifler sunuyor. Bölge Açıklama: Saros Körfezi’nin çevresindeki çoğu alan SİT bölgesi olduğundan burada yerleşim de az. Adilhan, Sazlıdere ve Gökçetepe köyleri doğaya kaçış için adını sayabileceğimiz yerler arasında. Dalış Ve Dalış Noktaları: Doğusundaki tepeden bakıldığında iki koy görülüyor: Küçük Çanak ve Büyük Çanak. Bu koylarda mükemmel resif sığlıkları bulunuyor. Koyların dipleri zaman zaman kaya ve kumluk halinde meyilli olarak kırklı metrelere kadar inen bir sualtı yapısına sahip. Bu koylara yapılan dalışlar sırasında çok sayıda sübyeye, taşların arasında gizlenen ahtapotlara ve melanur sürülerine rastlamak mümkün. Liman’ın batı kıyısındaki sarp ve dik kaya yapısı Toplarönü Burnu’na kadar uzanıyor. Toplarönü mükemmel gizli koyları olan bir dalış noktası. Ancak bu bölgeye gidebilmenin tek yolu denizden geçiyor. Kayalık olan Toplarönü’nde ortalama derinlik ise 20 metreyle sınırlı. Üç Güzel Mağarası’nda taş diplerinde eşkina, ahtapot ve böcek görülebiliyor. Bu bölge gece dalışı ve eğitimleri için de ideal. Tekne dalış yerlerinden Kiremitlik ise iki metreden kumluk olarak başlayıp, 40 metreye dek dik bir duvar olarak inen güzel bir dip yapısına sahip. Burada kayaların arasında yuva yapan mığrı ve orfoz balıkları, böcek ve nadiren ıstakozlarla göz göze gelmek hiç de sürpriz olmuyor. Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra Kızıldeniz’den gelen gemiler sintine sularını Akdeniz’e boşaltmaya başladığından bu yana, artık Körfez’de Kızıldeniz’e ait canlılar da boy göstermeye başladı. Balıkadamlar bilir, aslında her dalış sürprizlerle doludur. Saros Körfezi’ne yapılan dalışlarda buradaki tipik canlı türlerinin yanı sıra, ender olsa da orkinoslara dahi rastlanıyor. Limanın batısında yer alan İncekum Plajı, muhteşem kumu ile dalış yapmayanlar için iyi bir alternatif sunuyor. ]]>
1383 2010-05-11 23:41:59 2010-05-11 20:41:59 open open ibrice publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610555 _edit_last 1 views 209
Ayvalık http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1386 Tue, 11 May 2010 20:44:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1386
Ayvalik, Ege Bölgesinin bir ilçesidir. Batisi deniz, kuzeyi Burhaniye, dogusu Bergama, güneyi Dikili’yle çevrilidir. Bölge Açıklama: Dogal sinirlarini söyle siralayabiliriz: Kuzeyde Bezirgân Deresi, Gömeç (Armutova) ve Gümüslü yolu, doguda Sazanlik Deresi, Hisar, Demirhan Bogazlari, güneyde Altinova, güneybatida Kaplan Daglari’nin olusturdugu Sarimsak Yarimadasi ile bir yigin koy ve deniz… Belediye sinirlari içindeki yüzölçümü 420, ilçenin tüm yüzölçümü ise 23.300 hektardir. Çamlik yolu üzerindeki Belediye Parkinin yüzölçümü 1,5 hektardir. Ilçe arazisinin %60’i ekime uygundur. Kalan kisim, kismen bataklik, fundalik ve dagliktir. Ilçeyi saran tepeler ve sayfiye kesimleri çamlarla kaplidir; gerisi de göz alabildigine, ayak yürüyebildigine zeytin agaçlariyla doludur. Ilçe arazisinin %70 zeytinliktir. 1-Dalis Ve Dalis Noktalari: Ayvalik’in birbirinden güzel koylari ve adalarinin, zeytinyagli mezeleri, eski Rum evleri, muhtesem dogasi ve Cunda’sinin tadini çikarmak için sadece haftasonu ile yetinmek zor. Bu yüzden biz gittigimiz haftalar Pazartesi ve Sali günleri de kalacagiz. Uzun haftasonlarinizi geçirmek için ideal olan Ayvalik’ta, yazin sicak günlerinde dinlenmek ve serinlemek isteyenler hafta boyu da kalabilirler. 2-Kerbela: Tepesi 30 metreden baslar, 65 metreye kadar devam eder. Türkiye’nin en güzel ve sadece Ayvalik’ta bulunan kirmizi mercan, gorgon ormanlarina sahiptir. Ayrica böcek, yilan baligi(migri), müren, orfoz ve çesitli baliklar vardir. Muhtesem bir manzaraya sahiptir. Iyi derecede dalicilara göre bir noktadir. 3-Tokmaklar : Tepesi 35 metreden baslayan, 65 metrelere kadar devam eden bir dalis noktasidir. Muhtesem kirmizi mercan ve gorgonlar vardir. Yilan baligi(migri), müren, orfoz ve bol miktarda böcek ve balik vardir. Görülmeye deger bir dalis noktasidir. Iyi dereceli dalicilar içindir. 4-Ezer Bey Taslari : Tepe 25 metreden baslar, 60 metrelere kadar devam eder. Kirmizi, sari mercan ormanlari (gorgonlar), orfoz, lagos, müren, migri ve çesitli baliklarin oldugu ender güzellikte bir dalis noktasi 5-Vapur Sigligi : Tepe 13 metreden baslar tepesi kumdur, batiya dogru 20 metrelerinde taslar baslar.Güzel kaya ve balik manzaralari vardir. 6-Yalniz Ada Bati Yüzü : 18 metrelerde taslar baslar, 35 metrelere kadar iner. Balik ve kaya manzaralari güzeldir. Böcek görülebilir. 7-Yelken Adasi Bati Yüzü : 21 metrelerinde taslar baslar, 36 metrelere kadar iner. Bol balik, böcek ve güzel kaya manzaralari görülebilir. Muhtesem tüplü kurt tarlalari vardir. Fotografçilar için çok iyi bir yerdir. 8-Incirli Adasi Bati Yüzü : 17 metreden baslayarak, 38 metrelere kadar iner. 24 metrelerinde eski bir batigin kirilmamis saglam anforalari ve çapa demiri bulunmaktadir. Burada asagilara dogru parçali taslar devam ederler. Taslarin üzerleri beyaz dal mercanlarla kaplidir. Bu mercanlarin arasinda her cinsten balik ve böcek görülebilir. Çok zevkli bir dalis noktasidir. 9-Kara Ada Incirli Yüzü : Tepesi 19 metreden baslar, 32 metreye kadar devam eder. Balik, böcek migri ve güzel manzaralar vardir. Eski gemilerin takilmis çapalari güzel manzara olusturmaktadir. 10-Kara Ada Yildiz Koyu : 20 metrelerde taslar baslar. Amfora ve eski gemilere ait bes adet büyük çapa demiri vardir. Yilan baliklari, karagöz sürüleri, böcekler görülebilir. 11-Melina Adasi Bati Yüzü : Taslar 3 metreden baslar. Sag tarafinda 19 metreye kadar devam eden bir duvar vardir. Ögrenci ve bir yildiz dalici için güzel bir yerdir. Midilli istikameti 40 metrelere kadar iner böcek , balik ve kaya manzaralari çok güzeldir.Sol tarafi 15 metrede taslar baslar 37 metreye kadar iner.Büyük oyuklar vardir. Her havada dalinacak bir noktadir. 12-Emin’ in Kumbara : Tepesi 18 metrede iki adet tek tas vardir. Içlerinde melanur, karagöz ve levrek türü baliklar ve migri görülebilir. Sol tarafina dogru 26 metrelere kadar 35 metre boyunda duvar yapar. 13-Bülent’ in Yeri : Tepesi 15 metreden baslar 27 metrelere kadar devam eder. Güzel oyuklar içinde çesitli baliklar vardir. 14-3 Taslar : Tepesi 13 metreden baslar , 24 metreye kadar iner. 5 adet büyük tastan olusur. Oyuklarinda bol miktarda karagöz, eskina, melanur sürüleri, sargoz görülebilir. Bol miktarda büyük yilan baligi, müren ve zamana bagli olarak da böcek görülebilir. 15-B.Ilyosta Açik Sigi : Tepesi 13 metreden baslar, 8 metrelik bir duvar yapar. Bu duvar 42 metrelere kadar devam eder. Çesitli türden balik (karagöz, sinarit, eskina, sargoz, barbun, orfoz), böcek ve müren görmek mümkündür. 16-B. Ilyosta Gavur Limani : Tepesi 3 metreden baslar, 35 metreye kadar devam eder. Ögrenci ilk ve ileri seviyedeki dalgiçlar için ideal bir noktadir. Balik, müren, böcek, deniz tavsanlari görülmektedir. 17-19 Kulaç : Tepesi 25 metreden baslar, 40 metreye devam eder. Balik sürüleri ve dip yapisi güzeldir. 18-Yumurta Adasi Lodos Burnu: Tepesi 22 metreden baslar, 28 metreye kadar devam eder. Eski gemilerden kalma haç seklinde demirler, amforalar, bol levrek ve karagöz sürüleri vardir. 19-Barbonaksa Sigligi : Üzeri 6 metreden baslar, 25 metreye kadar tas olarak devam eder. Çesitli balik sürüleri, yilan baligi ve parçali kaya manzaralari vardir. Ögrenciler için idealdir. 20-2 Manastirin Açigi 1. Tepe : Tepesi 24 metreden baslar, 37 metrelere dogru devam eder. Kaya ve balik manzaralari güzeldir. 21-Magarali Burnun Açigi : Tepesi 10 metreden baslar, kesintili olarak 35 metrelere kadar iner. Kaya ve balik manzaralari vardir. 22-Manastirin Açigi 2. Tepe : Tepesi 27 metreden baslar, 45 metrelere kadar devam eder. Kaya ve balik manzaralari güzeldir. 23-Patriça Burnu : Tepesi 10 metreden baslar, 35 metreye kadar devam eder. Kaya ve balik manzaralari mevcuttur. 24-Ali Reis Sigligi : Tepesi 8 metreden baslar, 27 metrelere kadar devam eder. Manzarasi çok güzeldir. Balik, böcek, müren görülebilir. Ögrenci ve bir yildiz dalicilar için ideal yerdir. Biraz akintisi vardir. 25-Kiz Adasi Ayvalik Yüzü : Tepesi 15 metreden baslar, 35 metreye kadar devam eder. Çesitli balik ve böcekler, kaya manzaralari görülmektedir. 26-Mirmircalar : Tepesi 4 metreden baslar, 30 metrelere kadar devam eder. Zevkli bir dalis bölgesidir. 27-Deli Mehmet 1 : Tepesi 18 metreden baslar, 42 metreye kadar iner. Çok çesitli kirmizi mercan ve gorgon agaçlarina sahiptir. Yilan baligi, müren, böcekler ve çesitli baliklar görülebilir. Türkiye’nin çok ender güzellikleri olan bir dalis noktasidir. 28-Deli Mehmet 2 : Tepesi 27 metreden baslar, 50 metrelere kadar devam eder. Birinci tepede oldugu gibi çesitli kirmizi mercan, gorgon agaçlari, müren, yilan baligi ve çesitli baliklar görülebilir. Muhtesem noktalardan birisidir. 29-Büyük Ilyosta Lodos Koyu : Taslar 23 metreden baslar, 37 metreye kadar devam eder. Böcek, balik, yilan baligi ve güzel kaya manzaralari vardir. ]]>
1386 2010-05-11 23:44:51 2010-05-11 20:44:51 open open ayvalik publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610818 _edit_last 1 views 193
Demre http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1388 Tue, 11 May 2010 20:47:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1388
Myra (Demre) her zaman Likya’nın en önemli şehirlerinden birisi olarak bilinir. En erken sikkeler M.Ö. 3.yy tarihlenir. Fakat şehrin en azından M.Ö. 5.yy da kurulduğu tahmin edilmektedir. Bölge Açiklama: Roma egemenliği döneminde Myra gelişmiş ve zenginleşmiş şehirliler sivil projelere cömertçe para yardımında bulunmuşlardır. Sen Pol Roma’ya gitmek için Andriake Limanından hareket etmeden evvel M.S. 6.yy da şehri ziyaret etmiştir. Bizans döneminde Myra önemli bir idari ve dini bir merkez olmuştur. Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Antrum : Bu bölge ismini, 27-42 metre aralığında bulunan büyük bir mağaradan alır. Mağara girişinin bulunduğu derinliğe kadar devam eden yamaç ve drop-off üzerinde sıklıkla akıntıyla karşılaşılmaktadır. Hem duvar üzerinde, hem de mağaranın yaklaşık 50 metre derinliğe sahip iç yapısındaki oyuk ve kovuklarda birçok irili ufaklı canlıyı görmek mümkündür.Bölge, kaya formasyonları ve canlı çeşitliliği dışında, Akdeniz’e ait sert ve yumuşak mercanların varlığı nedeniyle, benzersiz bir sualtı yapısına sahiptir. Zaman zaman akıntının şiddetlendiği bölgeyi, balık sürüleri de sık sık ziyaret etmektedir. 2-Blue Cave : Blue Cave farklı odacıkları ve kanalları olan oldukça büyük bir mağaradır. İç ve dış galeriler olarak ikiye ayrılanmağara, ismini, dışkısımdaki delhizlerden içeri giren mavi ışıktan alır.Hava boşluğuna çıkış yapmaya imkan veren iç galeriler ise tamamı ile karanlıktır. Mağaranın hem iç hem de dış galerilerinde yumuşak mercan oluşumları ve canlık çeşitliliği dikkat çeker.Döneme bağlı olarak, iç galerilerde karides(narval shrimp) sürüleri görülmektedir. Hem derinlik seviyesi hem de yapısı ile her seviyede dalıcıya mağara dalışı yapma imkanı tanıyan Blue Cave’in dışındaki resif 30 metre seviyesine kadar devam etmekte ve kaya formasyonları ile dikkat çekmektedir. 3-Deniz Feneri : Deniz Feneri, üç farklı rotaya sahip bir dalış noktasıdır. Bu rotaların seçiminde tecrübe ve ortam şartları önemli rol oynar.Akıntı bu bölgedeki önemli bir değişkendir. Dönemsel ve rüzgara bağlı olarak yönü ve şiddeti değişen akıntı, beslenme amacıyla bir çok canlının bölgeye gelmesine sebep olur. Bu canlılar arasında müren, ahtapot, papağan balığı, papaz balığı, akrep balığı, lahoz, orfoz, barakuda, deniz tavşanı ve akya en sık rastalananlardır. Deniz atları da bölgede dönemsel olarak görülebilen canlılardır.Deniz Feneri’nin en önemli özelliği ise; bölgenin tamamında, çeşitli dönemlere ait, sayıyız, sağlam amfora ve çapalardır. Deniz Feneri, dip yapısındaki zenginlik ve canlı çeşitliliği nedeniyle gece dalışları için de oldukça uygun bir bölgedir. 4-Duvar : Duvar, Kekova Adası’nın güney tarafında, açık denize bakan, Eğri Liman’ın girişinde bulunmaktadır. Böldede dalışlar akıntının yönüne göre planlanmakta, giriş ve çıkışlar farklı noktalardan yapılmaktadır. Duvar’ın en derin noktası olan 35 metre seviyesinden sonra dip yapısı kum ve kayalarla devam etmektedir. Bölgedeki akıntı canlı sayısını zenginleştirmekte, bir çok canlı beslenmek için bu bölgeye gelmektedir. Sıklıkla görülen canlılar arasında, baraküdalar ve vatozlar en popülerleridir. Bu bölgedeki dalışlarınız boyunca sayısız, irili ufaklı, çeşitli dönemlere ait amforalara rastlayabilirsiniz. 5-Eğri Liman : Kekova Adası’nın güney ucunda bulunan Eğri Liman sığ suları ve keyifli sualtı yapısıyla genellikle derin dalışların ardından tercih edilen bir bölgedir. Bölgede kum ve yosun zemin üzerinde derinliği 24 metreye kadar inen bir resif bulunur. Bu resifin üzerinde lahozlara, orfozlara ve baraküda sürülerine sıklıkla rastlanmaktadır. Bunların haricinde bölgede deniz tavşanı, müren, mığrı ve vatoz görmek de mümkündür. Eğri Liman’da kırık amfora ve ölü mercan kalıntıları sığ sularda dahi görülebilmektedir. Bu nedenle bölge, deneme dalışı ve snorkel yapmak isteyen misafirlerimiz için de uygundur. 6-İberian Coast : Bu bölge ismini, Şubat 2003’te batan ve boyu 72 metre, genişliği ise 11 metre olan bir yük gemisinden almaktadır. Batarken 3 parçaya ayrılan gemi, 7 ile 28 metre arası derinliklere dağılmıştır. Parçalanma sırasında geminin motor aksamı da gövdeden ayrılmıştır. Dalış sırasında geminin, motor, şanzıman, şaft gibi parçaları dış ortamda rahatlıkla görülebilmektedir.Geminin temel formu bozulmuş olmasına karşın kaptan köşkü, yaşam mahalleri, ambarları ve burnu yapılarını korumaktadır.Bölgedeki değişken derinlik hem deneyimli dalıcılara hem de deneyimsiz dalıcılara batık dalışı yapma şansı tanırken, düşük görüş batığa mistik bir hava katmaktadır. 7-Kaya : Kekova Adası’nın dış kısmında bulunan bu dalış noktası iki ayrı dalış rotasına sahiptir. Doğu tarafında 40 metre derinliğe inen dik kaya formasyonları, batı tarafında ise sığlıkların bulunduğu bölge hem derin dalışlar hem de basamak dalışları için oldukça uygundur. Dip yapısındaki kaya formasyonu dolayısıyla, bölge, orfoz, lahoz, böcek, karavida, müren gibi kaya canlılarına evsahipliği yapmaktadır. Dönemsel olarak akıntının kuvvetlendiği bölgede, büyük balık sürüleri de beslenme amacıyla bölgeye gelmektedir. 8-Koy : Kekova Adası’nın dış kısmındaki bölge iki ayrı dalış noktasına sahiptir. Sığ olan iç bölge, genellikle deneme ve adaptasyon dalışları için, ikinci bölge ise duvar ve akıntı dalışları için tercih edilir. Bölgedeki kayalık dip yapısı böcek, karavide, ıstakoz, akrep balığı, ahtapot, müren ve mığrı gibi canlıları içerisinde barındırır. Dönemsel olarak değişen akıntı şiddeti bölgedeki canlı çeşitliliğini önemli boyutta etkilemektedir. Özellikle Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında oluşan orta şiddetli akıntılar, bölgeye balık sürülerinin gelmesini sağlar. 9-Mağara : Bölgede farklı boyutlarda ve derinliklerde üç adet mağara vardır. Bu mağaraların iki tanesinde, yüzey seviyesinde hava odacıkları bulunur. Diğeri ise 16 metre derinliktedir. Her iki yüzey mağarası da duvarlarla çevrelenmiştir ve mağaralara ulaşmak için kayalar arasındaki çatlaklardan ve kanallardan geçmek gerekmektedir. Kanalın yapısı hareketlerinizi kısıtlamayacak kadar geniştir, ancak ortama zarar vermemek için palet kullanımında biraz özen gerekmektedir. Bölgedeki üçüncü mağara ise hava boşluğuna sahip değildir. 16 metre seviyesinden girilen mağaranın hem girişi hem de iç alanı oldukça dardır. Bu noktada oldukça temkinli ve yavaş hareket etmek gerekmektedir. Mağaranın içerisine girildiğinde ise binlerce karides sizleri karşılayacaktır. Bu esnada yumuşak zemine ve palet kullanıma dikkat edilmelidir.Mağaraların bulunduğu duvarda ise triton, böcek, karavida ve deniz tavşanı gibi canlıların görülme şansı yüksektir. 10-Reef : Mercan Kayalığı Kekova Adası’nın güneyinde, açık denizde yer alır. 1 metre derinlikten başlayıp 100 metreye kadar inen resife dalış ancak uygun hava ve deniz koşullarında mümkündür. Özellikle tecrübeli dalıcılar için uygun olan bölge derin dalışlar için tercih edilir. Resifin hem Kuzey hem de Güney cephesinde farklı dalışlar yapma şansınız vardır. Kayalık dip yapısı her iki cephede de kademeli şekilde derinleşir. Bölgenin açık deniz akıntılarına sahip olması canlı çeşitliliğini arttırır. Farklı türlerde, irili ufaklı balık sürüleri dönemsel olarak bölgeyi ziyaret ederler.Derine inildikçe dip yapısı kaya ve kum karışımına dönüşür. Bu seviyeden sonra, dal süngerleri, yumuşak mercanlar ve vatozlar neredeyse her dalışta karşımıza çıkmaktadır. Mercan Kayalığı’na yapılacak dalışlar günün erken saatlerinde yapılmalıdır, öğleden sonra batıdan esen rüzgarlar dalış koşullarını zorlaştırabilir. 11-The End : Bölgenin en uzak dalış noktasıdır. Limandan bölgeye ulaşmak yaklaşık 70 dakika sürmektedir. 10 metre seviyesinde başlayan dalış bir drop-off ile 32 metre seviyesinde devam eder. The End girişi 29 – 35 metre aralığında olan oldukça büyük bir mağaradır. Mağaranın ağzından geçişle beraber genişlemeye başlayan alan bir süre sonra büyük bir kaya kütlesi ile iki kola ayrılır. Sağ kol bu noktanın biraz ilerisinde sonlanırken, sol kolun sonu ile girişin arasında yaklaşık 40 metre vardır. Her iki tarafın duvarlarının kumla birleştiği kesimde binlerce karides sizleri süzmektedir. Bölge dönemsel olarak akıntıya açıktır. Özellikle Ağustos – Ekim ayları sığ sulardaki canlı çeşitliliği artar. Derinlerde ise daimi ev sahipleri orfozlar ve lahozlardır. Mağaranın içerisindeki dar yarıklarda gelincik ve eşkina görmek de mümkündür. Kaynak :Demre Diving ]]>
1388 2010-05-11 23:47:48 2010-05-11 20:47:48 open open demre publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610869 _edit_last 1 views 190
Gökçeada http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1390 Tue, 11 May 2010 20:49:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1390
Gökçeeada…eski adıyla İMROZ , Ege Denizinin kuzeybatısında bulunan ve Türkiye’nin sahip olduğu adalar içinde,yüzölçümü açısından en büyük olanıdır.Kirlenmemiş denizi ve bakir topraklarında maviyi yeşili bütün tonlarıyla barındıran şirin bir adamız. Bölge Açıklama: Dünü, bugünü ve özellikle yarınlarıyla gündemde yerini alacak olan Gökçeada yüzyılların içinden geçerek günümüze Grek kültüründen eski Rum köylerini , manastırlarını, kiliselerini taşımış, Türk ve Rum toplumlarının kaynaşarak dostluk ve kardeşlik içinde nasıl yaşanacağını göstermiştir. Tarihi ve doğal güzelliklerini her adımda görüp hissedeceğiniz Gökçeada’nın , sessizliğini sadece denizin uslanmaz dalgalarının bozduğu koylarında ve sahillerinde berrak sularıyla oynayarak yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Dalis Ve Dalis Noktalari: Gökçeada Sualtı Parkı, orfozlardan sinaritlere, levreklerden mercanlara, yunuslardan Akdeniz foklarına, yassı köpekbalıklardan kaplumbağalara kadar birçok deniz canlısının meskeni. Türkiye’nin ilk sualtı parkı olarak kurulan Gökçeada Sualtı Parkı yüzlerce canlı türüne sahip. Bitki örtüsü yeryüzünü aratmayacak kadar renkli. Sonsuzluk duygusu uyandıran uçsuz bucaksız deniz çayırları ve tükenmekte olan süngerler de varlığını koruma altına alınan parkta sürdürüyor. Adeta bir açık deniz laboratuarı görünümündeki parkta çok sayıda flora ve fauna türünün yanında, aralarında beyaz ve mavi köpekbalıkları, boz ve camgöz köpekbalıkları ve vatozların da bulunduğu 36 tür kıkırdaklı balık, 178 omurgasız hayvan, 11 deniz memelisi, 38 yosun türünün yer aldığı 350 deniz canlısının yaşadığı biliniyor Bugüne kadar saptanan sünger çeşidi sayısı da 49. Sualtı parkı yüzmek dahil her türlü aktivitenin son derece sınırlandığı, bir anlamda yasaklandığı bir çekirdek bölge ile onu çevreleyen tampon bölgelerden oluşuyor. Tampon bölgelerin sınırları deniz üzerinde bulunan ışıklı şamandıralarla belirleniyor. Tampon bölgeler ancak bir “rehber eşliğinde” ziyaretçilere açık. Rehber eşliğinde tüplü ve tüpsüz dalış da yapılabilen bu bölgede her türlü balıkçılık, sörf, jet ski, motorlu tekne geçişi yasak. Ayrıca kıyı bandı da kapalı. Sadece eğitim ve dalış grupları için açılabiliyor. ]]>
1390 2010-05-11 23:49:54 2010-05-11 20:49:54 open open gokceada publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273610995 _edit_last 1 views 274
Bozcaada http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1392 Tue, 11 May 2010 20:53:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1392
Dalış noktalarının genelde sığ olmasından dolayı bir çoğuna kıyıdan yüzerek ulaşma olanağı vardır. Belki de Türkiye’de kıyıdan tüplü dalış yapılan yerlerin başında gelmektedir. Dalış Ve Dalış Noktaları: 1-SULU BAHÇE: En çok 20 metre derinliğindeki resif yaklaşık 1 km uzunluğundadır. Bölgeye kıyıdan yüzerek birkaç dakikada ulaşılmaktadır. Akıntıyı arkanıza aldığınızda resifin büyük bir kısmını tek dalışta bitirebilirsiniz. Ancak yöreye yapılacak birkaç dalış size daha kolay gezi ve fotoğraf olanağı sağlayacaktır Kayalar arasındaki sünger ve salyangozların renkli yaşamını daha iyi görebilmeniz için gündüz dalışlarında da fenerinizi yanınızdan ayırmamalısınız. 2-BAKLA TAŞLAR: Oldukça geniş alana yayılan bu dalış bölgesindeki taşların biçimleri sebzelerden baklaya benzemesinden dolayı yöre bu isim ile anılır. Aslında taşlar Sulubahçe resifinin uzantısı niteliğindedir. Uzunluğu 2km’yi bulan resifin en derin yeri 16 metredir. Bozcaada’nın karagöz, lagos ve orfoz gibi taşlarda gezen balıkların tümünü burada bulmak olasıdır. 3-AYAZMA:Ayazma Bozcaada’nın en ünlü kumsalıdır. Yöre, ada halkının yanı sıra dışarıdan gelen konukların da akın ettiği bir kumsaldır. Yüzen insanların ve gezi teknelerinin yoğunluğundan ürken canlılar kumsalın açığındaki resifte pek fazla barınmazlar. Dolayısı ile gece dalışlarının yapıldığı Ayazma resifi en çok 13 metre derinliğinde olup yaklaşık 800 metre uzunluğundadır. Birçok kum canlısının yanı sıra resifin diğer gece bekçileri de karanlığın artmasıyla gelmeye başlar. Görülecek kabuklu canlılar arasında onlarca çeşit deniz kabuklusu bulunmaktadır. 4-MERMER BURNU:Yüksek kayaların doğal bir liman oluşturduğu Mermer Burnu rüzgarlı günlerin dalış bölgesidir. Koyda 3 ayrı dalış noktası bulunmasına rağmen sırtınızı dağlara çevirdiğinizde koyun sol tarafı en güzel dalış yeridir. Fok mağaralarının bulunduğu kayalar arasında kimi kez foklarla karşılaşmak olasıdır. Kayalar arasındaki ahtapotlar ve renkli deniz tavşanlarının yanı sıra renkli sünger ve şakayıklar fotoğrafçılara hoş anlar yaşatır. Eğitim amaçlı da kullanılan dalış bölgesinde derinlik 15 metredir. Kumlar arasında ise birçok eski çapa, kırık tabak parçaları ve amforalara rastlanır. Kıyıda henüz yapımı süren dalış okulu ve motel ise yakında bitirilip hizmete girecektir. 5-KALIN BURUN: Tekne ile ulaşılan bu dalış bölgesi belki de adanın en derin resifi konumundadır. Derinliğin 30 metrelere ulaştığı yerlerde sağlam ve kırık birçok amfora ile karşılaşmak olası. 6-İKİNCİ SIĞLIK: Ulaşımın tekne ile yapıldığı taşlar Mauna adasının 1 mil kadar açığındadır. Bu sığlıkların Gökçeada’ya kadar sürdüğü söylenmektedir. Dalgaların ve akıntının oldukça yoğun olduğu yörede, genelde dalışa uygun hava koşulları ile pek karşılaşılmaz. Dolayısı ile neredeyse el değmemiş olan yöre, daha çok deneyimli ya da serüveni sevenler tarafından kullanılmaktadır. Güvenlik kurallarının kolay sağlanamaması nedeniyle dalış merkezleri buraya pek gitmeyi sevmezler. 7-MAVRIA (TAVŞAN) ADALARI: Bozcaada’ya 6 mil kadar uzakta olup, dört adadan oluşan dalış bölgeleridir. Günlük dalış gezilerinin yapılacağı bu adalar temiz denizi ile bilinir. Dalmayanlar ve şnorkel ile dolaşanlar için de oldukça eğlencelidir. Adalardaki dalışlar sırasında ulaşılacak en derin nokta yaklaşık 35 metredir. ]]>
1392 2010-05-11 23:53:25 2010-05-11 20:53:25 open open bozcaada publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273611333 _edit_last 1 views 200
Kalkan http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1394 Tue, 11 May 2010 20:57:04 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1394
Kaş-Fethiye yolunun 30. km.’sinde yer alan Kalkan (Kalamaki), güney girişindeki irili ufaklı adaların çevrelediği küçük bir koyda kurulmuş liman yerleşkesidir. Bölge Açiklama: Bezirgan Düzü’nün, daha batıdaki Ovagelemiş ve Fırnaz köylerinin ürünlerinin sevk edildiği bir liman yerleşmesi olarak bilinen Kalkan, son yıllarda gelişerek bölgenin turizm merkezi konumuna gelmiştir. Deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine bugün “Kale İçi” denmektedir. Kale İçi’nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli,davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır. Dalis Ve Dalis Noktalari: Tecrübeli dalıcılara yönelik olan Kalkan sualtı, ciddi dalışlar yapıp form tutmak isteyenler için idealdir. Akıntı, sert rüzgar, duvar dalışı, batıklar bölgenin dalış zenginlikleridir.30’lu metrelerde yüzlerce ıskarmoz ve ortozların akıntıda durabilme becerileri seyredilmeye değerdir.Kaplumbağa, orkinos, vatoz, köpekbalığı görülebilecek deniz canlıları arasındadır. Patara kanyonu, mercan ve sünger çeşitleriyle süslüdür. 11 metreden 132 metreye inen fener duvarı, oldukça canlı ve renklidir. Öksüz Ada ise köpekbalığı ailesinden keler balıklarını barındırır.Tarihle dolu Kalkan’ın suları da aynı güzellikler ve sualtı kalıntıları ile sizi beklemektedir. Kalkan’ın Kaş’a yakınlığı nedeniyle bir ölçüde aynı dalış noktalarını içermektedir. Kalkan’a uzak olanları Kaş bölümünde incelenmiştir. Kaş ve Kalkan’ın birbirine olan yakınlıklarından dolayı aynı tatil içerisinde iki yöreye de dalış yapma imkanınız vardır. Kalkan’ın sualtı yapısı Kaş’a göre daha renklidir. Kayalardaki renkli dünya Kaş’da 30 metrelerin altında başlarken, bu oluşumlar Kalkan’da daha sığlarda görülür. 1-Vatos Kayası : Derin dalışları sevenler için en uygun yer Kalkan’dır. Günün ilk derin dalışlarının yapıldığı Vatoz kayalığı limana 45 dakika uzaklıktadır. Resif 8 metrelerde başlamaktadır. Oldukça geniş alana yayılan kayalığın yaklaşık çapı 60 metre kadardır.Dalış bu geniş çaplı resifin etrafında yapılmaktadır. Günye tarafında daha büyük kayalar bulunmaktadır. Renkli sualtı dünyası burada makro canlılar ile fotoğrafçıları ya da gündüz dalışlarında elinde fener taşıyanları beklemektedir. Taşların bitip kumun başladığı 35 metrelerde ise yöreye adını veren vatozlar bulunmaktadır.Boyları en az bir metre olan bu sevimli canlılar yaklaşan dalgıçların kabarcık sesiyle ile kumda hareketlenmeye başlarlar. Arkalarından izlendiğinde ise, daha hızlanarak bıraktıkları toz bulutunun içinde kayıplara karışırlar. Eğer onlara yaklaşmak isterseniz, ani hareketlerden kaçının daha doğrusu bu konuda deneyimli dalış hocalarını izleyin. Resifin sazlarla kaplı sevimsiz kuzey tarafı ise dönüş yoludur. Tam bir daire çizip, sazların arasından döneceğinize dalışa bşladığını yönü gerisin geriye izlemeniz size daha renkli dakikalar yaşatacaktır. Böylelikle dönüşte orta sudan yüzmek zorunda kalmayacaksınız ve akıntıdan fazla etkilenmeyeceksiniz. 2-Heybeliada : Üzerinde yaşayan binlerce kuş ile ünlü adada dört ayrı dalış noktası vardır. Kalkan limanına olan 45 dakikalık uzaklığı ile Kalkan’ın en büyük adasıdır.Rüzgarlı günlerde açıkta demirlemenin zor olduğu anlarda belki de Kalkan’da dalışın yapılacağı tek bölgedir. Adanın güneyi sualtında barındırdığı renkler ve sürü gezen sinaritleri ile 80 metrelere kadar sürmektedir. Doğusu ise her ne kadar 45-50 metrelere kadar inse de kimi kez karşılaşılan sazlıkların kayalar ile birleşim noktaları iri lagosları barındırmaktadır. Diğer bir derin dalış noktası olan batısı ise 40 metrelere kadar inen bir duvar dalışıdır. Kalkanın sürü halinde gezen büyük orfoz ve lagosları yörenin sakinlerindendir.Adanın doğusu ise sığ olması nedeniyle eğitim amaçlı kullanılmaktadır. Günübirlik çıkan teknelerin de aynı zamanda mola verdiği doğudaki bu koyda binlerce kuş sesi arasında denizin tadını çıkarabilirsiniz. 3-Panoroma Resifi : Kalkan’daki dalış merkezleri kadar Kaş’takiler için de vazgeçilmez bir dalış noktasıdır. Kaş’a 1.5 saat uzaklıkta olmasına karşın Kalkan limanına 45 dakika uzaklıktadır. İki ayrı dalış noktası bulunan resif adından da belli olduğu gibi göreselliği açısından son derece çoşku vericidir. Sarı Belen Adası açığında bulunan resifte kimi kez Akdeniz foku ile karşılaşanlar olduğu söylenmekte. Bilindiği gibi soyu tükenmekte olan bu canlılar tüm Türkiye ve Akdeniz ülkelerince koruma altındalar. 40 metrelere kadar inen resifte baraküdalar buranın sürekli bekçileridir. Kaplumbağa ise çoğunlukla karşılaşılan canlıların başında gelmektedir. Sürüler halinde gezen büyük orfoz ve lagoslar derin, pırıl pırıl sularda sizi beklemektedir. Zaman zaman anforalar ile de karşılaşabilirsiniz. Genellikle büyük balık ve canlıların olduğu Panorama resifte geniş açı mercek koşulu olmakla birlikte makro canlılar için de birkaç dalış yapmak gerekir .4-Öksüz Ada : Kalkan’daki diğer dalış noktaları gibi Oksiz Ada da limana yaklaşık 40 dakika uzaklıklaktır.Genellikle gece dalışlarının yapıldığı adada iki dalış noktası vardır. Duvarların 35 metrelere kadar inmesine karşın gece dalışları daha sığ sularda yapılmaktadır. 7-8 metrelerden sonra ahtapot ve karavidaların kovuklar içinde belirmesiyle renkli dakikalar başlamaktadır. Diğer dalış noktalarına da yakınlığından dolayı gündüz dalışlarında gezgin baraküda ve lagoslar görülmektedir. Dalış noktalarında sıkça karşılaşılan kırmızı renkli kabuklu yengeçler ise makro fotoğrafçıların ilgi noktasıdır. 5-Kaptanoğlu Resifi : Tekne ile Kaş limanından yaklaşık 40 dakikalık yolculuk sonrası ulaşılır. Oldukça sığlardan başlayan resif 40 metrelere kadar inmektedir. Geniş bir alana yayılan kayalıklar iki ayrı dalış bölgesini bünyesinde barındırır. 28 metrede bulunan açık deniz şamandırası ve etrafı oldukça ilginçtir.Kış aylarında da dalış olanağı olan Kaş’a uzun tatillerde birçok yerli dalgıç grupları gider. Yazın kalabalıından kaçan birçok canlı ise bu resife kışın geri dönmüşlerdir. Dolayısı ile yazın sunduğu güzelliklerin çok daha fazlasını kış dalışlarında sergileyen resif aranılan bir bölgedir. Genellikle sert akıntıların olduğu yörede fırtınalı havalarda bir işaret şamadırası ya da BC nin cebinde taşınan, gerektiğinde şişirilen bir şişme sosis ile dalınması önerilir. Vatoz, domuz balığı ve uzaktan geçen büyük orfozlar sıkça gözlenir. 6-Rüzgar Kayası : Özellikle derin ve akıntılı su deneyimi olan dalgıçlar içindir. 24 metrelerde başlayan kayalık resif birçok balığa ev sahipliğ yaparken kayalar 50 metrelere kadar sürmektedir. Akıntının yoğun olmasından dolayı tekne genelde demir atamaz. Yüzeye çıkıldığında rehberlerin cebinden çıkarıp, yüzeye bıraktıkları şamadıraya gelen tekne sizi alır. Akıntıyı seven akya ve orkinoslarla özellikle Ağustos ve Eylül aylarında sık sık karşılaşılır. Kaynak :Y. Fehmi ŞENOK – Sualtı Fotoğrafçısı ]]>
1394 2010-05-11 23:57:04 2010-05-11 20:57:04 open open kalkan publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273611973 _edit_last 1 views 185
Kaş http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1396 Tue, 11 May 2010 21:08:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1396
Kaş- Akdeniz’in derin mavisiyle doğal güzelliklerinin evliliği… Antik Likya yöresinin merkezi Kaş, Toros Dağlarını Akdeniz’in masmavi sularına hayran bırakır. Bakir koyları ve keşfedilmemiş derinlikleriyle kristal mavisi denizini korumaktadır. Bölge Açiklama: Kaş, Türkiye’nin güney kıyısında bulunan tarihsel bir kasabadır. Likya medeniyetinin en önemli limanlarından ve şarap üretiminde bulunan Kaş, şimdi antik taş mezarları ve kalıntıları ile cevrili Antiphellos’a ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca dünyada en güzel 50 dalış yerileri arasında Kaş da gösterilmektedir.Kaş’ın tam karşısında bulunan Yunan Meis Adası sadece 3 mil açığındadır. Meis’e ve Likya medeniyetine ait antik şehirlerine (Kekova, Batıkşehir, vs.) günlük tekne turları düzenlenmektedir. Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Kanyon : İnsana uçma hissi veren muhteşem sualtı kanyonu; 3 metreden 23 metreye kadar iner. Daha sonra 60 yıllık gemi batığı başlamaktadır. Yeni başlayan dalgıçlar için max.18 metreye alternatif bir rota da izlenebilir.Deniz kaplumbağası, kalamar, deniz tavşanları, orfozlar, barakuda ve akya sürüleri görmeniz olasıdır. 2-Neptün Resifi : Dip mesafesi 12-30 metre arasında değişen, dalışı rahat bir resif. Tarihi amfora ve kalıntılar var.Çok eski antik amforalar (2000 yıllık), nadir deniz tavşanları, triggerfish, akya, orfoz, küçük bir kanyon, bazen deniz kaplumbağası görebilrisiniz. 3-Tünel : Kendinizi 18 metre de (5×5 metre) bir holün içine girip aniden çok güzel yarı kapalı (çıkışı sürekli görülebilen) bir mağarada buluyorsunuz. Burada çok güzel yumuşak bir mercan duvar üzerinde büyümektedir ve dibe yaklaştığınızda küçük bir karides göreceksiniz. Sonra rotanızı çok hoş bir yamaç boyunca sürdürürsünüz ; harika deniz tavşanlarını ,papağan balıklarını , asker balıklarını, karavida ve hatta orfozları görebilirsiniz. 4-Oasis Reef : Etrafı kumluk ve deniz çayırları ile çevrili dağlık küçük bir resif. Resife giden yol boyunca içlerindeki karideslerle simbiyotik yaşayan, dev deniz midyelerini (Pina) göreceksiniz. Resifte ise mürenlere ve kardinal balıklarına ev sahipliği yapan pek çok küçük mağara var.Ayrıca bir çok antik amfora görebilirsiniz. Resifin yakınlarında 2 büyük orfoza , bir çeşit yumuşak mercana ve nadir görülen bir tür anemona ev sahipliği yapan küçük bir gemi batığı uzanıyor. Oasis resifi dalış açısından esnek bir noktadır : 2-3 kez ziyaret edilebilir. İyi gözlerle denizatı bulma şansınız bile var.Kalamar, deniz tavşanları, küçük gemi batığı, orfozlar, deniz kaplumbağası, bazen de barakuda görebilrisiniz. 5-Assi Adası : Ahtapot, barakuda, nadir görülen deniz tavşanları,orfoz ve bazen de deniz kaplumbağası görmek için iyi bir nokta. Burası çevresinde dalış yapılabilecek küçük bir ada. Sualtı fotoğrafçıları bir çok güzel motif bulabilirler. Orfozlar,deniz tavşanları, akya sürüleri, küçük ton balıkları, ahtapot görülebilmektedir. 6-Two Brothers : Bir çift adadan oluşur fakat 3 ayrı dalış noktasını kapsamaktadır. Sığ su dalışından, standart dip limitlerinin üzerinde bir noktaya kolaylıkla geçiş yapabilirsiniz.Orfozar, deniz tavşanları, akyalar, müren, ahtapot, karagöz balıkları görülebilmektedir. 7-Flying Fish : Dalgıçların oylama sonucuna göre, Scuba-magazin ve dalış merkezleri, Flying Fish’i Türkiye’nin “en iyi” dalış noktası seçmişlerdir. Ana sebeplerden biri, 58 metrede başlayıp 70 metreye kadar uzanan ikinci dünya savaşından kalma (İtalyan bomba uçağı) uçak batığıdır.İkinci dünya savaşından kalma uçak batığı, barakudalar, bazı nadir salyangoz türleri, vatoz, ahtapot, müren, akya sürüleri , karagöz balıkları, trigger fish, bir çok dev orfoz görülebilmektedir. 8-Besmi Reef : Kaş`ın dalış bölgeleri içinde bulunan ada ve yöresi bugün Bodrum müzesinde sergilenmekte olan Uluburun batığının kazı çalışmaları yapıldığı noktaya oldukça yakındır. Uluburun batığı MÖ 1300`den kalma en eski gemi batığı olma özelliğini taşır. Antik kazı yapılan bölgeye oldukça yakın olan Besmi Adası Yunanistan`a ait Meis adasına sınır olacak kadar da yakındır. Adanın dalış noktası 8 metreden başlayıp 50 metreye kadar gider. Deneyimli dalgıçlar için oldukça coşku verici, uygun bir dalış noktasıdır. Suyun her zaman berrak olduğu bu dalış noktasındaki kimi kez güçlenen akıntıya özen göstermek gerekir. 40 metrelere gelindiğinde ise antik çağın tanığı amforalar sizi beklemektedir. Kısa saplı, kısa gövdeli amforalar belki de yöredeki bir başka batığı bizlere bildirmektedir. Dolayısı ile bu kalıntıları ileride sualtı arkeologlarına yol göstermeleri açısından dokunmadan inceleyip dalışımızı noktalamalıyız. Dalışın bir diğer güzelliği de baraküdalardır. 9-Gürmenli Adası : Kaş`a 45 dakika uzaklıktadır. Kalkan tarafına doğru olmasından ve açık denize bakmasından dolayı oldukça büyük balıkların sürü olarak dolaştığı noktalardan birisidir. Adnın kuzey ve güney bölgelerinde oldukça güzel birkaç dalış noktası bulunmaktadır. Adanın kuzeyindeki duvar dalışı yapılan nokta 8 metreden başlayıp 50 metrelere kadar inmektedir. 25 metredeki 3 adet demir çapa fotoğrafçıların durak noktasıdır. 45 metreler ise sürü halinde gezen baraküdalarla, lagoslarla ve yanınıza oldukça sokulan ilgili akyalarla doludur. Koyun içinde ise yine 8 metreden başlayıp 20 metrelere kadar inen bir duvar vardır. Dolayısı ile aynı yerde iki ayrı dalış yapılmakla birlikte dalgıçlar deneyimlerine göre de dalış noktası seçebilirler. Adanın güney ucunda ise oldukça ilginç bir dalış noktası vardır. Gürmenli ile küçük ada arsında kalan bu dalış noktasına dalış merkezleri `ay üssü` ya da `uzay` adını vemişler. 20 metre derinlikte bulunan resifin üzeri dikikler ile dolu. Bembeyaz renkli bu resif hiçbir yosun ya da benzer canlı ile kaplı değil. Sünger ve mercan gibi oluşumların da olmamasından pek yaşam yok ancak gezgin büyük balıklar sık görülür. 10-Gürmenli Kayası : Gürmenli adasının 1 mil kadar güneyindedir. Su üzerindeki bu iki kayacık adaya yakınlığından dolayı Gürmenli Adası`nın kayalıkları olarak tanımlanmıştır. Açık sularda dalışın coşkusunu burada bir kez daha tadabilirsiniz. Adaya bakan güney kayalıklarında 30 metreye kadar inen renkli bir sualtı yaşamı var. Makro mercekle dalmak her ne kadar doğru olsa da, büyük sürü balıklarının yörenin sakinlerinden olduğunu unutmayın. Kayalıkların doğusunda ise 50 metreye kadar inen kayalar akıntı ve derin su deneyimli dalgıçları beklemektedir. Balığın sırtı biçimindeki kayaların genişliği 40 metre kadardır. Yöredeki kumluk bölgeler ise vatozların hızla yol aldığı bölgelerdir. 11-Likya Batığı : Osmanlı batığına oldukça yakındır, hatta tam karşısındaki dik yamaçların uzantısıdır. Duvar dalışının sonunda 25 metredeki ahşap batık, geniş açı fotoğrafçıları bekler. Likya dalış merkezinin eski teknesi olan bu batık, 13 metre uzunluğundadır. Batığın dışında duvarın oldukça renkli olması, sualtının küçük canlılarını bize tanıtır. Gece dalışlarının yapıldığı bu duvar karideslerin dışında daha birçok yaşamı bizlere sunmaktadır. 12-Fener Burnu : Kaş limanının çıkışında birkaç mil güneyindeki yarımadanın ucudur. Genelde eğitim sonrası dalışları yapılmaktadır. Yavaş yavaş derinleşmesinden dolayı deneyimsiz dalgıçların kendilerine güven duymalarını sağlar. Dalış konusunda deneyim kazanmaya başlayanları ise 38 metreye kadar inen kayalıklar beklemektedir. 3 ile 18 metreler arasındaki kırık amforalar ve renkli gün balıkları 1 yıldız dalgıçlar için oldukça ilginçtir. 38 metrenin sonunda başlayan kumluk ise vatoz balıklarının yaşadığı bölgedir. 13-Uluburun Batığı : Uluburun açıklarında yapılan kazıdan çıkartılan kabuk parçaları, geç Tunç Çağına ait, dünyadaki en eski açık deniz gemisine aittir. Geminin yapıldığı sedir ağacının dendokronolojik tarihlemesine göre Uluburun gemisi M.Ö 1.300de batmıştır. Geminin boyu yaklaşık 15 metre, eni 5 metredir ve 20 ton yük taşıdığı tahmin edilmektedir. 10 ton bakır ingot ve 1 ton kalay, geminin ana yükünü oluşturur. Ayrıca 150 adet Kenan kil kavanoz, 10 adet pitos, 3,3 ton toplam ağırlığında tek delikli 24 çıpa (bunlardan ikisi 21,9 kg. ve 25,9 kg. ağırlığında olup, büyük olasılıkla geminin demirlemesi için diğerleri de balast olarak kullanılmaktaydı), tunç aletler, devekuşu yumurtaları, mühürler (en önemlisi Nefertiti’ye ait olan), heykelcikler.. Muhtemel rotası, ya Suriye-Filistin kıyılarından ya da Kıbrıs’tan Ege’ye doğrudur. Kazı sonuçları, Uluburun gemisinin Kenan ya da Kıbrıs yapısı olduğu yönündedir. Yapımında, sedir ağacı kullanılmıştır. Kaplama tahtaları geçme yöntemi ile birleştirilmiştir. Aynı yöntem, Uluburun dan bin sene sonra Yunan-Roma gemilerinde de kullanılmıştır. Bugün yaygın olan önce iskelet yönteminin aksine, önce kabuk yöntemi ile inşa edilmiştir. Yani, önce geminin dış yüzeyi, kabuk inşa edilmiş, daha sonra içerisine iskeleti eklenmiştir. Uluburun gemisinden daha da öncesine tarihlenen, önce kabuk ve geçme yapım tekniği ile yüzdürülmüş gemilere Eski Mısırda rastlamaktayız. Ancak Uluburun gemisinde, bu geçmeler kavelalarla kilitlenmektedir ki bu bir ilktir. Sonraları, Romalılar bu sisteme Fenike geçmesi diyeceklerdir. Uluburun kazısı öncesi, bilinen en eski kilitli geçme yöntemi Girne Batığında kullanılmaktadır (M.Ö. 4.yy). Uluburun Batığından çıkartılan kabuk parçalarında postaya rastlanmamıştır. Omurga geleneksel tipin tamamen dışındadır. Geminin başında ve kıçında, en geniş yerinin dörtte biri kadar daralan omurga, orta noktada, karina kısmında 2 cm kalacak şekilde kabuğun içine doğru girer. Omurganın genişliği yüksekliğinden fazladır (28cm * 22cm). ]]>
1396 2010-05-12 00:08:09 2010-05-11 21:08:09 open open kas publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612091 _edit_last 1 views 205
Kuşadası http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1398 Tue, 11 May 2010 21:10:20 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1398
Kuşadası-Aydin il merkezine 71 km. uzaklikta, Ege Bölgesi’nin denizle bulustugu kiyi seridinde yer almaktadir. Bölge Açiklama: Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Dilek Yarimadasi ile sinirlanan ilçe merkezi Izmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odaginda bulunmaktadir. Kusadasi Limani, Yunanistan’a ait Sisam adasina yakin olmasi nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye’nin ikinci önemli deniz kapisidir. 1-ADA BANKO 2-BARBAROS RESIFI 3-PAMUCAK RESIFI 4-ADA KALE BURNU 5-SHELL RESIFI 6-BLUESKY KAYALIGI ]]>
1398 2010-05-12 00:10:20 2010-05-11 21:10:20 open open kusadasi publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612348 _edit_last 1 views 186
Bodrum http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1400 Tue, 11 May 2010 21:13:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1400
Bodrum pek çok kalpte özel bir yer tutar. Türk sanaçi ve entellektüelleri için popüler bir yuvadir. Bodrum’da yasadigi bilinen ilk yazar, “Halikarnas Balikçisi” namiyla Cevat Sakir Kabaagaçli’dir. Bölge Açiklama: Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923 yilinda kurulmasindan sonra, Cevat Sakir Kabaagaçli, günün politikasina ters düsen görüsleri yüzünden Bodrum’a sürülmüstü. Buradaki yasam hakkinda yazdigi roman ve öyküler, kendisi gibi romantikleri buraya çekti ve bugünkü Bodrum’un keyfini çikardigi o bohem atmosferin dogmasina büyük rol oynadi. Adinin Türkiye’nin disinda pek bilinmemesine karsin, Cevat Sakir Kabaagaçli en az Kral Mozolus kadar Bodrum’un ünlü bir sakinidir.Bodrum’a gelmisken Sualti Arkeoloji müzesini gezmeyi ihmal etmeyin. Dalis Ve Dalis Noktalari: Bodrumda dalis turlari sizi antik caglarin batiklarina ve dogal güzelliklerine oturur. Bodrum civarindaki 15’i askin dalis noktasinda Ege ve Akçenizin tipik Flora ve Fauna’sinin yani sira magaralar, tüneller, duvarlar ve hatta meteor çukurlari bulunur. Bodrum civarinda görülen birçok tropikal baligin yani sira, birçok balik turu ve ahtopotlarin yuvalandigi ilginç kaya formasyonalri görülür. Bu dalislar sirasinda antik amfora kiriklari ve tas cilalar görme ihtimalininiz çok fazladir. Bodrum yakinindaki iki siglik özellikle ilginç balik türleri ve doga gözelikleri ile sualti fotografçilarinin ilgisini çeker. Özelikle Bodrum açiklarindaki Karaada 8 adet önemli görkemli dalis noktasi ile dikkatleri üzerine çeker. Bu dalis noktalari Kaçakçilar Magarasi veya Kabarcik Magarasi gibi ilginç isimler tasirlar. Karada etrafindaki demir atma yerleri sig olmasina ragmen bütün dalis yapanlar kayitli bir dalis rehberi ile dalmak zorundadirlar. Dalis noktalarindaki derinlik 6ila 40 metre arasinda degisir ve görüs yaklasik 20 metre dir. Nisan ayindan Ekime kadar Su sicakligi 17 ila 22 C arasinda degisir. 1- Kurt Burnu: Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Tekne ile yaklasik 15 dakika sürmektedir. Kaya olusumlari yaklasik 3 metreden baslayip, 20-30 metrelere kadar inmektedir. Alçalma/Yükselme sirasinda kaya baliklari, orfoz, deniz yildizi, deniz hiyari ve birçok kirik amfora parçasi görmeniz mümkündür. Yaklasik 15 metre derinlikte eski bir Fenike gemisine ait bir çapa bulunmaktadir. 2- Tilki Burnu: Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Tekne ile yaklasik 12 dakika sürmektedir. Kaya olusumlari yaklasik 3 metreden baslayip, 20 metreye kadar inmektedir. Kaya çikintilari, deniz yataginda taslik ve kumluk yüzeyler ve deniz yosunlari mevcuttur. Hemen hemen her dalista müren ve ahtapaotlar ile karsilasmaniz mümkündür. 3- Büyük Resif: Bodrum için sembolik bir dalis noktasidir! Tecrübeli ve baslangiç seviyesindeki lisansli dalgiçlar için uygundur. Tekne ile yaklasik 15 dakika sürmektedir. Resifin üst kismi yaklasik 4 metreden baslar ve 28-32 metreye kadar derinlesir. Bodrum/Gümbet tarafina bakan kismi teraslar halinde asagi iner, Karaada’ya dönük kismi ise dik bir duvar dalisidir. Vatoz, orfoz, çesitli süngerler, kaya baliklari ve birçok balik çesidi görmeniz mümkündür. Zaman zaman su yüzeyine dogru bakarak, herhangi bir baraküda sürüsünün geçip geçmedigini kontrol edin. 4- Küçük Resif: Küçük Resif, Büyük Resif’ten Bodrum’a dogru 200 metre ileride yer almaktadir. Yaklasik 5 metreden baslar ve 28-30 metrelere kadar iner. Resifin dikey duvarlarini iyice tarayarak, orfoz sürülerine, lagoslara, levreklere, akyalara, müren, ahtapot ve kaya baliklarina rastlamaniz mümkündür… Ve eger sansliysaniz bir deniz kaplumbagasina! Bu mükemmel dalis noktasinda, kontrollü dalis yaparsaniz resifin etrafinda iki kere turlamaniz mümkün. 5- Fener: Karaada’nin hemen ucunda yer alir. Tekne ile yaklasik 20 dakika mesafededir. Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Kaya olusumlari yaklasik 5 metreden baslayip, 20 metreye kadar inmektedir. Kaya çikintilarini, kumluk ve yosunluk alani geçtikten sonra Beyaz Mercanlari görebilirsiniz. (Bu nokta, Karaada’da Beyaz Mercanlarin hala yasadigi tek bölgedir.) Ayrica ahtapot, kaya baligi, müren, orfoz ve birçok balik çesidi de size eslik edecektir. 6- SG115 Batigi: Tüm seviye dalgiçlar için güvenli bir batik dalisidir. En derin noktasi 30 metrede ve en sig noktasi 18 metrededir. SG115 29 metrelik bir hücum botu olup, Bodrum sualti dünyasina Türk Sahil Güvenligi tarafindan 2007 yilinda bagislanmistir. 7- Paçoz:Kaçakçi Koyu ve Fener arasinda yer alan bir noktadir. Tekne ile yaklasik 25 dakika sürmektedir. Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Yaklasik 6-7 metre derinlikte deniz bitkileri ile kaplanmis derin bir duvar göreceksiniz. Duvari geçtikten sonra 3 adet magara göreceksiniz. (Lisansiniza göre izin verilecektir). Karavida, baraküda, ahtapot, vatoz ve süngerler üzerinde dinlenen orfozlara rastlamaniz mümkündür. Deniz yatagi tas ve kumdan olusur. 14 metrelik “Sultan Teknesi” batigi da bu noktada yer almaktadir. 8- Kaçakçi Koyu: Tekne ile yaklasik 30 dakika sürmektedir. Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Koyun her iki tarafina dogru dalis yapilabilir. Yavas yavas 26 metreye kadar inen kaya olusumlari vardir. Kayalardaki çatlaklarda mürenler mevcuttur. Orfozlara ve çesitli renklerde süngerlere rastlamaniz mümkündür. 9- Delikli Magara:Karaada’nin arkasinda yer alan magaranin girisi, yaklasik 14 metre derinliktedir. Tecrübeli ve baslangiç seviyesindeki lisansli dalgiçlar için uygundur. Tekne ile yaklasik 40 dakika sürmektedir. Magaranin içindeki mor ve sari renkli olusumlar görülmeye degerdir. Dalis esnasinda orfoz, lagos, müren, ahtapot ve diger küçük balik çesitlerini görmeniz mümkündür. Magaranin girisi genistir. Tecrübeli dalgiçlar magaraya girebilir ve bacasindan disari çikabilirler. Magara kaya baliklari ve karavida’larla doludur. Magaranin tavanindaki 1 metre çapindaki delikten, 6 metre yukari çikarsiniz. Ilgi çekici olan ise, regülatörünüzden çikan hava kabarciklari yukarida toplanirlar. Kamerasi olanlar için bu mutlaka görüntülenmesi gereken muhtesem bir olaydir. 10- Pinar-1 Batigi: Güvenli ve eglenceli bir batik dalisidir! En derin noktasi 33 metrede en sig noktasi 18 metrededir. Tüm seviye dalgiçlar için ideal bir batik olan Pinar-1 Türk Deniz Kuvvetleri tarafindan zamaninda su tankeri olarak kullanilmis Alman yapimi bir gemidir. 37 metrede uzunlugunda bu batikta kaptan köskü, güverte ve kamaralar gibi birçok yeri dolasarak degisik bir macera yasayabilirsiniz. 11- Poyraz : Karaada’nin arkasinda yer alir ve tekne ile yaklasik 45 dakika sürer. Bu koy her zaman rüzgarli oldugu için, sicak yaz günlerinde oldukça ferahlaticidir. Hem tecrübeli, hem baslangiç hem de ilk defa dalisi kesfedecek olanlar için ideal bir noktadir. Kaya olusumlari yaklasik 5 metreden baslayip, 20 metreye kadar inmektedir. Orfoz, ahtapot, müren, deniz yildizi ve diger ufak balik çesitlerini görmeniz mümkündür. Amfora parçalari da mevcuttur. 12- Yassiada :Yassiada, volkanik patlamalardan olusmus degisik bir kayaliktir. Tekne ile yaklasik 50 dakika mesafede olan bu dalis noktasi, sadece tecrübeli dalgiçlar için uygundur, çünkü çok fazla akinti vardir. Yassiada, Aksona Burnundan 300-400 metre uzakliktadir. Karaada’ya bakan tarafi ve kuzey tarafi, çok sig ve yosunlarla dolu olmasi sebebiyle dalis için uygun degildir. Diger bölümlerinde ise, hemen hemen her dalista karavida, müren, ahtapot, orfoz, sinarit, akya ve baraküda görmeniz mümkündür. Bütün bunlara ek olarak da 3 metre uzunlugunda bir vatoz da dalgiçlara eslik etmektedir. 13- Aksona Burnu: Adini, Bodrum’un meshur sünger avcisi “Aksona Mehmet”den almistir, çünkü ilk defa onun tarafindan bulunmustur. Tekne ile 50 dakika mesafede olan bu nokta sadece tecrübeli ve baslangiç seviyesindeki lisansli dalgiçlar için uygundur. Kaya olusumlari yaklasik 3 metreden baslayip 20’lere sonra da bir kaya duvarina dönüserek 30-35 metrelere inmektedir. Bölgede birçok arkeolojik buluntular vardir. Dalisiniza deniz yosunlarini ve kayaliklari geçerek devam edin, sonunda 13.5 metrelerde eski bir Fenike gemi çapasi bulacaksiniz. (Dalistan yaklasik 16 dakika sonra) Çapa, kolaylikla görünebilmesi için yassi bir kayanin üzerine yerlestirilmistir. Duvara yaklasirken, 30 metre derinlikte bulunan neredeyse tüm bir parça halinde bulunan amforaya bakmayi unutmayin. Dalisinizda ahtapot, orfoz, lagos, barakuda, müren ve eger sansliysaniz kedibaligi görmeniz mümkündür. 14- Güney Ucu:Karaada’nin güneyinde yer alir. Tekne ile 50 dakika mesafede olan bu nokta sadece tecrübeli ve baslangiç seviyesindeki lisansli dalgiçlar için uygundur. Dalis, kayalik egimler, çikintilar, deniz yosunlari ve yosunlar arasinda bulunan dev istiridyelerden olusur. 16 metre derinlikte ahtapotlar mevcuttur. Küçük balik sürülerine rastlamaniz da mümkündür. Bu bölgede ufak magaralar ve 26 metrede yarim bir magara görürsünüz. Bu magarada, bir rafin üzerinde amfora vardir. Büyük bir orfoz bu magaranin önünde dolasir. 15- Kargi Adasi: Tekne ile yaklasik 1.5 saat süren bu ada, kuzeybati yönünde olup Akyarlardan 1 km. ve Kos (Yunanistan)’dan 3,5 deniz mili uzakliktadir. Sadece tecrübeli dalgiçlar için uygundur. Adanin üzerinde bir deniz feneri vardir. 5-25 metre arasinda IV.YY’dan kalma kirik amfora parçalarina rastlamaniz mümkündür. Kaya olusumlari yaklasik 20 metreden baslayip, 36 metreye kadar inmektedir. Bir dalista 20 tane müren görmeniz mümkündür! Ayrica bir sürü orfoz ve barakuda da görebilirsiniz. Bu noktanin tek dezavantaji, Kos adasina dogru olan kuvvetli akintidir. 16- Orak Adasi: Hem tecrübeli, hem de baslangiç seviyesindeki lisansi dalgiçlar için enteresan bir duvar dalisidir. 6 metreden baslayip 90 metreye kadar iner. Tüm dalgiçlarin bu duvari görmesini tavsiye ederiz. Tekne ile yaklasik 1.5 saat uzaklikta olan bu bölge, ulasilmasi zor ama sonunda keyif verecek olan bir dalis noktasidir. 17-Biçakçi Koyu : 1974 yilinda Kibris Baris Harekati’nda da kullanilan ve 01.07.2008 Tarihinde Bodrum Biçakçi koyuna batirilan C47 Nakliye Tipi uçak, dalicilar için görülmeye deger bir batiktir. ]]>
1400 2010-05-12 00:13:54 2010-05-11 21:13:54 open open bodrum publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612435 _edit_last 1 views 325 384 aytacaydin@paradisefoundbodrum.com http://www.paradisefoundbodrum.com 178.245.206.78 2010-08-31 14:35:15 2010-08-31 11:35:15 1 0 0
Marmaris http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1402 Tue, 11 May 2010 21:15:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1402
Marmaris – Akdeniz kasabasi olan Marmaris’ten Yunanistanin Rodos Adasi’na yakinligi nedeniyle hergün günübirlik seferler düzenlenmektedir.Dalış bölgeleri bakımından zengin olan Marmaris… Bölge Açiklama: Eski geçim kaynagi olan süngercilik turizmin gelismesi ile artik unutulmus ve yerini Yat Turizmine birakmistir. Dalis turizmi açisindan Türkiye’nin önemli bölgelerinden birisi olan Marmaris ve yakin çevresinde günübirlik gidilebilecek 52 ayri dalis noktasi vardir. Ayrica Marmaris – Bodrum, Marmaris – Fethiye güzergahlari Dalis Mavi yolculugu’nun önemli baslangiç noktasidir Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Sari Mehmet Burnu: Turunç ile Içmeler arasinda kalan burun ve koyu egitim dalislari ve tecrübeli dalgiçlar için güzel bir dals noktasidir. 5 m ile 21 m arasi kayalik yapiya sahiptir. Dalis merkezlerinin çok ragbet ettigi bu noktada bol miktarda karagöz, melanur sürüler halinde dolasir. Ahtapot, orfoz ve müren her dalista görülebilir. Gece dalisina çok uygun ve akintinin olmadigi, büyük kayalarin dik dik durdugu tatli bir sekilde derinlesen dalis noktasinda, Katedral Magarasi denilen bir kovuk bulunmaktadir. 2-Keçi Adasi Feneri: Marmaris’ten açik denize dogru çikilirken Fenerin oldugu burundur. 8-10 metreden 38 metreye kadar inen ve tecrübeli dalgiçlara zevk veren bir dalis noktasidir. Sansliysaniz bol miktarda büyük balik, karavida, müren, ahtapot ve tabii ki kirmizi renkli kardinal baliklarini her dalista görebilirsiniz. Ay dönümlerinde tatli ve degisken akinti yapar ve bol miktarda amphora kiriklari ilginizi çekecektir. 3-Ince Burun Feneri: Yildiz Adasi’nin Marmaris koyuna bakan tarafindadir. Açik denizdeki dalis noktalarina göre sualti görüsü biraz düsüktür. 3 m den 40 m ye kadar, sualti daglarinin bulundugu, gerçek bir tropi deniz görüntüsüne sahip dalis yeridir. Genelde sezon sonlarinda büyük akya ve sinagrit sürüleri ve çok degisik renkli süngerler bu noktayi sualti fotografçilari için ilginç kilmaktadir. Ayrica boylari 1 cm ile 4 cm arasinda degisen ve ancak dikkat edildiginde görülebilen çok degisik renklerdeki rengarenk Deniz Tavsanlarini görebilirsiniz. 4-Hayitli Burun: Marmaris çikisinda Keçi Adasi Feneri’nin karsisindaki burundur. Dalgiçlarin Reef diye isimlendirdikleri, kolay tekne demirlenen bir noktadir. Hem egitim hem de tecrübeli dalgiçlarin dalabilecegi, çok fazla dalis yapilan ancak hala enteresanligini koruyabilen bu noktada az da olsa amphora parçalarina rastlanir. 5 m ile 38 m arasinda kayalik bir zeminde 30 m.lere inildiginde büyük Orfoz’lari görebilirsiniz. 5-Abdi Reis Koyu: Yildiz Adasi’nin açik deniz tarafindaki, ayni zamanda dalgiçlarin suyun berrakligindan dolayi Akvaryum da dedikleri çok güzel bir dalis noktasidir. Egitim dalislari için uygun ve enteresan olan bu nokta, tecrübeli dalgiçlar için uzun yüzüldügü takdirde oldukça eglenceli dalis yapabilecekleri heyecan verici yerlerdendir. Bol miktarda müren, orfoz, lahoz, ve sansliysaniz sinagrit ve akya görebilirsiniz. 0 m ile 33 m ye kadar iner ve baliklar genelde 12 metrelerde baslayan döküntü kayaliklarda görülebilir. Fosforlu Magara’ya yakin olmasindan dolayi çok fazla deniz trafigi vardir. 6-Yazili Kaya: Yildiz Adasin’nin açik deniz tarafinda, 3 m den 30-32 metrelere inen bir dalis noktasidir. Genelde sabah dalisi için çok uygun olan, güzel büyük kayalarin ve dik duvarlarin oldugu bu nokta ögleden sonra çabuk gölge yapar. Bol miktarda saragoz, karagöz ve melanur sürüleri dalgiçlari selamlar. Renkli magara yönüne yüzüldügünde böcek görmek olasidir. 7-Baca Magarasi: Kesin olarak sualti fotografçilarinin ilgisini çekecek, ancak magara dalgiçlari için yeterince enteresan olmayan, Marmaris’in dalgiçlar tarafindan dalinmasi gereken en ünlü magarasidir. 5 m den 50 m ye kadar inen egitim için ve tecrübeli dalicilara birlikte hitap eden bir dalis yeridir. Tam burunda 14 m den girilip 4 m den çikilan büyük bir sömineye benzeyen konik yapisi ile bacayi andiran bir magaradir. Magara içinde bol miktarda kirmizi beyaz çizgili kardinal baliklari ve küçük karidesler kesin olarak her dalista görülebilir. 8-Aksu Koyu: Yildiz Adasinin açik deniz tarafindadir. Dibe dogru masmavi derinlesmesi ile heyecan vericidir. Egitim dalislari, tecrübeli dalgiçlari ve teknede olup da dalgiç olmayanlara hitap edecek tek koydur. Teknenin demirlendigi yerde egitim yapan dalgiç adaylariyla oynasan bol miktarda küçük balik egitime ayri bir zevk katmaktadir. Açiga dogru biraz yüzüldügünde 18-20 m.lerden itibaren büyük orfozlarin görüldügü bir kayalik, tam burunda 40. m lere ulasan bir duvar ve göbeginde tam daire bir deligi olan bizans amphorasi her dalista garanti olarak görülebilir. 9-Kütük Burnu: 0 m ile 52 m lere inen ve duvar dalisi için çok uygun olmasina karsin dip büyüsüne kapilarak limitlerin asilabilecegi, bu nedenle daha dikkatli olmamiz gerekn bir dalis noktasidir. Her dalista kesin olarak büyük müren ve sinagritler görülebilir. Ay dönümlerinde degisken akintiya sahiptir. 10-Kadirga Koyu: Marmaris’e en uzak noktada, Kadirga Feneri’nin karsisinda giristeki kayaligin bulundugu dalis noktasidir. 0 m den 38-40 m lere kadar güzel bir Reef’e sahiptir. Hem egitim dalislari hem de tecrübeli dalgiçlarin unutulmaz dalis yapabilecekleri ender yerlerdendir. Burada Fener binasi yönünde 15 m den baslayan Hellenistik çaga ait bir batik gemi kalintisinin bulundugu Amphora tarlasi vardir. Tamamen kaya üzerinde kalmasi nedeniyle yüzlerce amphora kayalara yapisik durumdadir. Bihassa sezon basinda kayaliklarda ve amphoralar arasinda eger sansliysaniz bol miktarda böcek ve karavida görmeniz olasidir. Sezon sonu dalislarinda ise dalgiçlari hemen hemen her dalista akya sürüleri selamlar. Amphoralar arasinda bulabileceginiz mürenler sualti fotografçilari için ilginç olacaktir. ]]>
1402 2010-05-12 00:15:36 2010-05-11 21:15:36 open open marmaris publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612537 _edit_last 1 views 188
Fethiye http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1404 Tue, 11 May 2010 21:16:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1404
Fethiye-Akdeniz Bölgesinde, Muğla İli’ne bağlı bir ilçe olan Fethiye, doğu ve güneydoğusunda Antalya; güney, güneybatı ve batısında Akdeniz; kuzeybatısında Dalaman; kuzeyinde Denizli ve Burdur ili ile çevrilidir. Bölge Açiklama: Fethiye Akdeniz Bölgesi’nin Ege Bölgesi ile sınır kesiminde, engebeli bir alanda yer almaktadır. İlçe toprakları 3. jeolojik zamanda meydana gelen çökme ve yükselmelerle oluşan yüksek sıra dağlar ve dağlarla çevrilidir. Bu dağların eteklerinde birçok irili ufaklı koy bulunmaktadır. İlçe topraklarının güneyinde Babadağ (1.969 m), kuzeyinde Denizli ve Burdur illeri ile doğal sınırı oluşturan Boncuk Dağı (2.000 m.) bulunmaktadır. Ayrıca güneybatısı da Fethiye Körfezi ile sınırlanmıştır. Ayrıca dağlık alanlar iğne yapraklı ve geniş yapraklı ormanlarla kaplıdır. Batı Torosların başlangıcını oluşturan Akdağ ise, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda ilçenin Antalya ile olan doğal sınırını oluşturmaktadır. Boncuk Dağı ile Akdağ’ın Eşen Vadisine doğru alçalan kesimlerinde platolar yer almaktadır. Göcek limanı ile Fethiye limanı arasında Göcek, Katrancık ve Kızıladalar bulunmaktadır. Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Kızıl ada Feneri: Orta ve ileri seviyedeki dalicilara uygun bir bölge. 8 mt’ye indikten sonra deniz yataginin dogal egimini takip ederek 15 mt’ye inilir. Burada denizalti topografisi 20 mt’ye dogru bir amfi tiyatro görüntüsü verir. 2-Dalyan Koyu : Dalisa yeni baslayanlar için ideal bir koy. Deniz sümüklü böcegi, rengarenk baliklar, süngerler, ahtapotlar ve küçük baracuda sürülerine rastlamaniz mümkün. Max derinlik 10 mt. Gece dalisi içinde çok uygun bir mekan. 3-Üc Tüneller : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 30 mt. Dalisa geçip 19 mt’ye ulastiginizda tünelin girisi loslukta karsiniza çikiyor. Duvar boyunca olusmus mercanlar yüzünden tünele sadece iki dalici girebilir. 2. tünel ilkinden daha genis ve büyük, 3. ise 30 mt derinlikte sona erer ve dar kanyon olusumu sadece tek dalicinin geçisine müsaade eder. 4-Baracuda Resifi : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 25 mt, Dalyan Koyu’na çok yakin olan bu resif 12 mt derinlikte. Egim pek çok tip baligi ve sualti canlisini görme firsati verir. Resif küçük bir sualti tepecigidir ve duvar tarafindan 60 mt derinlige kadar iner. Muhtesem bir görüntü vardir. Akinti oldugundan sik sik Baracuda görmeniz mümkündür. 5-Afkule : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 50 mt dir.Fethiye’deki en iyi dalis mekanidir. Duvar sualti dünyasinin muhtesem renklerini yansitir. Her fotograf avcisinin görmesi gereken bir yerdir. Dalisiniza eger magaranin içinden baslarsaniz mutlaka yaniniza fenerinizi almalisiniz. Magaranin içerisinden spiraller çizerek asagiya inmeniz size magara içindeki olusan yumusak mercan, Trompet anemonlari, marul mercan, deniz patlicani ve farkli formlarda dantel mercanlari daha iyi görmenizi saglar. Magaranin bitisi 27 mt olup buradan denize çikip duvari takip ederek hemen yakinindaki bir diger dalis bölgesi olan Türk Hamami na geçebilirsiniz. Burada max derinlik 10 mt dir. Snorkelciler içinde harika bir dalis noktasidir. Magaraya giris 7- 10 mt dendir. Magaraya girdikten sonra yüzeye çikip mavi gökyüzünü görebilirsiniz. Özel bir yüzme havuzu gibidir. Fotograf çekmek için çok çok ideal bir yer. 6-Piramit : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 30mt dir. Tatli egim dibe ve bir deligin etrafina dogru iner. Bu deligin dogal isikta yansittigi renkler inanilmazdir.Bu harika renk gösterisinin tadina varmak için dalis feneri gereklidir. Bozulmamis dogal hayat yüzünden büyük groupers halinde yüzücülere rastlamak mümkündür. 7-Soguk Magara : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 20 mt dir. Karaya dogru uzanan bir galeridir. Denizle karisan soguk tatli su akintisiyla karsilasirsiniz. Bu bir isi düsmesine sebep olur ve kesin hatlarla suyun kristalize olusunu gözleyebilirsiniz. Burada da dalis fenerinizi yaniniza almayi unutmayin. 8-Fok Magarasi : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 10 mt dir. Sasirtici çiplak duvarlari ve 8 dalicinin girisine izin veren çok büyük bir girisi vardir. Magaranin sonuna kadar uzun bir mesafe vardir. Burada da dalis fenerinizi yaniniza almayi unutmayin. 9-Amphora : Orta ve ileri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 14 – 27 mt dir. Bu Akdeniz’deki en eski amphora mekanidir ve bu amphoralar Roma dönemine, yaklasik M.Ö 300’e tarihlendirilmektedir. Giris 4 mt derinlikle baslar ve yavas bir egimle 60mt’ ye kadar iner. Pek çok sualti canlisina, mürenlere, çatal kuyruga, ahtapota, deniz patlican ve süngerlere rastlayabileceginiz 2 büyük kaya olusumu vardir. 10-Sahin Burnu : Orta ve ileri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 15 – 22 mt dir. Bu dalisin derinligi 9 – 12 mt dir. Çok zevkli bir dalis mekanidir. Süngerler, 3000 yillik amphoralar, deniz örümcekleri, deniz yild¹izlari, ahtapotlar ve pek çoklari görülebilir. 11-Akvaryum Koyu : Tüm seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 10 dir. Bu alan bir lagün gibidir ve bir çok turuncu süngere, kum baligina, grouper’a ve ahtapotlara ev sahipligi yapar. Kumlu ve kayalik dip kompozisyonu iyi görüse olanak tanir. Gece dalisi için de uygun bir bölgedir. 12-Tüneller : Orta ve ileri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 10 – 20 mt dir. Önce düsüs ve sonra tüneller. 17 mt de bir magara vardir. Tünel 12 mt de baslar ve 3 mt de sonlanir. Her Buble olusumunda veya tünelde çikis noktalarindan gelen isiklari görebilirsiniz. En uzun tünelin uzunlugu 4 mt dir, ancak çok dogal isik oldugu için rehberlige ihtiyaç yoktur. 13-Karides Kovuğu : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 28 mt dir. Fethiye’deki en iyi duvarlardan biridir. 27 mt deki bir çatlak karideslerle dolu olan bir küçük magaracigi olusturur. Sadece tek dalici içeri girebilir, ancak karideslerin güvenligi açisindan bu önerilmemektedir. 14-Balaban Adasi : Orta ve ileri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 30 mt dir. Tekne adanin en derin kisminda demirlenir. Dalicilar adanin etrafinda bir daire çizebilirler ve tekrar tekneye dönebilirler. Yüzme mesafesi uzun oldugu için hava sarfiyati konusunda dikkatli olmak gerekir. Genellikle görüs mesafesi, sualti canliligi ve amphora kalintilari muhtesemdir. 15-İblis Burnu : Orta ve ileri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 22 mt dir. Bu mekanda pek çok amphora parçasi görülebilir. Çok bakir bir sualti hayati oldugu için Akdeniz’in tüm çesitleri görülebilir. Büyük dalgalar sebebiyle sabah dalislari daha uygundur. 16-Turgut’un Yeri : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 30 mt dir. Fethiye’deki en derin dalis bölgesidir. Bir dagin içinde geçer. Tünele giris 30mt dedir ve 60 mt lik bir yüzüs sizi 25 mt deki çikisa götürür. Tünelde karides dolu pek çok koridor vardir. Tünelde sonra 8 mt yükseldiginizde bir uçak motorunun kalintisini görebilirsiniz. 17-Aqua Point : İleri seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 25 mt dir. Büyük antik bir çapa ve pek çok amphora 25 mt derinlikte yatmaktadir. Antik top mermileri savasin korkutan hissini yansitir. 18-Sarıyarlar : Tüm seviyedeki dalıcılar için uygun bir bölge. Max derinlik 10 dir. Kumlu ve kayalik dip yapisi 30 mt lik bir görüs mesafesine olanak verir. Kanyona benzer masif kaya olusumlari dalicilar için bir oyun alani gibidir. Koyun 3 müdavim orfozu bulunmakta, akya sürülerinin içine girip resim çekebilirsiniz. Ahtapotlar¹ ve sübyeleri ise her tarafta görmeniz mümkün. Gece dalisi için mükemmel bir yer. 19-Kızıl Ada Kanyonu : Tüm seviyedeki dalicilar için uygun bir bölge. Max derinlik 12 dir. Kanyon olusumu dalicilara hos bir görüntü sunar. 2 dalicinin girebilecegi büyüklükte bir magaracik vardir. Magaradan su yüzeyine yükselmek mümkündür. ]]>
1404 2010-05-12 00:16:57 2010-05-11 21:16:57 open open fethiye publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612619 _edit_last 1 views 167
Datça http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1406 Tue, 11 May 2010 21:19:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1406
Datça, Mugla’nin Akdeniz kiyisinda yer alan küçük ve sirin bir kasabasidir. Datça’ya daglarin ve selalelerin arasindan kivrilarak uzanan bir yoldan çam, zeytin, badem ve narenciye agaçlarinin essiz güzelligi ve mis kokulari arasindan geçerek varirsiniz. Bölge Açiklama: Tüm bu güzelliklerin yaninda sizlere yol boyunca Akdeniz’in essiz kiyi seridinin huzurlu görüntüsü eslik eder.Senenin 365 gününün 300 gününün günesli geçtigi, Sunsail yatlar ve guletlerin karaya baglanip demir attiklari, sirin balik restoranlari, alisveris magazalari ve hastanenin bulundugu bir liman kasabasidir. Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Antik çapa: Bu noktada yaklasik 200 yillik antik çapayi görebilirsiniz. Burada ayrica kendi bölgesinde avlanan orfoz ve bazi zamanlar vatoz ve kaplumbagda görebilirsiniz. 2-Üç tas: Antik çapadan yaklasik 300 metre uzaklikta bulunan üç büyük kaya bulunmaktadir. Bu kayalarin etrafinda pek çok balik bulunur ve bu noktada bizler baliklari besleriz. Derinlik ise 22 metredir. Genellikle Baracuda noktasidir ve daima orfoz görülür. 3-Dick’in kayasi: Bu resif bir kaç yil önce dalis merkezi sahibi Hollandali Dick tarafindan bulunmustur. Bu yüzden Dick’in kayasi olarak adlandirilir. Burada bir kaç eski amfora ve kayanin bulundugu yerde pek çok balik çesidine rastlanir. Bunlarin arasinda müren, orfoz ve akya’dir. 4-Akvaryum : Bu koy küçük, sig ve tabani kumluktur. Bu noktada olaganüstü çesitlilikte baliga rastlanir. Bazen denizati’da görebilirsiniz. Kayalik duvarda ise pek çok renk ve süngere rastlanir. 5-Armutlu: Akvaryum’dan çikip köseyi döndükten sonraki diger küçük koya Armutlu demekteyiz. Armutlu koyunun sonunda 30 metre derinlikte çok eski amforalar vardir. Ve burada bulunan magara ise pek çok karidesi içinde gizlemektedir. 6-Yuvarlanan kayalar: Bu noktada çok ilginç bir dalis yeridir. Biz burayi Yuvarlanan kayalar olarak adlandirmaktayiz. Burada da biraz tarih ve deniz yasamiyla karsilasabilirsiniz. 7-Üç çapa: Bu noktada 35 metre derinlikte üç adet eski çapa bulunmaktadir. Ayrica pek çok amforada görebilirsiniz. 8-Ince Burun: Bu dalis güzergahi üzerindeki en uzak noktadir. Burada duvar dalisi ve derin dalis imkani bulunmaktadir. 9-Fener adasi: Bazen rüzgarsiz günlerde Fener adasina da dalmaktayiz. Bu noktayi genellikle gece dalislari için kullanmaktayiz. ]]>
1406 2010-05-12 00:19:39 2010-05-11 21:19:39 open open datca publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612780 _edit_last 1 views 192
Dalyan http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1408 Tue, 11 May 2010 21:20:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1408
Dalyan-Türkiye’nin en eski yerleşim yerlerinden Kaunos Antik Kenti burada. Kayalara oyulan kral mezarlarının en görkemlileri de Dalyan’da… Dalyan’ın her tarafından şifalı kaplıca suları fışkırıyor. Bölge Açiklama: Padişahlara bile hizmet etmiş Sultaniye Kaplıcaları da Dalyan’ın hemen dibinde… Dustin Hoffman, Sting gibi ünlüleri de konuk eden çamur banyoları da Dalyan’da… Labirenti andıran kanallarda doyumsuz tekne gezileri de, doğayla baş başa koylarda deniz keyfi de Dalyan’da… Balık sever misiniz? Levreğin, çipuranın, mavrinin, mırmırın hatta kefalin en lezzetlisini Dalyan’da yersiniz… Dünya’nın ilgisini çeken caretta-caretta kaplumbağaları da Nisandan Eylüle kadar Dalyan’ın konuğu olur…Nil kaplumbağaları ise sürekli Dalyan kanallarında yaşar… Kuş gözlemcisi misiniz? Dalyan deltası tam aradığınız yer…Soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan pek çok kuşu burada görebilirsiniz… Dalis Ve Dalis Noktalari: 1-Sarıgerme / Dalyan : Dalyan kasabasının içinden kalkan dalış tekneleri yaklaşık 45 dakika kadar, boyları 3 metreyi bulan sazlıklar arasındaki yolculuk sonrasında 30 metre genişliğindeki dar bir kanaldan Akdeniz’e çıkıp güneydoğudaki dalış noktalarına doğru yönelirler. Dalyan’da derin duvar dalışları yapılırken sarıgerme Türkiye’nin en güzel deniz mağaralarının bulunduğu dalış noktalarını kapsar. Mağaraların çoğunluğu Aşı Koyu adı verilen yörededir. Burada diğer yörelerden kalkan haftalık dalış turu yapan tekneler ile karşılaşılır. Genellikle Fethiye’den gelen tekneler, konuklarını bu özel bölgede daldırmadan geçmezler. 2-Patika Mağra / Sarıgerme : Sarıgerme’deki plajdan yaklaşık 25 dakika sonra dağların deniz ile dik birleştiği yerde demir atılır. Turkuaz renkli sulardaki karanlık bölge hemen kendini belli eder. 7 metrede girişi olan mağaranın dibi yaklaşık 13 metrededir. Dip yapısı kayalık olmasından dolayı tortu sorunu yoktur. Dolayısı ile içeriye birden çok kişi rahatlıkla girebilir. Piramit biçimindeki girişten içeriye süzüldüğünüzde 30 metre kadar daha ilerleyebilirsiniz. Mağaranın içi pek renkli değildir. Fakat çıkıştaki duvarın çevresi dalışı bir anda renk cümbüşüne çevirir. Geniş açı ve makro fotoğrafçıların oldukça zaman harcayacağı duvarlar birçok triton ve benzeri kabuklu canlıyı barındırır. 45 metrelere kadar inmenize karşın uçurum dipleri henüz koyu lacivert görünümünü korumaktadır. Sonsozluğa giden bu koyu lacivert sularda çok zaman yitirmeden yükselmeniz gerekecektir. 3-Dağdelen Mağrası / Sarıgerme : Genellikle ikinci dalışlar için seçilen bir mağaradır. Eni oldukça geniş olan mağara yüzeye yakındır. Kaldı ki iyi bir şnorkel dalıcısı iseniz 5 metre kadar dalıp mağara içinde yükselebilirsiniz. Birkaç metre yükseldikten sonra ise mağaranın içindeki hava boşluğunda soluk alabilirsiniz. 20 metre kadar girişi 40 metre kadar içeriye girmektedir. Arkadaki geniş çıkıştan ise burnun arkasına çıkılır. Duvar izlenerek tekneye ulaşılır. Yine de derin dalış yapmak isteyenleri oldukça derin bir duvar beklemektedir. Duvar boyunca karşılaşacağınız kabuklu canlılar ve orfozlar dalışınıza ayrı bir çoşku katacaktır. 4-Fok Mağrası / Sarıgerme : Zamanında Akdeniz foku görüldüğü için bu adla anılmaktadır. Ancak buranın diğer bir adı da diplerindeki tatlı su kaynağından dolayı Tatlısu Mağarasıdır. Bu mağara genellikle ikinci dalış bölgesidir. Derinliğin 10-13 metre oluşu dip sürenizi oldukça uzun kılar. Dört ayrı girişi bulunmaktadır. Kırmızı renkli duvarları ile makro fotoğrafçılar için uygun bir yerdir. Bölmelerin birisinin içinde hava boşluğu bulunmaktadır. İçerisi bir evi andırırcasına büyüktür. Aynı anda en az 10 kişi kolaylıkla dolaşıp fotoğraf çekebilir. 5-Derin Mağara / Sarıgerme : Sarıgerme’nin en güzel mağara dalışıdır. 35 metredeki giriş 10 metre kadar genişliğindedir. İlk oda 30 metre kadar içeriye girer. Alanın büyük olmasından dolayı önceleri fenerin pek bir yardımı olmaz. Gözünüzün karanlığa alışmasıyla korku ve heyecanınız diner. Dip tortuludur. Girişin fotoğrafını çekerken arkanızdan gelecek dalgıçları düşünerek özen göstermeniz gerekir. Daha sonra mağara sola doğru kıvrılır.Derinlik saatiniz 42 metreyi gösterdiğinde arka çıkıştan süzülen ışık sizi karşılar. İçerisi sualtı dünyasının tüm renkleri ile süslenmiştir. Lahana görünümlü somom renkli dantel mercanlar mağara içini bir gelin gibi süslemiştir. Mağaranın en derin noktasında yani 42 metrede sizi karidesler bekler. Bu mağaraya fotoğrafçıların en az üç dalış yapmalarını öneririm. Geniş açının yanı sıra makro merceğiniz de size görkemli enstantaneler sağlayacaktır. 6-Selin Mağrası : Aşı Koyu’nun en dip noktasında bulunan yan yana 4 mağaranın ilkidir. İki ayrı girişi vardır. Batı girişinin çapı yaklaşık 2 metre olup, hafif bir eğimle yukarıya doğru yükselir. 10 metre sonra bir plato yapar. Bu sırada mağaranın diğer girişi güneydoğu yönünde görünür. Mağaranın içine 15 metre kadar girdikten sonra deniz suyu ile tatlı suyun karıştığı bir nokta vardır. Burada tavan yüksekliği 6-7 metre olan bir atrium bulunur. İçinde hava olmasına karşın size regülatörlerinizi kullanmanızı öneririm. Atrium kısmında fenerinizi kapatırsanız yaşamınızdaki en koyu karanlık ile karşılaşacağınızdan emin olabilirsiniz. ]]>
1408 2010-05-12 00:20:40 2010-05-11 21:20:40 open open dalyan publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1273612841 _edit_last 1 views 255
yasemin_dalkilic222 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1413 Wed, 12 May 2010 03:44:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yasemin_dalkilic222.jpg 1413 2010-05-12 06:44:15 2010-05-12 03:44:15 open open yasemin_dalkilic222 inherit 1412 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/yasemin_dalkilic222.jpg _wp_attached_file 2010/05/yasemin_dalkilic222.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"250";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='96'";s:4:"file";s:31:"2010/05/yasemin_dalkilic222.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"yasemin_dalkilic222-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 57 Yasemin'den, rekordan daha değerli bir ders http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1412 Wed, 12 May 2010 03:44:56 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1412 'Serbest Dalış' Dünya Rekortmeni Yasemin Dalkılıç'ın hem çocuk doktoruyum ve hem de aile dostu Suat Amcası... Çocukluğunda bir kez ateşlendiğinde ona 'dondurma yiyebilirsin' dediğim için bana hep sevgi duymuştur (Çocuk doktoru olmak ne güzel!) Kişiliği çok erken gelişmiş bir çocuktu Yasemin... Bir şeyi yapmaya karar verdiğinde ne annesi Şeyma ve ne de babası Yalım vazgeçiremezdi onu... Yalım'a göre, Yasemin bu kötü huyunu annesinden almıştı!... ★ Yasemin geçen hafta başında 125 metreye rekor dalışı yaparken yüreğimizi ağzımıza getiren bir şanssızlıkla karşılaştı... 125'e inip dönerken, sinüs iltihabından boğazına boşalan kanlı sıvı yarı yolda solunum yolunu tıkayınca Yasemin bilincini yitirmiş... Alınan dalış önlemleri ve kurtarıcı dalgıçlar sayesinde kurtarma balonuyla su yüzüne çıkarılmış... Her tür önlem alınmış olduğu için tıbbi müdahale ile sevgili Yasemin yeniden yaşama dönmüş... ★ Annesi Şeyma ile telefonla görüştüğümde şunları söyledi: "Yasemin, Kaş'ta çok iyi hazırlandı ve çok sayıda rekor kırarak bir 'rekorlar serisi oluşturmak istiyordu.... Başına bir şey gelmesin diye de, deneme dalışlarının başlayacağı ilk günden itibaren tüm güvenlik önlemlerini aldırmıştı. Her tür donanımın yanı sıra, hakemler, güvenlik dalgıçları ve tıbbi müdahale ekipleri ilk dakikadan itibaren Yasemin in yanındaydı... (Bu önlemleri almayan ünlü birçok rekortmen yaşamlarını yitirmişti deneme dalışları sırasında...) Her dalış öncesi 'güvenlik dalgıçları' 15-20 metre arayla aşağı doğru yerleşiyorlardı... Yasemin önce 105 metreyi 106.8 ile kırdı ve bunu tescil ettirdi... Sonra bu rekoru 125 metreye çıkarmak için dalarken 70 metre dolayında genzinde bir sıcak akıntı hissetmiş ama bunu önemsemeyip 125 e inmiş. Çıkışta, 50 metrede güvenlik dalgıçları Yasemin'in hareketlerinin bilinçsiz olduğunu görerek hemen müdahale etmişler ve kurtarma balonuna bağlayıp yüzeye çıkardılar... Yüzeye çıktığında bilinci ve solunumu yoktu. Hemen müdahale edilince solunum ve bilinç geri geldi... Helikopterle Akdeniz Üniversitesi'ne götürüldü ve orada 'akut sinüzit tanısı kondu..." Şeyma başka önemli şeyler de söyledi: "Yasemin'in başına gelenler baştan beri filme alındı... Bu kayıt, bir dalıcının yaşamının nasıl kurtarılabildiğini göstermesi açısından ders niteliğinde bir belgesel... Bence tüm dalıcılar bu filmi izlemeli, ders çıkarmalı ve sağlam güvenlik önlemleri olmadan dalmamalı... " Şeyma ya, Yasemin in bundan sonra dalıp dalmayacağını sordum... "Dalmamaya karar verdi" dedi. "Diyelim 125'e ya da 130'a daldı, ne olacak? Bir gün bir başkası 126 veya 131'e dalacak ve onun rekorunu kıracak... Ama Yasemin'in yaşamının nasıl kurtulduğunu gösteren film serbest dalış dünyası için birçok rekordan daha değerli..." Evet Yasemin Dalkılıç rekorlarına son verirken bir yaşam dersi de vermiş oldu... Sevgili Yasemin'e, Dalkılıçlara ve hepimize geçmiş olsun... Suat Çağlayan Kaynak: Haber Türk]]> 1412 2010-05-12 06:44:56 2010-05-12 03:44:56 open open yaseminden-rekordan-daha-degerli-bir-ders publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273636563 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/yasemin_dalkilic222.jpg views 484 181 jacenzo@gmail.com 78.172.37.21 2010-05-15 14:20:39 2010-05-15 11:20:39 1 0 0 174111_detay http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1420 Wed, 12 May 2010 03:57:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/174111_detay.jpg 1420 2010-05-12 06:57:52 2010-05-12 03:57:52 open open 174111_detay inherit 1419 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/174111_detay.jpg _wp_attached_file 2010/05/174111_detay.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"290";s:6:"height";s:3:"296";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='94'";s:4:"file";s:24:"2010/05/174111_detay.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"174111_detay-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 35 Çin Seddi'ne sualtında yolculuk http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1419 Wed, 12 May 2010 03:58:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1419 Son zamanların en gözde turistik beldelerinden biri haline gelen Çin ziyaretçilerine bir çok gezi alternatifi sunuyor. Çin'e gidenlerin mutlaka ziyaret ettiği Çin Seddi'ni farklı bir açıdan, su altından görmek de mümkün. Az sayıda kişinin bildiği üzere Çin seddinin bazı bölümleri genelinden çok daha özel, özellikle de su altında olan kısımları. 1980'den beri bir gölün altında olan kısım Çin seddini görmek isteyenler için yeni bir maceraya kapısı açıyor. Daha önce izin verilmeyen dalışlar artık resmi olarak tureistik tur. kapsamında. Göl üzerinde tekneyle açıldıktan sonra dalış ekipmanıyla gölün derinliklerine iniyor ve tarihi kalıntıları sau altında ziyaret edebiliyorsunuz. Dalış eğitmenleriniz sizi tam olarak kalıntıların üzerine getiriyor ve sonra size en güzel görüntülerin olduğu kısımlara doğru sualtında rehberlik ediyor. Su altında kalan bölümlerden en ilgi çekenleri ,Ming zamanından kalma kabartmalar, tüneller ve gözlem kuleleri. Elbette bu sualtı turu için dalış deneyiminiz olması şart yoksa tehlikeli olabilir. Çin Seddi sualtı turuna katılanlar 2. gün Atlantis benzeri kalıntıların olduğu başka bir dalışa götürülüyor ve daha sonra rehber eşliğinde Yasak Şehrin restore edilmemiş kısımları geziliyor ki bu bölümler normalde turistlere kapalı alanlar içinde yer alıyor. Selin Kunt Tütüncü  Kaynak: Haber Turk]]> 1419 2010-05-12 06:58:52 2010-05-12 03:58:52 open open cin-seddine-sualtinda-yolculuk publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1273637225 Image /wp-content/uploads/2010/05/174111_detay.jpg views 208 185008_detay http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1424 Wed, 12 May 2010 04:08:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/185008_detay.jpg 1424 2010-05-12 07:08:48 2010-05-12 04:08:48 open open 185008_detay inherit 1423 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/185008_detay.jpg _wp_attached_file 2010/05/185008_detay.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"290";s:6:"height";s:3:"296";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='94'";s:4:"file";s:24:"2010/05/185008_detay.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"185008_detay-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} Kalkan'da yılda 10 bin dalış http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1425 Wed, 12 May 2010 04:10:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1425 Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan beldesi dalış tutkunlarının yeni gözdesi oldu.Kalkan'da üç dalış okulu, Kalkan Körfezi çevresindeki 18 noktaya dalış yaptırıyor. Kalkan Koyu'nda 1900'lü yılların başında batan bir geminin batığı, derin mağaralar, zengin bitki örtüsü, turistlerin büyük ilgisini çekiyor.Eylül ve ekim aylarında sualtında balık sürüleri ve balık türlerini gözlemlemenin de mümkün olduğu Kalkan Koyu'nda çok sayıda amfora da bulunuyor. Dalış tutkunlarının 12 metre ile 30 metreye kadar dalış yapabildikleri koyda zaman zaman caretta cerattaları da görmek ayrı bir heyecan veriyor. 10 BİNE YAKIN DALIŞ GERÇEKLEŞİYOR Kalkan'da yılda on bine yakın dalış gerçekleşiyor. Dalışa gelenlere önce dalış ve dalış noktaları hakkında ders veriliyor. Dalışlarda gruplara, profesyonel dalgıçlar eşlik ediyor. Dalış 30-45 dakika sürüyor.Kalkan'a dalışa gelen Aman Michel Menger adlı turist, AA muhabirine yaptığı açıklamada, suyun ve görüş mesafesinin çok güzel olduğunu söyledi. Su altında çeşitli balıkları görme fırsatı bulduğunu anlatan Menger, ''Şahane bir dalış yaptım'' dedi.İngiliz Snacon Brett, yaşamının en güzel dalışlarından birini yaptığını belirtirken, İngiltere'de öğrenci olan Timur Ada, Kalkan'ın dalış için çok güzel bir yer olduğunu kaydetti. Kaynak: Haber Turk /AA]]> 1425 2010-05-12 07:10:36 2010-05-12 04:10:36 open open kalkanda-yilda-10-bin-dalis publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273637782 _edit_last 1 views 130 Image /wp-content/uploads/2010/05/185008_detay.jpg Image /wp-content/uploads/2010/05/185008_detay.jpg william12 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1433 Wed, 12 May 2010 04:44:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/william12.jpg 1433 2010-05-12 07:44:00 2010-05-12 04:44:00 open open william12 inherit 1432 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/william12.jpg _wp_attached_file 2010/05/william12.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"469";s:6:"height";s:3:"264";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='72' width='128'";s:4:"file";s:21:"2010/05/william12.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"william12-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"william12-300x168.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"168";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 "İyi Ekip ve Süreklilik" William Trubridge http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1432 Wed, 12 May 2010 04:45:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1432 ]]> 1432 2010-05-12 07:45:28 2010-05-12 04:45:28 open open iyi-ekip-ve-sureklilik-william-trubridge publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1273660849 Image /wp-content/uploads/2010/05/william12.jpg views 240 ODTU SAS 7. Geleneksel Serbest Dalis Dinamik Apnea Sampiyonasi ON BASVURULARI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1435 Wed, 12 May 2010 11:59:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1435 odtu_sas_yk@googlegroups.com adresine gondermesi saglikli planlama yapilabilmesi icin onemlidir.  Basvuru formu icin: http://www.metu-sas-championships.com/index.php?option=com_jdownloads&Itemid=12&task=viewcategory&catid=1&lang=tr  Seminer ve yarisma duyurulari icin: http://www.sas.metu.edu.tr veya http://www.metu-sas-championships.com/  Levent UCUZAL]]> 1435 2010-05-12 14:59:26 2010-05-12 11:59:26 open open odtu-sas-7-geleneksel-serbest-dalis-dinamik-apnea-sampiyonasi-on-basvurulari publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273665636 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/04/ETKINLIKAFISI-kucuk.jpg views 136 ODTUSPORMERKEZI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1439 Wed, 12 May 2010 12:13:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/ODTUSPORMERKEZI.jpg 1439 2010-05-12 15:13:51 2010-05-12 12:13:51 open open odtuspormerkezi inherit 1438 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/ODTUSPORMERKEZI.jpg _wp_attached_file 2010/05/ODTUSPORMERKEZI.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"814";s:6:"height";s:3:"566";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='89' width='128'";s:4:"file";s:27:"2010/05/ODTUSPORMERKEZI.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"ODTUSPORMERKEZI-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"ODTUSPORMERKEZI-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 ODTU SAS-YARISMA KURALLARI SPORCU ve HAKEM EGITIMI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1438 Wed, 12 May 2010 12:14:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1438

ODTU SAS 7. Geleneksel Serbest Dalis Dinamik Apnea Sampiyonasi yarisma kurallari sporcu ve hakem egitimleri 18 Mayis 2010 Sali gunu saat 18:15de ODTU SPOR MERKEZI Toplanti Salonunda (ODTUKENT ve ODTU TEKNOKENT arasinda) yapilacaktir.  Google Earth den bulabileceginiz adres icin kmz dosyasi ve jpg goruntusu ektedir.  Egitim ilgilenen herkese aciktir.  Haberleri;  http://www.metu-sas-championships.com/ veya http://www.sas.metu.edu.tr  web sayfalarindan takip edebilirsiniz.  Levent UCUZAL]]>
1438 2010-05-12 15:14:59 2010-05-12 12:14:59 open open 1438 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1273667980 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/ODTUSPORMERKEZI-300x208.jpg views 203
anaresim http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1445 Fri, 14 May 2010 07:32:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/anaresim.jpg 1445 2010-05-14 10:32:40 2010-05-14 07:32:40 open open anaresim inherit 1447 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/anaresim.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"301";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/05/anaresim.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"anaresim-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"anaresim-300x188.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"188";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/05/anaresim.jpg views 28 IMG_9071 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1446 Fri, 14 May 2010 07:33:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9071.jpg 1446 2010-05-14 10:33:24 2010-05-14 07:33:24 open open img_9071 inherit 1447 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9071.jpg _wp_attached_file 2010/05/IMG_9071.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"303";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/05/IMG_9071.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9071-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9071-300x189.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"189";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 25 IMG_9073 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1448 Fri, 14 May 2010 07:34:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9073.jpg 1448 2010-05-14 10:34:15 2010-05-14 07:34:15 open open img_9073 inherit 1447 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9073.jpg _wp_attached_file 2010/05/IMG_9073.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"303";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/05/IMG_9073.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9073-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9073-300x189.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"189";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 24 PIC_1876 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1449 Fri, 14 May 2010 07:34:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/PIC_1876.jpg 1449 2010-05-14 10:34:54 2010-05-14 07:34:54 open open pic_1876 inherit 1447 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/PIC_1876.jpg _wp_attached_file 2010/05/PIC_1876.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"481";s:6:"height";s:3:"301";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/05/PIC_1876.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"PIC_1876-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"PIC_1876-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 27 IMG_9056 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1450 Fri, 14 May 2010 07:35:32 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9056.jpg 1450 2010-05-14 10:35:32 2010-05-14 07:35:32 open open img_9056 inherit 1447 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/IMG_9056.jpg _wp_attached_file 2010/05/IMG_9056.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"301";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/05/IMG_9056.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9056-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"IMG_9056-300x188.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"188";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 19 Ege Sakin - Adalı SERÇO Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1447 Fri, 14 May 2010 07:43:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1447

‘’bir baktım restorantın önündeki akvaryumda duruyor, en fazla 700 gram gelir.. Hemen aldım onu ordan, koydum kovaya, koşarak gidip dalış malzemelerimi aldım, atladığım gibi tekneye doğruca ıstakoz yuvalarının olduğu yere, attım çapayı, atladım denize, ıstakozu koydum yuvaya…’’ RESTORANTLARDAN ISTAKOZ TOPLAYIP DENİZE BIRAKAN, BULDUĞU ISTAKOZ YUVALARININ ÖNÜNE BALIK PARÇALARI KOYAN BİR BALIKADAM…. SERGİO EKŞİYAN… NAMI DİĞER ADALI SEÇO KONUĞUMUZ OLDU; Hoşgeldiniz Sergio bey , okurlarımıza sizi biraz tanıtalım dilerseniz. Merhaba, hoşbulduk, adım Sergio Ekşiyan, ama ben ADA’LI SERÇO olarak biliniyorum, siz de bu şekilde bahsedebilirsiniz, memnun olurum. 54 doğumluyum, 58 den beri adada yaşıyorum. Deniz benim hayatım. İlk gözümü açıp baktım, hep merakla baktım, hala bakıyorum.. Dalış nasıl başladı? 68 de ilk zıpkınımı aldım. Buralarda kefal vuruyordum 68 de. 69 da liman inşaatı başladı burada, sonra mütahit işi bırakıp gidince atılmış olan taşlara çok Sargoz geldi. Sargozlar çok ama elbise yok üşüyorum. Ben üşüyen biriyisiyim ve yüzmek için de denize girmem, bir maskem bir paletim olmadan suya yüzmek için hala girmem. İşte böyle Sargozlarla beraber başladık diyelim. Benim Yücel diye arkadaşım var, bisikletçi Yücel, yıl 72 onunla beraber balık vuruyoruz, maske palet tüfek var, elbise yok, o zaman malzeme bulmak da kolay değil üstelik pahalı, bende yılmazın tüfeği var, ilk tüfeğim yılmazın dönen lastikli modeliydi, daha sonra lise 1.sınftayken çitf lastikli tüfek aldım yılmazdan. Maskeyi de Atina’dan ne zahmetlerle getirtmiştim neyse biz Yücel ile ‘ya’ dedik ‘bir fenerimiz olsa ne güzel olur’ ama yok, sualtı feneri bulmak ne mümkün. Napalım, fener yapalım dedik; bisiklet fenerleri vardı dinamoyla çalışan, onun arkasına kabloları bağladık, o zamanlar etek giymiş kadın şekilnde bir sirke şişesi vardı. Aldık sirke şişesini, etek kısmına feneri yerleştirdik, şambrel lastiği ile ızolasyonu yaptık, şişenin ağız kısmından kabloları kıçardık aç kapalı bir vida yaptık, ama yine su geçirecek bunu engellemek için cips kağıtları var ya hışıdaklı o zaman da vardı onlardan aldık içine koyduk tekrar lastikle bağladık oldu sana sualtı feneri… Aç kapa yok tabi, açık duruyordu bir saat falan gidiyordu. İşte bölye sirke şişesinden hausingli fener yaptık. 76 yılında askerden geldim, Karaköy’de bir dükkanda bir elbise gördüm, 2. el mi artık 3. el mi bilmiyorum, 3 parça, alt, üst bir de başlık, 3 parça ama her parça ayrı, hem marka hem model hem malzeme farklı, patik falanda yok. 2000 lira dediler bu elbiseye kavga dövüş 1800 liraya aldım. Böylece ilk elbisem olmuş oldu. Şuana kadar hep skinsiniz, henüz scuba yok ve dalışlar hep zıpkın/balık için ? Tabii scuba nerdee. 80 de reşim değişti ithalat ihracat değişti yavaş yavaş malzeme gelmeye başladı. Bende 80 de bir tüp aldım, 72 tarihli, galvaniz, 2250 psı, 150 atmlik bir tüp. Ben bu tüpe 210 basıyordum. Neden? HABAŞ’a götürüyorum da ondan.. Buradan kalkıyorum, Eminönü’ne, Eminönü’den Topkapı minibüsü, topkapı’dan Sağmalcılar minübüsüne bin elinde 15 kiloluk tüple… Habaş’a git.. eeee bir nefesin kıymeti oluyor tabi.. O zamanlar kimsenin baktığı yok, testli mi değil mi? üretim tarihi ne, kullanım basıncı ne, koymuşlar oraya bir adam ne getirsen basıyor, orada koca koca tüpler var adam bir açıyor bir bakıyorsun ibre 200’e dayanmış bir anda, tüp yanıyo. Adamın haberi bile yok bu 200 mü 150lilik mi.. Doldurduğun tüple aynı yolu geri dön adaya gel, o nefesi sonra böyle gıdım gıdım kullan.. Birinin teknesinin sorunu olur, birinin aşağıda birşeyi kalır.. O tüple hep böyle işler yapılıyordu.. Tüple beraber yavaş yavaş zıpkıncılıktan başka , sualtı işlerine doğru kayma başlamış galiba. E tabii, ayrıca bir de işin parasal boyutu da var, masraflarda çıksın diye bakıyoruz, Habaşa git gel masraf.. Tüp geldi avcılık kolaylaştı olmamıştır umarım, çünkü biliyorsunuz scubayla avcılık avcılık olarak değerlendirilmiyor. Elbette, bakın şimdi, zaten eski balıklar kalmadı, bir de al tüpü in aşağı ne gelirse vur bu yanlış. Ben zıpkıncılık yaparım, ama skin, kara avcılığı da yaparım, kışın Ercan başkanla Anadolu’ya gideriz keklike, ama yasal olan 2 tane keklik vurmaktır kimse bana 3.kekiliğe ateş ettiremez. Şimdi Entel Danteller bana kızabilirler belki vay efendim hayvanları öldürüyorsun diye, kararında ve bilinçli olarak yapıldığında bunun bir zararı yok. Avcı ister sualtında olsun ister karada ölçüsünü bildiği sürece ve doğaya saygı duyduğu sürece zarar vermez. Ben dalgıç olmamın yanısıra Hayvan Hakları Federasyonunun temsilcisiyim. :) Bakın şimdi Ege hanım, ormana gidiyoruz, iki kuş vuruyoruz, orada bir kamp kuruyoruz eğlenip geliyoruz, ya da dalıyoruz iki balık alıyoruz, sofraya koyup yiyoruz. Burada bir sorun yok, gidip katliam yapmadığınız sürece.. İşin Avlanma kısmını anlamam mümkün gibi gözükmüyor, ben bir vejetaryanım ve hayvan öldürmeyi anlayamıyorum, ancak şunu kabul ediyorum; evet avcılar çoğu noktada doğayı ve hayvanları koruma konusunda normal insanlardan çok daha duyarlılar. Benim babam da avcıydı, zıpkıncıydı, ama ben onun kadar zor durumdaki hayvanları kurtaran iyileştiren birini daha görmedim. Avcılar doğayı da bildikleri için nasıl müdehale edeceklerini de biliyorlar. Katliam boyutuna varmadığı sürece iş (kara avında; teyp kurmak, tam otomatik tüfekler kullanmak, yasak dönemlerde yasak bölgelerde avlanmak, sualtında scubayla zıpkın yapmak gibi) yine ’öldürme’ güdüsünü anlam mümkün değil ama makul karşılayabilirim belki.. troller ve gırgırlara diyecek bir şeyse bulamıyorum.. Bilinçlilik ve duyarlılık konusunda söylediklerinize katılıyorum. Ormanda gezerken ağaç kesen ya da ateş yakan birilerini görürsem mutlaka uyarırım. Bir gün bir yerde adamlar atış yarışması yapıyorlar, hedef aldıkları şey bir ağaç.. geçmişler karşısına ağacı kurşunluyorlar ‘napıyoırsunuz ya ‘dedim ‘canlı bu ağaç, siz onun kabuğunu deldiğinizde hastalanak, kuruyacak ölecek hedef dikin ona ateş edin’ . adamlar ağacın zarar görebileceğini düşünmüyorlar, bunlar avcı değil, doğa düşmanı. Avcı aynı zamanda korumayı bilecek ve koruyacak. Bakın size bir şey anlatayım, eskiden bizim buralarda ıstakoz vardı, sonra kalmadı bu hayvanlar, bir kaç yıl önce bir bölgede dalış yaparken tesadüfen 21 tane ıstakoz yuvası gördüm .. 21 tane bir yerden geldi yuvalandı herhalde bu hayvanlar diye düşündüm. Gitmesinler diye ben bunlara her gün balık parçaları götürüp yuvalarının önüne bıraktım. Dalış yapanlara da söyülüyorum, almayın ıstakozları.. alacaksınız yiyeceksiniz ne olacak sonra, bir sonraki dalışta boş yuva görmek çok mı hoşunuza gidecek. Almayın hayvanı her dalışınızda görün mutlu olun.. Bir gün bir restorantın önünde, hani şu akvaryumlar var ya, onların içinde bir ıstakoz gördüm. Küçük daha, hemen aldım onu, koydum kovaya, koşarak gidip dalış malzemelerimi aldım, atladım tekneye doğru ıstakoz yuvalarının olduğu yere, attım çapayı atladım denize, koydum onu bir yuvaya. E şimdi ben size zıpkıncısınız diye nasıl kızayım? Ayrıca sizin kaç parça ağ çıkardığınızı da biliyorum. Sadece bu ağları çıkararak kurtardığınız canlının haddi hesabı yok.. Ne olacak bu sualtının durumu? Ben eskiden burada reeflerin üzerinde nasıl bir hayat vardı anlatamam size, mercanları andıran bitkiler, çeşit çeşit balıklar… 70 li yıllarda kullanılan ağlar pamuktu, naylon değildi, eriyip gidiyordu bir süre sonra. Artık ağlar hem naylon hemde boyları çok büyük, 100 kulaç ağ, ne var ne yok kaldırıyor aşağıda, birde takılıp kalırsa koskoca bir alanı bitiriyor. Bu doğal yapıyı özellikle bitki yaşamını ağlar yoketti. Bu ağların çıkması gerek. Biz 5 parça ağı çıkardık Ercan, Ekrem çok emek veren arkadaşlardır bu işe. Çok ağa bidon bağlamıştır Ekrem’de Ercan’da. Daha var, çıkaracağız. Geçen dalıyorum, 20 25 metrelerdeyim, karşıda bir karaltı gördüm, biliyorum bölgeyi taş falan olmaması lazım orda, merak ettim yaklaştım; denizin ortasında belki 100 belki daha fazla pet şişe, cola fanta kutuları toplanmış yığın olmuş. Ama sanki biri süpürmüş oraya biriktirmiş gibi, akıntıyla toplantılar herhalde, bu oda kadar bir alan şişe kutu dolu, makinem yoktu çekemedim. Çok üzülüyorum bunları görünce. of Serço bey, bu şişe kutu tarlalarıyla bende karşılaşıyorum zaman zaman.. bu konuda artık ciddi bir çalışma yapılması gerekiyor, ama sadece sivil toplum kuruluşları ve bu işe gönül vermiş bir avuç gönüllüyle değil, yerel yönetimlerin yetkili birimlerin üzerinde durmaları gereken bir konu bu. Ulaşmayı başarabildiğim birimlere anlatmaya çalışıyorum elimden geldiğince. Ancak şunu da atlamamalıyız ki, asıl iş temizlemek değil, kirletmemek olmalı. Bu noktada da halk giriyor devreye, eğitim, bilinçlendirme, farkındalık yaratma..vs konularda çalışmalar yapılmalı. Aslında bunun en kolay yolu insanları denize çekmek. İnanıyorum ki bir kez dalış yapıp sulatına inen bir insan bir daha çöpünü denize atamaz, bir kediyi bir köpeği tekmelemez, ağacın dalını kırmaz..vsvs bizim bir şekilde bu insanları suya sokmamız lazım :) Adalarda dalışı nasıl canlandırabiliriz, burayı dalış turizmi haline getirebilir miyiz? Olmasına olur ancak burada önemli bir nokta var, GÖRÜŞ MESAFESİ. Şimdi bir Ege ile Akdeniz ile bir değil Marmara’nın suyu. Ege’de dalış yapıyorsunzu 30 metre görüş var, ben sabah sudaydım 3 metre görüş yoktu. Su karanlık, Cazip hale getirecek bir şey bulunması gerek. Tamam işte, PAŞABAHÇE’yi batıralım.. Paşabahçe çok eski çok güzel vapurdur. Yazık ya, ne anılar var onda, çocukluğumuz geçti onunla.. Kıyamam sanırım ben onu batırmaya.. :) Paşabahçe çok çok güzel bir vapur, ama yaşlı, korkuyorum kesime falan yollayacaklar diye, ya da çekecekler karaya müze yapacaklar.. Paşabahçe onurlu bir vapur, ne hurda olmayı kabul eder ne de karaya çıkmayı, bende O bunca yıl yaptığı seferlerde kendisine yarenlik eden balıklara yuva olmayı, tercih edecektir. Paşabahçe hayranları suyun 30 metre altında da olsa gidip onu ziyaret edeceklerdir. Peki şöyle bir şey mi yapsak acaba; daha önce Ege’de ve ya Akdeniz’de dalmamış olanları seçelim, böylece suların arasındaki görüş farkını bilmeyecekler ve ‘biz bu suda dalmayız’ demeyecekler. :) :) :) :) Bakın bu olur işte. Benim eşim mesala, burada dalmıyor, ‘görüş yok’ diyor ‘karanlık’ diyor dalmıyor, ama kızım benimle dalışlara geliyor, çok da severek dalıyor, çünkü eşim Ege’da dalış yaptı, ‘görüş’ nasıl bir şey biliyor, kızım orada dalmadı ‘görüş’ ne demek bilmiyor. :) Aslında burada çok güzel reefler var, Sedef adası ile Kartal arasında. Ancak Sedef dalışa yasak bölge. Sedef tam olarak ne zaman dalışa yasaklandı? 81 yılında, bir üniversitenin dalış klubu gelip burada dalış yapıyor, amforaları görüyorlar. Birkaç tanesini çıkarıyorlar, fotoğraf falan çektiriyorlar, bu fotoğraflarda gazetede çıkıyor. Anıtlar kurulu da bölgede dalışı yasaklıyor. Olay bu. E biz biliyorduk orada amforaların olduğunu, dalıyorduk biz oralarda görüyorduk amforaları, duruyorlardı orada öyle, napıcam ben amforayı neden çıkarayım ki yani onu ordan, değil mi ama. Bu olay oluyor 1981 de, şimdi sene 2009, 28 senedir orası dalışa yasak. Bu kadar yılda bir gelip baktılar mı burada ne var diye, kazı yaptılar mı, araştırdılar mı, gerçekten bir batık var mı, varsa bunu nasıl değerlendiririz diye bir çalışma yapıldı mı? HAYIR. 28 sene evvel ‘yasak’ dediler, hala yasak. Dalış yapılmıyor. Ama orada avlanmak serbest; adam gidip ağ atıyor oraya, ağlardan kaç tane amfora çıktı bugüne kadar hiç gelip bakan var mı? Yok. Ağlar fanyalı ağ, amforalar zaten karpuz gibi yuvarlanıp takılıyor ağlara, ağlar çekilirken kırılanlar oluyor, adam alıp evine götürüyor, kalmamıştır zaten orda amfora falan bu kadar yılda. Ne gelip kazı yapıyorlar, ne kontrol ediyorlar, bizlerde dalmayacaksınız diyorlar.. Bakın geçen çıkardığımız ağ gibi bir parça daha var o bölgede, ama ağın bir kısmı dalışa yasak alanda kalıyor, ağı çıkartacağız, çıkartamıyoruz, neden ; YASAK çünkü! Serço bey size ‘DALIŞ’ desem bana ne dersiniz? Bedenim yorulurken beynimin dinlendiği yere gitmektir. Sessizlik, yer çekimi yok, sınırsız özgürlük. Dalışa başlıyorsun aşağıya doğru iniyorsun 10-15-25..35 kayalara varıyorsun ve ‘oh geldim eve’ diyorsun oysa aslında yüzeydeki evinden uzaklaşyorsun. Garip bir duygu, garip ve bir o kadar da güzel.. Sizde anı çoktur ama unutamadığınız bir tanesini bizimle paylaşır mısnız? Anı çok tabi ama tam dediğiniz gibi unutamadığım ve dalış anısı deyince direk aklıma gelen bir anım var; Adanın güneyinde Kurşunburnu’na doğru kayalaık bir alan vardır, bir arkadaşımız oraya ağlarını takmış. Bu olay 77 de falan oluyor, şu anlattığım 150 lik galvaniz tüple dalıyorum. Bir ip aldım indim aşağıya, güzelce bağladım, ‘vira’ dedim çekiyorlar yukarıdan bende bir taraftan kurtarıyorum, neyse kurtuldu ağlar, çekiyorlar yukarıya, bende ağların yanından çıkıyorum yavaş yavaş, derinlik 40 metre falan derinlik, tutunmuyorum ama ağların yanından kabarcıkları takip ederek çıkıyorum yavaş yavaş 30-35 lerdeydik sanırım, bir kafamı kaldırdım ki ip kopmuş ağlar olduğu gibi üstüme iniyor, nasıl yaptıysam yana kaydım, ağlar önümden indi gitti. Bir kalsaydım ağların altında, orada bekle dur, kimse yok gelip kurtaracak, dalacak adam olsa adada bir tane daha tüp ya var ya yok.. Neyse işte kıl payı kurtardık o gün, ama bu olay bana ders oldu, bundan sonraki ağ çıkarma işlerimizde mümkün olduğu kadar ağlardan uzak duruyoruz. Ağlar dedik gene, bu ağlar, kapladıkları alanı öldürmekle işleri bitmiyor, orada oldukları sürece pasif avlanmaya devam ediyorlar.. Bu çok önemli, mesela ben bazen görüyorum bu ağa bir balık takılmış çürümüş, onu yemeye bir ıstakoz gelmiş takılmış kalmış, haydi bakalım otur orada, uğraş onu kurtarıcam diye, sen uğraşırken o yakalasın seni elbiseden, aman kolu incinmesin diye ince ince uğraş, beyin ameliyatı yapar gibi ağ kes. Falan filan.. Serço bey bize zaman ayrıdığınız için, bu güzel söyleşi için size çok teşekkür ediyorum, son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı? Bahsettiğimiz tüm bu konularda insanların biraz daha duyarlı olmalarını, doğaya çevreye biraz daha saygılı olmalarını diliyorum.. Teşekkür ederim.. Ege Sakin egesakin@sualtigazetesi.com ]]>
1447 2010-05-14 10:43:38 2010-05-14 07:43:38 open open ege-sakin-adali-serco-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1277699017 Image /wp-content/uploads/2010/05/anaresim.jpg views 248
denizcansobasat http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1461 Mon, 17 May 2010 01:17:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/denizcansobasat.jpg 1461 2010-05-17 04:17:10 2010-05-17 01:17:10 open open denizcansobasat inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/denizcansobasat.jpg _wp_attached_file 2010/05/denizcansobasat.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"320";s:6:"height";s:3:"240";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:27:"2010/05/denizcansobasat.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"denizcansobasat-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"denizcansobasat-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 10 fft5_mf430614 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1466 Mon, 17 May 2010 01:27:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/fft5_mf430614.jpg 1466 2010-05-17 04:27:41 2010-05-17 01:27:41 open open fft5_mf430614 inherit 1465 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/fft5_mf430614.jpg _wp_attached_file 2010/05/fft5_mf430614.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"450";s:6:"height";s:3:"338";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='127'";s:4:"file";s:25:"2010/05/fft5_mf430614.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf430614-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf430614-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 Deniz kaplumbağaları neden erken yumurtluyor? http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1465 Mon, 17 May 2010 01:28:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1465

İklim değişikliğinin ülkemizde Akdeniz kıyısındaki kumsallara yumurtasını bırakan deniz kaplumbağalarının üreme dengesini bozacağı, sıcaklık artışıyla birlikte yumurtadan çıkan dişi yavru sayısı artarken erkek yavru sayısının da azalacağı bildirildi. Aksaray Üniversitesi ve Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinin işbirliğiyle Aksaray’da düzenlenen "Ekoloji 2010 Sempozyumu"na katılan Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dürdane Kolankaya, sera gazı etkisine neden olan gazların miktarlarındaki artışın devam etmesi halinde, önümüzdeki 100 yıl içinde sıcaklığın 4,5 derece artmasının beklendiğini söyledi. 1750 yılından bugüne kadar kaydedilen sıcaklık artışının yüzde 90’ının insan faaliyetlerinin bir sonucu olduğunu ifade eden Kolankaya, "İklim değişikliğinin sonuçlarından türlerin göçü ve buzulların erimesi gibi gözle görünür etkiler günümüzde başlamıştır" dedi. İklim değişikliğinin yaban hayatını olumsuz etkileyeceğini ve türlerin yok olacağını vurgulayan Kolankaya, şunları ifade etti: "İklim değişikliği, ekosistemlerin kompozisyonunun, dağılımının bozulmasına ve türlerin de bu değişikliklere tepki vermesine neden olacak. Yaban hayatındaki canlıların coğrafi dağılımı, üreme zamanı ve göç zamanları değişecek. Araştırmalara göre ortalama sıcaklığın yalnızca 1,5 derece artması, bugün bilinen türlerin üçte birinin yok olmasına yol açacak. Ekosistem içerisindeki bazı türlerin yok olması bekleniyor. Defenders of Wildlife verilerine göre, küresel ısınmadan en çok etkilenecek canlıların başında geyikler, arktik foklar, kutup ayıları, penguenler, gri kurtlar, deniz kaplumbağaları ve alabalıklar gelmektedir." DENİZ KAPLUMBAĞALARINDA ÜREME DENGESİ BOZULACAK İklim değişikliğinin deniz kaplumbağaları üzerindeki etkisinin başladığını anlatan Kolankaya, "Deniz kaplumbağaları 15 yıl öncesine göre yumurtalarını 10 gün daha erken bırakmaya başladı" dedi. Kolankaya, Chelonia mydas kaplumbağalarının üremesinde iklim değişikliğinin etkileri konusunda Mersin ve Adana’daki kumsallarda bulunan kamplumbağa yuvalarında 4 yıldır çalıştıklarını ve önemli bulgulara ulaştıklarını belirtti. İklim değişikliğinin Chelonia mydas gibi kaplumbağa türlerinin üreme dengesini bozacağını vurgulayan Kolankaya, şöyle devam etti: "İklim değişikliği ülkemizde Akdeniz kıyısındaki kumsallara yumurtasını bırakan deniz kaplumbağalarının üreme dengesini bozacak. Sıcaklık artışıyla birlikte yumurtadan çıkan dişi yavru sayısı artarken erkek yavru sayısı azalacak. Kaplumbağalarda eşey gelişimi, embriyonik gelişim döneminde hayvanın maruz kaldığı sıcaklığa bağlıdır. Küresel ısınmayla birlikte bu türlerin popülasyonlarında erkek bireylere göre dişi bireylerin sayısı daha fazla olacaktır. Bu da türün neslini devam ettirmesini zorlaştıracaktır. Chelonia mydas için ortam sıcaklığı ortalama 30 derece eşeyler eşit oranda (yüzde 50 dişi ve erkek) gelişir. Sıcaklık artınca dişi birey sayısı artacak, erkek birey sayısı azalacaktır. Bu sonuç bütün kamplumbağa türleri için geçerli." (aa) Kaynak: Radikal]]>
1465 2010-05-17 04:28:26 2010-05-17 01:28:26 open open deniz-kaplumbagalari-neden-erken-yumurtluyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274059707 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/fft5_mf430614.jpg views 121
alptekinbaloglu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1470 Mon, 17 May 2010 01:34:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/alptekinbaloglu.jpg 1470 2010-05-17 04:34:50 2010-05-17 01:34:50 open open alptekinbaloglu inherit 1469 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/alptekinbaloglu.jpg _wp_attached_file 2010/05/alptekinbaloglu.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"236";s:6:"height";s:3:"201";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='112'";s:4:"file";s:27:"2010/05/alptekinbaloglu.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"alptekinbaloglu-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Alptekin Baloğlu ile MEDEX te Görüştük http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1471 Mon, 17 May 2010 01:38:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1471

Alptekin bey merhaba nasılsınız ? Merhaba, teşekkürler iyiyim sizleri sormalı ? Bizde iyiyiz , sizi yakalamışken çok kısa fuar hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz? Aaa durun daha şimdi girdim , vallahi yeni geldim . Ama çok iyi :) çok çok iyi buldum :)) :) :) bizde başka soru sorarız :). Hocam STH ‘da Konuşan Balık etkinliğinde Jüri olduğunuzu öğrendik, bu konuda ne düşünüyorsunuz ? STH’nın yaptığı işleri çok beğeniyorum, çünkü çok doğru işler yapılıyor. Orada bana jürilik görevi uygun gördükleri için mutluyum . Çocukları motive etmek çok önemli, çocuklarla, çocukların denize bakışlarıyla ilgili, fotoğraf yarışması, resim yarışması gibi etkinliklerin onların dünyaya bakışlarını, hayatlarını değiştireceğini biliyorum. Bu sebeple orada olmak beni çok mutlu edecek. Herbirimizin bireysel olarak yaptığı bazı çalışmaların, daha hep birlikte yapılan bölümlerinde olmayı daha çok seviyorum açıkçası o yüzden de STH ‘nın o etkinliğinde olmak ayrı bir keyif.. Sayın Alptekin Baloğlu, çok teşekkür ediyoruz zaman ayırdığınız için. İyi eğlenceler.. Ege Sakin egesakin@sualtigazetesi.com]]>
1471 2010-05-17 04:38:18 2010-05-17 01:38:18 open open alptekin-baloglu-ile-medex-te-gorustuk publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274843492 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/alptekinbaloglu.jpg views 172
02 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1477 Mon, 17 May 2010 07:26:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/02.jpg 1477 2010-05-17 10:26:28 2010-05-17 07:26:28 open open 02 inherit 1476 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/02.jpg _wp_attached_file 2010/05/02.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"350";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:14:"2010/05/02.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:14:"02-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:14:"02-300x190.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"190";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 45 03 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1478 Mon, 17 May 2010 07:27:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/03.jpg 1478 2010-05-17 10:27:12 2010-05-17 07:27:12 open open 03 inherit 1476 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/03.jpg _wp_attached_file 2010/05/03.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"349";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:14:"2010/05/03.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:14:"03-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:14:"03-300x190.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"190";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 35 01 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1479 Mon, 17 May 2010 07:28:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/01.jpg 1479 2010-05-17 10:28:12 2010-05-17 07:28:12 open open 01 inherit 1476 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/01.jpg _wp_attached_file 2010/05/01.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"808";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='65'";s:4:"file";s:14:"2010/05/01.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:14:"01-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:14:"01-204x300.jpg";s:5:"width";s:3:"204";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 Ona bu kadar yaklaşan olmamıştı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1476 Mon, 17 May 2010 07:28:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1476

Okyanusların dev canlıları arasında yer alan ve Amber balığı olarak bilinen İspermeçet balinası, Karayib Denizi’nde dalgıçlar tarafından görüntülendi. Görüntülerin en hayret verici tarafı ise, dalgıçların boyları 20 metreye varan dev canlıların neredeyse ağzına girecek kadar yaklaşmasıydı.  Dominik Cumhuriyeti’nin Karayib Denizi açıklarında yüzeye çıkan İspermeçet balinalarının yanına giden dalgıçlar, dünyanın en ünlü edebiyat eselerlerinden Moby Dick’te yaşanan insan-balina çatışmasının tam tersi bir ilişkiyi gözler önüne serdi.  Resimleri çeken sualtı yaşam uzmanı Peter Allinson, “Defalarca bulundukları yerde dönerek karın ve vücutlarına dokunmamıza izin verdiler” diyerek dev canlıların arkadaşça tavrına değindi.   Allinson, dev balinaların çok akıllı olduğunu, ilk yaklaştıklarında endişe duyduklarını ancak kısa zamanda kaynaştıklarını belirtti.  Rastlamak Çok Zor 61 yaşındaki araştırmacı, İspermeçet balinalarının fotoğraflarını çekebilmek için bir hafta boyunca teknelerle denizde dolaşmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bunun sebebi, Dominik açıklarında sadece 150 tane bulunan dev balinaların nefes almak için yüzeye çıktıklarında 15 dakika ile 1 saat arasında su yüzeyinde kalmaları.  Allison, İspermeçet balinalarının neslini koruyabilmek adına bu canlılara dikkat çekmek için resimlerini çektiğini söyledi. Ağırlıkları 57 tona ulaşabilen İspermeçet balinaları, okyanusların en derine dalabilen canlıları.  Kilometrelerce derinlikte avladıkları dev mürekkepbalıkları ile beslenen İspermeçet balinalarının su altında çıkardığı şaklama sesi ise, dünya üzerindeki canlıların çıkardığı tüm sesler arasındaki en güçlü ses olma özelliğine sahip.  Sperm balinası olarak da bilinen İspermeçet balinalarının bu adı almasının sebebi, vücutlarından elde edilen ve kozmetik ürünlerde kullanılan ‘spermceti’ yağı.  Kaynak: Vira Haber / Hürriyet ]]>
1476 2010-05-17 10:28:39 2010-05-17 07:28:39 open open ona-bu-kadar-yaklasan-olmamisti publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274083091 _edit_last 1 views 290 Image /wp-content/uploads/2010/05/02.jpg
12769 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1484 Mon, 17 May 2010 07:33:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/12769.jpg 1484 2010-05-17 10:33:25 2010-05-17 07:33:25 open open 12769 inherit 1483 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/12769.jpg _wp_attached_file 2010/05/12769.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"215";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/12769.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"12769-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"12769-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 20 Bu erkek balık hamile kalıyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1483 Mon, 17 May 2010 07:34:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1483 10-12 cm boyundaki Syngnathus scovelli'nin (deniz iğnesi balığı) erkeğinin, akrabası denizatının erkeğinin yaptığı gibi yumurtaları kesesinde taşıdığı ve beslediği görüldü.  Ancak erkek balığın ilginç özelliği bununla da kalmadı.  Bilim adamları, bu erkek balıkların küçük dişilerle çiftleştikten sonra, bebeklerin daha fazla hayatta kalma şansı olması ve yeni bebekler için güçlerini korumak amacıyla bu yumurtaları bıraktığı da belirlendi.  Dahası, daha büyük dişi yumurtalarını döllemeyi seçen bu balıkların eşinin "çekiciliğine" bağlı olarak iyi ya da kötü babalık yaptığı ortaya çıktı.  Araştırmaya imza atan bilim adamlarından Kimberley Paczolt, hayvanlar aleminde hayatta kalma şansını artırmak için daha büyük balıkların seçilmesine rastlandığını, ancak ilk kez çiftleşmeden sonra "erkeğin hamile" olduğu bir türde bu durumun görüldüğünü belirtti.  Halen şaşkın olan bilim adamları neden bu erkek balığın "anne olmayı seçtiğini" bilmiyor.  Kaynak: Vira Haber / AA]]> 1483 2010-05-17 10:34:26 2010-05-17 07:34:26 open open bu-erkek-balik-hamile-kaliyor publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1274081669 Image /wp-content/uploads/2010/05/12769.jpg views 86 kutlay1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1491 Mon, 17 May 2010 19:27:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/kutlay1.jpg 1491 2010-05-17 22:27:30 2010-05-17 19:27:30 open open kutlay1 inherit 1490 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/kutlay1.jpg _wp_attached_file 2010/05/kutlay1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"507";s:6:"height";s:3:"308";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='77' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/05/kutlay1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"kutlay1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"kutlay1-300x182.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"182";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 kutlay http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1492 Mon, 17 May 2010 19:28:34 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/kutlay.jpg 1492 2010-05-17 22:28:34 2010-05-17 19:28:34 open open kutlay inherit 1490 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/kutlay.jpg _wp_attached_file 2010/05/kutlay.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"350";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='82'";s:4:"file";s:18:"2010/05/kutlay.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"kutlay-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:18:"kutlay-257x300.jpg";s:5:"width";s:3:"257";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 20090930-aksona1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1504 Wed, 19 May 2010 10:15:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090930-aksona1.jpg 1504 2010-05-19 13:15:09 2010-05-19 10:15:09 open open 20090930-aksona1 inherit 1503 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090930-aksona1.jpg _wp_attached_file 2010/05/20090930-aksona1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:28:"2010/05/20090930-aksona1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:28:"20090930-aksona1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:28:"20090930-aksona1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 20090930-aksonamehmet http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1505 Wed, 19 May 2010 10:16:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090930-aksonamehmet.jpg 1505 2010-05-19 13:16:05 2010-05-19 10:16:05 open open 20090930-aksonamehmet inherit 1503 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20090930-aksonamehmet.jpg _wp_attached_file 2010/05/20090930-aksonamehmet.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"373";s:6:"height";s:3:"270";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='92' width='128'";s:4:"file";s:33:"2010/05/20090930-aksonamehmet.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:33:"20090930-aksonamehmet-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:33:"20090930-aksonamehmet-300x217.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"217";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:32:"KODAK CX6330 ZOOM DIGITAL CAMERA";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1159099363";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"5.6";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:18:"0.0028571428571429";s:5:"title";s:0:"";}} views 22 AKSONA Mehmet http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1503 Wed, 19 May 2010 10:17:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1503

Kainat denizlerinin efendileri, Arılar gibi üretken, yürekleri sevgi dolu sevgili Mancornalar, Dikkat! Kaptanınız konuşuyor; BU BİR MANCORNALAR DESTANIDIR Karamanya’nın ve Ege’nin mavi derinliklerinde sarı yosunlarız biz, Sarı yosunların arasında, sarı altınlara dönüşen siyah incileriz biz, Sünger gözeneklerinde hayat dolu hücreleriz biz, Kızgın güneşin altında bir yudum su gibi sevgi dolu yürekleriz biz, Koylarında, kumsallarında, kaya üstlerinde nice mezarlar bıraktık biz, Kalendeki burçlarında, köşe taşlarında, tersanelerindeki ırgat diplerinde, Tirhandillerin bodoslamalarında silinmez izler bıraktık biz Karpas’ta, Silifke bangosunda, Anamur’da, Ege’de acı sularla örselenmiş sevgi dolu yürekler bıraktık biz Yüzyıllar evvelden Oppianus’ların, Heredot’ların yüreklerinde, Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinde silinmez izler bıraktık biz, Çanakkale’den Karpas’a mezar taşları beyaz köpüklü dalgalar olmuş nice canlar bıraktık biz, Biz Mancornalarız, mavi derinliklere yüreklerini gömmüş büyük ustalardan süzülerek gelir bilgimiz, Yüreğimizin derinliklerinde taht kurmuş yaşatmaktayız sizleri biz, Esti yine meltem rüzgarı, doldu yelkenlerimiz, Adımız MANCORNADIR, mavi deryaların altında ve üstünde kelebekler gibi uçarız biz. AKSONA 1860 yılında Karaman’dan gelip, Çiftlik köyünü kurmuş ataları... 1950 yılında Çiftlik’te doğmuş Aksona Mehmet. Tarlada çalışmak zor gelmiş, kaçıp Mustafa Cengiz’in teknesinde süngerciliğe başlamış... Mayıs’tan Eylül sonlarına kadar sünger teknelerinde yaşamış, yüzünü deniz suyuyla yıkamış... Rasim Özgürel : Sizi herkes Aksona Mehmet olarak tanımakta. Aksona lakabı neyi anlatıyor? Aksona Mehmet : “Aksona” süngercilerin yüzlerce kere tekrar ettiği bir kelime. Yabancılar buna “dekompresyon”, kısaca “deko” diyorlar. Dalgıçlar denize daldıklarında hava solumaktadırlar. Soludukları bu havanın içerisinde % 79 oranında bulunan azotu da alırlar vücutlarına. Dipte basınç altında vücuda alınan bu gazların yukarıya deniz yüzüne çıkarken belirli metrelerde beklenerek yapılan dinlenmelerde vücuttan atılması ve denge sağlanması işine “aksona” deniyor. Birçok teknede süngercilik, kaptanlık yaptım ve 1981 yılı Kasım ayında kendi teknemi alayım dedim. Ziraat Bankasının sağladığı kredi ile Torba’da bulduğum Ziya Usta’nın teknesi olan Şafak adlı tekneyi aldım. Gittim, baktım tekneye, tamam. Düşündüm teknenin adını ne koyayım diye. Sonra “AKSONA” koydum. Zira biz sünger avcıları için önemli bir kelime idi. O günden sonra bana Aksona Mehmet dediler. Hoşuma da gidiyor bu. Sünger avcısı olarak, deniz kültürünü sünger avcılığından alan bir insanım. Onların terbiyesi ile onların eğitimi ile büyüdüm. Bodrum’da çok eskilere dayanan kayıtlara göre 1700 yıl önce buralarda yaşamış “Opianus” isimli birisi Güney Ege süngercilerinin ne kadar zor bir iş yaptıklarını anlatıyor. Halikarnas Balıkçısı “Deniz Gurbetçileri” isimli kitabının başında M.Ö. 3.yüzyılda yaşamış olan Opianus’un sözlerine yer verir; “HİÇ BİR ÇİLE SÜNGER AVCILARININKİNDEN DAHA KORKUNÇ, HİÇ BİR ÇABA ONLARINKİNDEN DAHA ZOR DEĞİLDİR.” R.Özgürel : Sünger nedir, nerede kullanılır, kaç çeşit sünger vardır? Bu konuda biraz bilgi verir misiniz? Aksona : Sünger deniz dibinde kayalara yapışık olarak yaşayan tek hücreli bir canlıdır ve planktonlarla beslenir. Ülkemiz denizlerinde ticari değeri olan veya olmayan pek çok sünger çeşidi vardır. Deniz biyologları sayılarının yüzleri aştığını söylerler. Ekonomik olan, ticari olan cinsi ise 5-6 tanedir. “Karamanya süngeri” de denilen “Akdeniz Bal Peteği” cinsi olanı en makbul olanıdır. Karamanya aslında bizim süngercilik dilinde Bodrum’dan Antakya Samandağı’na kadar olan kıyı şeridine verilen addır. Süngerci aslında “Akdeniz’e süngere gidiyorum” demez. “Karamanya’ya gidiyorum ya da çıkıyorum” der. Yurtdışından bir alıcı, sünger tüccarı geldiğinde “Karamanya süngeri” denildi mi delirir, çünkü en iyi süngerdir bu. Bir de “Türk Fincanı” denen, bizim süngerciler arasında “Melat” adı verilen bir sünger vardır. Sonra İpsator yani “Fil Kulağı” denilen yassı ve çok nadir bulunan bir sünger vardır. Bunlar, ekonomik, ticari değeri olan süngerlerdir. Süs olarak kullanılan süngerler de vardır; Şumba ve Marmara denizinden çıkarılan Mandaba gibi… Elde edilen süngerin %5’i yurt içinde tüketilir. Süngerin çıktığı devirlerde % 95’i ihraç edilirdi. Bodrum’dan yapılan sünger ihracatı ile ülkeye döviz girdisi sağlanmıştır. Süngercilik tehlikeli bir meslektir. Pek çok süngerci vurgun yemiş, sakat kalmıştır. Pek çok insan ölmüştür. Kıyılarda bilinmeyen yerlerde mezarlar vardır süngerde ölenlere ait, Ege ve Akdeniz kıyılarında bir yerlerde. Bugün Bodrum’da denizcilik, tekne yapımcılığı bu kadar ilerlemiş ise bunların temelinde sünger avcılığı, sünger avcıları vardır. Ama insanlar bunu unutuyorlar. Bugün artık süngercilik unutulup gitti. R.Özgürel : Süngerciliğe ne oldu, niye unutuldu, geleceği nedir süngerciliğin ve bundan sonra ne olacak? Aksona : Zamanla yaşam farklılaştı, Bodrum’a turizm geldi. Gençler daha kolay olan ve tehlikesi olmayan turistik tekneleri tercih ediyorlar. Süngercilik gibi tehlikeli mesleklere rağbet etmiyorlar. Yeni nesil küçük teknelerde mahrumiyet içinde çalışmak istemiyor. Benim şu ufacık teknemde 7 kişi süngere çıkardık. Onun içinde yatar, onun içinde yemek yer, 5-6 ay yaşardık. Süngerden geri döndüğümüzde insanlara,ortama uzun süre uyum sağlayamazdık. Yabancılık çekerdik, psikolojimiz bozulurdu. Ben şimdi anlıyorum o zamanki tavırlarımızın psikolojik bozukluk olduğunu… Sonra 1986 yılında süngere bir hastalık geldi. Sünger dipte, denizin dibinde eriyip gidiyordu. Tabii sünger azaldı, süngercilik ekonomik olmaktan çıktı. Zira 5-6 kişiyi doyurmak zorundasın. İaşesi, mazotu, dalgıçların payı... Tabii vazgeçtik biz de süngercilikten. Elbette biz de para kazanmak için yapıyorduk bu işi. Ama sünger olmayınca ben dahil pek çok süngerci iş değiştirdi. Hala arada bir dalarım, ama o da keyif için. Aslında tarih boyunca süngere hastalık girmiş ama sonra düzelmiştir. Ama öyle ya da böyle bu tekneler yaşatılmalıydı. Zira bu tekneler bir okuldur. Burada usta çırak ilişkisi ile çark döner. Burada gençlere denizcilik ve dalgıçlık öğretilir ve sonuçta iyi bir denizci olunur. Her kaptan her gemici iyi bir dalgıç olamaz ama bir dalgıç, iyi bir gemici, iyi bir kaptan olur. Yani bu çark durmamalıydı ama durdu. Bürokratlara çok anlattık süngerciliği… Bu süngercilik yüzyıllar boyu ne badireler atlattı, ne ekonomik krizler, ne hastalıklar. Ama işin üzücü yanı da; Bodrum’da kurulan “Balıkçılık ve Sünger Araştırmaları ve Geliştirme Enstitüsü” kurulduktan sonra süngercilik bitti. Burası için zorlukla istimlakler yapıldı, basınç odaları kuruldu, doktorlar tayin oldu ama süngercilik bu enstitünün zamanında yok oldu. Enstitüde Erdener Çeri vardı, onu da görevden aldılar o zamanlar, bu iş de bitti. R.Özgürel : Bir aralar sünger avlamak yasaklanmıştı. Aksona : Süngercilik yok olduktan sonra sünger avı yasaklandı. Belirli yerlerde tamam anlarım koruma amaçlı yasaklarsın, mesela Saroz körfezinde. Ama deniyor ki banyo süngeri yasak. Allah Allah “banyo süngeri” diye bir sünger yok ki yasaklayasın. Yani zeka fukaralığı derim ben buna, kardeşim plastik süngerden kesersin bir parça olur banyo süngeri, kaba süngerden kesersin avuç içi kadar bir parça, kullanırsın banyoda olur sana banyo süngeri. Neyi kastediyorlar bu banyo süngeri ile ben anlayamıyorum. Gelecekte süngercilik olsa ne olur yani. Serbest olsa kaç kişi gider şimdi süngere. Süngeri kaç kişi tanıyor, kaç kişi biliyor bu işi. R.Özgürel : Yurt dışında veya komşu ülke Yunanistan’da süngercilik ne durumda? Aksona : İki adım ötemiz Yunanistan. Çıplak gözle baktın mı Turgutreis’ten karşısı Kalimnos. Dünyanın süngercilik merkezi. Oraya gidiyorum bazen. Orada insanlar bu işi yaşatıyorlar. Özel bayramlar yapıyorlar, tekneleri koruyorlar, teşvik ediyorlar süngerciliği Girişimci insanlar gitmişler, araştırmışlar dünyada nerede sünger var diye. Sonunda Atlantik’in öte yanında Florida sahillerini bulmuşlar. Orada, Bahamalar’da şirketler kurmuşlar, oralara yerleşmişler sünger avlıyorlar. Şimdi dünyada Amerikan süngeri hakim. Avladıkları bu süngeri Kalimnos’a gönderiyorlar, burada süngerler işleniyor, paketleniyor ve dünyaya “Yunan süngeri” diye pazarlanıyor. Atölyelerin depoları ağzına kadar sünger dolu. Süngerleri sınıflandırıyorlar, paketliyorlar ve modern bir tarzda piyasaya sunuyorlar. Bizim burnumuzun dibinde, her türlü devlet desteği arkalarında çalışıyorlar. Bizde ise bu konuda bilgi sahibi olmayanlar masa başına oturup süngeri koruyacağız diye bir takım yasaklar koyuyorlar. Şimdi belki süngerci yetiştiren okullar açacaklar. Belki böyle kurtarırız diye düşünüyorlar. R.Özgürel : Sünger teknelerinden bahseder misiniz? Sünger avına nasıl gidilirdi? Bunun özel bir yöntemi var mıydı? Aksona : Kış oldu mu kaptanlar köy köy gezer, dalgıçları bulur onlara avanslarını verirlerdi. Sünger öyle yakalandığı zaman hemen nakde çevrilen bir mal olmadığından dalgıçların geride kalan aileleri için ön ödeme şarttı. Süngercilik genç ve sağlıklı insan yapısına dayanan bir meslek olduğundan onların ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyordu. Böylece ekipler kurulup ayarlanırdı. Süngercilikte iki tip tekne vardır. “Sığ Su Makinaları” ve “Mancornalar”. Sığ Su Makinaları; artık uzun seneler bu işte çalışmış ve yorulmuş süngercilerin çalıştığı, 30 metreye kadar dalarak sünger avlayan teknelere verilen addır. Süngerci aile baskısı altındadır. Aileler korkarlar evladım vurgun yiyecek, ölecek diye… Bu yüzden onların bir an evvel karada iş tutmalarını, süngerciliği bırakmalarını isterler(di). Dışarıda ne yapacaksın; ya Karaova’ya tütüne gideceksin ya da Milas’a pamuk çapasına. İşte bu süngerciler Sığ Su Makinalarında çalışırlardı. Yani yaşı biraz geçmiş ama çalışmak isteyen fakat derin sularda olmak istemeyenlerin tercih ettikleri tarz bir süngercilikti bu. Mancornalar ise; derin sularda avlanan genç ve dinç süngercilerin çalıştığı tip sünger avcılığı içindir. Mancornalar üç tekneden oluşurdu. Birincisi “Aktarma” dediğimiz dalgıç pompalarının ve dalgıçların olduğu tekneler. İkincisi, “Depozito” denilen kumanyanın, sünger çuvallarının olduğu tekneler. Üçüncüsü ise daha çok yaşlı ve tecrübeli süngercilerin olduğu ve “Taşarı” denen tekneler. Tşarı teknesinin kaptanları denizi ve deniz dibini çok iyi bilirlerdi. Bunlar her sabah çok erkenden denize çıkarlar ve “gangavi” denen 2-3 metre uzunluğunda ve üzerinde terazi gibi çengelleri olan bir demiri ince ipe bağlı olarak denize atarlar ve çekmeye başlarlardı. Ne zaman gangavi bir taşa takılırsa oraya bir kabak atarlardı (şamandıra gibi). Böylece taşlara kabak bağlaya bağlaya giderlerdi.Arkadan sabah hafif kahvaltılarını yapmış dalgıçları taşıyan aktarma teknesi gelir ve ilk dalgıç ilk kabağa dalardı. Her dalgıç her gün iki kez dalış yapardı. İlk dalma sırası her gün değişirdi, dün birinci olan bugün sona geçerdi. Günlük dalışlarını bitiren dalgıçlar akşam dönerler ve depozitoya yanaşırlardı. Akşam hep birlikte yemek yenir, sohbetler edilir sonra da ertesi günkü işlerine dinlenmiş olarak devam edebilmek için uykuya yatılırdı. Böyle bir sünger avı hemen hemen 5 ay kadar devam ederdi. Süngerciler Mayıs ayında kumanyalarını tedarik ederler ve denize açılırlar, ancak Eylül ayı sonlarında Bodrum’a dönerlerdi. R.Özgürel : Biz ülke olarak bir kaç deniz kıyısı şehri veya kasabası haricinde denizi pek sevmiyoruz. Sırtımızı dönmüşüz… Aksona : Evet. Eğer bugün denizci nitelikli bir ülke olabilseydik bulunduğumuz konumdan en az 50 yıl daha ilerde olurduk. Peki ne yapmak gerekiyor? Öncelikle eskiden ders almamız, yapılan hataları telafi etmemiz gerekiyor. Bir kere “ben” demeyi kaldıracağız, “biz” demesini öğreneceğiz. Böylece sağlıklı kararlar alabiliriz, böylece belki durumu düzeltebiliriz. Yukarıdaki “SÜNGER, SÜNGERCİLİK VE BİR SÜNGERCİ; AKSONA MEHMET” başlıklı yazı; Bodrum Ticaret Odası Yayını olan, “BODRUM MAVİ” derginin 6. sayısından, A.Rasim ÖZGÜREL’in “AKSONA MEHMET” başlıklı yazısından alınmıştır.

AKSONA İLE TANIŞMA VE SOHBET Aksona Mehmet adını çok uzun zamandır duyardım. Sonra Bodrum Ticaret Odasının yayını olan MAVİ derginin 6. sayısında A.Rasim Özgürel’in Aksona ile yaptığı söyleşiyi (yukarıdaki metin) okudum. 20 Eylül 2006 akşamı, Bodrum Ticaret Odasının almış olduğu ISO 9001:2000 kalite belgesinin takdimi ve MAVİ derginin 1. yılı kutlaması için düzenlenen gecede Aksona ile tanıştık. Daha sonra ben ona, “biz gerçek hemşeriyiz, siz Çiftlik’lisiniz ben de Pınarlıbelen köyündenim” dedim. Bir defa daha ve daha teferruatlıca tanıştık. Ayak üstü (lafın gelişi ayak üstü işte, ben ayak üstü nasıl durayım!) kısa bir sohbet ettik. Kendisini köye davet ettim. “Tamam geleceğim, ben seni kim olarak sorayım, nasıl bulayım” dedi. “Etrim’i biliyor musun?” dedim, “bilmez miyim?” dedi. “Karanlık’ı biliyor musun?” dedim, yine aynı cevap. O zaman Karanlık’a gelince “kimin bağı var diye sorsan söylerler” dedim. Ya da ailemizin büyük adını söylesen de olur deyip, bu adı da söylediğimde, “deme ya, sen onların oğlu musun?” dedi. Meğer çocukluğu bizim oralarda tütün tarlalarında geçmiş. Ayrılırken telefon numaralarımızı da almamıştık. Ben, vakit bulup gelebilir mi acaba, yoksa unutur mu diyordum. 4 gün sonra (bugün, 24 Eylül 2006) Pazar sabahı saat 09:00 da daha ben uyuyorken (gece çok geç yatmıştım çünkü) kardeşiyle geldiler ve çok güzel bir sürpriz yaptılar. Hatta Mumcular pazarına bile uğramışlar. Epeyce uzun ve güzel bir sohbet ettik. Çok hoş sohbet, görmüş geçirmiş, iyi bir insan. Zaten ömrünü denizde geçirmiş bir deniz insanı başka nasıl olabilirdi ki… Tekrar görüşmek üzere Aksona… 25.02.2007 Bugün Pazar. Epeyce bir süreden sonra Aksona ile tekrar görüştük. Yeğeni Mehmet Ali’yle geldiler ve uzunca bir sohbet yaptık. Aksona ile sohbet bitmez ama zaman sınırsız değil işte. Tekrar görüşmek üzere Aksona… Aksona, yazmış olduğu MANCORNALAR DESTANINI’nın bir kopyasını bıraktı bana. Süngerin, Süngerciliğin ve bir Süngercinin yazıldığı bu sayfada, bu destan da olmalı... Kainat denizlerinin efendileri, Arılar gibi üretken, yürekleri sevgi dolu sevgili Mancornalar, Dikkat! Kaptanınız konuşuyor; BU BİR MANCORNALAR DESTANIDIR Karamanya’nın ve Ege’nin mavi derinliklerinde sarı yosunlarız biz Sarı yosunların arasında, sarı altınlara dönüşen siyah incileriz biz Sünger gözeneklerinde hayat dolu hücreleriz biz Kızgın güneşin altında bir yudum su gibi sevgi dolu yürekleriz biz Koylarında, kumsallarında, kaya üstlerinde nice mezarlar bıraktık biz Kalendeki burçlarında, köşe taşlarında, tersanelerindeki ırgat diplerinde, Tirhandillerin bodoslamalarında silinmez izler bıraktık biz Karpas’ta, Silifke bangosunda, Anamur’da, Ege’de acı sularla örselenmiş sevgi dolu yürekler bıraktık biz Yüzyıllar evvelden Oppianus’ların, Heredot’ların yüreklerinde, Halikarnas Balıkçısı’nın eserlerinde silinmez izler bıraktık biz Çanakkale’den Karpas’a mezar taşları beyaz köpüklü dalgalar olmuş nice canlar bıraktık biz Biz Mancornalarız, mavi derinliklere yüreklerini gömmüş büyük ustalardan süzülerek gelir bilgimiz Yüreğimizin derinliklerinde taht kurmuş yaşatmaktayız sizleri biz Esti yine meltem rüzgarı, doldu yelkenlerimiz Adımız MANCORNADIR, mavi deryaların altında ve üstünde kelebekler gibi uçarız biz. AKSONA www.aksona.com Kaynak: bodrumbaglari.com]]>
1503 2010-05-19 13:17:30 2010-05-19 10:17:30 open open aksona-mehmet publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274843482 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/20090930-aksona1.jpg views 271
festivalmarmara http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1516 Wed, 26 May 2010 02:09:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/festivalmarmara.jpg 1516 2010-05-26 05:09:09 2010-05-26 02:09:09 open open festivalmarmara inherit 1515 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/festivalmarmara.jpg _wp_attached_file 2010/05/festivalmarmara.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"241";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='64' width='128'";s:4:"file";s:27:"2010/05/festivalmarmara.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"festivalmarmara-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"festivalmarmara-300x150.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 20100319-marmarafeatival http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1517 Wed, 26 May 2010 02:10:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20100319-marmarafeatival.jpg 1517 2010-05-26 05:10:12 2010-05-26 02:10:12 open open 20100319-marmarafeatival inherit 1515 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20100319-marmarafeatival.jpg _wp_attached_file 2010/05/20100319-marmarafeatival.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"170";s:6:"height";s:2:"79";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='59' width='128'";s:4:"file";s:36:"2010/05/20100319-marmarafeatival.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:35:"20100319-marmarafeatival-150x79.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:2:"79";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 MARMARA 10. Uluslararasi Sualti Goruntuleme Festivali http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1515 Wed, 26 May 2010 02:12:44 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1515

MARMARA 10. Uluslararasi Sualti Goruntuleme Festivali 26 Haziran – 03 Temmuz 2010 Istanbul Turk Balikadamlar Kulubu tarafindan, POLISAN ana sponsorlugunda duzenlenen etkinlik, 26 Haziran – 03 Temmuz 2010 tarihleri arasinda gerceklestirilecektir.Festival bunyesinde iki ayri yarisma yapilacaktir. Onceden cekilmis fotograf ve filmler arasindan secimle; KATEGORILER Dijital Portfolyo Dijital Genis Aci Dijital Makro Baski Fotograf Genis Aci Baski Fotograf Makro Slayt Gosterisi Video film 17. “Yasayan Marmara” Sualti Goruntuleme Yarismasi kapsaminda 26-27 Haziran 2010 tarihinlerinde Marmara Adasi’nda dalis yapilarak gerceklestirilecektir. KATEGORILER Dijital Portfolyo ( Marmara Denizi’nde Onceden Cekilmis) Dijital Genis Aci Dijital Makro Video film DALIS PROGRAMI 26 Haziran 2010 Cumartesi / Antrenman Dalisi 27 Haziran 2010 Pazar / Yarisma ve 03 Temmuz 2010 Cumartesi / Odul Toreni, Saat 20:30 ULASIM; 25 Haziran 2010 Cuma saat 20:00’de Tekirdag’dan Marmara Adasi’na feribot ve 27 Haziran 2010 Pazar saat 19:00’da Marmara Adasi’ndan Tekirdag’a feribot tarafimizca karsilanacaktir. Katilimcilar Tekirdag’a ulasimlarini kendileri saglayacaktir. KONAKLAMA; 25 ve 26 Haziran 20102 tarihlerinde, yarismacılarin ve dalis eslerinin 2 gece oda kahvalti konaklama masraflari tarafimizca karsilanacaktir. ‘Yasayan Marmara’ yarismasi icin kayitlarimiz dolmustur. Basvuru ve gonderim icin son tarih : 01 Haziran 2010 Oduller; Raja Ampat liveaboard – Kararu Diving, Similan Mermaid Livebaords, Manado Cocotinos Resort, Manado Kima Bajo & Eco Divers, Manado Tasik Ria Resort, Lembeh Kungkungan Bay Resort, Hurghada ve Taba – Blue Lagoon, Red Sea North Cruise – Sinai Divers, Lembeh Resort, Kapalai Dive Resort, Manado Thaslassa Dive Center ve Turkiye’de dalis tatilleri… Katilimlarinizi bekliyoruz. Herkese bol sans… Sevgi ve Saygilarimla, Sevda Sahin Organizasyon Komitesi Baskani www.marmarafestival.org 2010@marmarafestival.org Turk Balikadamlar Kulubu Iskele Cikmazi No:69 Caddebostan – Istanbul 0216 355 56 28]]>
1515 2010-05-26 05:12:44 2010-05-26 02:12:44 open open marmara-10-uluslararasi-sualti-goruntuleme-festivali publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274840608 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/20100319-marmarafeatival.jpg views 325
20080610-tssf http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1526 Wed, 26 May 2010 02:20:47 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20080610-tssf.gif 1526 2010-05-26 05:20:47 2010-05-26 02:20:47 open open 20080610-tssf-2 inherit 1525 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/20080610-tssf.gif _wp_attached_file 2010/05/20080610-tssf.gif _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:2:"82";s:6:"height";s:3:"105";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='74'";s:4:"file";s:25:"2010/05/20080610-tssf.gif";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 13. ALTIN PALET SUALTI GÖRÜNTÜLEME TÜRKİYE ŞAMPİYONASI SONUÇLARI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1525 Wed, 26 May 2010 02:21:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1525 SONY ana sponsorluğunda EPSON TÜRKİYE yan sponsorluğunda BODRUM BELEDEİYESİ ve BODRUM DENİZ KURTARMA DERNEĞİ ve ERSAN OTEL & SPA desteğiyle gerçekleştirilen 13. ALTIN PALET SUALTI GÖRÜNTÜLEME TÜRKİYE ŞAMPİYONASI sonuçlandı. 2011 yılında yine Bodrum’da gerçekleştirilecek olan 13. CMAS SUALTI GÖRÜNTÜLEME DÜNYA ŞAMPİYONASI’nın bazı yönlerden küçük bir provası olan şampiyonada bu sene bazı yenilikler uygulandı. Şampiyona diğer yıllarda olduğu gibi 2 gün değil 4 gün sürdü ve 2 gün üst üste yarışma dalışları yapıldı. Yarışmacıların hangi noktada dalacağı ise öncelikle kendi isteklerine bırakıldı ve dağılım özel bir programla sağlandı. Seçici Kurul değerlendirmesi ise tek oturumda değil Kapalı ve Açık oturum şeklinde gerçekleştirildi. Kapalı oturumda Seçici Kurul üyelerimiz her dalda verilen fotografları elemeye tabi tuttular. Daha sonra ise fotoğraflar ödül töreninde özel bir program eşliğinde seyircilerimizin gözü önünde puanlandı ve dereceye giren fotograflar belirlendi. CMAS Görüntüleme Kurulu Başkanı Juergen Warnecke Seçici Kurul üyesi ve CMAS adına gözlemci olarak şampiyonaya katıldı ve organizasyondan oldukça memnun olarak ayrıldı.Kısa süre içinde şampiyona ile ilgili rapor CMAS Yönetim Kuruluna sunulacak ve 13. Dünya Şampiyonasının 2011 yılında Bodrum’da yapılacağı duyurulacak. Şampiyonada dereceye giren yarışmacılarımız ve kulplerimiz şu şekilde; Dereceler   Puanlar Şampiyonada görev yapan ve benim için çok değerli iki isme özellikle çok teşekkür etmek istiyorum. Teknik sorumlu arkadaşım, aynı zamanda TSSF Başkan Yardımcısı Çağrı Türkkorur ve çok kısa sürede mükemmel bir iş çıkartan yazılım uzmanımız Yener Engin. Sizler bu şampiyonada çok önemli bir rol oynadınız. Doğru insanlarla çalışmak başarıyı da beraberinde getiriyor. Dalış Operasyonlarını kusursuz yerine getiren tekne amirlerimiz Burak Yalkılday,Ali Murat Yücesoy,Çağrı Türkkorur ve Ahmet Talay ve Sualtı Hakemimiz Koçer Türköz sizler her yıl olduğu gibi yine mükemmeldiniz.Çok teşekkür ederim. Hakemlerimiz Tuncer Gülerman,Bekir Ufuk Atar,İbrahim Aydın ve Nejat Adlim. Tarafsız ve kararlı uygulamarınız için çok teşekkür ederim. Sadece dalışla ilgili değil otelde ve teknede tek telefonla yanımızda olan Hiperbarik Tıp Uzmanımız Dr. Abdullah Arslan çok çok teşekkürler. Federasyon görevlimiz Ruşen Işık ve TSSF finans müdürümüz Arif Birdinç özverili çalışmalarınız için çok teşekkürler. Dünya Şampiyonasında Dalış ve teknelerle ilgili operasyonu yönetecek olan ve bu şampiyonada her türlü desteği esirgemeyen sevgili Aytaç Aydın’a çok teşekkürler. Bu şampiyonanın onur konukları değerli Seçici Kurul üyelerimiz; Ferda Büyükbaykal,Alptekin Baloğlu,Ali Ethem Keskin,Juergen Warnecke,Sadettin Aşkın,Haluk Sağtürk ,Merih Akoğul, Saki Uğurlu,Bengiz Özdereli,Tacettin Sağlar,Tahsin Ceylan ve Cem Cengiarslan. Doğru seçimlerinizle bu şampiyonanın kalitesini yükselttiniz çok teşekkürler. Ve bana her zaman güvenen motive eden sevgili Başkanım çok değerli hocam A. İnkılap OBRUK çok teşekkürler. 2011 Dünya Şampiyonasına hazırız…. Saygılarımla Soner YARKIN TSSF Sualtı Görüntüleme Kurulu Başkanı]]> 1525 2010-05-26 05:21:40 2010-05-26 02:21:40 open open 13-altin-palet-sualti-goruntuleme-turkiye-sampiyonasi-sonuclari publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1274840630 Image /wp-content/uploads/2010/05/20080610-tssf.gif views 258 66240294_200 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1532 Wed, 26 May 2010 02:35:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/66240294_200.jpg 1532 2010-05-26 05:35:41 2010-05-26 02:35:41 open open 66240294_200 inherit 1531 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/66240294_200.jpg _wp_attached_file 2010/05/66240294_200.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"150";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/05/66240294_200.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"66240294_200-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 A Sınıfı Acenta Belgesi Artık İstenmiyor ! {Flash} http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1531 Wed, 26 May 2010 02:36:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1531 Antalya Ticaret Odası Röportajları'nda, İhtisas Komisyonu Başkanı Serdar Eyilik; "bundan böyle Ticari Daliş Merkezleri'nden A sınıfı seyahat acenta belgesinin istenmeyeceğini belirtti. Bu haberin detaylarını video röportajdan seyredebilirsiniz !!

]]>
1531 2010-05-26 05:36:36 2010-05-26 02:36:36 open open a-sinifi-acenta-belgesi-artik-istenmiyor-flash-haber publish 0 0 post 0 _edit_lock 1275916158 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/66240294_200.jpg views 269
66203516_200 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1537 Wed, 26 May 2010 02:48:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/66203516_200.jpg 1537 2010-05-26 05:48:24 2010-05-26 02:48:24 open open 66203516_200 inherit 1536 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/66203516_200.jpg _wp_attached_file 2010/05/66203516_200.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"150";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/05/66203516_200.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"66203516_200-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 39 2010 Sesonuna Başlarken Ticari Dalış Merkezleri Sorunları http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1536 Wed, 26 May 2010 02:50:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1536 2010 sezonuna başlarken Ege ve Akdeniz bölgesi Ticari Dalış Merkezlerinin sorunları hakkında Kaş Sualtı Derneği Üyesi Hakan Nalçacı ve Kaş Sualtı Derneği  Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Şulekoğlu sorunları dile getirdiler.

Bu arada eğitmenlerin sorunları ile ilgilide Side bölgesinden Murat Dürüstkan açıklamalarda bulundu. ]]>
1536 2010-05-26 05:50:59 2010-05-26 02:50:59 open open 2010-sesonuna-baslarken-ticari-dalis-merkezleri-sorunlari publish 0 0 post 0 _edit_lock 1275916186 _edit_last 1 views 297 Image /wp-content/uploads/2010/05/66203516_200.jpg
sara1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1553 Thu, 27 May 2010 04:38:21 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/sara1.gif 1553 2010-05-27 07:38:21 2010-05-27 04:38:21 open open sara1 inherit 1552 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/sara1.gif _wp_attached_file 2010/05/sara1.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"366";s:6:"height";s:3:"271";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='94' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/sara1.gif";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"sara1-150x150.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"sara1-300x222.gif";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"222";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 deniz1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1554 Thu, 27 May 2010 04:43:49 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/deniz1.gif 1554 2010-05-27 07:43:49 2010-05-27 04:43:49 open open deniz1-2 inherit 1552 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/deniz1.gif _wp_attached_file 2010/05/deniz1.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"352";s:6:"height";s:3:"256";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='93' width='128'";s:4:"file";s:18:"2010/05/deniz1.gif";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"deniz1-150x150.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:18:"deniz1-300x218.gif";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"218";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 33 9. Uluslararası Kemer Sualtı Günleri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1552 Thu, 27 May 2010 04:46:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1552 2008’de katılmış olduğum bu organizasyonda yeniden bulunmak heyecan vericiydi . Bu organizayon Akdeniz'in Antalya kıyılarında bulunan sualtındaki doğal ve arkeolojik değerlerin dünyaya tanıtılması amacıyla yapıldığı için büyük bir önem taşır . 2008’de katıldığımda Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde öğrenciydim ve merakım okurken Hakan Öniz’den aldığım sualtı fotoğrafcılıgı dersiyle başladı . Üniversitede sadece seçmeli olan bu ders benim için çok önemli oldu ve aynı zamanda da aletli dalışa başladım . Ardından Tahsin Ceylan’ın tavsiyesi ile kendi ekipmanıma sahip oldum ve 2008’de elde ettiğim başarılar beni  şevklendirdi  . Artık her dalışımda makinem benimleydi , gittiğim heryerde çekimler yapmaya başladım . Sualtında ki canlıların misafirleri olup onları daha yakından tanıma fırsatı buldum ve yaşam alanlarına tanıklık ettim. Bu sayede dışardan cok ürkütücü gibi görünen canlıların bile ne kadar sevecen olabileceğini gördüm . Onları rahatsız etmediğim sürece saklandıkları yerlerden çıkıp pozlar bile verdiler . Zaten küçüklüğümden beri onları rahatsız etmemem ve sualtında hiçbirşeye müdahale etmemem gerektiğinin bilincindeyim.  Bu seneki organizsayonda bazı teknik sorunlar yaşamama rağmen orda bulunmak güzeldi . Eski dostlarla birarada olup sohbet etmek  ve dünya rekortmeni Sara Cambpell ile tanışma fırsatı bulmak keyif vericiydi .  İngiliz sporcu Sara Campbell, serbest dalışta 96 metreye ulaşarak dünya rekorunun sahibiydi . 37 yaşındaki Sara, sadece geniş palet ve vücut ağırlığıyla yaptığı tek soluklu dalışı 3 dakika 34 saniyede tamamlamıştı . Aynı zamanda yoga eğitmeni olan Sara ile spordan ,denizden , rekorlarından bahsettik ve antreman yaptığı sırada fotoğrafını çekme şansı elde ettim . Genel olarak keyifli geçen bu festivalde birçok kategoride ödüller sahiplerini buldu. Ödül alan tüm arkadaşlarımı tebrik eder , başarılarının devamını dilerim .  Deniz Can Sobaşat]]> 1552 2010-05-27 07:46:00 2010-05-27 04:46:00 open open 9-uluslararasi-kemer-sualti-gunleri publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274937086 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/04/dezcansabasat.jpg views 251 13565 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1559 Thu, 27 May 2010 12:20:22 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/13565.jpg 1559 2010-05-27 15:20:22 2010-05-27 12:20:22 open open 13565 inherit 1558 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/13565.jpg _wp_attached_file 2010/05/13565.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"600";s:6:"height";s:3:"436";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='93' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/13565.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"13565-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"13565-300x218.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"218";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 17 Bu balıklar yürüyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1558 Thu, 27 May 2010 12:20:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1558

Avustralya'nın Tazmanya adasında yürüyen balıklar türüne ait yeni bir canlı keşfedildi. Pembe renge sahip olan ve dört yüzgecinin üzerinde, okyanusun dibinde yürüyerek ilerleyen 'el balığı', daha önce bu türde keşfedilen 14 ayrı balığın bulunduğu ailenin en son üyesi. Uzmanlar, bu türün 1999 yılından beri keşfedilen ilk pembe balık olduğunu ifade ediyor. Balığın biyolojik yapısı ve vücut özellikleriyle ilgili yapılan araştırma sonucunda doğada daha önce karşılaşılmamış bir tür olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar ayrıca okyanusun dibinde yüzmek yerine yürüyerek, ilerleyen bu balığın yakın zamanda keşfedilen benzer 9 türün bir parçası olduğunu kaydediyor. Kaynak: Vira Haber / Milliyet]]>
1558 2010-05-27 15:20:50 2010-05-27 12:20:50 open open bu-baliklar-yuruyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1274963110 _edit_last 1 views 161 Image /wp-content/uploads/2010/05/11112.jpg
11112 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1563 Thu, 27 May 2010 12:22:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/11112.jpg 1563 2010-05-27 15:22:13 2010-05-27 12:22:13 open open 11112 inherit 1558 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/11112.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"399";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='92' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/11112.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"11112-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"11112-300x217.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"217";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/05/11112.jpg views 38 10667 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1568 Sun, 30 May 2010 06:52:08 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/10667.jpg 1568 2010-05-30 09:52:08 2010-05-30 06:52:08 open open 10667 inherit 1567 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/05/10667.jpg _wp_attached_file 2010/05/10667.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"272";s:6:"height";s:3:"204";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/05/10667.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"10667-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 Denizlerin rengi neden değişiyor ? http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1567 Sun, 30 May 2010 06:53:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1567

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali İşmen, ilkbahar ve sonbahar aylarında denizlerde görülen renk değişimlerinin sudaki planktonların aşırı çoğalmasından kaynaklandığını bildirdi. Çanakkale Boğazı'nda, ilkbahar aylarının gelmesiyle birlikte, denizin bazı kısımlarında farklı renkler oluşmaya başladı.  Bazı vatandaşlar denizdeki bu renk değişimini, 'deprem olabileceği'' yönünde değerlendiriyor. Prof. Dr. İşmen, denizdeki renk değişimin doğal bir olay olduğunu ve her yıl gerçekleştiğini söyledi.  Bunun, Türkiye gibi ılıman iklim kuşağına sahip sularda yılın 2 döneminde görülebildiğine işaret eden İşmen, ''İlkbahar ve sonbahar aylarında denizlerde renk değişimleri olur. Bunun ana sebebi sudaki plankton dediğimiz canlıların bu dönemde aşırı çoğalmasıdır'' dedi. İşmen, planktonların aşırı çoğalması sonucu, deniz suyunun yeşil, mavim ve kahverengine bürünebileceğini ifade ederek, şunları söyledi:  ''Bunu tetikleyen 3 ana neden var. Birincisi, denizlerdeki yüzey dip suları, bu dönemlerde rüzgarın ve fırtınaların etkisiyle karışarak derin sularda bulunan besin tuzlarını yüzeye taşır. İkincisi, sıcaklık artışı söz konusudur ve denizler ısınır. Üçüncüsü de, ışık optimum düzeydedir. Kışa nazaran günler uzamaktadır. Bu üçü bir araya geldiği zaman renk değişimleri denizlerde gözlemlenir. Bu doğal bir olay ve her yıl gerçekleşen olağan bir durumdur.''  ''Kirlilikten de kaynaklanabilir'' Denizdeki renk değişiminin, bölgesel kirliliklerden de kaynaklanabileceğini dile getiren İşmen, şöyle devam etti:  ''Fakat bunlar lokaldir. O bölgede denize bir deşarj vardır. Özellikle kirliliklerin olduğu sanayi bölgelerinde, bu doğal da olabilir, su taşınımlarıyla ve karasal değişimlerle renk değişimleri olabilir. Yağmurların yoğun yağdığı dönemlerde karalardan taşınımlar denize ulaşıyor ve o bölgeye gelen alüvyonların etkisiyle lokal renk değişimleri olabilir. Fakat çok geniş alanlı renk değişimleri planktonlardaki aşırı dönemsel çoğalmalardan kaynaklanmaktadır. Bu doğa açısından olumlu bir şey.''  İşmen, renk değişimlerinin uydulardan da takip edildiğini ve okyanuslarda renk değişimlerinin olduğu bölgelerde bol balık beklendiğini belirterek, ''Çünkü balıklar denizlerde dolaşarak buraları arar ve bulur. Balıkçılar da yönetsel anlamda buralara yönlendiriliyor. Bu bilgiler aktarılarak balıkçılıkta düzenlenebiliyor'' dedi. Kaynak: Vira Haber / Sabah]]>
1567 2010-05-30 09:53:00 2010-05-30 06:53:00 open open denizlerin-rengi-neden-degisiyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1275203653 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/05/10667.jpg views 127
risk2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1573 Sun, 06 Jun 2010 03:05:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/risk2.jpg 1573 2010-06-06 06:05:52 2010-06-06 03:05:52 open open risk2 inherit 1572 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/risk2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"369";s:6:"height";s:3:"245";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='84' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/06/risk2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"risk2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"risk2-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/06/risk2.jpg views 34 risk1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1574 Sun, 06 Jun 2010 03:06:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/risk1.jpg 1574 2010-06-06 06:06:24 2010-06-06 03:06:24 open open risk1 inherit 1572 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/risk1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"370";s:6:"height";s:3:"245";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='84' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/06/risk1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"risk1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"risk1-300x198.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"198";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/06/risk1.jpg views 36 ODTU SAS-Serbest Dalış Riskleri ve Serbest Dalış’ta Kurtarma Seminerleri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1572 Sun, 06 Jun 2010 03:07:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1572

ODTU SAS tarafindan 29 Mayis 2010 tarihinde duzenlenen, Dr. Alp GUNAY tarafindan verilen; “Serbest Dalis Riskleri; Bana bir sey olmaz!” ve Dalis Amiri Asutay AKBAYIR tarafindan verilen “Serbest Dalis’ta Kurtarma Teknikleri; Yasemin DALKILIC Dunya Rekoru Denemesi Ornegi” seminerleri tamamlanmistir. Son derece egitici gecen ve keyifle dinledigimiz seminerleri sunan Sayin GUNAY, Sayin AKBAYIR’a ve katilim saglayan dostlarimiza tesekkurlerimizi sunariz. Levent Ucuzal

]]>
1572 2010-06-06 06:07:13 2010-06-06 03:07:13 open open odtu-sas-serbest-dalis-riskleri-ve-serbest-dalis%e2%80%99ta-kurtarma-seminerleri publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1275794186 Image /wp-content/uploads/2010/06/risk2.jpg views 179
31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1577 Sun, 06 Jun 2010 03:18:34 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n.jpg 1577 2010-06-06 06:18:34 2010-06-06 03:18:34 open open 31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n inherit 1578 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n.jpg _wp_attached_file 2010/06/31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"720";s:6:"height";s:3:"540";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:58:"2010/06/31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:58:"31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:58:"31339_414354597752_528117752_4493540_7570149_n-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} bayanlar http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1579 Sun, 06 Jun 2010 03:20:19 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/bayanlar.jpg 1579 2010-06-06 06:20:19 2010-06-06 03:20:19 open open bayanlar inherit 1578 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/bayanlar.jpg _wp_attached_file 2010/06/bayanlar.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"412";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/06/bayanlar.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"bayanlar-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"bayanlar-300x224.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"224";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 96 Bayanlar-1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1580 Sun, 06 Jun 2010 03:21:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Bayanlar-1.jpg 1580 2010-06-06 06:21:16 2010-06-06 03:21:16 open open bayanlar-1 inherit 1578 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Bayanlar-1.jpg _wp_attached_file 2010/06/Bayanlar-1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"800";s:6:"height";s:3:"600";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:22:"2010/06/Bayanlar-1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"Bayanlar-1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"Bayanlar-1-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:18:"Canon PowerShot G7";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1275227068";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"7.4";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 56 Toplu-1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1581 Sun, 06 Jun 2010 03:22:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Toplu-1.jpg 1581 2010-06-06 06:22:12 2010-06-06 03:22:12 open open toplu-1 inherit 1578 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Toplu-1.jpg _wp_attached_file 2010/06/Toplu-1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"800";s:6:"height";s:3:"600";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/06/Toplu-1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"Toplu-1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"Toplu-1-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:18:"Canon PowerShot G7";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1275227228";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"7.4";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 76 Erkekler-1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1582 Sun, 06 Jun 2010 03:22:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Erkekler-1.jpg 1582 2010-06-06 06:22:35 2010-06-06 03:22:35 open open erkekler-1 inherit 1578 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/Erkekler-1.jpg _wp_attached_file 2010/06/Erkekler-1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"800";s:6:"height";s:3:"600";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:22:"2010/06/Erkekler-1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"Erkekler-1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"Erkekler-1-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:18:"Canon PowerShot G7";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1275227172";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"7.4";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 49 ODTU SAS-7. Geleneksel Serbest Dalış Dinamik Apnea Türkiye Şampiyonası Sonuçları http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1578 Sun, 06 Jun 2010 03:32:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1578

ODTU SAS Su Alti Sporlari olarak 30 Mayis 2010’da duzenledigimiz 7. Geleneksel Serbest Dalis Dinamik Apnea Turkiye Sampiyonasi basariyla tamamlanmistir. Etkinligimizin son derece zevkli gecmesini saglayan tum katilimci/sporcu dostlarimiza, katki ve destegini esirgemeyen basta ODTU Rektorlugu olmak uzere, ODTU Spor Mudurlugune,  ODTU Havuz Mudurlugu yonetim ve personeline, ODTU MEDIKO Saglik Merkezi yonetimi ve personeline ve Ankara Hastanesi Doktorlarindan Dr. Yucel YUZBASIOGLU’na, ODTU Spor Kulubu yonetimine ve GSGM Ankara Il Mudurlugu ile destegini esirgemeyen TSSF yonetimine cok tesekkur ederiz. Katilimiyla etkinligimize renk katan ODTU SAT-Su Alti Topluluguna ve ODTU OCIT-Ilk Yardim ve Cankurtarma Topluluguna ayrica tesekkur ederiz. Ve tabiki bugüne kadar olduğu gibi bu sefer de mukemmel bir organizasyon gerceklestiren tum ODTU SAS ailesine candan kutlariz. Sonuç Derece Sonuç Tamamı Saygi ve sevgilerimizle. Levent Ucuzal ]]>
1578 2010-06-06 06:32:13 2010-06-06 03:32:13 open open odtu-sas-7-geleneksel-serbest-dalis-dinamik-apnea-turkiye-sampiyonasi-sonuclari publish 0 0 post 0 _edit_lock 1275796352 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/06/bayanlar.jpg views 717 1407 gertygertygerty@gmail.com http://www3.xfreehosting.com/hardcore/pornota/parkpans 94.19.191.183 2011-04-30 06:13:06 2011-04-30 03:13:06 spam 0 0
tiryakihakan http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1587 Sun, 06 Jun 2010 06:07:53 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan.jpg 1587 2010-06-06 09:07:53 2010-06-06 06:07:53 open open tiryakihakan inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/06/tiryakihakan.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"tiryakihakan-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"tiryakihakan-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 43 tiryakihakan12 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1588 Sun, 06 Jun 2010 06:08:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan12.jpg 1588 2010-06-06 09:08:40 2010-06-06 06:08:40 open open tiryakihakan12 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan12.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan12.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:26:"2010/06/tiryakihakan12.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan12-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan12-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"3";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:2:"DV";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1159019852";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:3:"100";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.088279783725739";s:5:"title";s:0:"";}} tiryakihakan11 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1589 Sun, 06 Jun 2010 06:08:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan11.jpg 1589 2010-06-06 09:08:48 2010-06-06 06:08:48 open open tiryakihakan11 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan11.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan11.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"296";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='78' width='128'";s:4:"file";s:26:"2010/06/tiryakihakan11.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan11-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan11-300x185.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"185";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 53 tiryakihakan10 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1590 Sun, 06 Jun 2010 06:09:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan10.jpg 1590 2010-06-06 09:09:27 2010-06-06 06:09:27 open open tiryakihakan10 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan10.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan10.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:26:"2010/06/tiryakihakan10.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan10-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan10-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 tiryakihakan9 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1591 Sun, 06 Jun 2010 06:09:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan9.jpg 1591 2010-06-06 09:09:52 2010-06-06 06:09:52 open open tiryakihakan9 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan9.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan9.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan9.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan9-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan9-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 tiryakihakan8 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1592 Sun, 06 Jun 2010 06:10:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan8.jpg 1592 2010-06-06 09:10:17 2010-06-06 06:10:17 open open tiryakihakan8 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan8.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan8.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan8.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan8-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan8-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"9";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"NIKON D100";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1157804405";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"28";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:8:"0.003125";s:5:"title";s:0:"";}} views 44 tiryakihakan7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1593 Sun, 06 Jun 2010 06:10:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan7.jpg 1593 2010-06-06 09:10:46 2010-06-06 06:10:46 open open tiryakihakan7 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan7.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan7.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan7.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan7-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan7-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"9";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"NIKON D100";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1157817058";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:8:"0.003125";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 tiryakihakan6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1594 Sun, 06 Jun 2010 06:11:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan6.jpg 1594 2010-06-06 09:11:09 2010-06-06 06:11:09 open open tiryakihakan6 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan6.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan6.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan6.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan6-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan6-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 35 tiryakihakan6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1595 Sun, 06 Jun 2010 06:11:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan61.jpg 1595 2010-06-06 09:11:37 2010-06-06 06:11:37 open open tiryakihakan6-2 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan61.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan61.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:26:"2010/06/tiryakihakan61.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan61-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan61-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} tiryakihakan5 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1596 Sun, 06 Jun 2010 06:11:48 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan5.jpg 1596 2010-06-06 09:11:48 2010-06-06 06:11:48 open open tiryakihakan5 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan5.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan5.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan5.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan5-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan5-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 45 tiryakihakan4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1597 Sun, 06 Jun 2010 06:12:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan4.jpg 1597 2010-06-06 09:12:17 2010-06-06 06:12:17 open open tiryakihakan4 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan4.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan4-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 tiryakihakan3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1598 Sun, 06 Jun 2010 06:12:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan3.jpg 1598 2010-06-06 09:12:38 2010-06-06 06:12:38 open open tiryakihakan3 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan3.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan3-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 39 tiryakihakan2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1599 Sun, 06 Jun 2010 06:13:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan2.jpg 1599 2010-06-06 09:13:00 2010-06-06 06:13:00 open open tiryakihakan2 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan2.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 42 tiryakihakan1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1600 Sun, 06 Jun 2010 06:13:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan1.jpg 1600 2010-06-06 09:13:23 2010-06-06 06:13:23 open open tiryakihakan1 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan1.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/06/tiryakihakan1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"tiryakihakan1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 tiryakihakan http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1601 Sun, 06 Jun 2010 06:13:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan13.jpg 1601 2010-06-06 09:13:45 2010-06-06 06:13:45 open open tiryakihakan-2 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan13.jpg _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan13.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:26:"2010/06/tiryakihakan13.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan13-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"tiryakihakan13-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} tiryakihakan12 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1602 Sun, 06 Jun 2010 06:14:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan121.jpg 1602 2010-06-06 09:14:10 2010-06-06 06:14:10 open open tiryakihakan12-2 inherit 1586 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan121.jpg views 33 _wp_attached_file 2010/06/tiryakihakan121.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:27:"2010/06/tiryakihakan121.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"tiryakihakan121-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"tiryakihakan121-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"3";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:2:"DV";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1159019852";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:3:"100";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.088279783725739";s:5:"title";s:0:"";}} Ege Sakin - Hakan Tiryaki Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1586 Sun, 06 Jun 2010 06:15:44 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1586

Çocukların balıklarla konuştukları çevre şenlikleriyle, Deniz ozanları ile birlikte şiirlerle, Harem’de, Karaköy’de, Ortaköy’de denizi temizleyen bir dernek; [STH]... Sevgili Sualtı Gazetesi okurları merhaba.. Bu sayımızda Sualtı Temizlik Hareketi başkanı sayın Hakan TİRYAKİ ile birlikteyiz.. Merhaba Hakan bey, hoş geldiniz, sizi tanıyabilir miyiz? Hakan Tiryaki olarak Kadıköy’de 1970 yılında doğdum, Kadıköy’de yaşıyorum. Tüm yaşantım İstanbul’da geçti. Haydarpaşa Meslek Lisesi’nde elektronik bölümü, İ.T.Ü. metalurji mühendisiliği, İ.Ü. İşletme Fakültesi adet olduğu üzere eğitim aldığım yerler. Tüm eğitimimin aksine, uzun yıllar reklam sektöründe çalıştım. Saymakla bitmeyecek denli farklı işlerle uğraştım. 2006 yılında inDeep’i kurdum. Moda’da kafe inDeep ve Fenerbahçe’de inDeep Dalış Merkezi ile yaşantıma devam ediyorum :) Klasik sorularımızdan biri geliyor hemen; nedir hocam sizin dalış hikayeniz? nasıl bulaştınız bu işe? Sanırım daha saçma bir hikaye duymamışsınızdır. :) İTÜ’de seçmeli beden eğitimi derslerinden biri SCUBA diye bir şeydi, ismi hoşuma gitti :) İlk derste anladım ki hayallerimdeki şeyle tesadüfen karşı karşıya gelmişim… cidden böyle oldu :) Çok güzel bir tesadüf olmuş. Biraz STH den bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu? STH nin hedefi nedir? STH 2004 yılı Kasım ayında Sualtı Dergisi’nin e-posta grubuna atılan bir çağrı ile kuruldu. Doğrusunu isterseniz o çağrıyı gönderirken bu kadarını ben bile hayal edememiştim. Ama o gün dahi bildiğim ve inandığım şuydu; hiç değilse 3-5 kişi çıkar, dalarız, çıkartırız, işimize bakarız. Ama aksine inanılmaz bir ilgiyle karşılandı. Hedefi derseniz; bizim gördüğümüz ama bizim dışımızdakilerin hiçbir fikri olmayan sualtı kirliliğini baz alarak deniz kirliliğine dikkati çekmekti. Öyle ki herkesin tutturduğu bir deniz kirliliği söylemi vardı ama soyuttu; biz çıkartıp insanların önlerine koyarak bunu somutlaştırdık. Bizim gözlerimizle görmelerini sağladık. STH’nin hedefi en başta “kirletilmemesini” sağlamaktı. Zaman içinde etkinlik formatından genel yaklaşımlara kadar sürekli gelişen bir yapıya sahip STH. Bu nedenle artık hedef ne denildiğinde “deniz ülkesi, deniz halkı olabilmek” diyoruz. Artık denizi anlatmak, denizi insanların yaşamlarında konumlandırmak öncelikli hedefimiz. Yok olan deniz kültürünü tekrar var edebilmek. Milli eğitim müfredatına Türkiye’nin bir deniz ülkesi olduğu gerçeğini sokabilmek. “bize deniz ozanı gerek!” serisi henüz tam olarak anlaşılamadı belki ama göreceksiniz uzun vadede bambaşka bir boyut katacak denizle olan serüvenimize. Sualtı kirliliği kavramından pek çok insan malesef haberdar değil. Temizlik dalışları sırasında halk ile doğrudan temas kuruyorsunuz, çöp çıkaran dalgıçları gören insanların tepkileri ne oluyor? İstanbul İl Çevre Orman Müdürlüğü’nün İstanbul Çevre Rehberi’nde yazığına göre 1953 yılına kadar belediyeler topladıkları çöpleri denize atıyorlarmış. Şaka gibi, değil mi? Ama gerçek. Halının altına süpürmek en kolayı. Ama gelin görün ki sanılanın aksine hiçbir yere gitmiyor atılanlar. Artık bata İstanbullular olmak üzere bunun farkına varmaya başladılar. Ve bunda STH gönüllülerinin çok büyük payı olduğuna inanıyorum. Tepkilere gelince, inanın anlatmakla bitmez. Sanılanın aksine o kadar farklı yaklaşımlarla, o denli farklı tepkilerle karşılaşıyoruz ki… Mesela görüp, gelip bizimle birlikte canla başla çalışan da oluyor, elindekini fırlatıp “devlet vermiyor mu lan parasını, temizleyin” diyen de… Hatta bir kış etkinliğinde yaşlıca bir teyze kulağımdan yakalayıp fırçalmıştı beni, “senin anan-baban yok mu, bu havada ne işin var suda” diye :) Tabi sorunun asıl yanıtı; önemli bir kısmı sadece karamizah olarak görmüyor, gerçekten etkileniyor. Şöyle düşünün, mesela bir Eminönü etkinliğinde binlerce insanla direkt kontak kuruyoruz. Ve onlara öyle şeyler gösteriyoruz ki tepkisiz kalmaları mümkün olamıyor. Sualtı kirliliği deyip duruyoruz, nedir bu sualtı kirliliği? Neden ve nasıl kirleniyor bu sualtı hocam? Şimdi isterseniz burada bir konunun altını çizelim ya da netleştirelim: STH somut olarak insanlara gösterebileceğimiz yegane kirlilik türünü seçmiştir çalışmalarında, katı atık kirliliği. Petrol kirliliğini saatlerce anlatabilirsiniz ama bir imgelem yaratmak zordur, keza mikrobiyolojik kirlilik yine aynı şekilde. Ama çıkarttığını bir pisuvar ya da el arabası, ya da dağ gibi yığılmış meşrubat şişeleri sert, kalıcı ve etkin bir imgelem yaratıyor insanlar üzerinde. Neden ve nasıl mı kirleniyor? Bu noktada perspektifi biraz geniş tutmak gerek. Bakın şimdi, 21. Yüzyılda benim ülkemde hala levreğin bakanıyla patlıcanın bakanı aynı; devlet nezdinde toprakla deniz arasında fark yok. Bir yönetmelik çıkartıyorsunuz, aman ha! ömrünü tamamlamış lastikler tehlikelidir diyorsunuz, sonra iskelelerde takoz olarak kullanılmasına izin veriyor hatta teşvik ediyorsunuz. Altı tarafınız denizlerle çevrili, ama hala müfredatınızda deniz yok, çocuklarımız denizden bir haber yetişiyorlar. Deniz insanlarımıza yüzmek, manzaralı daire, rakı-balık benzeri şeyler çağrıştırabiliyor sadece. Basit bir soru sormak gerek, ve bu sorunun doğru cevabı için sil baştan başlamak gerek: “ne işe yarar bu deniz?” Bakın size basit bir örnek vereceğim. Mısır yeryüzünde bir çok konuda arkamızda bırakabilmeyi başarabildiğimiz birkaç ülkeden biridir. Fakat söz konusu olan deniz olduğunda ders alınması gereken örnek bir ülkedir. Çünkü Mısır için deniz demek ekonomik girdi, besin ve istihdam demektir. Sadece Thistlegorm batığının Büyük Piramitten fazla gelir getirdiği bir ülkeden bahsediyoruz. Sizce bu tesadüf mü? Hayır, bu bir bütün. Mısırlı denizi yaşamında konumlandırmıştır, sevmesi şart değildir, faydasından haberdardır. Mısır otoritesi suç-ceza ikilisini hayata geçirmiştir. Giden herkes bilir, eldivenle dahi dalmanıza izin vermez dalış liderleri. Verir ve yakalanırlarsa belgelerinden olur, kallavi bir ceza ödemek zorunda kalırlar. Uzun lafın kısası; deniz politikası, deniz stratejisi, deniz kültürü... bu kavramların yaşantımıza girmesi gerek. Ve denizi kirleten birey ya da kurum bilmeli ki gasp ya da darp gibi bir suçtur ve cezası nettir. Kanımca sorunun kaynağında yer alan önemli unsurlar bunlar. Geçtiğimiz sayılarımızda İBB Deniz Hizmetleri Md. Sayın Safa Şahbatoğlu ile yapmış olduğumuz röportajımız yer aldı. Kendileri bu konuda ciddi çalışmalar içinde olduklarını, uygun koşulları sağladıklarında Sualtı temizlik birimi kuracaklarını ifade ettiler. Adalar belediye başkan yardımcımız sayın Ercan Akpolat da buna benzer bir çalışmanın planları dahilinde olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler Sualtı Kirliliğine dikkat etmeye başladı gibi geliyor bana. Bu konuda Sivil toplum kuruluşlarının özellikle STH nın etkisi yadsınamaz. Sivil toplum kuruluşlarının çabalarıyla bu iş bu gün bu noktaya geldi, daha aşılacak çok yol var tabi. Sizin bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyim? Özellikle denize kıyısı olan belediyelerin birer sualtı birimleri olması, kirliliği engellemede ve bilinç oluşturma etkili olur mu? Doğrusunu isterseniz 1 Temmuz 2006 STH Kabotaj Bayramı Etkinliğinden bu yana İBB Deniz Hizmetleri Müdürlüğü en önemli lojistik destekçisi olmuştur STH’nin. Aynı yıl STH Harem Projesi I. Aşama Çalışmaları boyunca son derece önemli ve değerli bir destek ağlamışlardır. Şahsen de Safa Beyin samimiyetine ve iyi niyetine inancım tam fakat bu konuda bazı soru işaretleri kafamızı kurcalıyor. Size şöyle bir örnek vermek isterim. STH Harem Projesi boyunca STH gönüllüleri 15.000 parçayı aşan katı atığı çıkartırken gerek dip yapısına gerek çıkartılan materyaller arasında olması muhtemel canlılara inanamayacağınız bir özen gösterdi. Bunun boyutlarını envanter ekibinin çalışmasını görenler bilir. Diğer taraftan kepçeyi takıp dipte ne var ne yok çok daha kısa zamanda da aşağıyı dümdüz etmek mümkün. Arada ki farkı ancak gönüllü olarak bu işi yapan insanlar yaratmaktadır. STH Harem Projesi’ne değer biçebilmek işte bu açılardan mümkün değildir Bir diğer önemli sorun istihdam edilecek işgücünün kualifikasyonu. Geçtiğimiz yıllarda sadece İBB’nin bir Sualtı Şefliği kuracağı söylentisi bile ortalığı birbirine kattı. Rekreasyonel bir çok başlangıç seviyesi dalış sertifikası sahibi dalıcı bu işe talip oldu. Hatta inanamayacağınız derecede arayıp bu iş için eğitim almak istediğini söyleyen insan oldu. Kanaatimce en önemli sorunlardan birisi de bu noktada başlıyor. Hangi eğitim disiplini, kimler tarafından verilecek? Hangi kualifikasyonlara sahip kişilere verilecek? Doğrusunu isterseniz biz STH organizasyonu olarak bu konuda inanılmaz bir yol kat ettik. Hatta geçtiğimiz yıl sevgili Sancar Uğuryol’un deneyimi ve geride kalan 60 kadar STH organizasyonundan elde ettiğimiz son derece değerli deneyimlerle bir araya getirerek STH Dalıcısı formatını hazırladık. Dolayısıyla gerek Safa Bey gerek Akpolat son derece şanslılar, çünkü eşi benzeri olmayan bir çalışma zaten tamamlandı. Hem de saha deneyimlerinin katkısıyla… Uzun lafın kısası, evet, bu birimler olmalı ama ezbere değil. Hatta doğrusunu isterseniz, İstanbul’un STH’si varken gerek İBB gerek diğer belediyeler ellerindeki ceza yetkilerini kullansalar yeter de artar bile… Çünkü onlar da görecekler ki suç-ceza ikilisi olmadıkça temizlemekle bitmeyecek… Ülkenin 3 tarafı denizlerle çevrili, ülkede yaşayan insanların sadece çok küçük bir kesimi denizle ilgileniyor. Bu durumu değiştirebilirsek, insanları bir şekilde denize çekersek sanki bana işler biraz düzelecekmiş gibi geliyor, dalış yapan bir adam elindeki içecek kutusunu denize fırlatıp atamaz diye düşünüyorum. Bilmem yanılıyor muyum? Üzgünüm, yanılıyorsunuz… size düzinelerce örnek verebilirim. Bakın yine aynı iki noktanın altını çizmek istiyorum; denizi yaşamınızda konumlandırmak ve suç-ceza ikilisini devreye sokmak. İnanın medeniyet timsali Avrupa insanı tepelerindeki Demokles kılıcı kalktığında bambaşka bir insan oluyorlar. Gözlerini kırpmadan ellerindekini fırlatıp benim denizime atabiliyorlar. Çünkü burada cezası yok, ayıplayanı yok… Sanırım bazen fazla iyimser oluyorum, istiyorum ki bir şey olsun insanlar birden bire duyarlı anlayışlı saygılı olsunlar.. Ama yok, olmuyor böyle bir şey.. Hayvan Hakları Federasyonunda gönüllü olarak çalışıyorum, CEZA konusunda bizim de çok ciddi sıkıntılarımız var; Hayvana kötü muamele ceza kanununda değil de kabahatler kanununda yer almaktadır işlenen suçun yaptırımı idari para cezasıdır :(. Yani bir hayvana tecavüz eden işkence yapan kişi ile sigara yasağı olan bir yerde sigara içen kişi aynı cezayı alıyor. Haytap Hukuk Grubu yasanın düzenlenmesi konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca Federasyon başkanımız sayın Av. Ahmet Kemal Şenpolat’ın ‘doğa mahkemeleri’ konusunda çok güzel çalışmaları var, umarım bu proje bir an önce hayata geçirilebilir.. Sizin çok sevimli, çok canlı, çok güzel bir çalışmanız var; KONUŞAN BALIK .. Bize biraz Konuşan Balıktan bahseder misiniz biraz da? Nedir, ne oluyor, nasıl oluyor? Galiba STH organizasyonunun en önemli özelliği olmayacak işlere imza atmayı başarabilmesi. Bizim için imkansız diye bir şey neredeyse yok. STH Harem Projesi, STH Türkiye Organizasyonu ya da bütçesiz bir organizasyon olarak geride kalan 60 etkinlik, 3 şenlik, bir büyük proje, sayısız sergi, binlerce ilköğretim öğrencisine yerinde yapılan sunumlar… Sizce 140 YTL bütçe ile çocuk şenliği olur mu? İşin içinde STH varsa olur… 2007’de ilk Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği sırasında bir daha bana bundan bahsedene uçarım falan diyordum, küfürler ediyordum. Aynı akşam oturmuş bir sonraki yılın planlarını yapıyordum :) Bence en özel en anlamlı STH çalışmasıdır Konuşan Balık. Bu yıl dördüncüsünü gerçekleştireceğiz ve daha şimdiden heyecanlıyım. Başka türlü bir şey bu! Ve Bombayı şimdiden paylaşayım sizinle; çok önemli bir aksaklık olmazsa artık Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği olacak adı; ve tabi katılımcıları da :) 2007’de ilk şenliği 140 YTL bütçe ile Büyükada’da gerçekleştirdik. 2008’de Çanakkale’de muhteşem bir gün geçirdik. 2009’da Ortaköy’de gerçek bir şenlik havası vardı. Ama 2010 bence Konuşan Balık’ın gerçekten dile geleceği yıl olacak… Röportaj yaptığım herkesten unutamadığı bir dalış anısını anlatmasını istiyorum bir süre önce böyle bir karar aldım ve okurlarımız bundan çok hoşlandılar, hatta okumaya önce dalış anısından başladığını itiraf eden bir kaç arkadaşım bile var :). Bu kadar çok dalışın içinde oldukça ilginç dalışlarınız olduğundan eminim, birini bizimle paylaşır mısınız? Harem’de altmışın üzerinde dalışım var. Aklıma ilk Harem geldi yine. Suyun altında 40 cm kadar bir metal aksam buldum, bir deponun köşesine benziyordu. Ve ne yazık ki kalan kısmı tabana gömülmüştü. Neyse tüm iyimserliğimle halatı alıp bağladım, yukarı çıkıp işareti verdim. Biraz sonra bizim deniz süpürgesi iskele tarafına doğru yatmaya başladı. Derken halat koptu. Tekrar indim, tekrar ve daha sağlam bağladım. İkinci kez koptu. Kaptanla birbirimize girdik, ama bir kez daha bağladım. Üçüncü denemede kaptanın küfürleri, bütün ekibin ve Harem sahilini dolduranların arasında sudan aşağıda fotoğrafını gördüğünüz yağ tankı çıktı. Herhalde benden neşeli bir dalış anısı beklemiyordunuz… Sayın Hakan TİRYAKİ öncelikle, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) temsilcisi olarak Sualtı canlıları adına emekleriniz için çok çok teşekkür ediyorum. Sualtı Gazetesi’ne zaman ayırdığınız ayrıca teşekkür ediyorum. Yüreğinize sağlık.. Ege Sakin egesakin@sualtigazetesi.com ]]>
1586 2010-06-06 09:15:44 2010-06-06 06:15:44 open open ege-sakin-hakan-tiryaki-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_lock 1276438334 _edit_last 1 views 183 Image /wp-content/uploads/2010/06/tiryakihakan.jpg
fazilisinal http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1617 Sun, 13 Jun 2010 14:04:11 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/fazilisinal.jpg 1617 2010-06-13 17:04:11 2010-06-13 14:04:11 open open fazilisinal inherit 1616 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/fazilisinal.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:2:"90";s:6:"height";s:3:"173";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='95' width='49'";s:4:"file";s:23:"2010/06/fazilisinal.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"fazilisinal-90x150.jpg";s:5:"width";s:2:"90";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"HP psc1400";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/06/fazilisinal.jpg views 31 mehmetcik http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1618 Sun, 13 Jun 2010 14:04:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/mehmetcik.jpg 1618 2010-06-13 17:04:40 2010-06-13 14:04:40 open open mehmetcik inherit 1616 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/mehmetcik.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"600";s:6:"height";s:3:"160";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='34' width='128'";s:4:"file";s:21:"2010/06/mehmetcik.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"mehmetcik-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"mehmetcik-300x80.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:2:"80";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/06/mehmetcik.jpg views 1 Fazıl Işınal http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1616 Sun, 13 Jun 2010 14:05:49 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1616 İnsanlara ‘Nasıl bir işyerinde çalışmak istersiniz?’ diye sorsak, herhalde büyük bir çoğunluk masa başında, mesai saatleri belli olan, güvenli ve “ayaklarının yere değdiği” bir ortamda çalışmak istediğini söyler. Ortadoğu Denizcilik’in kurucusu ve genel müdürü Fazıl Işınal’ın Ofisi ise bu tanımın oldukça dışında kalıyor. Bazen Karadeniz’de Akçakoca açıklarında, kimi zaman Marmara Denizi’nde hatta bir dönem Basra Körfezi olmuş Işınal’ın ofisi… Bu nedenle; “Ben gemilerde yaşıyorum” diyor. Ortadoğu Denizcilik, 1984’ten bu yana sualtı projeleri için çalışıyor. Denizaltı boru hattı ve kablo döşeme, denizaltı haritası (survey), petrol ve gaz platformları destek ve yerleştirme gibi çok geniş bir alanda sualtı hizmetleri veren şirket, batık bulma, batık çıkarma, gemi kurtarma ve sualtı danışmanlık konularında da sektörün aranan isimi haline gelmiş. Gemi Kurtarma ile Başladı Babası hatta dedesi de deniz subayı olan Işınal, bu nedenle çocukluğundan beri deniz ile iç içe büyümüş. Babasının görevi nedeniyle Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ilköğrenimini tamamlayan Işınal, aile geleneğini devam ettirerek Deniz Harp Okulu’na giriyor. Denize tutkuyla bağlı olmasına rağmen, aslında kalp cerrahı olmayı hedeflediğini söyleyen Işınal, bu kararında henüz 6 yaşındayken kalp hastalığı nedeniyle kaybettiği abisinin payının büyük olduğunu ifade ediyor. Ancak lise son sınıfta yönetmeliğin değişmesi ile birlikte askeri eğitim görenlerin başka bir alanda yüksek öğrenim yapmalarının yolunun kapanması ile bu hayalinden vazgeçmek zorunda kalıyor. Bu noktadan sonra bir seçim yapmak zorunda kalan Işınal, kendisini Ortadoğu Denizcilik’in kuruluşuna götüren süreci şu şekilde anlatıyor: “Doktorluk kapısı kapanınca, ben de yönümü denize kırdım. Ancak yine de farklı bir şeyler yapmanın peşindeydim. Küçük yaşlardan beri su altına ilgi duyuyordum, bu nedenle dalgıçlığı seçtim. İlk eğitim dalışımı İstanbul Boğazı’nda gerçekleştirdim. Tabii o zamanlar bugünkü kadar gelişmiş bir teknoloji yoktu. 130 kilogram ağırlığı olan kıyafetlerle dalıyorduk. Türkiye’de bu konudaki eğitimimi tamamladıktan sonra gemi kurtarma alanında eğitim almak üzere Amerika’ya gittim. Burada 1,5 yıl kurtarma gemilerinde çeşitli görevler aldım. 1979’da Marmara Denizi’nde, Kadıköy açıklarında batan Independent (Kurtuluş) gemisinin denizden çıkarılmasında proje subayı olarak görev yaptım. Bu görev 6 yıl devam etti ve bu esnada hem ben sektörü, hem de sektör beni tanıdı. Kurtarma gemilerinde 17 yıl boyunca görev yaptım. Askeri kariyerimde de binbaşılığa kadar yükseldim. Bu noktadan sonra gemi hayatı sona eriyor ve masa başı hayat başlıyordu. Bu durum pek bana göre değildi, emekliliğimi istedim ve kendi işime yoğunlaştım. Bu arada 2 arkadaşımla birlikte Ortadoğu Denizcilik’i kurmuştum ama çok aktif değildim. Daha sonra 1989 yılında ortaklarımızla yolumuz ayrıldı ve tek başıma devam ettim” Hurdaya Giden Gemi ile Gelen Başarı Ortadoğu Denizcilik’te aktif olarak çalışmaya başladıktan sonra Işınal, çeşitli gemilerin kurtarılması ve Telekom kablolarının döşenmesini kapsayan bazı projeleri kiralık gemiler aracılığı ile gerçekleştiriyor. 1999’da işlerini büyütmeye karar veren Işınal, bunun için kendisine ait bir kurtarma ve kablo döşeme gemisinin olması gerektiğini düşünerek araştırma yapmaya başlıyor. Ancak o yıllarda kısıtlı imkanlarla bunu nasıl yapacağını da bilemiyor. Işınal ilk gemisini satın alma sürecinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Deniz Kuvvetleri bünyesinde mayın döşeme görevi yürüten “Mehmetçik” isimli geminin teknolojisinin güncelliğini yitirmesi nedeniyle hurdaya çıkarılacağını öğrendim. O anda karar verdim. Makine Kimya’ya kesime giderken ihaleye girdim ve satın aldım. Bu kararım sonrasında çevremdeki insanlar hurda bir gemi aldığım için bana çok kızmıştı. Yaklaşık 1 yıl boyunca Mehmetçik’i bir kurtarma ve kablo döşeme gemisine çevirmek için gece gündüz çalıştım. Bugün baktığımda çok doğru bir karar verdiğimi görüyorum. Mehmetçik hala çok büyük işler başarıyor.” Ortadoğu Denizcilik’in bünyesine daha sonra “Özgür” isimli dalış teknesini de katan Işınal, Türkiye’nin en kapsamlı dalış teknesine sahip olduklarını söylüyor. Özgür, özellikle sığ sularda ve kablo onarım işlerinde görev yapıyor. Birleşmiş Milletler’den Teşekkür Ortadoğu Denizcilik, gerçekleştirdiği projeler ile yurtdışındaki şirketlerin de dikkatini çekiyor. Zaten Işınal’ın en büyük hedefi de artık rotayı yurt dışına çevirmek… Türkiye’de uluslararası şirketlere verdikleri hizmetlerle yabancı kara sularındaki projeler için de teklifler alan Işınal, bu konudaki ilk sınavlarını 2003 yılında Basra Körfezi’nde Um Kasr limanında verdiklerini belirtiyor. Proje kapsamında dünya devi şirketlerle rekabet ettiklerini belirterek, çalışma ile ilgili şu bilgileri veriyor: “Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen proje kapsamında Körfez savaşı sırasında limana demirliyken batan gemilerin, su altından çıkarılmasında görev aldık. Limandaki iskele, batıklar nedeniyle kullanılamaz haldeydi. Dünyada eşi benzeri olmayan bir işti. Çünkü gemiler yalnızca suyun içinde değil aynı zamanda çamura batmış vaziyetteydi. Gemiyi çıkarabilmek için zincir halatı, 12 metre çamurun içinden geçirerek gemiyi kavramamız gerekiyordu. Çamuru oyarak çalışma yaptık. Riski çok yüksek olan bu proje kapsamında 30 parça gemiyi hiçbir çalışanımızı kaybetmeden çıkardık ve ilk teşekkür belgemizi de bu vesile ile aldık.” Kendi Ekibini Yetiştiriyor Su altı projelerinde en önemli sermayenin iyi yetişmiş bir ekip olduğunu belirten Işınal, bu konunun aynı zamanda sektörün de en büyük sıkıntısı olduğunu dile getiriyor. Türkiye’de dalgıç yetiştiren bir üniversite olmasına karşın eğitimlerin yeterli olmadığını belirten Işınal, üniversiteden mezun olan dalgıçlara kendilerinin de saha eğitimi vererek yetiştirdiklerini belirtiyor. 6 kişilik çekirdek bir ekibe sahip olduklarını belirten Işınal, bu ekibin aynı zamanda eğitimleri de verdiğini belirterek şunları söylüyor: “Dalgıçlar üniversiteden her türlü teknik bilgiye sahip olarak ancak neredeyse suya girmeden mezun oluyorlar. Bu da bazı sıkıntıları beraberinde getiriyor. Dolayısı ile mezun olup bize gelen dalgıçlara biz yeniden eğitim veriyoruz. Birlikte çalışacağımız dalgıçlar bazen illa üniversite eğitiminden geçmiş olmuyor. Bazen gemiye herhangi bir görevle gelen birinin çok iyi yüzdüğünü fark ediyor ve ‘Dener misin?’ diye soruyoruz. Bu şekilde yetiştirdiğimiz çok başarılı dalgıçlar da oldu. Tabii dalgıçlığın da kademeleri var. Bu şekilde yetişenler ancak hava dalgıcı dediğimiz 50 metreye kadar olan dalışları gerçekleştirebiliyor. 51- 91 metre arasında olan gaz dalışı ise uzmanlık istiyor. Bu dalışlar için eğitimli dalgıçlarla çalışmayı tercih ediyoruz.” Maksimum Riskten Para Kazanıyoruz Yaptıkları işin temelinin riske dayandığını belirten Işınal, su altı işinin dinamiklerini şu şekilde anlatıyor: “Ortadoğu Denizcilik olarak, maksimum riskten para kazanıyoruz. Hiç kimsenin girmek istemediği riskli işlere talip oluyoruz. Genelde sektörümüzde faaliyet gösteren şirketler daha ucuz ve tehlikesiz işleri tercih ediyor. Bizim farkımız da buradan kaynaklanıyor. Tabii bu nedenle güvenliği de en yüksek düzeyde tutuyoruz. En son teknolojik donanımları kullanıyoruz. Çünkü ekibimizden herhangi birinin zarar görmemesi bizim için kazanacağımız paradan çok daha önemli. Dalgıç operasyonunu iyi yönetebilmek için dalış öncesinde de sıkı bir çalışma gerekiyor. Aşağıda karşılaşabileceğiniz her tür senaryoya karşı hazırlıklı olmalısınız ve dalgıçları da buna göre hazırlamalısınız. Çünkü aşağıdaki insanın hayatı biraz da sizin doğru yönlendirmenize bağlı… Her aşamasında başında durmalı ve ekibi koordine etmelisiniz. 4 yıl öncesine kadar ben de dalışlarda yer alıyordum. Ancak artık sağlık açısından dalış yapmıyorum ama yukarıda en büyük heyecanı da ben yaşıyorum.” Hedef 300 Metre Türkiye’de bu alanda profesyonel ve teknolojik donanıma sahip şirket sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Ortadoğu Denizcilik’te ise teknoloji hem güvenlik hem de iş kalitesi açısından en önemli kriterlerden biri… Işınal ne tarz dalış olursa olsun, dalgıçların mutlaka kamera ve telefon tertibatı ile donanımlı olarak su altına girdiğini belirtiyor. Her aşama ve dalgıçların durumu kameralarla izleniyor. Teknolojiyi mümkün olduğu kadar almaya çalıştıklarını belirten Işınal, şu anda mevcut donanımlarla 90 metreye kadar dalış yapabildiklerini söylüyor. Yeni teknolojiler konusunda öncü olduklarını belirten Işınal, su altında boru hatlarında kullanılmak üzere aynı anda 12 tane cıvatayı sıkabilen bir cihazı Türkiye’ye ilk kez kendilerinin getirdiğini belirtiyor. Bu cihaz özellikle kaçağa tahammülü olmayan sualtı boru hatları için büyük önem taşıyor. Işınal, 300 metreye dalış yapabilmeyi sağlayacak yeni bir teknolojiyi de Türkiye’ye getirmek istiyor. “Saturasyon Dalış Sistemi” adı verilen bu sistemle daha derin sularda çalışma yapmak mümkün olacak. Bu sistem aynı zamanda iş verimliğini de olumlu yönde etkiliyor. Işınal, bu sistemi getirebilmeleri halinde 90 metreye kadar olan işlerde 1 aylık bir projenin 1 haftada tamamlanabileceğini belirtiyor. Işınal’ın gündeminde bir de demir atmadan pervane ve GPS sistemler ile su üstünde sabit olarak durabilen bir gemiye sahip olmak var. Böylece, çok derin sularda bulunan kablo ağının tamiri ve petrol/doğalgaz arama projelerinde daha etkin yer almayı hedefliyor. Sertifika Sorunu Çözülürse Sektör Büyür Sektörün en büyük sorunlarından birinin Türkiye’de verilen dalış sertifikalarının uluslararası geçerlilik taşımaması olduğunu belirten Işınal, bu nedenle uluslararası projelerde ve yurtdışına açılmada sıkıntı çektiklerini belirterek şunları söylüyor: “Sertifika sorunu nedeniyle yurtdışı projelerine kendi dalgıçlarımızı götüremiyoruz ve yabancı dalgıçlarla çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu sorun yabancı bir şirketin bizim karasularımızdaki projeleri için de geçerli… Sertifika, bizim sektörümüzün yurtdışına açılmasında çok büyük bir engel. Bunun önü açılırsa hem yurtiçinde hem de yurtdışında büyük işlere imza atabiliriz. Türkiye’de dalgıçlığın bir meslek olarak kabul edilip benimsenmesi gerekiyor. Çünkü bu konuda oldukça başarılıyız. Geçtiğimiz yıl sualtında bir bağlantı projesi gerçekleştirdik. Bizimle birlikte bir Amerikan şirket de bu projede çalıştı. Amerikalı şirket aynı bağlantıyı 8,5 ayda bitirirken, biz 31 günde projeyi tamamlayıp teslim ettik. Dolayısıyla önyargıyı kırmamız lazım.” Kaynak: KobiFinans Dergisi 24.Sayı]]> 1616 2010-06-13 17:05:49 2010-06-13 14:05:49 open open fazil-isinal publish 0 0 post 0 _edit_lock 1277128112 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/06/mehmetcik.jpg views 306 319 o.orhon@arassalvage.com http://www.arassalvage.com 188.58.195.217 2010-07-30 01:09:18 2010-07-29 22:09:18 1 0 0 20090117-ht http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1627 Mon, 21 Jun 2010 13:45:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20090117-ht.jpg 1627 2010-06-21 16:45:01 2010-06-21 13:45:01 open open 20090117-ht inherit 1626 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20090117-ht.jpg _wp_attached_file 2010/06/20090117-ht.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"119";s:6:"height";s:3:"132";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='86'";s:4:"file";s:23:"2010/06/20090117-ht.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1628 Mon, 21 Jun 2010 13:45:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n.jpg 1628 2010-06-21 16:45:33 2010-06-21 13:45:33 open open 20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n inherit 1626 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n.jpg _wp_attached_file 2010/06/20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"242";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='56' width='128'";s:4:"file";s:58:"2010/06/20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:58:"20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:58:"20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n-300x132.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"132";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Türkiye de Gönüllü Olmak ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1626 Mon, 21 Jun 2010 13:47:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1626 Nasıl bir başlıktır bu böyle demeyin. Öncelikle kendinize bir sorun, bugüne dek gönüllü olarak ve hiçbir karşılık beklemeden yaptığınız bir şey var mı? Kalkıp felsefi ya da psikolojik çözümlemelerle çarpıtmadan, son derece net, motivasyonunuzun sadece odaklandığınız konu olduğu bir gönüllü uğraşınız oldu mu? Yanıtınız evet ise bu başlığı anlamak şöyle dursun zoraki bir gülümseme de belirmiş olmalı yüzünüzde. Biraz daha açalım. Örneğin, Pazar günü ailesi ya da sevdikleriyle kahvaltı etmek yerine sabahın köründe bir sahilde pankart asan, malzeme taşıyan ya da yıllarını suların altında geçirmiş katı atıkları sayıp tasnif eden STH Gönüllülerini ele alalım. Pazar günü için neredeyse seçenekler sınırsızdır. Hiç olmadı uzatır ayaklarınızı yatarsınız. Ama hayır, mesela STH Gönüllüleri gibi denizi seviyor, denizle yaşıyor ve denize dair sorumluluk hissediyorsanız tablo değişir. Belki on yıldır suyun altında yatan bir kamyon lastiğinin içini dolduran ve neredeyse elinizle dokunabileceğiniz kadar somut, sert bir kokuya karşın daldırır elinizi lastiğin içine en ufak bir yaşam izi var mı diye karıştırırsınız. Ola ki bir minik yengeç kalmıştır içinde ya da bir şaşkın karides… Yaşama, varoluşa saygı vardır hepsinin özünde. Her bir meşrubat kutusunun içine bakılır, her bir obje didiklenir. Varsa bir şaşkın yengeç ya da bir utangaç horozbina, soytarı edilmeksizin, nazikçe geri bırakılır kendi dünyasına. Ve tüm bunlar olup biterken tiksinti dolu gözlerle izler sizi gelip geçen “normal” insanlar. Kimi at gözlüklerinin ardından bakar ve “kaç paraya olursa olsun yapılmaz bu iş” der kendi değer yargılarıyla. Kimi “boşa uğraş olduğunu” düşünmekle kalmaz hatta haykırır yüzünüze karşı. Bir de sualtı temizlik ekiplerimiz vardır mesela. Dedik ya, hazır örnekten çıkalım yola, beş yıldır tırnaklarımızla kazıyarak yarattığımız STH örneğinden. Aralık ayıdır, lapa lapa kar yağar. Susmak bilmez telefonlar, ve hep aynı soru: “Etkinlik iptal mi?”. Bıkmadan, usanmadan aynı yanıt: “Tabi ki hayır!” Bir Şubat günü Eminönü… su beş derecedir, dışarısı üç derece. Poyraz bıçak gibi keser adeta, yirmibeş kişi yek vücut olur bir tentenin altında. Sıra dalışa gelir, “show must go on” denir ve bırakılır bedenler donduran sulara. Hepimiz mi aptalız? Hepimiz mi şov derdinde? Çıldırmış mı tüm bu insanlar? Hayır, sadece gönüllüler, inandıkları bir şeyi yapıyorlar, yapmaya çalışıyorlar. Gelip geçen kalabalığa haykırmaya çalışıyorlar sesleri çıktığı kadar. Eminönü’nden devam edelim yine. Tam hazırlanırken dalışa bir adamcağız gelir yanı başınıza, der ki: “abi be, benim kantar var aşağıda, bir baksanıza ona da!” Ne diyorsun sen kardeşim dersin, ne kantarı? Derken bir başkası gelir, benim de der “tezgah olacak aşağıda!”. Sonra öğrenirsiniz ki sözüm ona düzenin bir çeşit bekçisi belediye zabıtası tuttuğunu atmıştır denize. Bir inersiniz ki aşağıya, evet, hepsi tam da yerli yerinde… Bu kadar mı sanırsınız Türkiye’de gönüllü olmak başlığının altına yazılacaklar, gülerim size. Bir gün bir davet alırsınız, gidersiniz, devletin bir kurumuna. Derler ki, biz düşündük, taşındık, sizi bizim bünyemize almaya karar verdik. Hoppala! Bıkmadan, usanmadan anlatırsınız, bunun bir devlet kurumu ile ne alakası olduğunu ya da ne kadar alakasız olduğunu. Anlatırsınız, aslında bu gönüllülerin bir kurumsal kimliği olduğunu, aynı yasayla düzenlenmiş bir tüzel kişiliğe haiz olduğunu. Anlattığınızı sanırsınız ama nerede??? Bir sabah bir telefonla uyanırsınız. Alaylı bir ses vardır karşınızda, der ki “hakkınızda şikayet var!”. Karşılıklı güler geçersiniz. Çünkü ciddiye alınması zaten söz konusu bile olamayacak bir şeydir ve daha da önemlisi yapılacak çok daha önemli şeyler vardır deniz adına. Bir başka gün bir belediyeden ararlar, davet ederler gidersiniz. Birlikte bir şeyler yapabilir miyiz derler, “hay hay, seve seve!” dersiniz. Teklif evlere şenliktir. Sizden toksik atıklara dalmanız istenir. Şaka gibi ama gerçektir. Ne de olsa gönüllüsünüz ya, sizden başka kim yapar bu işi. “Seve seve” dersiniz yine ama dersiniz “bizden dalacak her arkadaşımıza karşılık, bir kişi de sizden dalarsa!”. Küstahlıktan tutun saygısızlığa kadar bir çok sıfatla ödüllendirilirsiniz. Sürekli bir medya ilgisidir tutturur gidersiniz. Tüm ulusal kanalları takmak istersiniz peşinize. Ne de olsa medya bu, kitlelere ulaşmanın en etkin yolu. Etkinlik alanında anlatır, anlatırsınız. Akşam olur oturursunuz televizyon karşısına. Bekler, beklersiniz. Reklamlardan hemen önce, 3 dakikalık “dana güzellik yarışması” haberinin ardından yalan yanlış bir kırkbeş saniye ayrılmıştır emeğinize. Yüzünüzde beliren gülümsemeyi tarif etmek öyle zor ki… Şeytan dürter, neden bizim de bir çocuk şenliğimiz olmasın dersiniz. Hatta “deniz ve çocuk şenliği”. Başlarsınız hazırlıklara. Meme ucu hassasiyetinde narin memleket gündemi yüzünden üç kere ertelemek zorunda kaldığınız ilk şenliğiniz tuhaf bir deneyim olur sizin için. Yüzkırk Yeni Türk Lirası gibi dev bir bütçeyle şenlik yapmış olmanın haklı şaşkınlığı, bir avuç adamla yapmış olmanın haklı yorgunluğu ve iflah olmaz bir gönüllü olmanın pek de akıllıca olmayan romantizmi ile oturur aynı akşam bir sonrakini planlamaya başlarsınız. Bir sonraki yıl anlı şanlı bir organizasyonunuz vardır artık: “Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği”. Çanakkale’de yüzlerce çocukla çocuk olur gelirsiniz geri. Sonraki yıl Ortaköy’de heyecan ve coşku kelimelerinin hakkını vererek geride bırakırsınız üçüncüsünü de. Sonra aynı akşam oturur “neden bunu uluslararası yapmıyoruz ki” dersiniz haddinizi bilmeden. Birkaç ay sonra ilk duyuru çıkar ortaya: “Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği” İsmi bile gözlerinizi kamaştırmaya yeter. Hatta “International Talkin’ Fish Marine&Kid’s Fest”. Kendi yarattığınız minik konuşan balığınız bu yıl Romence ve Bulgarca da konuşacaktır artık. Belki sonraki yıllarda daha bir sürü farklı dilde… Aylar süren hazırlıklar, yazışmalar, zihin jimnastikleri, kağıt işleri… öyle bir iş yumağının içinde bulursunuz ki kendinizi. Neyse ki ucu ucuna bir bütçe yaparsınız. Her şey çocuklar ve deniz içindir. Türk, Bulgar ve Romen çocukları bir araya gelecek, denizi konuşacak, denizi anlatacaktır. Denizi resmedecek, denizin fotoğrafını çekecek, kendi dilinde bir slogan iliştirecektir Konuşan Balık’ın dudakları arasına… Sevsinler sizi… Onbeş gün kaldığında elinizde uzunca bir liste vardır. Başka? Başkaca tek şey umuttur. Siz oturup teşekkür belgelerini dahi Romence ve Bulgarca düzenlemeye çalışırken sizden başka kimsenin umurunda dahi olmadığı gerçeğini her fırsatta unutursunuz. Aylar önce böyle bir organizasyona kim sponsor olmak istemez ki diye düşünürken koskoca, anlı-şanlı firmalara neredeyse cebinizden para vermek istersiniz. O denli kötüdür hepsinin durumu. Yüz kadar çocuğu getirecek, üç gün boyunca gezdireceksiniz, bir gün şenlik edecek, ödüller, hediyeler vereceksiniz. Tüm organizasyon için günlerce kafa yorar ve yirmi-yirmibeşbin Türk Lirası gibi bir bütçe çıkartırsınız. Hatta istersiniz ki bir sürü kurum sponsor olsun, maddi külfete girmeden hepsi bir şekilde dahil olsun. Ne de olsa önemli bir şeydir sizce “sosyal sorumluluk” kavramı. Nakdi değil, ayni sponsorluk istediğinizi anlatmakta dahi zorlanırsınız, gerisini siz düşünün artık. Zıpkınla balık avı için sponsor vardır. Ajitasyon yarışmaları için neredeyse kuyruğa girmektedirler. Hatta çevrenize şöyle bir baktığınızda, nasıl olur, herkes her şeye sponsordur. Fakat siz o denli beceriksizsinizdir ki, bu sponsor deryasında bir tanesini tavlamayı becerememişsinizdir. Neredeyse yirmi yılı bulan reklamcılık deneyiminizle düşünürsünüz; “bundan daha iyi bir reklam olabilir mi?” dersiniz, ama sonuç hala aynıdır. Önünüzde onbeş gün, mutlu edilmesi, eğlendirilmesi gereken toplam dörtyüz kadar çocuk, uzun vadede dahi olsa rehabilite edilmesi gereken deniz… hepsi tamam, bir tek sponsor eksik… Sonrası daha da neşeli bir hal alır. Oturup, yatağı, duşu ve tuvaleti olan ama çarşaf ve yastık kılıfları olmayan yurt için çarşaf dikmeyi planlarsınız ciddi ciddi. Çünkü hesabı basittir, 7,65 TL bulduğunuz en ucuz çarşaf ve yastık kılıfı fiyatıdır. Bunu 100 ile çarptığınızda da dikmekten başka seçeneğiniz kalmamaktadır. Tahta paletlerden sahne yapamaz mıyız diye düşünürsünüz. Bu da ciddidir. Çünkü sahne, ses sistemi ve görüntü paneli maliyeti 2800 USD + KDV’dir. Onbeş gün kala abuk subuk gelebilecek her şeyi düşünürsünüz. Bir tek iptal etmeyi düşünmezsiniz. Çünkü söz konusu olan dört yüz kadar çocuğun heyecanı, coşkusu ve deniz imajinasyonunuzda bırakacağı derin izlerdir. Her şenlik sayısız şey öğretir her birimize. Bu yüzden olsa gerek, patatesle t-shirt basmayı bile denersiniz. Çünkü GSMH’sı her geçen gün neredeyse geometrik artan, dört bir yanı zenginlik abideleriyle dolu güzel memleketimde dörtyüzelli adet t-shirt için sponsor olabilecek kurum aradığınızda karşınıza neredeyse Hint fakiri patronlarıyla bambaşka bir tablo çıkar. Sanırsınız ki Bangladeş’te Dünya Güzellik Yarışması için sponsor arıyorsunuz… Bu kadar mı sanıyorsunuz Türkiye’de gönüllü olmanın bedeli? Yanılıyorsunuz. Mesela bir gün kalabalıkça bir e-posta grubuna bir mesaj düşer. Takma adla yazılmış bir mesajdan öğrenirsiniz ki siz aslında bir tezgah kurmuşsunuzdur, belediyelerden, oradan buradan topladığınız parayı cukka etmektesinizdir. Hatta yakın çevrenize sus payı olarak dağıtırken, diğerlerini de “gönüllü” payesiyle kullanmaktasınızdır. Tabi tüm bunları okurken mesela telefonunuzun borcundan dolayı kesik olması kara mizahın son noktasıdır belki de… Evet, bir adam bu ülkede gönüllü bir şeyler yapıyorsa mutlaka bir menfaati olmalıdır. Yoksa niye yapsın ki! Bu denli basittir yurdum insanı için açıklaması. Hayatında bir kez dahi gönüllü olarak hiçbir şey yapmamış bir insan için hastalıklı, ancak onun perspektifinden son derece inandırıcıdır bu yorum. Diğer taraftan, böyle bir toplumda her kim varsa gönüllü olarak bir şeyler yapmaya, bir şeyleri değiştirmeye çalışan, her biri birer Don Kişot’tur. İyi midir, kötü mü orasını bilemem. Ama saftır en azından. Saf ve hepsinden önemlisi hala umutlu, hala verecek bir şeyleri var demektir. Her kim ki egosu gıdıklanmasa da, cebine üç akçe girmese de, birileri eller üzerinde taşımasa, alkışlara boğmasa da bir şeyler yapmaya çalışıyorsa, işte o bizdendir. Kendi değirmenlerini seçmiş, yaşamının elverdiğince saldırmaya devam edecektir. 3 Haziran Cuma günü gelecekler. Romanya’dan ve Bulgaristan’dan gelecekler, Bilecik’ten ve Beşiktaş’ın ilköğretim okullarından gelecekler. 4 Haziran günü hepsi bir araya gelerek muhtemelen canımıza okuyacaklar. Belki hala bir sahne ve ses sistemi bulamamış olacağız. Hatta belki t-shirt ya da bir sürü şeyleri eksik kalacak. Ama öylesine güçlü, inançlı bir avuç “gönüllü” bulacaklar ki, hiçbir şeyin eksikliğini hissetmeyecekler. 5 Haziran günü buruk ayrılacaklar. Geride tarifsiz bir yorgunluk, dayanılmaz bir “sonrakini planlama” histerisiyle baş başa kalacak olanlar yine aynı “gönüllüler” olacak. Çoğunluğun anlayamadığı ve hiçbir zaman anlayamayacağı, memleket gerçeklerine uymayan, uzaydan gelmiş denli garip bakılan insanlar olarak onlar yine aynı şeyi soracaklar: “sırada ne var?” Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki tüm iflah olmaz gönüllülere SAYGIYLA! Hakan Tiryaki Vira Dergisi, 2010 hakan@indeep.com.tr www.indeep.com.tr]]> 1626 2010-06-21 16:47:43 2010-06-21 13:47:43 open open turkiye-de-gonullu-olmak publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1277695877 Image /wp-content/uploads/2010/06/20564_230646089233_674174233_3211930_4780169_n.jpg views 133 20100606-vedatdora http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1635 Mon, 28 Jun 2010 03:35:14 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20100606-vedatdora.jpg 1635 2010-06-28 06:35:14 2010-06-28 03:35:14 open open 20100606-vedatdora inherit 1634 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/20100606-vedatdora.jpg _wp_attached_file 2010/06/20100606-vedatdora.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:30:"2010/06/20100606-vedatdora.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"20100606-vedatdora-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:30:"20100606-vedatdora-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"HP oj6300";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 46 Vedat Dora http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1634 Mon, 28 Jun 2010 03:37:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1634

Döküman için buraya tıklayın ! {Bu döküman Sn Osman Yaşar Kulaç’ın arşivinden kendi izniyle alınmış ve SUALTI Gazetesi’ne Yayınlanması için Canberk Demirdelen tarafından gönderilmiştir. SUALTI Gazetesi olarak başta Sn Osman Yaşar Kulaç olmak üzere Canberk Demirdelen’e teşekkürlerimizi sunarız.}]]>
1634 2010-06-28 06:37:18 2010-06-28 03:37:18 open open vedat-dora publish 0 0 post 0 _edit_lock 1278354272 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/06/20100606-vedatdora.jpg views 244
13960 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1646 Mon, 28 Jun 2010 08:37:56 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/13960.jpg 1646 2010-06-28 11:37:56 2010-06-28 08:37:56 open open 13960 inherit 1645 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/06/13960.jpg _wp_attached_file 2010/06/13960.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"215";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/06/13960.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"13960-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"13960-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 62 Köpekbalığıyla burun buruna http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1645 Mon, 28 Jun 2010 08:38:53 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1645

Birçok turistik otelin bulunduğu ünlü sahil şeridinde kıyıya 200 metre kadar yaklaşan dev köpekbalığı kano keyfi yapan bir grup turist tarafından fark edildi. Köpekbalığını gören tatilcilerden Adrian Waite “Gerçekten çok büyük bir köpek balığıydı. Bize yaklaştıkça ne kadar büyük olduğunu ve nasıl hızla hareket ettiğini daha iyi gördük” dedi. Büyük panik yaşayan Waite ve arkadaşları köpekbalığının resmini çekmeyi başardı. Ancak “basking” tipi olan köpekbalığının küçük balık ve omurgasız canlılar ile beslendiği, dolayısıyla tehlikesiz olduğu ortaya çıktı. Kaynak: Vira Haber / Milliyet]]>
1645 2010-06-28 11:38:53 2010-06-28 08:38:53 open open kopekbaligiyla-burun-buruna publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1277714711 Image /wp-content/uploads/2010/06/13960.jpg views 167
20100607-kb1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1650 Mon, 05 Jul 2010 18:16:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100607-kb1.jpg 1650 2010-07-05 21:16:35 2010-07-05 18:16:35 open open 20100607-kb1 inherit 1649 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100607-kb1.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100607-kb1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"201";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='53' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/07/20100607-kb1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100607-kb1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100607-kb1-300x125.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"125";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 2 Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1649 Mon, 05 Jul 2010 18:17:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1649

Uluslar arası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği 5 Haziran Cumartesi günü Bulgar, Romen ve Türk öğrenci ve öğretmenlerin uğurlanmasıyla sona erdi. 3 Haziran Perşembe, 1. Gün 3 Haziran Cuma sabahı buluştuğumuz konuklarımızla önce İSTAÇ A.Ş.’ne ait Kompost Tesisleri’ni gezerek çöpten enerji üretimine uzanan süreci yerinde izlediler. Öğleden sonra MİNİATÜRK ziyaretinin ardından yine MİNİATÜRK’te yapılan açılış kokteyli ile gün tamamlandı. 4 Haziran Cuma, Şenlik Günü 4 Haziran 2010 Cuma günü sabah saat 06:00 itibarı ile başladı hazırlıklar. Sahne, stantlar, sergiler… ne varsa elimizde hepsiyle donattık sergi alanını. Saat 10:00’dan itibaren gelmeye başlayan miniklerimize ve öğretmenlerine önce Deniz Müzesi’ni gezdirdik. Tüm okulların katılımı ve Deniz Müzesi gezisinin bitmesiyle sunumları, yarışmaları, performanslarıyla, birbirinden renkli şovlarıyla Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği başladı. Romen ekibin folklor gösterisi, Bulgar ekibin ilk kez verdiğimiz Sadun Boro Özel Ödülü’ne değer görülen nefis “Karadeniz’in Tehlikeli Türleri” konulu performansı, Mahmut Arseven İlköğretim Okulu öğrencilerinin dans gösterisi, Ahşap Çerçeve Kukla Atölyesi’nin müthiş gösterisi, Poi Art grubunun şovu… her bir okulun, her bir öğrencinin özen ve heyecanla hazırladığı birbirinden güzel gösteriler ve dinletiler kolay unutulacak gibi değildi. Bu arada deniz kenarında süren temizlik ve örnekleme dalışları ve sonrasındaki envanter sunumu yine şenliğin renkli bölümlerinden birini oluşturdu. Bu yıl ilk kez Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayı ile gerçekleştirilen Konuşan Balık Yarışmaları’nın sonunda yine birbirinden eşsiz eserler STH arşivindeki yerini aldı. Resim ve fotoğraf yarışmalarında ilk üç, Slogan yarışmasında sadece bir esere ödül verilirken ayrıca her üç yarışma için birer de jüri özel ödülü verildi. Yarışma sonunda gördük ki mümkün olduğunca fazla miniği katmak ve yine mümkün olduğunca fazla miniği sevindirmek için verdiğimiz uğraşa değdi. Katılan tüm öğrencilere güne özel t-shirt, STH Bilgilendirme Serisi “Denizlerimizi Koruyalım Kitapçığı”, kumanya, katılım belgesi, yaka kartı içeren bir Konuşan Balık Katılım Paketi sağlanırken, bu yıl ilk kez, yarışmaya katılan öğrenciler için üzerinde adları yazılı ve yarışmaya özel tasarlanmış t-shirt verildi. Maviyi siyaha boyamayın! “Maviyi siyaha boyamayın!” (Don’t turn blue into black!) diye seslenecek bu yıl Konuşan Balık. Yağız Coşkun bu yıl Konuşan Balık’ı Aziz Nesin Vakfı’na götürürken birincilik ödülünün de sahibi oldu.  Yarışması Birincilik Ödülü – Umut Başer, Aziz Nesin Vakfı Fotoğraf Yarışması Birincilik Ödülü – Biritan Aydoğdu, Hamiyet Gerçek İlköğretim Okulu Sadun Boro Özel Ödülü – Vista Language School, Hamiyet Bulgaristan Netbook, dijital fotoğraf makinesi, mp4 player ve ABC dalış ekipmanından oluşan ödüllerin dağılımında heyecan ve coşkunun zirveye ulaştı. Özel olarak hazırlanan “Piri Reis Haritası” Sadun Boro Özel Ödülü olarak Bulgaristan’a gitti. Maksimum öğrenciyi sevindirebilmeye çalıştığımız ödül töreninin ardından Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği sona erdi. Haftalardır süren ve hiç bitmeyecekmiş gibi görünen hazırlıklar yerini tatlı bir yorgunluğa bıraktı. Şenliğin ardından Beşiktaş İskelesi’nden hareket eden teknemiz Semiramis I ile şenliğin yorgunluğunu bir nebze atmaya çalışırken bir yandan da Romen ve Bulgar konuklarımıza eşsiz Boğaziçi’ni tanıttık. 4 Haziran’ın son durağı Romen, Bulgar ve Türk ekibimizle birlikte Ortaköy oldu. 5 Haziran Cumartesi, Ada Gezisi Son günün rotası Büyükada oldu. Aya Yorgi, Ada sokakları, Yörük Ali Plajı derken gün sonunda veda vakti geldi, çattı. Gün sonunda Kağıthane Profilo Anadolu Teknik Lisesi Yurdu’nda en geç seneye tekrar birlikte olmak dilekleriyle Uluslararası Konuşan Balık Deniz ve Çocuk Şenliği’ne noktayı koyduk. Destekçilerimiz, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, Ulaşım Destekçimiz Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü’ne, Güvenlik Destekçimiz Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne, tüm çocuklarımızı ağırlayan İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı’na, Lojistik Destekçimiz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Resim Yarışması Tedarikçisi Beşiktaş Belediyesi’ne, Tekstil Sponsorumuz İSTAÇ A.Ş.’ne, Catering Tedarikçimiz BELTUR A.Ş.’ne, Ulaşım Destekçimiz İ.E.T.T. Genel Müdürlüğü’ne, Ulaşım Destekçimiz İDO A.Ş.’ne, Fotoğraf Yarışması Tedarikçisi ve Ödül Sponsorumuz TEKNOSA A.Ş.’ne, Ödül Sponsorumuz SEEMANN Türkiye’ye, Medya Sponsorumuz Show TV’ye, Görsel Tasarım Destekçimiz inDeepOnline’a, Gıda Destekçimiz Has Gıda’ya (PANDA), Gıda Destekçimiz La Fontaine Party Box’a, Basılı İşler Destekçimiz Cemil Baskı Çözümleri’ne, Basılı İşler Destekçimiz A4 Ofset’e, Tekstil Destekçimiz Baren Tekstil’e, Tekstil Destekçimiz Polar Tekstil’e, Ahşap Çerçeve Kukla Atölyesi’ne, Poi Art’a, Günışığı Kitaplığı’na, Transfer Destekçimiz İstanbul Access’a, Dalış Ekipmanları Tedarikçimiz inDeep Dalış Merkezi’ne, İ.B.B. Deniz Hizmetleri Müdürlüğü çalışanlarına, İ.B.B. 112 Hızır Acil Servisi ve çalışanlarına, İ.B.B. İstanbul İtfaiyesi’ne, İSTAÇ A.Ş. Kompost Tesisleri ve çalışanlarına, MİNİATÜRK ve çalışanlarına, İDO A.Ş. Beşiktaş İskelesi çalışanlarına, Ulaşım Destekçimiz Semiramis I teknesi ve çalışanlarına, Alan Güvenlik Destekçimiz VIPSEC Güvenlik Hizmetleri’ne, Şenlik İletişim Destekçimiz İstanbul İleri Teknoloji Hizmetleri’ne, Şenliğimize öğrenci ve öğretmenleri ile katılan, Aziz Nesin Vakfı öğrenci ve öğretmenlerine, Cunhuriyet İlköğretim Okulu öğrenci ve öğretmenlerine, Halil Atamavcı İlköğretim Okulu öğrenci ve öğretmenlerine, Hamiyet Gerçek İlköğretim Okulu öğrenci ve öğretmenlerine, İstek Kemal Atatürk Okulları öğrenci ve öğretmenlerine, Mahmut Arseven İlköğretim Okulu öğrenci ve öğretmenlerine, Traian Lalescu High School öğrenci ve öğretmenlerine (Romanya), Vista Language School öğrenci ve öğretmenlerine (Bulgaristan), Slogan Yarışması Jüri Üyelerimiz, Sayın Hakkı Şen, sayın Uğraş Güneş ve sayın Seda Hantal’a, Resim Yarışması Jüri Üyelerimiz, Sayın Lale Çavuldur, sayın Oya Noraman ve sayın Emin Bayraktar’a, Fotoğraf Yarışması Jüri Üyelerimiz, Sayın Alptekin Baloğlu, sayın Tacettin Sağlar ve sayın Uygar Civelek’e, Rehber ve tercümanlarımız, Sayın Tenzile Yılmaz, sayın Mehmet Yılmaz ve sayın Arabella Odyakmaz’a, ve benzersiz bir organizasyonu sadece emek ve inancıyla hayata geçiren bir avuç STH Gönüllüsüne sonsuz teşekkürlerimizle… Yarışmaların tüm sonuçları ve kazanan eserlerin tamamı birkaç gün içerisinde www.konusanbalik.org adresinde yerini alacaktır. Saygılarımızla, Hakan Tiryaki STH Yön. Kur. Bşk. 216 337 2830 – 541 337 2830 ]]>
1649 2010-07-05 21:17:58 2010-07-05 18:17:58 open open uluslararasi-konusan-balik-deniz-ve-cocuk-senligi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1278354658 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/07/20100607-kb1.jpg views 339
Marine Traffic http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1657 Mon, 05 Jul 2010 18:35:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1657

]]>
1657 2010-07-05 21:35:41 2010-07-05 18:35:41 open open marine-traffic publish 0 4 page 0 views 1104 _edit_last 1 _edit_lock 1304953809
fft16_mf741327 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1662 Fri, 16 Jul 2010 12:24:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/fft16_mf741327.jpg 1662 2010-07-16 15:24:24 2010-07-16 12:24:24 open open fft16_mf741327 inherit 1661 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/fft16_mf741327.jpg _wp_attached_file 2010/07/fft16_mf741327.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"250";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='96'";s:4:"file";s:26:"2010/07/fft16_mf741327.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"fft16_mf741327-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 OKYANUSUN DERİNLİKLERİNDEKİ İLGİNÇ CANLILAR http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1661 Fri, 16 Jul 2010 12:26:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1661

Avustralya'nın doğa harikası köşelerinden Büyük Bariyer Resifi'nde araştırma yapan bilim insanları, birbirinden ilginç deniz canlılarını görüntülemeyi başardı. Queensland Üniversitesi akademisyenleri, kullandıkları en son teknoloji ürünü kameralarla denizin 1,500 metre derinliğinde yaşayan birbirinden farklı deniz canlılarını görüntüledi. Deniz biyologu Justin Marshall'ın başını çektiği ekip tarih öncesi altı solungaçlı köpekbalıklarından, dev yılan balıkları ve kabukluları görüntülemeyi başardı. Ayrıca, Büyük Bariyer Resifi'ne 350 kilometre mesafede bulunan Osprey Resifi bölgesinde bugüne dek rastlanmamış deniz canlılarına rastlandı. Marshall, Osprey Resifi'nin Mercan Denizi Koruma Alanı'na dahil olduğunu ve ekosistemin incelenmesi adına çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Marshall, ellerindeki kameralar ile güneş ışınlarının ulaşmadığı 2,000 metrelik derinliklere ulaşmaya çalıştıklarını ve inceledikleri bölgede Avustralya'nın en büyük yaşam alanını oluşturduğunu belirtti. Araştırmacıları en çok heyecanlandıran şey ise, araştırdıkları bölgede ne gibi canlılarla karşılaşacaklarını bilmemeleriydi. Bilim insanları, ışığa duyarlı uzaktan kumandalı kameralarını denizin tabanına yerleştirdi ve 10 gün boyunca çekim yaptı. HÜCRELERİN EVRİMİ İNCELENECEK Yürütülen “Derin Avustralya Projesi” aynı zamanda milyonlarca yıldan beri kabuğunda yaşayan Nautilus adı verilen mürekkep balığı benzeri canlıyı araştırıyor. Canlının sinir sistemini inceleyen bilim insanları, canlılardaki sinir hücrelerinin en evrimini görebildiklerini, bu sayede birçok hastalığı ve beynin sırlarını anlayabileceklerini belirtiyor. Okyanusların karanlık sularında yaşayan canlılar dünyada maruz kaldığımız basıncın 140 kat fazlasının söz konusu olduğu bir ortamda yaşıyor. Marshall, yiyeceğin az olduğu bu ortamda canlıların yavaş hareket ederek hem avlanırken, hem de enerji harcarken dikkatli hareket ettiklerini belirtti. Denizin hiç güneş ışınının ulaşmadığı 800 metreden derin noktalarında yaşayan canlılar, yaşadıkları ortama uyum sağlamak için mükemmel bir evrim geçirmiş. Bazıları senede bir veya iki defa beslenirken, diğerleri ışık olmayan bu bölgede kendi ışıklarını üretecek evrimi tamamlamış. Marshall, yeni canlılar üzerinde elde edilen bilgilerin yıllar süren çalışmalarla değerlendirileceğini belirtirken, 2,000 metreden daha derin noktaların keşfi için Güney Afrika'da bir keşif planladıklarını söyledi. Kaynak: Milliyet]]>
1661 2010-07-16 15:26:18 2010-07-16 12:26:18 open open okyanusun-derinliklerindeki-ilginc-canlilar publish 0 0 post 0 _edit_lock 1279290734 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/07/fft16_mf741327.jpg views 102
20100712-hd15 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1675 Sat, 17 Jul 2010 16:17:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd15.jpg 1675 2010-07-17 19:17:51 2010-07-17 16:17:51 open open 20100712-hd15 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd15.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100712-hd15.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"106";s:6:"height";s:3:"234";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='43'";s:4:"file";s:25:"2010/07/20100712-hd15.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"20100712-hd15-106x150.jpg";s:5:"width";s:3:"106";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 8 20100712-hd15_1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1676 Sat, 17 Jul 2010 16:20:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd15_1.jpg 1676 2010-07-17 19:20:25 2010-07-17 16:20:25 open open 20100712-hd15_1 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd15_1.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100712-hd15_1.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"106";s:6:"height";s:3:"117";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='86'";s:4:"file";s:27:"2010/07/20100712-hd15_1.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 20100712-hd2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1682 Sat, 17 Jul 2010 16:36:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd2.jpg 1682 2010-07-17 19:36:57 2010-07-17 16:36:57 open open 20100712-hd2 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100712-hd2.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100712-hd2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/07/20100712-hd2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100712-hd2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100712-hd2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 5 fft5_mf490656 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1686 Mon, 19 Jul 2010 00:38:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/fft5_mf490656.jpg 1686 2010-07-19 03:38:41 2010-07-19 00:38:41 open open fft5_mf490656 inherit 1685 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/fft5_mf490656.jpg _wp_attached_file 2010/07/fft5_mf490656.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"450";s:6:"height";s:3:"337";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/07/fft5_mf490656.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf490656-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf490656-300x224.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"224";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 Öldüren balığa dikkat ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1685 Mon, 19 Jul 2010 00:39:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1685

ANTALYA- Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu,yaz aylarında üreme zamanı olan balon balığının zehirli ve öldürücü olduğunu belirterek, kesinlikle tüketilmemesi uyarısı yaptı. 1860'lı yıllarda Süveyş Kanalı'nın açılması ile birlikte Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen balon balığının üreme zamanı olan bu mevsimde en zehirli dönemi olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gökoğlu, bu canlı türünün Akdeniz'de yaz ayları için büyük tehlike oluşturduğunu söyledi. Geçen yıllarda İsrail'de 13 kişinin ölümüne neden olan balon balığının mayıs sonundan sonbahara kadar olan süre içinde üreme dönemleri olduğu için zehirli olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Bu balık türünde toksin var. Toksinin 1 miligramı yetişkin bir insanı öldürebilir. Bu balığı tüketen kişi felç olup ölebilir. Herhangi bir panzehiri de yok” dedi. Toksin zehirlenmesinin ortalama 20 dakikada dudaklarda kuruluk hissi ile başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Gökoğlu, kol ve bacaklarda uyuşukluk, baş dönmesi ve sersemlik görülmesinin ardından terleme, kusma, morarma, konuşma güçlüğü yaşandığını ve bunu felç geçirmenin izlediğini kaydetti. EN TEHLİKELİ TÜR Akdeniz'in ısınmasıyla güneyli türlerin Kuzey Akdeniz'de görülmeye başladığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, biyolojik istilanın getirdiği türlerin en tehlikesi olan balon balıklarının, gaga gibi uzanmış iki, üç veya dört dişe sahip olduklarını belirterek, şunları söyledi: “Balıkçı ağlarından fazla miktarda balon balığı çıkması ve bu balıkların satışa sunulması, tüketimini de teşvik ediyor. Mayıs sonundan sonbahara kadar olan süre içinde üreme dönemleri olduğu için zehirleme oranları da en üst seviyeye çıkmaktadır. Özellikle bu dönemlerde kesinlikle tüketilmemelidir.” İstilacı balıklar olarak bilinen balon balıklarından 5 türünün Türkiye kıyılarında olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gökoğlu, bu türlerin Lagocephalus sceleratus, Lagocephalus spadiceus, Lagocephalus suezensis, Torquigener flavimaculosus, Sphoeroides pachygaster olduklarını söyledi.(dha) Mehmet Çınar Kaynak: Radikal]]>
1685 2010-07-19 03:39:58 2010-07-19 00:39:58 open open olduren-baliga-dikkat publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1279500729 Image /wp-content/uploads/2010/07/fft5_mf490656.jpg views 59
14184 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1692 Tue, 20 Jul 2010 15:46:22 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/14184.jpg 1692 2010-07-20 18:46:22 2010-07-20 15:46:22 open open 14184 inherit 1691 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/14184.jpg _wp_attached_file 2010/07/14184.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"220";s:6:"height";s:3:"161";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='93' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/07/14184.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14184-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 24 Karada yürüyen balık türü keşfedildi http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1691 Tue, 20 Jul 2010 15:48:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1691

Amerika'daki Doğa Tarihi Müzesi'nden ve Fish Biology dergisinden bilimadamları, yarasa balıklarına ait iki yeni canlı türünün keşfini yaptı. Yeni keşfedilen bu türler kısmen ya da tamamen, yakın zamanda sızıntının yaşandığı Meksika Körfezi'nde bulunuyorlar. Yarasa balıklarının 70 türü var ve bu türler genellikle okyanus tabanında, karanlık bölgelerde yaşıyorlar. Ancak bu yeni bulunan türler daha sığ ortamlarda bulunuyor ve şaşırtıcı şekilde karaya çıktıklarında, kollara benzeyen kanatlarıyla yürüyebiliyorlar. Bilimadamları zaman zaman yeni türlerin ortaya çıkışını şu şekilde yorumluyor; "Körfezde bile hala yeni türleri bulabiliyorsak, daha bilmediğimiz ne kadar çeşitlilik bulunuyor bir düşünün." Kaynak: Vira Haber / Chip]]>
1691 2010-07-20 18:48:33 2010-07-20 15:48:33 open open karada-yuruyen-balik-turu-kesfedildi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1279642552 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/07/14184.jpg views 131
14132 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1697 Tue, 20 Jul 2010 16:17:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/14132.jpg 1697 2010-07-20 19:17:33 2010-07-20 16:17:33 open open 14132 inherit 1696 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/14132.jpg _wp_attached_file 2010/07/14132.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"283";s:6:"height";s:3:"193";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='87' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/07/14132.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14132-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 24 Balıklar da konuşuyormuş! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1696 Tue, 20 Jul 2010 16:18:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1696

Auckland Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Shahriman Ghazali, balıkların, yüzme keselerini titreştirerek sesler çıkardıklarını söyledi. Araştırmacılar, balıkların sesle iletişim kurduklarından artık yüzde 99 oranında eminler. Bundan sonraki hedef, çıkardıkları seslerin, hangi anlamlara gelebileceğini araştırmak. Ghazali, balıkların, döllenme amacıyla sesli iletişim kurdukları kanısında. Çünkü birçok balık, yumurtlama döneminde sesler çıkartıyor; ama yumurtlama dönemi bittikten sonra, onlardan o sesleri duymak mümkün değil. Kaynak: Vira Haber / Hürriyet]]>
1696 2010-07-20 19:18:26 2010-07-20 16:18:26 open open baliklar-da-konusuyormus publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1279643450 Image /wp-content/uploads/2010/07/14132.jpg views 67
suadiyeetkinlik http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1702 Wed, 21 Jul 2010 19:43:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/suadiyeetkinlik.gif 1702 2010-07-21 22:43:40 2010-07-21 19:43:40 open open suadiyeetkinlik inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/suadiyeetkinlik.gif _wp_attached_file 2010/07/suadiyeetkinlik.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"482";s:6:"height";s:3:"302";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:27:"2010/07/suadiyeetkinlik.gif";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"suadiyeetkinlik-150x150.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"suadiyeetkinlik-300x187.gif";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 25 20100721-etkinlik120 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1703 Wed, 21 Jul 2010 19:44:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120.jpg 1703 2010-07-21 22:44:23 2010-07-21 19:44:23 open open 20100721-etkinlik120 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik120.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"240";s:6:"height";s:3:"153";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:32:"2010/07/20100721-etkinlik120.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:32:"20100721-etkinlik120-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 20100721-etkinlik120_1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1704 Wed, 21 Jul 2010 19:45:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_1.jpg 1704 2010-07-21 22:45:26 2010-07-21 19:45:26 open open 20100721-etkinlik120_1 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_1.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik120_1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"220";s:6:"height";s:3:"140";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:34:"2010/07/20100721-etkinlik120_1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:34:"20100721-etkinlik120_1-150x140.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"140";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 20100721-etkinlik120_2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1705 Wed, 21 Jul 2010 19:46:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_2.jpg 1705 2010-07-21 22:46:41 2010-07-21 19:46:41 open open 20100721-etkinlik120_2 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_2.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik120_2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"127";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:34:"2010/07/20100721-etkinlik120_2.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:34:"20100721-etkinlik120_2-150x127.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"127";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 20100721-etkinlik120_3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1706 Wed, 21 Jul 2010 19:47:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_3.jpg 1706 2010-07-21 22:47:36 2010-07-21 19:47:36 open open 20100721-etkinlik120_3 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_3.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik120_3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"180";s:6:"height";s:3:"114";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:34:"2010/07/20100721-etkinlik120_3.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:34:"20100721-etkinlik120_3-150x114.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"114";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 20100721-etkinlik120_4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1707 Wed, 21 Jul 2010 19:48:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_4.jpg 1707 2010-07-21 22:48:33 2010-07-21 19:48:33 open open 20100721-etkinlik120_4 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik120_4.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik120_4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"160";s:6:"height";s:3:"102";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:34:"2010/07/20100721-etkinlik120_4.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:34:"20100721-etkinlik120_4-150x102.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"102";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 01 Ağustos 2010 Pazar Suadiye Sahilinde ETKİNLİK !!! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1701 Wed, 21 Jul 2010 19:49:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1701

11 temmuz da tüm ülkede eş zamanlı olarak, bir çok dalgıç ve gönüllülerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz ÖZGÜR YUNUSLAR ÖZGÜR DALGIÇLAR etkinliğimizin İstanbul ayağını 1 AĞUSTOS Pazar günü 11:00 14:00 saatleri arasında SUADİYE SAHİLİNDE, bu kez çok daha geniş kapsamlı olarak, yelkenciler, bisikletçiler, motorcular, telsizciler ve daha pek çok farklı grupların katılımlarıyla gerçekleştireceğiz. Ogün yelkenciler yelkenlerini GÖSTERİ MERKEZLERİNDEKİ TUTSAK YUNUSLAR için açacaklar, TUTSAK DENİZ MEMELİLERİNE ÖZGÜRLÜK için çevrilecek pedallar, telsizciler iyonesferden ulaştıracak tüm dünyaya, ÖZGÜRLÜK seslerimizi, sanayi dalgıçları sualtından seslenecekler karadakilere HAVUZLARDAN OKYANUSLARA, YUNUSLARA ÖZGÜRLÜK diye.. Gösteri merkezlerinin insanlık dışı uygulamalarını rehabilitasyon maskesi altında umut tacirliği yaptıklarını kamuoyuna bildirmek, konuya dikkat çekmek, bilinçlendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla gerçekleştirmeye çalıştığımız bu etkinliğimzde o gün siz değerli doğa çevre hayvan hakları savunucusu dostlarımızla beraber olmak istiyoruz. Ayrıca etkinlikte görev alabilecek gönüllülere de ihtiyacımız var. Etkinlikte, afiş asmak, halkı bilgilendirmek, gelen konukları karşılamak, katılımcıları yönlendirmek, çıkabilecek acil ihtiyaçları temin etmek, dalgıçları hazırlamak gibi konularda gönüllü ekipleri oluşturmaya çalışıyoruz. Bu guruplarda gönüllü olmak isteyen arkadaşlar en kısa zamanda bize ulaşırlarsa çok seviniriz. Görüşmek dileğiyle Ege SAKİN 0555 495 44 28 egesakin@sualtigazetesi.com]]>
1701 2010-07-21 22:49:41 2010-07-21 19:49:41 open open 01-agustos-2010-pazar-suadiye-sahilinde-etkinlik pending 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1293119750 Image /wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik121.jpg views 233
20100721-etkinlik121 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1711 Wed, 21 Jul 2010 19:51:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik121.gif 1711 2010-07-21 22:51:30 2010-07-21 19:51:30 open open 20100721-etkinlik121 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik121.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"462";s:6:"height";s:3:"153";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='42' width='128'";s:4:"file";s:32:"2010/07/20100721-etkinlik121.gif";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:32:"20100721-etkinlik121-150x150.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:31:"20100721-etkinlik121-300x99.gif";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:2:"99";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik121.gif 20100721-etkinlik121 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1712 Wed, 21 Jul 2010 19:51:52 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik121.jpg 1712 2010-07-21 22:51:52 2010-07-21 19:51:52 open open 20100721-etkinlik121-2 inherit 1701 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/07/20100721-etkinlik121.jpg _wp_attached_file 2010/07/20100721-etkinlik121.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"215";s:6:"height";s:3:"153";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='91' width='128'";s:4:"file";s:32:"2010/07/20100721-etkinlik121.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:32:"20100721-etkinlik121-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 cetin2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1719 Tue, 03 Aug 2010 04:17:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/cetin2.jpg 1719 2010-08-03 07:17:01 2010-08-03 04:17:01 open open cetin2 inherit 1718 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/cetin2.jpg _wp_attached_file 2010/08/cetin2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:18:"2010/08/cetin2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"cetin2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:18:"cetin2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 ÇETİN ULUOCAK http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1718 Tue, 03 Aug 2010 04:18:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1718 İLK SUALTI FİRMASI KURUCUSU SANAYİ DALGIÇLIĞI DUAYENİ Çetin Uluocak amcamızı, ağabeyimizi bu büyük duayeni anlatmak için çok şey yazabilirim ama kendi anlatımlarını aktarıp bu meslek mensuplarına, bu işi yapmak için eğitimine devam edenlere, amacı sanayi dalgıçlığı olan veya bizler gibi spor, hobi olarak yapanlara bu büyük duayenin dalış hayatını, başardığı işlerden birkaç kare foto ile tanıtmak istedim. Aslında elimdeki dökümanlara ve elde ettiğim bilgilerle mübalağasız birkaç yüz sayfalık kitap çıkar. 1936 Yılında Keşan’da doğdu. İlk okulu Diyarbakırda başlayıp istanbulda bitirdi. Hukuk fakültesine kaydoldu. Hemen hemen her sporla ilgilendi. Ama gönlünde sualtı ve dalgıçlık yatıyordu. Caddebostan Türk balıkadamları kurulunca onlara katıldı. Askerlik görevi sırasında Çubuklu dalgıç okuluna giderek Amerikalı öğretmenlerin verdiği scuba oryantasyon kursunu bitirdi. Daha sonra alt devrelere hocalık yaptı. 1960 yılında ise Türkiyenin ilk özel sualtı kuruluşunu YOSUN DALGIÇ Bürosu adı altında kurdu. Daha sonra Yosun Dalgıç-Çetin Uluocak ve ortağı Kollektif şirketi olarak sualtı hizmetlerine devam etti. Çetin Uluocak sanayi Dalgıçlığında o bir öncü oldu, Çubuklu dalgıç okulunu 2.dönem asteğmen olarak bitirdikten sonra, 1960 da Türkiyede ilk Sualtı firmasının kurucusu olmuş ve büyük sualtı taahhüt işlerini başarmıştır. Eğer bu işe yeni başlasam, okulda okuyor olsam gider kapısında yatar, staj yapar bir şeyler öğrenirim. Okul,eğitim tabiî ki önemlidir ve alt yapıdır ama iş piyasada öğrenilir.. Bir bayram günü beni Göztepeden gelip aracıyla aldı ve o eski anılardan fotoraflar, eski regülatörler, dürbünler, fenerler, çeşitli gemi malzemeleri asılı olan bürosunda 6 saat sohbet ettik. O büroda deyim yerindeyse bana açtığı arşivinde geçmişe yolculuk yaptım. Eski resimlerini çıkardı, anlatacağı o kadar çok şey vardıki bazılarınıda yazılmaması kaydiyle anlattı. 74 yaşındaki bu amcamızı, ağabeyimizi yormadan sorularımı sordum. Tabi eskiye ait anılar anlatılırken dalışların yapıldığı tekneler, dalgıçlar, malzemeler insanın aklına her şey geliyor ve bunlardan bu okuduğunuz yazıdan sonra zaman zaman bahsedeceğim. Dalgıç okuluna yedek subay olarak girdiğinde komutanları Amerikalı Başçavuş Lawton ve yardımcısıymış. O devirde bizde sadece formalı dalışlar yapılıyormuş. Dalgıç okul komutanı Albay Vedat Dora ısrarla scuba eğitim verilmesini istemiş. Amerikalılar buna karşı çıkmışlar. Türk donanmasında olası bir harpte sualtı komandolarının olmasını istemiyorlarmış, formalı kalmamız isteniyormuş. Vedat Dora’nın ısrarlı istekleri Ankaradaki yetkililercede onaylanmış ve bugunkü scuba nın temelleri atılmış. Çetin amca bunuda Vedat Dora’ya borçlu olduğumuzu söyledi. Donanmanın ilk balıkadam dalgıç subayları içinde Türk Balıkadamlar Kulübünden gelen Manş denizini yüzerek geçen ilk Türk yüzücüsü İTÜ İnşaat Mühendisi asistanı Muzaffer Ermeç, yüzücü antrenörü(mühendis), Eşfak Aykaç(Galatasaraylı, Günhan Altıneli, Eşfak Baytın, Özcan (Hukukçu) ve Çetin Uluocak varmış. Daha sonra Lawton un yardımcısı dalgıç okulu önündeki bir dalışta kaybolmuş ve bir daha bulunamamış. O devirden hatırladığı bizim astsubaylardan Dara Çetinkale, Muzaffer, Fehmi, Hamdi, Rafet,Zekayi başçavuşları hatırlıyor. Çok güldüğümüz bir anısını anlattı: Dalgıç okulunun önünde varlıklı bir adamın arabası denize uçmuş. Ancak sahibi deniz kuvvetlerinden ücretsiz çıkarılmasını rica etmiş. Bizde arabayı bulduk Sibel Algarnasını burnunun vinçine taktık ve tam Vedat Doranın odasının karşısında denizde arabayı vinçe astık. Adam arabasını havada görünce bize para vermeden komutandan arabanın verilmesini istedi. Fakat emeğimize saygılı olan komutan buna yüz vermedi. Bizde paramızı aldık ve arabayı vinçle rıhtımı koyduk. Biz mezun olduktan sonra bizden sonra gelen devrelere hocalık yaptık ve çok balıkadam yetiştirdik. Bazı insanlar cisim için bazı insanlar isim için çalışır, biz isim için çalıştık onun için bunun insanın sırtına yüklediği mesuliyetler nedeniyle fazla kazanamadık. Bir zamanlar kız istemeye gittiğimde ne iş yaptığım sorulduğu zaman dalgıcım dedim kayınpeder estağfurullah demişti.. Ben o zamanların bu sektörün den geldim. Benimle bu işte çalıştığım Nusret Eken, ki en iyi forma dalgıcı, en iyi balıkadam, en iyi kaynak ve kesme uzmanıydı. Çok sevdiği kızının doğum yaptıktan sonra genç yaşta ölümüne çok üzülmüştü. Şalvar Ahmet: Ahmet Dündar iyi dalgıçlardan biriydi ve ne yazıkki vurgun yemişti..   Bahriyeli Ahmet: Ahmet Karagün: 1960 da firmayı kurduktan sonra yanıma aldım, eski ve soylu bir aileye mensup ,Türkçeyi çok iyi konuşur, Beyoğlunda elinde baston ve çok şık kıyafetle yürürdü. Çok iyi dalgıç klavuzu ve dümenciydi. Balatta hastalandı, dinamit patlamasında yaralandı tabir yerindeyse havaya uçup Haliçe düştü, kaburgaları bazı kemikleri kırıldı, uzun süre SSK hastanesinde yattı. İçkiyi çok sevsede onurlu gururlu kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyen adam gibi bir adamdı. Onu tekneme kaptan yapmıştım ve artık bahriyeli değil kaptan Ahmet olmuştu. Sinoplu Saim Özdemir yurt içi ve yurt dışında çok iyi sualtı işleri yaptı. Oktay Ercan (Arap Oktay) Fındıklıdan iyi dalgıçlardan biriydi.Yine Demir Ali,Şalvar Ahmet, Ahmet Dündar da benimle çalıştı iyi sualtı elemanlarıydılar. Bizdende yani scubatr.com dan Canberk Demirdelen dostumuz, Yosun Dalgıç firması ile Çatalağzı Termik Santrali işinde dalgıç olarak çalışmış. Sanayi Dalgıçlığının duayeni, 1960 yılında bu konuda ilk firmayı kurmuş Çetin Uluocak amcamız, ağabeyimizle o kadar çok şey konuştukki, inanın hangisini seçip yazayım diye düşündüm ve sonra CV leri yani koca bir iş bitirme kitabından bölümler, fotolar seçtim. Ama bu bitti demek değil çünkü bu 74 yaşındaki candan sıcak insanın sohbetine doyamıyorsunuz. Tanıdığınızda sanki eski bir aile ahbabı yada büyük amcanız dayınız hissi veriyor. Düşününki, bir kaç eski fotoğraf bir kaç satır yazı için defalarca telefonla aradığımız büyüklerimiz, Çetin Ağabeyin bize gösterdiği yakınlığı veremediler. Bu sitemi etmekte haklıyım çünkü scubatr.com insanların karalandığı, eleştirildiği yazıların yazıldığı bir platform değildir. Buna asla müsade etmeyiz. Onlarada, merak etmeyiniz o değerli anılarınızı gönderin sağılığınızda burada yeni nesillere aktaralım, sizlerde okuyunuz dedim. Her zaman işin dalıcılık yönüne bakarak değerlendirmeler yaptık ama bu sefer karşıma insana insan olduğu için değer veren çok değerli birisi çıktı. Zaman içinde bir baba evlat dostluğu oluştu, o artık aileden biri gibi hemen her gün sağlığını sorduğum bir aile büyüğüm oldu. Koca İstanbulda o kadar yoldan gelip aracıyla alıp yazıhanesine ***ürüp arşivini açan, her tür belgeyi inceleyebilirsin diyen birde o kadar yola geri ***üren bu gönlü zengin insana nasıl teşekkür etsem azdır. Ne vasıtalarda harcadığım zaman ne maliyelerin hiç önemi olmayacaktı, benim için sanki sandık odasında unutulmuş, değerli bir aile yadigarına kavuşmak keyfi veren sıcacık sohbeti, insanlığın 1950 lerden bugüne ne kadar değiştiğinin film karelerini gözümün önüne sermesi, verdiği hayat dersi en büyük kazancımdı.. Hiç söndürmeden bronşitine rağmen üst üste yaktığı sigaraları neden içtiğimi sorduğumda bunu içmesem rahatlıyamıyorum dedi. Bir telefon sohbetimizde birazda haddimi aşarak sormuştum kendisine, neden 1960 da işe başlamış okur yazar olmayan Karadenizli müteahhit şimdi dolar milyoneriyken sizin sektör çok daha zor şartlarda çalışmanıza hatta sermayesi can olan bu işle uğraşmanıza rağmen yeterince pay alamadınız? Sohbetin sonlarında, bir sorumda, bir proje için bunca imalat yapıyor sonra bunlar hurda olarak elinizde kalıyor, ya aksilik çıkarsa o verdiğiniz fiyata nasıl işi bitirebiliyordunuz dedim. Verdiği yanıtı yazının başlarında yazmıştım .. Değerli Çetin Amca, size bu yaşımda bana verdiğiniz hayat dersi, gösterdiğiniz yakın ilgi, koleksiyonuma katkılarınız ve bu bilgileri arkadaşlarımızla paylaşmama yardımcı olduğunuz için sonsuz teşekkür ederiz. Sağlıklı uzun ömür diliyoruz. Kendinize iyi bakın bende her İstanbula geldiğimde önce size geleyim, sizden öğrendiklerimi çocuklarıma anlatayım. Bu yazı burda bitmeyecek, Çetin Uluocak ve Yosun Dalgıç ile ilgili daha çok güzel şeyler yazacağım. Saygı ve sevgilerimle,
Osman Yaşar Kulaç efir@ttmail.com Bu yazı daha önceden scubatr.com/forum da yayınlanmıştır. 
]]>
1718 2010-08-03 07:18:27 2010-08-03 04:18:27 open open cetin-uluocak publish 0 0 post 0 _edit_lock 1282501874 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/08/cetin2.jpg views 349
20100702-sub http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1725 Thu, 05 Aug 2010 15:55:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/20100702-sub.jpg 1725 2010-08-05 18:55:35 2010-08-05 15:55:35 open open 20100702-sub inherit 1724 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/20100702-sub.jpg _wp_attached_file 2010/08/20100702-sub.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/08/20100702-sub.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100702-sub-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100702-sub-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 52 Geleneksel Dalgıç Moral Gecesi http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1724 Thu, 05 Aug 2010 15:56:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1724

Kurtarma Gurup Komutanlığı tarafından düzenlenen geneleksel dalgıç moral gecesi, 22 Mayıs 2010 Cumartesi günü saat 19.00’da Bizim Tepe Tesisleri Ulus/Arnavutköy de düzenlendi. Ev sahipliğini Deniz Yarbay Selçuk Koray’ın yaptığı gece, seçkin davetlilerle son derece nezih bir ortamda gerçekleşti. Geceye ait fotograflar için tıklayın !]]>
1724 2010-08-05 18:56:35 2010-08-05 15:56:35 open open geleneksel-dalgic-moral-gecesi-2 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1281032947 Image /wp-content/uploads/2010/08/20100702-sub.jpg views 282
dryyyyyyy http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1732 Thu, 05 Aug 2010 22:02:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/dryyyyyyy.jpg 1732 2010-08-06 01:02:10 2010-08-05 22:02:10 open open dryyyyyyy inherit 1731 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/dryyyyyyy.jpg _wp_attached_file 2010/08/dryyyyyyy.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"283";s:6:"height";s:3:"558";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='48'";s:4:"file";s:21:"2010/08/dryyyyyyy.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"dryyyyyyy-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"dryyyyyyy-152x300.jpg";s:5:"width";s:3:"152";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 62 derya http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1733 Thu, 05 Aug 2010 22:11:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/derya.jpg 1733 2010-08-06 01:11:55 2010-08-05 22:11:55 open open derya inherit 1731 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/derya.jpg _wp_attached_file 2010/08/derya.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"666";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='72'";s:4:"file";s:17:"2010/08/derya.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"derya-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"derya-225x300.jpg";s:5:"width";s:3:"225";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.7";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:35:"KODAK EASYSHARE C140 DIGITAL CAMERA";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1212443033";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"6";s:3:"iso";s:2:"80";s:13:"shutter_speed";s:6:"0.0125";s:5:"title";s:0:"";}} views 80 2003-0003334 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1738 Thu, 05 Aug 2010 22:33:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/2003-0003334.jpg 1738 2010-08-06 01:33:27 2010-08-05 22:33:27 open open 2003-0003334 inherit 1737 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/2003-0003334.jpg _wp_attached_file 2010/08/2003-0003334.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"267";s:6:"height";s:3:"400";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='64'";s:4:"file";s:24:"2010/08/2003-0003334.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"2003-0003334-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"2003-0003334-200x300.jpg";s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Basınç Odası Operatöründen Açık Dilekçe http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1737 Thu, 05 Aug 2010 22:34:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1737 SAĞLIK BAKANLIĞI TEDAVİ HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’in teknisyen tanımında: Teknisyen Madde 12 – Sağlık kuruluşunda basınç odasını kullanacak en az bir basınç odası teknisyeni bulundurulur. Bu teknisyen, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokullarının Sualtı Teknolojisi mezunu olup, basınç operatörlüğü belgesi almış veya Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında birinci sınıf dalgıç eğitimi görmüş ya da Bakanlık tarafından bu konuda yetki verilen sağlık kuruluşları tarafından açılan eğitim programını başarı ile tamamladığı Bakanlık tarafından yapılacak sınav ile onaylanmış bir hemşire veya sağlık memurudur. Belirtilen 12.maddedeki ifade yeni hazırlanan yönetmeliğin taslak çalışmasında: d)Teknisyen Sağlık kuruluşunda basınç odasını kullanacak en az bir basınç odası teknisyeni bulundurulur. Bu teknisyen Ulaştırma Bakanlığı Denizcilik Müsteşarlığından basınç odası operatörü belgesi almış kişiler veya Teknik Bilimler Meslek Yüksekokullarının Sualtı Teknolojisi mezunu olup basınç operatörlüğü belgesi almış kişiler ya da Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında birinci sınıf dalgıç eğitimi görmüş olup basınç odası operatörü belgesi almış kişilerdir. Şeklinde değiştirilmek istenmekte olup gerek eski madde gerekse eski maddenin yerine konulmak istenen bu yeni madde ülkemiz açısından tamamen yanlıştır. Bu konudaki görüşümüz Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okullarının Sualtı Teknolojisi Mezunu çok sayıda kişi mevcut olup, 2 yıllık eğitimleri boyunca mesleki anlamda almış oldukları dalış fiziği fizyolojisi, hiperbarik sistemler, hiperbarik oksijen tedavisi ve rekompresyon tedavisi, dalış tabloları, dalış sistemleri konusunda gerekli teorik eğitimleri almış ve üniversitece yapılan sınavlar sonucu bu yöndeki bilgileri test edilmiştir. Ayrıca yaptıkları stajlarla pratik eğitimlerini de tamamlamışlardır. Bu kişiler aldıkları bu eğitimlerle özel merkezler ve çeşitli dalış kurumlarunda sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. Aynı şekilde Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında birinci sınıf dalgıç eğitimi görmüş ve basınç odası operatör belgesi almış kişiler bu konuda yetişkin personeldir. Mevcut yönetmeliğin ilgili maddelerinde yer alan; ‘Bakanlık tarafından bu konuda yetki verilen sağlık kuruluşları tarafından açılan eğitim programını başarı ile tamamladığı Bakanlık tarafından yapılacak sınav ile onaylanmış bir hemşire veya sağlık memurudur.’ şeklindeki ifade o zamanın şartlarında yeteri kadar basınç odası operatörü olmaması dolayısıyla yönetmelikte yer almıştır. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokullarının Sualtı Teknolojisi mezunu olup basınç operatörlüğü belgesi almış kişi sayısı ya da Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında birinci sınıf dalgıç eğitimi görmüş olup basınç odası operatörü belgesi almış kişi sayısı ülkemiz basınç odası operatör ihtiyacının çok üstündedir. Bilindiği üzere geçmiş yıllarda sertifikalı hekimler Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Sağlık Kuruluşlarında çalışmaktaydılar. Bunun üzerine Danıştay Onuncu Daireye 06.04.2007 tarihinde Esas No:2001/5313 Karar No: 2005/656 nolu dava Sağlık Bakanlığına karşı 1-Sualtı ve Hiperbarik Tıp Derneği 2-Prof. Dr. Maide Çimşit (Sualtı ve Hiperbarik Tıp Derneği Başkanı) 3-Dr. Akın Savaş Toklu (Sualtı ve Hiperbarik Tıp Derneği Genel Sekreteri) 4-Dr. Evin Koç 5-Dr. Füsun Kocaman 6-Dr. Esra Akgül 7-Dr. Şamil Aktaş 8-Dr. Selin Gamze Sümen 9-Dr. Bülent Akkaş 10-Dr. Kemal Cenk Gülgün 11-Dr. Figen Aydın 12-Dr. Fulya Toka 13-Dr. Savaş İlgezdi tarafından, Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’in; Tababet Uzmanlık Tüzüğünde ayrı uzmanlık dalı olarak kabul edilerek düzenlenen ‘Deniz ve Sualtı Hekimliği’ kapsamındaki tedavi yöntemini uygulama hakkının başka uzmanlık dallarına ve süresi ile içeriği belirsiz bir kurs sonucu verilecek sertifikayı almış uzmanlığı bulunmayan doktorlara verildiği, Tıpta Uzmanlık sınavını kazanarak bu uzmanlık dalında eğitim alan doktorların haklarının ihlal edildiği,hiperbarik oksijen tedavisinin kısa süreli bir kursla yapılabilecek bir tedavi olmadığı,aksi taktirde 2 yıllık eğitim gerektiren bir uzmanlık dalı olarak düzenlenmesinin gereksiz olduğu ileri sürülerek iptali istenmektedir diyerek açmış. Dava yürütmeyi durdurma kararı ve söz konusu maddelerin değişimi ile sonuçlanmıştır. Görüldüğü gibi aynı durum şu aşamada basınç operatörlüğü için yaşanmaktadır. Danıştayın vermiş olduğu bu karar umuyoruz ki Sağlık Bakanlığı için bir örnek oluşturur geçmişte yapılan hatalar tekrarlanmaz. Ayrıca durum böyle iken bakanlık tarafından bu konuda yetki verilen sağlık kuruluşları tarafından verilen belgeler günümüz şartları itibariyle uygun değildir. Kaldı ki ülkemizde bir çok sağlık memuru ve hemşire kadro açığı mevcutken, halen görevine devam etmekte olan bu kişilere tamamen branş dışı bir mesleğe; süresi ile içeriği belirsiz kursla, kısa süre içerisinde eğitim verip atamak son derece yanlıştır. Bir başka önemli konu ise; hazırlanma aşamasında olan Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’in teknisyen tanımında gecen; ‘Ulaştırma Bakanlığı Denizcilik Müsteşarlığından basınç odası operatörü belgesi almış kişiler’ ibaresi çıkarılmaz ise Müsteşarlığın bu tür düzenlemeleri yaptığı Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği ile ilişkilendirilmiş olur ve Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliğindeki değişikliklerden kaynaklanan olumlu ya da olumsuz ifadelerden Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uygulanan Sağlık kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve bu yönetmeliğe tabi kuruluşları olumsuz yönde etkilersiniz. Örnek vermek gerekirse; Denizcilik Müsteşarlığı bir karar alır ve 10 günlük kurslar ile basınç odası operatör belgesi verir ise hazırlanmakta olan yönetmelikte ki teknisyen kalitesi 10 günlük kursa karşılık gelir. Basınç Odası Teknisyeni Ne iş yapar? Bir Sualtı Hekimi veya Hava Uzay Hekimi Gözetiminde, tedavinin tamamını uygular. Durumları genellikle ağır seyreden hastaların, çalışan hekimlerin, sağlık memuru, hemşire vb. personelin can güvenliğini mesleki bilgi ve bilinci ile gözetir. Gerektiğinde insiyatif kullanır. 10 günlük bir kursla operatörlük yapma yetkisi verilen kişiler hiperbarik oksijen tedavisinin, hastaların ve sağlık personelinin güvenliğinin sorumluluğunu alacak bilgi ve bilinçte olamaz. Basınç odası operatör belgesi yukarıda da belirttiğim üzere sadece Teknik Bilimler Meslek Yüksekokullarının Sualtı Teknolojisi mezunu olup basınç operatörlüğü belgesi almış veya Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında birinci sınıf dalgıç eğitimi görmüş olup basınç odası operatörü belgesi almış kişilere verilmelidir. Aksi halde birçok kişinin can güvenliği riske atılmış olur. Sağlık Bakanlığının çıkarmış olduğu bu tür yönetmelikler oluşabilecek riskleri, yapılabilecek hataları en aza indirgemek için hazırlanmış idari kurallardır. Sağlık kuruluşlarında yapılan tüm tedavilerde hastaların ve bu kurumlarda çalışan personelin can güvenliği Bakanlığın en önemli sorumluluklarından biridir. Son olarak; Bakanlığa bağlı devlet hastaneleri ve eğitim hastanelerinde Hiperbarik Oksijen Tedavi merkezlerinin sayısı hızla artmaktadır. Bu merkezlere uzman hekim tayini de yapılmaktadır. Ancak kadrolu basınç odası operatörü mevcut değildir ve bu durum tedavi hizmetini etkilemektedir. Çözüm Bodrum Devlet Hastanesinde olduğu gibi kısa süreli ve zorlama kurslarla sağlık personeline basınç odası operatör belgesi vermek olmamalıdır. Bu durum sağlık hizmetinin verimliliğini ve emniyetini tehdit etmektedir. Bakanlığa bağlı devlet hastaneleri ve eğitim hastanelerinin Hiperbarik Oksijen Tedavi merkezlerine yukarıda da belirttiğimiz bu konuda ki uzman kişilerin basınç odası operatörü olarak atanması ülkemizde işsizliğin had safhada olduğu bir dönemde son derece doğru olacaktır. O sebeple Devlet hastanesindeki bu bölümlere en kısa zamanda kadro açılması gerekmektedir. Hazırlanma aşamasında olan yeni yönetmelikte bu hususların dikkate alınmasını arz ederim. Özgür Yılmaz Basınç Odası Operatörü ]]> 1737 2010-08-06 01:34:23 2010-08-05 22:34:23 open open basinc-odasi-operatorunden-acik-dilekce publish 0 0 post 0 _edit_lock 1281048524 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/08/2003-0003334.jpg views 415 Çeşme http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1741 Thu, 05 Aug 2010 22:50:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=1741 Ayrık Taş
Çeşme Eşek adasının en kuzey ucunda yer alan bu bölgemiz en büyük ve en derin dalış bölgemizdir. 3 ayrı parkurun bulunduğu bölgede her seviyede dalış yapılır. Karadan kopuk formuyla doğal bir pasaj oluşturan kaya,ayrık şeklinden dolayı bu adı almıştır.Arasından geçilebilen pasajın tabanındaki renk cümbüşü görülmeye değerdir.   0 dan 70 metreye kadar inen düz duvar üzerindeki eski balıkçı ağları ve ağların altındaki İstakoz ve böcekleriyle çok canlı bir bölgedir. Osmanlı çapası ve Anforaların görülebildiği bu bölgede balık çeşitliliği bir hayli fazladır. Açık denize dönük olması nedeniyle geçit yapan her tür balık bu bölgeye bir kere uğrar. Ancak zıpkıncılarında çok uğradığı bir bölge olduğundan zaman zaman azalmalar görülmektedir. Monem Batığı
1956 Alman yapımı olan gemi ekonomik ömrünü tamamladığından hurdaya ayrılmış, parçalanmaya götürülürken bir talihsizlik eseri Çeşme açıklarında 18 metreye batmıştır. 2004 yılının Kasım ayımda batan gemi dik pozisyondadır. Teknemizin başından geminin başına bağlanan bir klavuz iple ulaşılır. Geminin burnundan zemine inilir ve 17–18 metreden gemi boyunca ilerlenir. Geminin boyu 75 metre olduğundan Türkiye’de dalış yapılabilen en büyük batıktır. Geminin kıç bölümüne gelindiğinde pervane ve dümen palasının yanından geçilir. Kıç güverte boyunca yükselerek lumboz deliklerinden kamaraların içlerine bakılır. Güvertenin bir kat üzerinde ise 20 dalgıcın aynı anda bulunabildiği geniş bir alan vardır. Buradan yukarıya çıkan merdivenler takip edilerek kaptan köşküne ulaşılır. 2 kapısı bulunan Kaptan köşküne bir kapıdan girip diğerinden sırayla çıkılır. Ardından ön güverte ambarlar üzerinden 8-9 metrelerden gemi boydan boya geçilir. Mizana direklerinden sonra 5 metredeki hava bacaları üzeride veya pruva üzerinde emniyet duraklaması yapılarak klavuz ipten tekneye dönülür. Akya , Sinarit, Karagöz ve daha pek çok balık çeşidi görülebilir. Geminin metal olduğunu unutmayıp hiçbir yere temas etmemekte ve kapalı alanlara girmemekte fayda vardır. No-Name
Bu bölgemiz genellikle eğitim ve ikinci dalışlarımıza ayırdığımız bir bölgedir. 0 dan başlayıp 14 metreye kadar 45 derecelik bir eğim yapan döküntü kayalardan oluşan yaklaşık 500 metrelik bir parkurdur. Parkurun en sonunda ise bir ev büyüklüğünde tek bir kaya bulunur. Bu kayaya gelindiğinde genellikle grubun hava ortalaması 100 bardır. Bu kaya etrafından dönülerek hafifçe yükselinir ve aynı parkurdan geriye dönülür. Yapay resif oluşturması düşünülerek serpiştirilmiş testi ve küpler güzel bir görüntü oluşturur. Balık çeşidinin bol olduğu bu bölgemizde Karagöz, Sargoz Kayış balığı , Lipsoz ve benzeri türleri görmek olasıdır. Yatak Odası
Bu dalış noktamız etrafı tam tur dönülebilen küçük bir adadır. Dalışın ilk başlarında bizi taşkemer karşılar. Kemerin altından geçerken Karagöz sürüleri bize yol verir. Sola döndüğümüzde 6 metre derinlikte mağaranın girişine geliriz. Adını dipteki beyaz kumun bir yatak çarşafına benzetilmesiyle alan bu eşsiz güzellik, kubbe yapısındaki penceresinden güneşin ışık oyunlarını bize sergiler. Mağaradan çıkıp soldan devam ettiğimizde düz bir duvar boyunca 13–14 metrelerden devam ederiz. Duvarın bitimine yakın sağımızdaki eriştelerin devamında 16–18 metrelerde Barakuda Taşları bulunur. Şanslıysak Barakudalar etrafımızda daireler çizer. Daha sonra biraz yükselerek 5–6 metrelerden devam ederek tekneye doğru yol alırız. Toplam dalış zamanımız ise 45–50 dakika sürer.  88 Taşları
Çeşme Eşek adasının en güney ucunda yer alan bu bölgemiz aynı zamanda adanın en kuytu yerlerinden biridir.0 metrelerden 42 metreye kadar inen bölge genellikle 20 metrelerden sonra güzelleşmeye başlar. 32 metredeki Roma Savaşçısı röliyefi görülmeye değerdir.(Röliyef bizim tarafımızdan yerleştirilmiştir ve güncel bir çalışmadır.). Röliyeften az ileride antik ve gerçek Anforalar bulunur. Anforaların bazılarında ise Mürenler yuvalanmıştır. Kovuk ve ufak mağaraların içinde Böcek ve Eşkinalara (Kaya Levreği) rastlamak olasıdır. İniş ve çıkışı aynı profillerde olan bu bölge genellikle Advanced dalıcılara daha uygundur. Ancak adanın en Güney ucu olan Sinarit burnu ise tek yönlü parkuruyla ve 14 metreyi geçmeyen derinliğiyle Open Water dalıcıları için idealdir.Sinarit sürülerinin sıkça görülmesinden dolayı bu adı almıştır. Boğaz Adası Çeşme ile komşumuz Sakız Adasının arasında Boğaz adı verilen bölgededir. Sakız adasına en yakın noktamız olması nedeniyle stratejik bir bölgededir. Adıyla ilişkili olarak gerçek bir boğaz olan bölge çok akıntılıdır. Fakat bir o kadarda balığı bol ve görüş mesafesi alabildiğine çoktur. Dalyan limanıyla arası 1,5 saat sürmektedir. Durgun havalarda gitmenin mümkün olduğu bu bölgede tek yönlü akıntı dalışları yapılır. Tekne dalıcıları bir noktadan atar, akıntı yönünde yüzen dalıcıları parkurun sonunda toplar.30-35 metrelere kadar derinliği olan bu bölgemizde sularımızda yaşayan her türlü balığı görmek olasıdır. Ildırı Fener Adası (Pırasa) Ildırı köyünün açıklarında bulunan Fener Adası veya Pırasa adasıdır.Bu dalış bölgemiz kuytusunda demirlediğimiz ada kıyılarında yapılır.Adanın kuzey ucuna doğru alçalmaya başlayan döküntü ve kayalıklar 35 metrelere kadar iner. Reef ve oyukların olduğu yerlerde Böcek ve Eşkinalara rastlanır. Balık çiftliklerine yakın olması nedeniyle görüş zaman zaman bozulabilir. Yaklaşık 40-45 dakikada dolaşılabilen parkur genişçe bir daire çizilerek bitirilir. Topuk Topuk bölgesi No-Name ve Yatak Odasıyla üçgen oluşturacak bir konumdadır. Denizin ortasında oluşan bu yükselti su seviyesinden 10 cm yukarıya kadar çıkar. Denizciler açısından tehlikeli olan ve farkedilemeyen bu bölge dalışa elverişlidir. Kuytu yeri olmadığından durgun havalarda tercih edilir. Derinliği 15-16 metrelere ulaşan düz duvarları, dağınık parça taşları ve oyuklarıyla güzel bir bölgedir. Zaman zaman Akya ve Barakuda sürülerini görebiliriz. Beyaz kumdan oluşan zemin ve hemen yanındaki koyu renkli duvar fotoğrafçılar için güzel bir kontrast oluşturur. Büyükçe bir daire çizilerek gezilen parkurun sonları sürekli 5 metrelerden devam ettiğinden,emniyet duraklamaları otomatik olarak yapılmış olur. Toplam dalış süresi yaklaşık 45-50 dakikadır. Deve Taşları Gerence körfezinin en ucunda bulunan bu noktamız denizin ortasındadır. Su yüzeyinden bir metre kadar yükselen kayalar uzaktan bakıldığında develere benzetilmektedir. Büyük bir koni formunda olan kayalık bölge basamaklar halinde 60 metre derinliğe kadar iner. Koni etrafında döne döne yapılan alçalmalar her seviyedeki dalıcıya göre belirlenir.Açık denizde olan bu bölgede zaman zaman Orkinoslara dahi rastlanır.Teknenin demirlendiği 5 metrelik derinlik ise eğitim çalışmaları ve emniyet duraklamalarında gezinmek için idealdir. Madonna Ildırıda Pırasa adasının yakınında orta suda bulunan ve herhangi bir kara bağlantısı olmayan bir bölgedir. 5-6 metrelik düz bir platonun devamında 18-21 metrelere aniden düşen düz bir duvar formundadır. Yaklaşık olarak 500-600 metre uzunluğu olan bu duvarda çok sayıda oyuk,çatlak ve delik bulunmaktadır. Bu kadar çok yuva olan yerde de balık sayısı hayli fazladır. Duvarın en sonunda ise Madonna adını verdiğimiz 20 metrede girişi olan ve çift bacaya sahip bir mağara vardır. Yayvan bir yapıya sahip mağaranın zemini beyaz kumla kaplıdır. Tavan yüksekliği ise 1,5 metre civarındadır. Mağara girişinde 2 bacanın aydınlattığı geniş bir hol bulunur. Girişten hemen sola döndüğümüzde ise dar bir koridordan ayrı bir galeriye girip başka bir çıkıştan çıkmak mümkündür. Orkinos Çiftliği Ildırıda Pırasa adasının yakınında orta suda bulunan ve herhangi bir kara bağlantısı olmayan bir bölgedir. 5-6 metrelik düz bir platonun devamında 18-21 metrelere aniden düşen düz bir duvar formundadır. Yaklaşık olarak 500-600 metre uzunluğu olan bu duvarda çok sayıda oyuk,çatlak ve delik bulunmaktadır. Bu kadar çok yuva olan yerde de balık sayısı hayli fazladır. Duvarın en sonunda ise Madonna adını verdiğimiz 20 metrede girişi olan ve çift bacaya sahip bir mağara vardır. Yayvan bir yapıya sahip mağaranın zemini beyaz kumla kaplıdır. Tavan yüksekliği ise 1,5 metre civarındadır. Mağara girişinde 2 bacanın aydınlattığı geniş bir hol bulunur. Girişten hemen sola döndüğümüzde ise dar bir koridordan ayrı bir galeriye girip başka bir çıkıştan çıkmak mümkündür. Tektaş Bu bölgemiz Lodos havalarda gidebildiğimiz bir bölgemizdir. Ayrıktaşa oldukça yakındır. Kıyıya yakın fakat bir o kadarda tek başına denizin ortasında duran bir büyük taştan alır adını. 30-32 metrelere kadar inen derinlikte uzunca bir duvara sahiptir. Duvar boyunca süren parkur duvarın bitiminden dönüş başlar. 20-22 metrelerde altından geçilebilen bir taş kemer bulunur. 5-6 metrelerdeki parça taşlar pek çok balık çeşidine ev sahipliği yapar. Riko Halk arasında PASPARiKO denilen adanın kuzey-batı ucundadır. Bu nokta adını buradan alır.Sadece Lodos havalarda gitmeye uygundur. Teknenin bağlandığı yerden Batıya doğru gidilir. 15 metrede başlayan duvar 38-40 metreye kadar iner. 35 metrede mağara büyüklüğünde bir kovuk bulunur. 4-6 metrelerde ise nereden geldiği bilinmeyen 3,5 – 4 metre boylarında eski çağlara ait bir demir çapa bulunur. Mengene Riko-Topuk-YatakOdası üçgeninde yer alan bir bölgededir. Bir kara parçasıyla bağlantısı yoktur.Orta suda bir yükselti şeklindedir. Plato halini almış bu yükseltinin en sığ yeri 12 metre en derin yeri 23 metredir. Bu nedenle bu aralıkta dalan her dalıcı için uygun bir noktadır. Yeri pek bilinmediğinden balık yönündende oldukça zengin bir noktadır. Göbektaşı Bu bölgemiz denizin orta göbeğinde olduğundan bu adı almıştır. Orta banko da denir.İki ada arasında sıkışmış büyük bir platodur. İki bölümlü bir yükseltidir. Birinci bölümün en sığ yeri 10 metredir.Apiko pozisyonda klavuz ipten inilir. 18 metreye kadar ulaşan iki duvarı bulunur. Bol Müren’li ve balıklı bir bölgedir. İkinci bölüm ise daha derindir. 22 metreden başlayıp 45 lere kadar uzanan döküntü taşlardan oluşur. Bol balıklı ve egzotik bir yerdir.Çıkışta tekne altında klavuz ipte emniyet duraklaması yapılır.]]>
1741 2010-08-06 01:50:46 2010-08-05 22:50:46 open open cesme publish 1362 0 page 0 _edit_lock 1281050855 _edit_last 1 views 316
64709339_200 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1745 Wed, 11 Aug 2010 01:19:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/64709339_200.jpg 1745 2010-08-11 04:19:13 2010-08-11 01:19:13 open open 64709339_200 inherit 1744 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/64709339_200.jpg _wp_attached_file 2010/08/64709339_200.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"400";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/08/64709339_200.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"64709339_200-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"64709339_200-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 3 Ege Sakin - İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Röportajları http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1744 Wed, 11 Aug 2010 01:21:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1744 ]]> 1744 2010-08-11 04:21:01 2010-08-11 01:21:01 open open ege-sakin-istanbul-universitesi-sualti-teknolojisi-roportajlari publish 0 0 post 0 _edit_lock 1282501629 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/08/64709339_200.jpg views 668 368 xx@xx.com 95.15.113.92 2010-08-20 02:16:41 2010-08-19 23:16:41 1 0 0 659 tlg_plt_@hotmail.com 85.96.19.135 2010-11-19 23:15:26 2010-11-19 20:15:26 1 0 0 661 egesakin@sualtigazetesi.com 99.225.210.121 2010-11-20 23:45:23 2010-11-20 20:45:23 1 0 0 fft5_mf501688 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1749 Wed, 11 Aug 2010 23:55:14 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf501688.jpg 1749 2010-08-12 02:55:14 2010-08-11 23:55:14 open open fft5_mf501688 inherit 1748 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf501688.jpg _wp_attached_file 2010/08/fft5_mf501688.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"450";s:6:"height";s:3:"295";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='83' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/08/fft5_mf501688.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf501688-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf501688-300x196.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"196";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 Pedalla çalışan denizaltı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1748 Wed, 11 Aug 2010 23:55:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1748

Fransa'da bir mühendis ekibi 3.5 metre uzunluğunda, tek kişilik ve pedalla çalışan denizaltı üretti. SAINT-JEAN-CAP-FERRA - ‘Scubster’ adı verilen denizaltı, bir pedal kemerine bağlı ikiz pervanelerle çalışıyor ve eğer kullanan kişi formundaysa saatte 8 km. hıza ve 6 m. derinliğe ulaşabiliyor. Denizaltının mucidi Stephane Rousson, “Pedal çevirerek havada bulundum, sualtında bisikletimle pedal çevirdim, şimdi de denizaltıyla sualtında pedal çevireceğim” diyor. Scubster, bu hafta Côte d’Azur’da bir saat boyunca kullanılarak tanıtıldı. Tamamen elle ya da pedalla kontrol edilen, hava ve su geçirmeyecek şekilde sımsıkı kapalı olan denizaltıya giren insan oksijen maskesi ve oksijen tüpüyle nefes alabiliyor. Scubster’ın 2011’de ABD’de yapılacak denizaltı yarışmasına katılacağı da duyuruldu. Kaynak: Balıkadamlar Net / Reouters]]>
1748 2010-08-12 02:55:41 2010-08-11 23:55:41 open open pedalla-calisan-denizalti publish 0 0 post 0 _edit_lock 1281572397 _edit_last 1 views 109 Image /wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf501688.jpg
beyazkopekbaligi6758 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1758 Fri, 13 Aug 2010 17:27:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/beyazkopekbaligi6758.jpg 1758 2010-08-13 20:27:01 2010-08-13 17:27:01 open open beyazkopekbaligi6758 inherit 1757 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/beyazkopekbaligi6758.jpg _wp_attached_file 2010/08/beyazkopekbaligi6758.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"348";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='89' width='128'";s:4:"file";s:32:"2010/08/beyazkopekbaligi6758.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:32:"beyazkopekbaligi6758-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:32:"beyazkopekbaligi6758-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 22 KÖPEKBALIKLARINA NÜFUS SAYIMI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1757 Fri, 13 Aug 2010 17:28:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1757 Uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekip, büyük beyaz köpekbalıklarını kayıt altına alacak bir sistem kuruyor. Köpekbalıklarının sırtındaki, birbirine benzemeyen, insanlardaki parmak izi gibi karakteristik yüzgeçlerinin fotoğrafları bir veritabanında biriktirilecek. Böylece tür, yakından takip edilip korunabilecek. Bristol Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmayla türün nüfusu ve hareketlerine dair ilk kez kapsamlı bilgi sağlanacak. Bilgiler merkezi veribankasında tutulacak. Projenin öncülerinden deniz biyoloğu Michael Scholl, çalışmanın türün korunması için politikacıları ikna etmek için de son derece faydalı olacağı kanısında. Her sene 100 köpekbalığının katledildiği tahmin ediliyor. Fakat çalışmalar çok da kolay şartlar altında sürmüyor. Son olarak Güney Afrika'daki Dyer Adası açıklarında görüntü almaya çalışan Scholl'un fotoğraf makinesinin bir köpekbalığının dişleri arasında kaldığını söyleyelim... (The Daily Mail) Kaynak: Kaptan Haber / Radikal]]> 1757 2010-08-13 20:28:17 2010-08-13 17:28:17 open open kopekbaliklarina-nufus-sayimi publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1281723039 Image /wp-content/uploads/2010/08/beyazkopekbaligi6758.jpg views 67 14278 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1762 Sun, 15 Aug 2010 00:28:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/14278.jpg 1762 2010-08-15 03:28:37 2010-08-15 00:28:37 open open 14278 inherit 1763 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/14278.jpg _wp_attached_file 2010/08/14278.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"215";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/08/14278.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14278-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"14278-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 Türkiye'de ilk kez görüldü http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1763 Sun, 15 Aug 2010 00:29:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1763

Akdeniz Üniversitesi'nin geçen yıl nisan ayında sualtı araştırmalar için denize indirdiği gemisi "Akdeniz Su"nun ekibi, Kuzey Atlantik'te yetişen bir karides türünün Antalya Körfezi'nde kendine yaşam alanı bulduğunu belirledi. Akdeniz çanağında ilk kez Akdeniz Üniversitesi uzmanlarınca tespiti yapılan karidesin, Kuzey Amerika'da yılda 50 bin tonluk ticareti olduğu, önümüzdeki 3-5 yıl içinde bu türün ekonomik değer taşıyacak potansiyele ulaşacağı bildirildi. Akdeniz Su Gemisi Koordinatörü Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Cengiz Deval, yaklaşık bir yıldır bilimsel çalışmalarını sürdüren Akdeniz Su adlı gemide, avlama teknolojisine yönelik araştırmalar yaptıklarını kaydetti. Deval, dört kişilik ekibin görev yaptığı geminin bu yıl çok önemli bilimsel veriye imza attığını belirterek, ekibiyle birlikte yürüttükleri araştırma çalışması sırasında, Antalya Körfezi'nde, Kuzey Atlantik'te yetişen, Latince ismi "Farfantepenaus Aztecus" olan Kuzey Atlantik karides türüyle karşılaştıklarını söyledi. Bu karides türünü Akdeniz'de görmenin kendilerini hem şaşırttığını, hem de çok heyecanlandırdığını anlatan Deval, şöyle devam etti: "Bu türün Kuzey Amerika'da yıllık 50 bin tonluk ticareti yapılıyor. Bu türün buraya kadar gelmesi enteresan. Özellikle Mersin'de tanker taşımacılığı çok. Bu karideslerin tankerlerin balans sularıyla buraya taşındığı ve uyum sağladıktan sonra populasyon oluşturduğuna ilişkin bir hipotezimiz var. Tüm Akdeniz'de sadece bizim burada bulundu. İlk tespiti de biz yaptık. Şuana kadar 13 karides tespit ettik. Cinsi olgunluğa erişen bireyler var. Böyle giderse burada yavaş yavaş yeni bir ticari tür oluşacak." Cengiz Deval, büyüklüğü 20-23 santimi bulan bu türün ömrünün 2-2,5 yıl olduğunu, önümüzdeki 3-5 yıl içinde ekonomik değer taşıyacak potansiyele ulaşılacağını tahmin ettiklerini söyledi. Akdeniz Su Gemisi'nde bin metreye kadar çekimler yaptıklarını da vurgulayan Doç. Dr. Deval, yapacakları çalışmaların başta balıkçılı k sektörü olmak üzere çeşitli sektörlere ışık tutacağını kaydetti. Antalya Körfezi'ndeki çalışmaların devam ettiğini belirten Deval, Akdeniz'in tür bakımından çok zengin olduğunu bildirdi. Akdeniz'i bir "akvaryuma" benzeten Doç. Dr. Deval, "Türler çok büyük popülasyon oluşturmamasına rağmen çeşitlilik çok fazla. Bilimsel çalışma için harika bir ortam. Kızıl Deniz'den her gün yeni türler geliyor" dedi. Kaynak: Vira Haber / AA]]>
1763 2010-08-15 03:29:51 2010-08-15 00:29:51 open open turkiyede-ilk-kez-goruldu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1281832509 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/08/14278.jpg views 109
fft5_mf514067 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1770 Mon, 16 Aug 2010 12:44:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf514067.jpg 1770 2010-08-16 15:44:46 2010-08-16 12:44:46 open open fft5_mf514067 inherit 1769 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf514067.jpg _wp_attached_file 2010/08/fft5_mf514067.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"450";s:6:"height";s:3:"338";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='127'";s:4:"file";s:25:"2010/08/fft5_mf514067.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf514067-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf514067-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 25 Balıkların pulu sırlarla dolu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1769 Mon, 16 Aug 2010 12:45:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1769

VAN- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sarı ve Yüksek Lisans Öğrecisi Naciye Ataman, yaptıkları araştırmalarla balıkların kemiksi yapıları ve pullarındaki ekolojik bilgileri gözler önüne serdi. Araştırmada balığın tek bir pulunda yaşı, geçmişte yaşadığı olaylar, iklim bilgileri, sel zamanları, hava sıcaklıkları gibi ekolojik olaylar belirlenebiliyor. YYÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Başkanı Prof. Sarı, “Elimizde 3 bin yıl öncesine ait bir balığın kemiksi yapısı olsaydı, Van Gölü havzasının o zamanki her türlü ekolojik durumu hakkında bilgimiz olurdu” dedi. YYÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Bölümü Başkanı Prof. Mustafa Sarı başkanlığında YYÜ Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Yüksek Lisans Öğrencisi Naciye Ataman’ın 3 yıl boyunca yaptığı ‘Van Gölü İnci Kefalı’nda Güvenli Yaş Tayini İçin En Uygun Yapının Belirlenmesi’ araştırmasında, bir balıktan geçmişle ilgili nelerin öğrenilebileceği ortaya çıktı. Bir balığın kemiksi yapıları ve pullarından geçmişte yaşanan ekolojik olayların ve balığın geçirdiği evrelerin ortaya çıkarılabildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Sarı, balıkların kemiksi yapılarında geçmişteki ekolojik bilgilerin de saklı olduğunu söyledi. Yıllardır Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalı balığı üzerine araştırmalar yapan Prof. Dr. Mustafa Sarı, balıkçılık yönetiminde balıkların büyüme performanslarının incelenmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Bu nedenle balıkların yaşlarının belirlenmesinin de bu konuda büyük öneme sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Sarı, Yüksek Lisans Öğrencisi Naciye Ataman’ın yaptığı araştırmanın, balıkların yaşını ortaya çıkarmak için en uygun yapıyı ortaya koyduğunu ifade etti. ‘PULLARINDA EKOLOJİK BİLGİ SAKLI’ Balıkların yaş tayini konusunda en uygun yapının pullar olduğunu belirten Prof. Sarı, şöyle konuştu: “Eğer yanlış bir yaş okuma olursa, analizler diğer bütün tahminler yanlış ve dayanıksız olur. Biz inci kefalında en uygun kemiksi yapıyı belirlemek istiyoruz. Bu metodu oturtmak istiyoruz. Kim araştırma yaparsa yapsın aynı yöntemi ve yapıyı kullansın, araştırmalar birbirini tamamlasın. Yaş tayini dışında balıkların yapılarında ekolojik bir çok bilgiye de ulaşabiliyoruz. Balıkların kemiksi yapılarındaki siyah ve açık renkli daireler bize çok şey anlatıyor. Kışın yoğun ve sert olduğunu, yiyecek bulup bulamadığını anlıyoruz. Her çizgi bir anlam taşıyor. Balığın geçirdiği hastalıkları görebiliyoruz. Balıkların kemiksi dokularına bakarak, yaşadıkları habitatlardaki geçmiş yıllara ait iklim durumunu, yaşadıkları habitatta sel olup olmadığı, su sıcaklığı hakkında bilgi alabiliyoruz. Bir bakıma balığın pulunda, solungaç kapağında, omurlarında ve kulak taşlarında ekolojik bilgi saklı. Elimizde hiç meteoroljik bilgi olmasaydı, balıkların bu yapılarıyla geçmişe dönük ekolojik bilgiye sahip olabilirdik. Eğer elimizde 3 bin yıl öncesine ait omur, solongaç kapağı, pul, kulak taşı olsaydı, Van Gölü havzasının iklimi hakkında yorum yapardık. Balığın kaç yıl yaşadığını çözerdik.”(dha) Osman BEKLEYEN Kaynak: Radikal]]>
1769 2010-08-16 15:45:54 2010-08-16 12:45:54 open open baliklarin-pulu-sirlarla-dolu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1281963132 _edit_last 1 views 88 Image /wp-content/uploads/2010/08/fft5_mf514067.jpg
17386 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1776 Tue, 17 Aug 2010 23:15:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/17386.jpg 1776 2010-08-18 02:15:33 2010-08-17 23:15:33 open open 17386 inherit 1775 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/17386.jpg _wp_attached_file 2010/08/17386.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/08/17386.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"17386-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"17386-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 Avustralya'da köpekbalığı sörfçüyü parçaladı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1775 Tue, 17 Aug 2010 23:16:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1775

Batı Avustralya eyalet polisinden yapılan açıklamada, eyaletin başkenti Perth'in 175 kilometre batısında, Gracetown kasabası yakınındaki bir plajda tek başına sörf yapan kişinin köpekbalığı saldırısına uğradığı bildirildi. İsmi gizli kalmak koşuluyla açıklamada bulunan bir kadın polis, köpek balığı saldırısı sonucu ciddi şekilde yaralanan kişinin Margaret River Hospital hastanesine kaldırıldığını, ancak yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamayarak hayatını kaybettiğini belirtti. Ölen kişinin kimliği ve olaya ilişkin daha ayrıntılı bilgi verilmedi. Kaynak: Deniz Haber]]>
1775 2010-08-18 02:16:36 2010-08-17 23:16:36 open open avustralyada-kopekbaligi-sorfcuyu-parcaladi publish 0 0 post 0 Image /wp-content/uploads/2010/08/17386.jpg _edit_last 1 _edit_lock 1282087492 views 83
100816-denizsungeri_widec http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1781 Fri, 20 Aug 2010 14:00:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/100816-denizsungeri_widec.jpg 1781 2010-08-20 17:00:39 2010-08-20 14:00:39 open open 100816-denizsungeri_widec inherit 1780 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/100816-denizsungeri_widec.jpg _wp_attached_file 2010/08/100816-denizsungeri_widec.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"298";s:6:"height";s:3:"224";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='127'";s:4:"file";s:37:"2010/08/100816-denizsungeri_widec.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:37:"100816-denizsungeri_widec-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 Deniz süngerinin geni insanla neredeyse aynı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1780 Fri, 20 Aug 2010 14:01:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1780

Avustralya'nın Büyük Bariyer Resifi'ndeki süngerlerin gen haritasını çıkaran bilim adamları, bu canlıların birçok geninin, bazı hastalıklarla ve kanserle bağlantılılar da dahil olmak üzere insanın genleriyle aynı olduğu sonucuna vardı. Birçok ülkeden bilim adamının 5 yıldan fazla süren araştırmasının sonuçları geçen hafta ''Nature'' dergisinde yayımlandı. Sonuçların kanser ve kök hücre araştırmalarına ışık tutması bekleniyor. Kaynak: ntvmsnbc]]>
1780 2010-08-20 17:01:30 2010-08-20 14:01:30 open open deniz-sungerinin-geni-insanla-neredeyse-ayni publish 0 0 post 0 Image /wp-content/uploads/2010/08/100816-denizsungeri_widec.jpg _edit_last 1 views 88 _edit_lock 1282313020
godensrlar7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1786 Sun, 22 Aug 2010 18:21:04 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar7.jpg 1786 2010-08-22 21:21:04 2010-08-22 18:21:04 open open godensrlar7 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar7.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar7.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar7.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar7-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar7-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276603882";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 43 godensrlar1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1787 Sun, 22 Aug 2010 18:22:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar1.jpg 1787 2010-08-22 21:22:17 2010-08-22 18:22:17 open open godensrlar1 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar1.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276677416";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 42 godensrlar2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1788 Sun, 22 Aug 2010 18:22:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar2.jpg 1788 2010-08-22 21:22:50 2010-08-22 18:22:50 open open godensrlar2 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar2.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276677051";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 godensrlar3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1789 Sun, 22 Aug 2010 18:23:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar3.jpg 1789 2010-08-22 21:23:16 2010-08-22 18:23:16 open open godensrlar3 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar3.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar3-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276676975";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} godensrlar4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1790 Sun, 22 Aug 2010 18:24:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar4.jpg 1790 2010-08-22 21:24:10 2010-08-22 18:24:10 open open godensrlar4 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar4.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar4-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276676609";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} godensrlar6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1791 Sun, 22 Aug 2010 18:24:32 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar6.jpg 1791 2010-08-22 21:24:32 2010-08-22 18:24:32 open open godensrlar6 inherit 1785 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/godensrlar6.jpg _wp_attached_file 2010/08/godensrlar6.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"319";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/08/godensrlar6.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar6-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"godensrlar6-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:9:"NIKON D3S";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1276676371";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"250";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 47 Denizin Sırları Bursa da Satıha Çıkıyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1785 Sun, 22 Aug 2010 18:25:08 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1785

Türkiye’nin ilk interaktif Deniz Eğitim Merkezi dünya şampiyonu sualtı fotoğrafçısı Alptekin Baloğlu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Bursa’da açıldı. Birbirinden ilginç sualtı projeleri ile denizlerimizin korunması için çabalayan Baloğlu, çocukların denize olan ilgilerini arttırmak için “Denizin Sırları” adlı merkezde bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İstanbul’un Sualtı Yaşamı, Denizden Boğaziçi gibi önemli projeleri başarıyla gerçekleştiren Alptekin Baloğlu’nun katkılarıyla Bursa Hayvanat Bahçesi içinde bir Deniz Eğitim Merkezi açıldı. Denizin bilinmeyenlerin anlatıldığı ve çocukların ilgisini çekecek soru cevapların interaktif bir yapıda sunulduğu “Denizin Sırları” adlı bölümde bir yıl içinde bir milyon çocuğa ulaşılması amaçlanıyor. Ülkemizin deniz hakkında eğitim veren ilk ve tek merkezi için konuşan Alptekin Baloğlu, “Her çocuk soru sorarak öğrenir, bende sualtı yaşamının gizemini soru ve cevaplarla öğretmeye çalışıyorum. Modern müzeciliğin ihtiyacı olan interaktif eğitim modelinin ülkemizdeki ilk örneklerinden olan bu merkeze girip içerideki bilgileri okuyup öğrenen çocuklar, bilgisayar karşısına geçip soruları doğru cevapladıklarında yüzlerindeki öğrenmenin getirdiği mutluluk görülmeye değer” dedi. Türkiye’nin ilk Deniz Eğitim Merkezi’ne ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ise, “3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz ama denizlerde yaşayan canlılar hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. Bu noktada eğitim merkezimiz çevre koruma bilincinin gelişimine katkı sağlayacak. Çocuklarımıza hem deniz hem çevre bilincini vererek yaşadıkları doğayla barışık olmaları ve korumaları gerektiğinin mesajını vereceğiz. Ziyaret edip verdiğimiz bilgileri öğrendiğini ispatlayanlara hediye ettiğimiz kitapla da eğitimde kitabın ve okumanın önemini vurguluyoruz.” diye konuştu. Deniz neden mavidir? Balıklar su içer mi? Yunuslar nasıl nefes alır? 2005’te İspanya’daki sualtı olimpiyatlarında Dünya şampiyonu olan Baloğlu, her yaştan insanın ilgisini çekecek eğitim merkezine gelenleri suyun altındaki yaşama sürükleyen bir ortam hazırladıklarını anlattı. Denizin Sırları bölümündeki bilgileri okuyup, bilgisayarlardaki 4 soruya doğru cevap verenlere Alptekin Baloğlu’nun “50 Soruda Denizin Sırları” kitabı hediye ediliyor. Merkezdeki duvarlarda bulunan dalış maskelerinden bakıldığında görülen üç boyutlu sualtı fotoğrafları ile izleyenlere suyun altındaymış hissi verilirken; tropik denizler, Akdeniz, Ege ve Marmara denizlerinde yaşayan canlıların fotoğraflarından oluşan müzikli gösteriler de mekanda sunuluyor. Baloğlu’nun kitabı denizi olmayan İsviçre’de Öte yandan Baloğlu’nun “50 Soruda Denizin Sırları” adlı kitabı İsviçreli bir firma tarafından Almanca’ya çevrildi. Kitabı bir sosyal sorumluluk projesi olarak gören firma, Zürih’teki tüm ilkokul öğrencilerine bu çalışmayı ücretsiz dağıtacak. Yunanistan’daki bir akvaryumunun da Alptekin Baloğlu ile birlikte aynı deniz eğitim merkezini kurmayı planladığı öğrenildi. Baloğlu, Bursa’da başlayan “Denizin Sırları” Deniz Eğitimi projesinin tüm Türkiye’ye yayılmasının da en önemli hedefi olduğunu belirtti. Gökhan Karakaş {Milliyet}  ]]>
1785 2010-08-22 21:25:08 2010-08-22 18:25:08 open open denizin-sirlari-bursa-da-satiha-cikiyor publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1282759300 views 191 Image /wp-content/uploads/2010/08/godensrlar7.jpg
gomelpoo2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1798 Wed, 25 Aug 2010 17:56:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/gomelpoo2.jpg 1798 2010-08-25 20:56:59 2010-08-25 17:56:59 open open gomelpoo2 inherit 1799 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/gomelpoo2.jpg _wp_attached_file 2010/08/gomelpoo2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:21:"2010/08/gomelpoo2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"gomelpoo2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"gomelpoo2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:2:"10";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"NIKON D300";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1241273967";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"20";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.004";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 gomelpoo1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1800 Wed, 25 Aug 2010 17:59:07 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/gomelpoo1.jpg 1800 2010-08-25 20:59:07 2010-08-25 17:59:07 open open gomelpoo1 inherit 1799 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/gomelpoo1.jpg _wp_attached_file 2010/08/gomelpoo1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:21:"2010/08/gomelpoo1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"gomelpoo1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"gomelpoo1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"NIKON D200";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1217687058";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:4:"10.5";s:3:"iso";s:3:"100";s:13:"shutter_speed";s:6:"0.0125";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 İnternetten Sualtı Canlı Yaşamına Giriş http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1799 Wed, 25 Aug 2010 17:59:42 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1799

Türkiye’de az sayıdaki sualtı görüntü yönetmenlerinden olan Tahsin Ceylan, deniz kültürünü ve sualtı canlı yaşamının farkındalığını arttırmak için çalışmalarını arttırdı. Ülkemiz karasularındaki sualtı canlılığını ve barındırdığı zengin tarihle batıklarımızı görüntüleyen Ceylan TRT için hazırladığı Mavi Tutku belgeselininin ardından, ülkemizdeki tüm deniz canlılarının sınıflardırıldığı ve fotoğraflarının bulunduğu internet sitesini hizmete soktu. Denizlerimizdeki canlı yaşamının farkındalığını arttırmak ve sualtında batıklarla barındırdığımız tarihi anlatmak için bir internet sitesi sualtı tutkunlarıyla buluştu. Deniz kültürünün yaygınlaştırılması ve tüm denizlerimizde halen pek çok canlının yaşadığını hatırlatmak isteyen Tahsin Ceylan kendi internet sitesini, canlıların bilimsel sınıflandırmalarının ve fotoğraflarıyla zenginleştirerek geliştirdi. TRT’de yayınlanan Mavi tutku programının danışmanı olan Tahsin Ceylan, denizde yaşayan tüm canlıların bilimsel sınıflandırmalarını Latince, İngilizce ve türkçe isimleriyle birlikte sunuyor. Deniz hayvanları, omurgalı ve omurgasızlar olarak iki başlık altında sunulurken; alt başlıklarda ise derisidikenliler, yumuşakçalar, balıklar, memeliler ve sürüngenler inceleniyor. Dünya denizlerinde ve okyanuslarda yaşayan balık ve memelilerinde Latince, İngilizce ve Türkçe isimleriyle anlatıldığı sitede Kızıldeniz, Güney Afrika gibi farklı yerlerden pek çok sualtı fotoğrafı bulunuyor. Türkiye’nin iç sularında baraj gölleri ve doğal göllerde çekilen fotoğraflarda ülkemizdeki sualtı canlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Batıklar kategorisinde ise kıyılarımızdaki gemi, uçak ve denizaltı batıklarından örnekler sitedeki sergileniyor. Majestik, Paris II, U 20, Uluburun, Melpomeni gibi batıklar sualtı arkeolojisini temsil ediyor. Tahsin Ceylan, Mavi Tutku belgeseliyle topluma deniz sevgisini aşılamayı hedeflediklerini söylerken internet sitesiyle de bilgisayar ortamında aynı amaç için çabaladıklarını vurguladı. Ceylan, “1994’den beri su altında görüntüleme üzerine çalışıyorum. Ülkemizdeki sualtı canlılığını, balıklarımız ve batıklarımızı belgeleyerek insanlara hatırlatmak istiyorum. İnternet ortamında dolaşan bir deniz sevdalısının, deniz canlılarının ve batıklarımızın fotoğraflarını çok aramadan bulacağı bir site hazırladık. Nesli tükenen canlılar bölümüne bir insan koyarak tükettiğimiz dünyanın sonunda bizi de yok edeceğini vurgulamak istedim” dedi. www.tahsinceylan.com Gökhan Karakaş {Milliyet}

]]>
1799 2010-08-25 20:59:42 2010-08-25 17:59:42 open open internetten-sualti-canli-yasamina-giris publish 0 0 post 0 _edit_lock 1283295057 _edit_last 1 views 276 Image /wp-content/uploads/2010/08/gomelpoo2.jpg 1400 uimvho@ursgac.com http://eivtoowpzkov.com/ 186.200.12.17 2011-04-28 06:54:57 2011-04-28 03:54:57 aqleenbgyyyy, [url=http://zfczarkvqzvs.com/]zfczarkvqzvs[/url], [link=http://lcglplkwnegs.com/]lcglplkwnegs[/link], http://htcdgvbezqeq.com/]]> spam 0 0
3917 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1808 Thu, 26 Aug 2010 19:31:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/3917.jpg 1808 2010-08-26 22:31:10 2010-08-26 19:31:10 open open 3917 inherit 1807 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/08/3917.jpg _wp_attached_file 2010/08/3917.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:16:"2010/08/3917.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"3917-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"3917-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 Göllerin bilinmeyeni gümüş balığı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1807 Thu, 26 Aug 2010 19:31:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1807 Eğirdir Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü (ESUAE) Müdürü, sü ürünleri yüksek mühendisi Hasan Küçükkara, yaptığı açıklamada, son yıllarda özellikle İç Anadolu'daki birçok gölde balık üretiminde ciddi azalmalar görüldüğünü söyledi. Bu azalmada çeşitli etkenlerin rol oynadığını ifade eden Küçükkara, levrek, sazan ve kerevit üretiminin düştüğü Eğirdir Gölü'nde balıkçılığın 3 yıl yasaklandığını bildirdi. Balık üretiminin son yıllarda düşmesinin dikkat çekici olduğunu dile getiren Küçükkara, şunları kaydetti; ''2002-2003 yıllarında sonra Beyşehir Gölü ve Eğirdir Gölü'nde balık üretiminde önemli düşüş oldu. Yapılan araştırmalar, Beyşehir Gölü'nün sadece Beyşehir tarafında yıllık toplam balık üretiminin yaklaşık 1500 tondan 20 tonun altına indiğini gösteriyor. Bunun 300 tonunu levrek oluşturuyordu. Şimdi ise levrek hiç çıkmaz oldu. Bölgeden levrek ihracatı durdu. Benzer sorun diğer göllerimizde de yaşanıyor.'' Göl ve barajlarda sazan, levrek, kadife ve kerevit üretimi düşerken son yıllarda birçok gölde aniden ortaya çıkan gümüş balığının arttığını belirten Küçükkara, bu durumun araştırılaması gerektiğini bildirdi. GÜMÜŞ BALIĞI ŞÜPHELERİ ÜZERİNDE TOPLUYOR Gümüş balığının göllere nasıl girdiğinin bilinmediğini, ancak bu türün inanılmaz hızlı üreyip çoğaldığını vurgulayan Küçükkara, şunları kaydetti; 'Eğirdir Gölü'nde 2002 yılında görüldü. Beyşehir Gölü'ne de bu tarihlerde bırakıldığını tahmin ediyoruz. Bu tür, deniz ve göllerde yaşayabiliyor ve literatürlere göre balık yumurtasıyla besleniyor. Bu ayrıntı, balığı bize şüpheli gösteriyor. Diğer balık türlerinin azalması da düşündürücü. Gümüş balığı, bazı tesislerde işlenip yurt dışına gönderiliyor. Yabancı ülkelerde balık cipsi olarak tüketiliyor. Bu yüzden balıkları göllere tüccarların attığını da düşünüyoruz. Ama kilosu 35-40 YKr'den satıldığı için balıkçılar açısından cazip olduğu söylenemez.'' Bu balığın bulunduğu ortama, ekosisteme etkisinin bilinmediğini dile getiren Küçükkara, ''Göllerde bir bilinmeyen var ve hızla çoğalıyorlar. Gerçekten diğer balıkların çoğalmasını engelliyorlar mı kesin bilgimiz yok. Bu türü araştırmak için TÜBİTAK'a bir proje sunduk. TÜBİTAK kabul etmese bile kendi imkanlarımızla gümüş balığının en azından ekosisteme etkisini araştıracağız'' dedi. Küçükkara, araştırmalarında gümüş balığının diğer balıkların yok olmasına yol açtığı gibi bir sonuç çıkması halinde bu türlerin göllerden uzaklaştırılması için çalışma yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak: Deniz Haber]]> 1807 2010-08-26 22:31:51 2010-08-26 19:31:51 open open gollerin-bilinmeyeni-gumus-baligi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1282851237 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/08/3917.jpg views 133 cs7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1813 Tue, 31 Aug 2010 22:38:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs7.jpg 1813 2010-09-01 01:38:55 2010-08-31 22:38:55 open open cs7 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs7.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs7.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs7.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs7-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs7-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 cs1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1814 Tue, 31 Aug 2010 22:40:06 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs1.jpg 1814 2010-09-01 01:40:06 2010-08-31 22:40:06 open open cs1 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs1.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 cs12 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1815 Tue, 31 Aug 2010 22:40:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs12.jpg 1815 2010-09-01 01:40:58 2010-08-31 22:40:58 open open cs12 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs12.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs12.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:16:"2010/09/cs12.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs12-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs12-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 cs8 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1816 Tue, 31 Aug 2010 22:41:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs8.jpg 1816 2010-09-01 01:41:33 2010-08-31 22:41:33 open open cs8 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs8.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs8.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs8.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs8-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs8-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 cs2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1817 Tue, 31 Aug 2010 22:42:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs2.jpg 1817 2010-09-01 01:42:09 2010-08-31 22:42:09 open open cs2 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs2.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 cs3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1818 Tue, 31 Aug 2010 22:43:08 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs3.jpg 1818 2010-09-01 01:43:08 2010-08-31 22:43:08 open open cs3 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs3.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs3-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 31 cs6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1819 Tue, 31 Aug 2010 22:43:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs6.jpg 1819 2010-09-01 01:43:43 2010-08-31 22:43:43 open open cs6 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs6.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs6.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs6.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs6-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs6-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 cs10 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1820 Tue, 31 Aug 2010 22:44:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs10.jpg 1820 2010-09-01 01:44:28 2010-08-31 22:44:28 open open cs10 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs10.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs10.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:16:"2010/09/cs10.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs10-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs10-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 cs9 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1821 Tue, 31 Aug 2010 22:45:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs9.jpg 1821 2010-09-01 01:45:28 2010-08-31 22:45:28 open open cs9 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs9.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs9.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/09/cs9.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs9-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"cs9-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 cs13 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1822 Tue, 31 Aug 2010 22:46:06 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs13.jpg 1822 2010-09-01 01:46:06 2010-08-31 22:46:06 open open cs13 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cs13.jpg _wp_attached_file 2010/09/cs13.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:16:"2010/09/cs13.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs13-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"cs13-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 24 20100831-CS4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1823 Tue, 31 Aug 2010 22:46:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/20100831-CS4.jpg 1823 2010-09-01 01:46:33 2010-08-31 22:46:33 open open 20100831-cs4 inherit 1812 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/20100831-CS4.jpg _wp_attached_file 2010/09/20100831-CS4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"476";s:6:"height";s:3:"779";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='58'";s:4:"file";s:24:"2010/09/20100831-CS4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100831-CS4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100831-CS4-183x300.jpg";s:5:"width";s:3:"183";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 2010 SERBEST DALIŞ TÜRKİYE ŞAMPİYONASI SONUÇLANDI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1812 Tue, 31 Aug 2010 22:48:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1812

Her yıl sualtı dünyasının merakla beklediği Serbest Dalış Türkiye Şampiyonası 23-28 Ağustos tarihleri arasında TSSF’nin yıllık faaliyet programında yer aldığı gibi Çanakkale’de gerçekleşmiştir. TSSF’nin 8 sualtı kulübünün 34 sporcusu ile katıldığı yarışma Dinamik Apnea seçmeleri ve finali; Küp Apnea seçmeleri ve finali olarak planlanmış, ancak sadece Dinamik Apnea yarışması gerçekleştirilebilmiştir. Çanakkale Boğazı’ndaki yoğun akıntı sebebiyle Küp Apnea YArışması için yeterli güvenlik sağlanamadığından bu yarışma iptal edilmiştir. Dinamik Apnea yarışmasını Bilge Çingigiray 171,29m.’lik derecesiyle bayanlarda 1. olarak tamamlamıştır. Ardından Şahika Ercümen 137,65m.’lik dereceyle 2.’liği elde etmiştir. Özge Ergin Elalmış 126,78m.’lik derecesiyle 3. olmuştur. Erkeklerde Cenk Devrim Ulusoy 204,67m.’lik derecesiyle Yeni Türkiye Rekoru kırarak 1. olmuştur. Sertan Aydın 173,01m.’lik derecesiyle 2. olurken, Suat Berber 164,88m. ile 3. olmuştur. Takım dereceleri aşağıdaki gibidir; BAYANLAR-TAKIM DERECELERİ 1. ODTÜ SPOR KULÜBÜ 2. ÇANAKKALE TRUVA DENİZ SPORLARI KULÜBÜ 3. KURT YÜZME İHTİSAS SPOR KULÜBÜ ERKEKLER-TAKIM DERECELERİ 1. TÜRK BALIKADAMLAR SPOR KULÜBÜ 2. ÇANAKKALE SUALTI VE CANKURTARMA SPOR KULÜBÜ 3. ÇANAKKALE PROFESYONEL SUALTI SPOR KULÜBÜ       ]]>
1812 2010-09-01 01:48:01 2010-08-31 22:48:01 open open 1812 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1286072382 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/cs7.jpg views 315
14983 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1831 Tue, 31 Aug 2010 23:12:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/14983.jpg 1831 2010-09-01 02:12:46 2010-08-31 23:12:46 open open 14983 inherit 1830 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/14983.jpg _wp_attached_file 2010/09/14983.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/09/14983.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14983-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"14983-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 Badem keyifli günler geçiriyor... http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1830 Tue, 31 Aug 2010 23:13:42 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1830

Fok Badem keyifli günler geçiriyor Muğla'nın Marmaris İlçesi Karacasöğüt Köyü Karaca Mahallesi'nde ünlü işadamı Mustafa Koç'un yaptırdığı 50 metrekarelik kafesine kapatılan Akdeniz foku 'Badem' keyifli günler geçiriyor. 25 Temmuz 2010 / 00:03 Akdeniz foku Badem keyifli günler geçiriyor Muğla'nın Marmaris İlçesi Karacasöğüt Köyü Karaca Mahallesi'nde ünlü işadamı Mustafa Koç'un yaptırdığı 50 metrekarelik kafesine kapatılan Akdeniz foku 'Badem' keyifli günler geçiriyor. Geçen yaz sonu serbest bırakılan ve kış mevsimi boyunca Yunanistan'ın Rodos ve Simi (Sömbeki) adalarında dolaştıktan sonra mart ayında yeniden Gökova Körfezi'ne dönen Badem, geçen nisan ayında Akbük'te insanlara saldırınca gerekli önlem alındı. Dört aydan beri hem kendi can güvenliği hem de insanlara zarar vermemesi için özel kafesine kapatılan ‘Badem’, burada kendisine gösterilen özel bakımın keyfini çıkarıyor. ‘Badem’ beslenme saati geldiğinde bakıcısı İrfan Yıldırım'ın teknesinin motor sesini duyunca su içinde taklalar atıyor. ‘Badem'i levrek, sarpa, deli sarpa, kefal, karagöz ve ahtapot ile beslediğini belirten İrfan Yıldırım, hayvanı çok sevdiği için buradan ayrılamadığını söyledi. ‘Badem'in özel kafesinin bulunduğu yerde daha önce kendisine ait balık çiftliği olduğunu kaydeden Yıldırım, şimdi sadece ona yetecek kadar balık üretilmesine izin verildiğini kaydetti. Yıldırım, “Badem buraya geldiğinden bu yana 24 saat ben bakıyorum. Ona ne ölü ne de donmuş balık veriyorum. 6- 7 çeşit canlı balıkla kendi ellerimle besliyorum. Milas'da kurmaya çalıştığım yeni çiftliğime bile gidip gelemiyorum. Çünkü sürekli Badem hep aklımda. Canlı balıkları yerken büyük keyif alıyor. Bunları görmek de bana yetiyor” dedi. Kaynak: Deniz Haber]]>
1830 2010-09-01 02:13:42 2010-08-31 23:13:42 open open badem-keyifli-gunler-geciriyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1283296910 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/14983.jpg views 85
100719-80milyonyasindaBalik_hlarge http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1834 Wed, 01 Sep 2010 04:57:02 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/100719-80milyonyasindaBalik_hlarge.jpg 1834 2010-09-01 07:57:02 2010-09-01 04:57:02 open open 100719-80milyonyasindabalik_hlarge inherit 1835 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/100719-80milyonyasindaBalik_hlarge.jpg _wp_attached_file 2010/09/100719-80milyonyasindaBalik_hlarge.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"520";s:6:"height";s:3:"214";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='52' width='128'";s:4:"file";s:46:"2010/09/100719-80milyonyasindaBalik_hlarge.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:46:"100719-80milyonyasindaBalik_hlarge-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:46:"100719-80milyonyasindaBalik_hlarge-300x123.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"123";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 80 milyon yıllık balık fosili http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1835 Wed, 01 Sep 2010 04:58:19 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1835 Kanada'nın Manitoba eyaletindeki bir kazı alanında 80 milyon yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen balık fosili bulundu. Kanada Fosil Keşif Merkezi (CFDC) Genel Müdürü Tylor Schroeder, Manitoba'nın güneyindeki Pembina Vadisi arkeolojik kazı alanında bulunan balık fosilinin, ''Xiphactinus'' adlı yırtıcı ve parçalayıcı dişleri olan bir türe ait olduğunu söyledi. 6 metre uzunluğundaki fosile ait kemik parçalarının, uzun ve özenli bir çalışma sonrası kazı alanından çıkarıldığını anlatan Tylor Schroeder, kazı ekibinin yeni fosil aramaları için bölgedeki çalışma sürelerini uzattığını açıkladı. Mesozoik dönemin denizler canavarı olarak da bilinen Xiphactinus'un fosili, yakında Kanada Fosil Keşif Merkezinin (CFDC) Manitoba'daki müzesinde sergilenecek. Kaynak: Sümder Haber ]]> 1835 2010-09-01 07:58:19 2010-09-01 04:58:19 open open 80-milyon-yillik-balik-fosili publish 0 0 post 0 _edit_lock 1283318884 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/100719-80milyonyasindaBalik_hlarge.jpg views 105 Roger Munns’tan Sualtı Video Çekim Teknikleri http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1841 Wed, 01 Sep 2010 06:51:53 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1841 ]]> 1841 2010-09-01 09:51:53 2010-09-01 06:51:53 open open roger-munns%e2%80%99tan-sualti-video-cekim-teknikleri publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1283324541 views 360 Image /wp-content/uploads/2010/09/rogerpic2.jpg rogerpic2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1844 Wed, 01 Sep 2010 06:54:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/rogerpic2.jpg 1844 2010-09-01 09:54:37 2010-09-01 06:54:37 open open rogerpic2 inherit 1841 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/rogerpic2.jpg _wp_attached_file 2010/09/rogerpic2.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"100";s:6:"height";s:3:"120";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='80'";s:4:"file";s:21:"2010/09/rogerpic2.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 2 campbell http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1848 Wed, 01 Sep 2010 07:08:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/campbell.jpg 1848 2010-09-01 10:08:36 2010-09-01 07:08:36 open open campbell inherit 1847 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/campbell.jpg _wp_attached_file 2010/09/campbell.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"270";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='72' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/09/campbell.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"campbell-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"campbell-300x168.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"168";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 27 Sara Campbell Ghosts of the Giannis D http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1847 Wed, 01 Sep 2010 07:10:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1847 ]]> 1847 2010-09-01 10:10:09 2010-09-01 07:10:09 open open sara-campbell-ghosts-of-the-giannis-d publish 0 0 post 0 _edit_lock 1283485625 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/campbell.jpg views 193 14793 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1855 Fri, 03 Sep 2010 21:24:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/14793.jpg 1855 2010-09-04 00:24:05 2010-09-03 21:24:05 open open 14793 inherit 1854 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/14793.jpg _wp_attached_file 2010/09/14793.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"285";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='124'";s:4:"file";s:17:"2010/09/14793.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14793-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 39 Okyanusları kim koruyor? http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1854 Fri, 03 Sep 2010 21:25:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1854

"New Scientist" dergisinde yer alan habere göre, dünyanın en uzun hayvanlarından biri olan Cyanea cappillata, şekil olarak denizanasına benzeyen, insana zarar vermeyen ancak ekosistemi tahrip eden Mnemiopsis leidyi adlı taraklının istilasına karşı okyanusları koruyucu şekilde görev yapıyor. Bergen Deniz Araştırmaları Enstitüsünden Aino Hosia ve Gothenburg Üniversitesinden Josefin Titelman, 30 metreye kadar ulaşan dokunaçlarıyla dünyanın en uzun hayvanları arasında yer alan bu zehirli dev denizanasının saldırılarının yüzde 90'ından kaçmayı başaran ancak sonunda pes eden taraklının istilasına karşı doğal bir set oluşturduğunu söyledi. Atlantik kökenli Mnemiopsis leidyi, 1980'li yıllarda atık ve molozlarla önce Karadeniz'e yayıldı ve daha sonra da Akdeniz'de görülmeye başlandı. Kaynak: Vira Haber / AA]]>
1854 2010-09-04 00:25:12 2010-09-03 21:25:12 open open okyanuslari-kim-koruyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1283549115 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/14793.jpg views 102
0_20100908120342_ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1859 Tue, 14 Sep 2010 11:36:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/0_20100908120342_.jpg 1859 2010-09-14 14:36:17 2010-09-14 11:36:17 open open 0_20100908120342_ inherit 1858 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/0_20100908120342_.jpg _wp_attached_file 2010/09/0_20100908120342_.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"377";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='87' width='128'";s:4:"file";s:29:"2010/09/0_20100908120342_.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"0_20100908120342_-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:29:"0_20100908120342_-300x205.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"205";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:15:"© BNPS.co.uk";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 45 Canavar değil, "Japon Balığı" http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1858 Tue, 14 Sep 2010 11:37:22 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1858

Fransa'nın güneyinde yer alan bir gölde balık avlayan 30 yaşındaki Raphael Biagini, oltasına "büyük" bir balığın takıldığını hissetti. Raphael'in bu balığı gölden çıkarması on dakika sürdü. Raphael, birlikte avlandığı arkadaşlarının yıllardır peşinde olduğu "devasa japon balığını" yakaladığını görünce çok şaşırdı. Tam olarak 13 kilo ağırlığındaki balıkla poz veren Raphael, fotoğrafın çekilmesinin ardından dev balığı tekrar göre bıraktı. Kaynak: Vira Haber / Milliyet]]>
1858 2010-09-14 14:37:22 2010-09-14 11:37:22 open open canavar-degil-japon-baligi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1284464562 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/0_20100908120342_.jpg views 361
fileCAD43GIN http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1862 Thu, 16 Sep 2010 13:09:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/fileCAD43GIN.jpg 1862 2010-09-16 16:09:28 2010-09-16 13:09:28 open open filecad43gin inherit 1863 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/fileCAD43GIN.jpg _wp_attached_file 2010/09/fileCAD43GIN.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"292";s:6:"height";s:3:"255";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='109'";s:4:"file";s:24:"2010/09/fileCAD43GIN.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"fileCAD43GIN-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 CESET İÇİNDEN ÇIKTI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1863 Thu, 16 Sep 2010 13:10:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1863

Bahama polisi Judson Newton'un kimliğini belirlemek için parmak izlerini kullandı. Şimdi ise DNA test sonuçları bekleniyor. 43 yaşındaki Newton'un köpekbalığı tarafından yendiğinde hala hayatta olup olmadığı ise bilinmiyor. Newton, 29 Ağustos'ta arkadaşlarıyla bilrikte "Jaws: İntikam" filminin çekildiği Jaws Plajı açıklarında tekne turuna çıkmıştı. New Providence adası açıklarında balık avlayan grup teknenin motorunda meydana gelen bir arıza nedeniyle yardım çağırdı. Kurtarıcılar tekneye ulaştığında teknede sadece üç kişi vardı. Teknedekiler Newton ile birlikte bir arkadaşlarının daha kıyıya yüzmek için denize atladığını söylediler. Yetkililer arama başlattı ama kaybolan iki kişi de bulunamadı. 4 Eylül'de yerel bir bankacı derin deniz balık avı yaparken 4 metre boyunda bir köpekbalığı yakaladı ve balığı çekerken ağzından bir insana ait sol bacağın çıktığını görüldü. Daha sonra yetkililerin köpekbalığını keserek açmasıyla sağ bacak, kopmuş iki kol ve gövde de de bulundu. Arkadaşlarından biri polisin Newton'un yüzerken boğulmuş olabileceğini düşündüğünü ama kendisinin buna inanamadığını söyledi. Kaynak: Kaptan Haber / CNN Türk]]>
1863 2010-09-16 16:10:37 2010-09-16 13:10:37 open open ceset-icinden-cikti publish 0 0 post 0 _edit_lock 1284642885 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/fileCAD43GIN.jpg views 177
mkhavuz http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1870 Sun, 19 Sep 2010 02:36:14 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/mkhavuz.gif 1870 2010-09-19 05:36:14 2010-09-19 02:36:14 open open mkhavuz inherit 1869 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/mkhavuz.gif _wp_attached_file 2010/09/mkhavuz.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"275";s:6:"height";s:3:"198";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='92' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/09/mkhavuz.gif";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"mkhavuz-150x150.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 42 Kapalı Yüzme Havuzunda Uygulamalı Ders! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1869 Sun, 19 Sep 2010 02:37:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1869

MKÜ Pirinçlik Meslek Yüksekokulu Su Altı Teknolojileri Bölümü öğrencileri, bahara kadar uygulamalı derslerini Kapalı Yüzme Havuzunda gerçekleştiriyor… Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Pirinçlik Meslek Yüksekokulu (MYO) Su Altı Teknolojileri Bölümü öğrencileri, uygulamalı derslerini, kentimizde hizmet veren Vali Zeki Şanal Kapalı Yüzme Havuzunda yapıyorlar. Yaklaşık bir aydır kapalı yüzme havuzunda uygulamalı ders yaptıklarını kaydeden Su Altı Teknolojileri Bölümü Öğretim Üyesi Necdet Uygun; “Su altı teknolojileri programı iki yıllık. Buradan, 1. sınıf dalgıç ve basınç operatörü olarak mezun oluyor öğrencilerimiz. Uygulamalı derslerimiz için yaklaşık 1 aydır kapalı yüzme havuzunu kullanıyoruz. Bahardan itibaren de çalışmalarımızı denizde sürdürmeye devam edeceğiz. Havuzda sığ su çalışması, dalgıcın bilmesi gerekenler, ekipman ve kıyafet hazırlığı gibi eğitimler veriyoruz. Bölümümüz yeni bir bölüm ve şimdilik 24 öğrencimiz var. Kapalı yüzme havuzunda çalışmalarımızı sürdürmemize imkân sağlayan tüm yetkililere teşekkür ediyorum” dedi. Erdoğan; “Havuz Herkese Açık!” Havuzun herkese açık olduğunu bir kez daha yineleyen İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Turgay Erdoğan ise; “MKÜ Pirinçlik Meslek Yüksek Okulu su altı teknolojileri öğrencilerine havuzumuzu tahsis ettik bugün. Haftanın belli günlerinde gelip burada çalışmalarını yürütüyorlar. Daha önce de söylediğim gibi Sefa Atakaş Denizcilik Lisesi de burada çalışma yapıyor. Yüzme İhtisas Kulübü ile Balık Adam Doğa Sporları Kulübümüzün çalışmaları da devam ediyor. Sıcak yüzülebilecek olan havuzumuza tüm İskenderunluları çağırıyorum” diye konuştu. Kaynak: İskendurun Gazetesi]]>
1869 2010-09-19 05:37:01 2010-09-19 02:37:01 open open kapali-yuzme-havuzunda-uygulamali-ders publish 0 0 post 0 _edit_lock 1284863947 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/mkhavuz.gif views 293
fft5_mf544679 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1873 Mon, 20 Sep 2010 01:18:03 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/fft5_mf544679.jpg 1873 2010-09-20 04:18:03 2010-09-20 01:18:03 open open fft5_mf544679 inherit 1874 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/fft5_mf544679.jpg _wp_attached_file 2010/09/fft5_mf544679.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"450";s:6:"height";s:3:"299";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:25:"2010/09/fft5_mf544679.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf544679-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"fft5_mf544679-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 33 Azmin zaferi! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1874 Mon, 20 Sep 2010 01:19:06 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1874

Kolları ve bacakları olmayan Fransız, protezli uzuvlarıyla yüzerek Manş Denizi'ni geçmeyi başardı. İngiltere’nin Folkestone kasabası sahilinden kulaç atmaya başlayan 42 yaşındaki Philip Croizon’un, öngördüğünden çok daha önce Fransız sahiline ulaştığı belirtildi. Fransız sahiline 21.15 sularında ulaşan Croizon, Manş’ı 24 saatte geçmeyi planlıyordu. Croizon, ucunda paletler bulunan özel tasarlanmış protez bacak kullanıyor. 1994’te televizyon antenini düzeltirken akıma kapılarak kol ve bacaklarını kaybeden yüzücü, 2007’de de uçaktan paraşütle atlamıştı. Croizon, deneyimlerini anlattığı "J’ai decide de vivre" (yaşamaya karar verdim) adlı bir kitap yazmıştı. Kaynak: Balıkadamlar Net]]>
1874 2010-09-20 04:19:06 2010-09-20 01:19:06 open open azmin-zaferi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1284949828 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/fft5_mf544679.jpg views 108
cenkdevrim1221 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1879 Sat, 25 Sep 2010 19:54:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cenkdevrim1221.jpg 1879 2010-09-25 22:54:50 2010-09-25 19:54:50 open open cenkdevrim1221 inherit 1878 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/cenkdevrim1221.jpg _wp_attached_file 2010/09/cenkdevrim1221.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"535";s:6:"height";s:3:"604";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='85'";s:4:"file";s:26:"2010/09/cenkdevrim1221.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:26:"cenkdevrim1221-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:26:"cenkdevrim1221-265x300.jpg";s:5:"width";s:3:"265";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 Cenk Devrim eğitimine, yeniden okumaya başladı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1878 Sat, 25 Sep 2010 19:55:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1878

Ulusoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 16 yıl önce, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin Makine Mühendisliği Bölümü'nü, üçüncü sınıftayken maddi sıkıntılar nedeniyle yarıda bıraktığını söyledi. Eğitim hayatına uzun süre ara verdiğini dile getiren Ulusoy, bu yıl ÇOMÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu'nun Beden Eğitimi ve Öğretmenliği Bölümü'ne kaydını yaptırarak, öğrencilik yıllarına geri döndüğünü belirtti. Yüzme sporuna başladığından beri, beden eğitimi bölümünde eğitim hayatına devam etmeyi istediğini ifade eden Ulusoy, şöyle konuştu: ''Sonuçta yaptığın sporun bilimselliğini alabilmek en güzelidir. Bir üniversite ve o üniversitede sevdiğim bölümü bitirebilmek hep içimde ukde kalmıştı. Ben de dünya ve Avrupa şampiyonluklarından sonra, bu işin ileride eğitimini vereceksem, bu eğitimi en iyi yerden almalıyım diye düşündüm. İyi eğitebilmek için, iyi eğitim almak gerekiyor. Buraya gelirken, dışarıdaki yaşantımı orada bırakıp, öğrenci olarak geldim. Burada geçireceğim her saniyeden zevk alarak mezun olmayı istiyorum. Tabii ki benim için en önemli şey akademik kariyer. Umarım hem üniversitede bu kariyerimi sağlayabilirim, hem de ileride burada daha sağlam ve ülkemiz için daha parlak sporcular yetiştirebiliriz.'' -SINIF ARKADAŞLARINA ÖRNEK OLMAK İSTİYOR- ÇOMÜ'de birlikte eğitim aldığı arkadaşlarına örnek olarak, onların da ileride kendisi gibi Türkiye'yi dünya çapında temsil edecek sporcular olmalarını istediğini vurgulayan Ulusoy, ''Burada önemli olan, benimle birlikte eğitim gören arkadaşlara model olabilmemdir. Bunu da en iyi şekilde yapabilmek için gayret ediyorum. Onlar da gerçekten çok yetenekli ve kuvvetli sporcular. Onlara örnek olarak, vizyonlarının gelişmesine katkı sağlamak istiyorum.'' Cenk Devrim Ulusoy, normal şartlarda birçok insanın önce üniversite eğitimini aldığını, daha sonra da kariyer yapmaya başladığını ifade ederek, ''Bende durum tam tersi oldu. Önce kariyer yaptım, daha sonra üniversite eğitimini almaya başladım. Ama inanın buraya hedefli gelmek çok güzel bir şey. Bölümümü hedefli bir şekilde seçtim ve bitirmek de yine en büyük hedefim'' diye konuştu. Sporu, akademik kariyerle birlikte noktalandırmanın daha anlamlı olduğunu dile getiren Ulusoy, çıtayı en yüksekte bırakmanın, kişiyi hep yüksekte tutacağını düşündüğünü sözlerine ekledi. Kaynak: Star Gazetesi]]>
1878 2010-09-25 22:55:39 2010-09-25 19:55:39 open open cenk-devrim-egitimine-yenide-okumaya-basladi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1285444992 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/cenkdevrim1221.jpg views 180
sualt http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1886 Tue, 28 Sep 2010 06:14:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/sualt.jpg 1886 2010-09-28 09:14:13 2010-09-28 06:14:13 open open sualt inherit 1885 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/sualt.jpg _wp_attached_file 2010/09/sualt.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"175";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='89' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/09/sualt.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"sualt-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 84 TÜRKİYE REKORTMENİ VE AVRUPA İKİNCİSİ AVRUPA’YA KKTC’DE HAZIRLANDI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1885 Tue, 28 Sep 2010 06:15:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1885

Sualtı sporlarında bayanlarda Türkiye rekortmeni ve Avrupa ikincisi olan Bilge Çingigiray, Ekim’in ilk haftasında İspanya’da yapılacak Avrupa Şampiyonası hazırlıklarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, bir Kıbrıslı Türk uzman dalgıcın nezaretinde yaptı.  Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun düzenlediği serbest dalış yarışlarından; sualtında 10 metre derinlikte kenarları 15-15 metrekare etrafında tüpsüz en uzun mesafe kat etme yarışı olan “Küp Apnea” (Jump Blue) kategorisinde 129.46 metreyle Türkiye Bayanlar Rekortmeni olan Bilge Çingigiray, Dünya Sualtı Sporları Aktiviteleri Federasyonu’nun 7-12 Ekim tarihlerinde İspanya Teneriffe’de düzenleyeceği Avrupa “Küp Apnea ve Dinamik Apnea” yarışmalarına KKTC’de hazırlandı. Kuzey Kıbrıs’a Deniz Kızı Hotel ile Nautilus Diving School’on sponsorluğunda gelen ve son antrenmanlarını Kıbrıslı Türk Dalgıç Nautilus Diving School sahibi Master Instructor Tevfik Camgöz’ün kontrol ve himayesinde uzman bir ekiple Alsancak Deniz Kızı’nda gerçekleştiren Çingigiray, hazırlıklarını tamamlayarak, şampiyona için ülkeden ayrıldı. Dalgıç Çingigiray’ın Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun geçen Ağustos ayında Çanakkale’de düzenlediği son Serbest Dalış Dinamik ve Küp Apnea Türkiye Şampiyonası’nda “Dinamik Apnea” kategorisinde 171.289 metreyle birinciliği, 2008 yılında Avrupa’da gerçekleşen şampiyonada ise “Dinamik ve Küp Apnea” branşlarında Avrupa ikinciliği bulunuyor. Sporcu, dünya rekorunu ele geçirmek için 2011 yılında Kuzey Kıbrıs’ta aynı ekiple çalışmayı hedeflediğini açıklamıştı. Kaynak: BRT]]>
1885 2010-09-28 09:15:15 2010-09-28 06:15:15 open open turkiye-rekortmeni-ve-avrupa-ikincisi-avrupa%e2%80%99ya-kktc%e2%80%99de-hazirlandi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1285655363 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/sualt.jpg views 311
--8479834 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1890 Thu, 30 Sep 2010 10:17:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479834.jpg 1890 2010-09-30 13:17:55 2010-09-30 10:17:55 open open 8479834 inherit 1889 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479834.jpg _wp_attached_file 2010/09/8479834.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"964";s:6:"height";s:3:"635";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='84' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/09/8479834.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479834-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479834-300x197.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"197";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:15:"© Rex Features";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 21 --8479794 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1891 Thu, 30 Sep 2010 10:19:03 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479794.jpg 1891 2010-09-30 13:19:03 2010-09-30 10:19:03 open open 8479794 inherit 1889 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479794.jpg _wp_attached_file 2010/09/8479794.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"338";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='86' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/09/8479794.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479794-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479794-300x202.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"202";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 views 40 views 40 --8479814 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1892 Thu, 30 Sep 2010 10:19:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479814.jpg 1892 2010-09-30 13:19:59 2010-09-30 10:19:59 open open 8479814 inherit 1889 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/8479814.jpg _wp_attached_file 2010/09/8479814.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"200";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='51' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/09/8479814.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479814-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"8479814-300x120.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"120";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 BALİNAYI GEÇ FARKETTİ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1889 Thu, 30 Sep 2010 10:21:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1889

Avustralya'nın Sydney limanı açıklarında kanosu ile denize açılan adam, 36 tonluk dev balina yüzünden zor anlar yaşadı. İsmi açıklanmayan adam kanoyla gezerken yanı başında dev cüsseli yetişkin bir kambur balina belirdi. Kanocu ilk başta suyun üzerine sıçrayan dev canlının farkına varmadı. Ancak balinanın suya tekrar girmesinin ardından oluşan dalganın ve çıkan sesin farkına varınca sadece birkaç metre uzaklığındaki balinayı gördü. Karadan çekilen görüntülerde kanocu soğukkanlılığını yitirmeyerek kürek çekmeyi sürdürdü. Kaynak: Kaptan Haber ]]>
1889 2010-09-30 13:21:00 2010-09-30 10:21:00 open open balinayi-gec-farketti publish 0 0 post 0 _edit_lock 1285842428 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/09/84798341-300x197.jpg views 133
8479834 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1896 Thu, 30 Sep 2010 10:25:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/84798341.jpg 1896 2010-09-30 13:25:46 2010-09-30 10:25:46 open open 8479834-2 inherit 1889 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/09/84798341.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"964";s:6:"height";s:3:"635";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='84' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/09/84798341.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"84798341-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"84798341-300x197.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"197";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:15:"© Rex Features";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/09/84798341.jpg views 38 Marmaray projesi, sanayi dalgıçlığının cazibesini artırdı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1899 Sat, 02 Oct 2010 23:49:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1899

İstanbul'un iki yakasını denizaltından birleştiren Marmaray projesindeki 12 dalgıcın çalışmaları, öğrenci ve öğretmenlere ilham kaynağı oldu. Dalgıçların çalışmalarından etkilenen İzmirli 26 meslek lisesi öğrencisi, sanayi dalgıçlığı eğitimi almaya başladı. Çınarlı Anadolu Teknik Lisesi, Teknik Lisesi, Denizcilik Meslek Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi'nde izci liderleri Hamit Erol ve Sebahattin Bal, 26 deniz izcisine dalgıçlık eğitimi için öneri sundu. Araştırmaları sonunda bu alanda yetişmiş eleman eksikliği olduğunu belirten liderler, öğrencilerin meslekleriyle ilgili bir alanda çalışmasını teklif etti. Denizi sevdikleri için deniz izcisi olan 8 kız ve 18 erkek öğrenci bu teklifi kabul etti. Öğrenciler, Engin Deniz ve Doğa Sporları Merkezi'nin tecrübeli öğretmenlerinin gözetiminde Urla ilçesinde ön dalış yaptı. Hayatlarında ilk defa 6 metre derinliğe dalan öğrenciler, bu işi yapabileceklerine karar verdi. Deniz izci lideri olarak 5 yıldır faaliyet gösteren iki dalgıç, resmî izinlerin yanı sıra öğrenci velilerinden de onay alarak eğitimlere başladı. Dalgıçlık eğitiminde öğrenciler 18 metreye kadar dalış yapacak. Meslek lisesi öğrencileri teorik ve uygulamalı derslerle su altında çalışmanın inceliklerini öğrenecek. Kurs sonunda verilecek olan Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu onaylı sertifika (bröve), uluslararası geçerliliğe sahip olacak. Öğrencilerin, dalgıçlık eğitimi sayesinde hayatlarının şekilleneceğini söyleyen deniz izci liderleri, kurs aşamalarının artarak devam ettiğini, ileride çok iyi birer sanayi dalgıcı olabileceklerini ifade etti. Okulun makine bölümünde okuyan 3. sınıf öğrencisi Yasemin Rüveyde Toprakçı, hayatında ilk defa tüple daldığını ve çok keyifli bulduğunu anlattı. Dalgıçlığın kendi mesleğiyle birleşmesi halinde aranan bir sanayi dalgıcı olabileceğini belirten Toprakçı, kursların tamamına katılmayı düşündüğünü söyledi. Aynı sınıfta okuyan İsa Aydın ise iyi yüzme bildiği için deniz izcisi olduğunu ancak ilk defa böyle bir dalış yaptıklarını belirterek eğitime devam edeceğini dile getirdi. 2010 yılında tamamlanması planlanan Marmaray projesinde, toplam 1,4 kilometre uzunluğa sahip, her biri 130'ar metre uzunluğunda 11 tüpgeçit bulunuyor. Mühendislerin gözetiminde 12 dalgıç, İstanbul Boğazı'nın 40 ile 65 metre altında aralıksız çalışıyor. Bu dalgıçlar, önemli parçaları sökme ve takma işlerinde görev alıyor. 12 dalgıç üçer kişilik gruplar halinde 40 dakikalık dalışlar yapıyor. Sanayi dalgıçlarının kullandığı tüplere 50 metreye kadar hava, daha derinde ise helyum oksijen karışımı dolduruluyor. Dalış dubasında da acil durumlar için tam teşekküllü bir basınç odası bulunduruluyor. Kaynak: Arkitera / Zaman]]>
1899 2010-10-03 02:49:15 2010-10-02 23:49:15 open open marmaray-projesi-sanayi-dalgicliginin-cazibesini-artirdi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1286068858 _edit_last 1 views 357 Image /wp-content/uploads/2010/10/marmaray.jpg
getting_in_deep-02 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1902 Sat, 02 Oct 2010 23:57:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/getting_in_deep-02.jpg 1902 2010-10-03 02:57:18 2010-10-02 23:57:18 open open getting_in_deep-02 inherit 1901 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/getting_in_deep-02.jpg _wp_attached_file 2010/10/getting_in_deep-02.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"753";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='63'";s:4:"file";s:30:"2010/10/getting_in_deep-02.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"getting_in_deep-02-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:30:"getting_in_deep-02-199x300.jpg";s:5:"width";s:3:"199";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 54 Derinlerde kariyer: "Sanayi dalgıçlığı" http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1901 Sat, 02 Oct 2010 23:58:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1901

Sualtı güzelliklerinin cazibesine kapılanlar için bir hobi olan dalgıçlık, endüstriyel sualtı uygulamalarının gelişmesiyle bir kariyer basamağı oldu. Bu kariyere başlamak için scuba dalgıçlığı eğitiminin ardından alınacak eğitim, "sanayi dalgıcı" unvanını kazanmaya yetiyor. Türkiye'de bu hizmeti veren sadece 15 şirket ve yaklaşık 150-200 dalgıç var ve sualtı çalışmaları yürüten şirketlerin çoğalmasıyla sanayi dalgıçlarına duyulan ihtiyaç, günden güne artıyor. Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi'nde 20 Aralık'ta başlayacak sanayi dalgıçlığı eğitimleri de bu ihtiyacı karşılayacak nitelikte elemanlar yetiştirmeyi hedefliyor. Ücretler yüksek Dalış eğitimini tamamlayan ve sanayi dalgıcı unvanını kazananların çok geniş bir çalışma alanı var. Sanayi dalgıçları; sualtı inşaatları, sudaki gemilerin karaya çekilmeden onarımı, survey çalışmaları, sualtı arama-kurtarma çalışmaları, sualtı boru ve iletişim hatlarının döşenmesi, sualtı boru hatlarının bakım-onarım işlerinde çalışıyor. Türkiye'deki projelerin yanı sıra Türk müteahhit firmalarının yurtdışı projelerinde çalışma imkanı buluyor. Ayrıca yabancı dil bilenlere yabancı dalış şirketlerinin kapıları açılıyor. Sektörde ücretler, projeye göre değişiyor. Dalgıçlar hava ile yaptıkları dalışlarda günlük 150 YTL, karışım gaz ile derin su dalışlarında ise günlük 200-250 dolar kazanıyor. Yurtdışındaki liman inşaatlarında çalışan dalgıçlar, ortalama iki bin 500 dolar aylık alıyor. Bu arada yabancı firmalarda çalışan bir dalgıç bu rakamların çok daha üzerinde kazanıyor. Örneğin Avustralya'nın petrol platformlarında günde 900 dolara varan ücretler söz konusu oluyor. Sanayi dalgıcı olmak için aranan kriterler hiç de caydırıcı değil. Türk vatandaşı olmak, en az ilkokul veya ilköğretimi bitirmek, 18 yaşını aşmış ve mesleğe yeni başlayacaklar için 40 yaşından gün almamış olmak yetiyor. Ayroca adayın sağlık durumu"Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği"nde belirtilen sağlık hükümlerine göre belgelendirmesi isteniyor. Bu şartları taşıyan herkes sanayi dalgıçlığı eğitimi alabiliyor. Eğitim, her biri birer ay süren üç seviyeden oluşuyor. İlk aşamada sıfırdan başlayanlara scuba dalgıçlığı eğitimi veriliyor. Ege ve Akdeniz kıyılarında scuba adı verilen dalış sporuna ilgi artınca Türkiye'de dalgıç sayısı hızla yükseldi. Bu nedenle birinci seviyeyi halihazırda bitirmiş olanlar doğrudan ikinci seviyeden başlayabiliyor. Bu aşamadaki eğitimi bitiren dalgıçlar, 30 metreye kadar yurtdışındaki liman işlerinde çalışabiliyor. Üçüncü seviyedeki kursu bitirenlerse açık deniz dalgıçlığı niteliğini kazanıyor ve 50 metreye kadar derin su işlerinde çalışabiliyor. Eğitim ücreti olarak birinci seviye için 2 bin 500, ikinci seviye ve üçüncü seviyelerin her biri için dört bin 500 euro ödeniyor. Bu eğitimleri veren Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi'nden Dalış Eğitmeni Nevzat Tunç, sualtı sanayinin her zaman iş olanağı sunan bir sektör olduğunu söylüyor. Sanayi dalgıçlığının popüler bir meslek olacağını iddia eden Tunç, geçen yıl düzenlenen kursun mezunlarının tamamının iş bulduğunu belirtiyor. Bu sektör büyüdükçe yaşamını dalgıçlık yaparak kazanan profesyonellere gereksinim aynı oranda artıyor. İstihdam açığı nedeniyle işsizlik sorunu yaşatmayan sanayi dalgıçlığının eğitimlerinde başarılı olmak için özel yetenek gerekmiyor. Ancak bu meslekte başarılı olmak için denize tutkun, maceracı ruhlu, yurtdışında çalışmaya istekli olmak gerekiyor. Kaynak: İşte İnsan]]>
1901 2010-10-03 02:58:30 2010-10-02 23:58:30 open open derinlerde-kariyer-sanayi-dalgicligi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1286064246 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/getting_in_deep-02.jpg views 455
main_pic http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1907 Sun, 03 Oct 2010 00:06:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/main_pic.jpg 1907 2010-10-03 03:06:23 2010-10-03 00:06:23 open open main_pic inherit 1906 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/main_pic.jpg _wp_attached_file 2010/10/main_pic.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"387";s:6:"height";s:3:"457";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='81'";s:4:"file";s:20:"2010/10/main_pic.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"main_pic-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"main_pic-254x300.jpg";s:5:"width";s:3:"254";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 42 Sessiz ve derinden geliyorlar http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1906 Sun, 03 Oct 2010 00:07:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1906

Sanayi dalgıçları ya da nam-ı diğer "deniz altı işçileri"nin gözden uzak, ilginç bir yaşamları var. Yaptıkları iş ağır, riski çok ve en önemlisi suyun onlarca metre altında çalışıyorlar. Bilinenin aksine hepsi yüksek tahsilli, lisan bilen tecrübeli isimler. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili ve dünyanın en önemli su yollarından birine sahip. Dolayısıyla denize bağlı sektörler oldukça geniş bir kesimi ilgilendiriyor. Bu sektör içinde oldukça ilginç bir meslek var: Sanayi dalgıçlığı. Türkiye"de genellikle amatörce yapılan dalgıçlığın profesyonel iş kolu olarak benimsenmiş bu türü ülkemizde yeni gelişiyor. Oldukça önemli olmasına rağmen ihmal edilen bu alan, son yıllarda yapılan girişimlerle iki yıllık meslek yüksek okulu statüsüne kavuştu. Okul önemli işlere imza atan teknikerleri yetiştiriyor. Alanında, dünyada sadece üç fakültede eğitim veren sanayi dalgıçlığının Türkiye"deki adresi ise İstanbul Üniversitesi. Üniversite"nin Avcılar"daki Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Programı çerçevesinde iki yıllık bir eğitimden geçen ve 1. sınıf dalgıç unvanını alan dalgıçlar Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu ve Uzakdoğu"da büyük projelerde çalışıyorlar. "Geleceğin popüler mesleklerinden olacak"  Türkiye"de sanayi dalgıcı yetiştiren tek okul olan Sualtı Teknolojisi bölümü öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Murat Egi, yaptıkları işin amelelik olarak görüldüğünü ancak önümüzdeki dönemde yıldızının çok parlayacağını söylüyor. Okullarının 25 kişi kontenjanı olmasına rağmen mezun olduktan sonra yapacakları işin ciddiyeti sebebiyle yılda ancak 6 kişinin mezun olabildiğine dikkat çeken Egi imajlarıyla ilgili sıkıntıyı şöyle dile getiriyor: "Her yeri deniz olan, stratejik olarak önemli bir kavşakta bulunan ülkemizde daha fazla sanayi dalgıcı olmalıydı ama yılların ihmali var. Son yıllarda özel sektörün de desteği ile uygun bir ortamda çok kaliteli öğrenciler yetiştirmeye başladık. Ancak öğrencilerimizin kaynak yapması, enkaz kaldırması, gemi diplerinde temizlik yapması sanki yaptığımız işi bir amele işi gibi gösteriyor." Dalgıçlığın, özellikle de sanayi dalgıçlığının hataları affetmeyen bir iş olduğunu söyleyen Egi"ye göre işin riski Kilyos"ta denize girmekten çok daha fazla değil; "İş riskli de okulda çok iyi bir eğitim veriyoruz. İstatistiklere göre, son üç yılda sanayi dalışlarında ölenlerin sayısı Kilyos"ta bir hafta sonunda ölenlerin sayısından daha az. Tedbirli ve dikkatli olursanız risk ortadan kalkar" diyor. İstanbul Üniversitesi"nden mezun olan dalgıçlar Türkiye"nin bir çok hayati projesinde görev aldıkları gibi Katar, Pakistan, Suudi Arabistan gibi ülkelerde de büyük projelerde çalışıyorlar. Egi"ye göre Türkiye henüz sanayi dalgıçlığının ne kadar önemli bir sektör olduğunu fark edemedi. Bu alanda gelişmiş ülkelerin denizaltı altyapı hizmetlerinden çok büyük paralar kazandığını söyleyen Egi, Türkiye"de bir kaç yıl sonra sanayi dalgıçlığının çok popüler olacağını belirtiyor. E-maille gelen iş Türkiye"de değişik şekillerde dalgıç olmuş ve birinci sınıf dalgıç brovesi taşıyan 40 bin dalgıç mevcut. Ancak bu rakamın büyük bir kısmı turizm sektöründe çalışıyor ya da spor amaçlı dalıyor. Profesyonel anlamda denizaltı çalışmalarına katılıp, altyapı projelerinde çalışanların sayısı ise 50"yi geçmiyor. Bölüm başkanı Dr. Murat Egi"nin pozitif görüşlerine rağmen okuldan mezun olmuş bir çok dalgıç sanayi dalgıçlığı yapmak yerine turizm sektöründe dalıyor ya da dalış okulları açarak dalma eğitimi veriyor. 1996"dan bu yana sanayi dalgıçlığı yapan ve boru hattı döşenmesi, gemi dibi temizlenmesi türü işlerde çalıştıktan sonra Big Blue Dalış Okulu"nu açarak turizm sektörüne kayan dalgıç Engin Kondul da iş şartlarının ağır olması ve ne zaman işin çıkacağının belli olmaması nedeniyle kendine ekonomik güvence bulmak için turizm sektörüne kaydığını söylüyor. Sanayi dalgıçlığının önemli bir sektör olduğunu anlatan Engin Kondul "Denize olan merak bir çok insanın dalgıç olmasına neden oluyor. Ancak sanayi dalgıçlığı riskli ve oldukça ağır bir iş. Suyun onlarca metre altında boru hatlarında kaynak yapıyorsunuz, enkaz kaldırıyorsunuz, batık arıyorsunuz ya da denizin dibinde gemilerin altını kaplayan midyeleri temizliyorsunuz. Yapacağınız bir hata hayatınızı kaybetmenize neden olabileceği gibi aylarca iş alamadığınız da oluyor. Uzun süre bu işi yaptığınız zaman bir süre sonra meslek hastalıkları da başlıyor. Kemik ölümü gibi hastalıklar var ki bir süre sonra kesinlikle işi bırakmanız gerekiyor" diyor. Mezun olmuş ya da alaylı olan sanayi dalgıçları ajanslar aracılığı ile çalışıyorlar. Firma eğer herhangi bir iş alırsa o zaman dalgıçlarla e-mail aracılığı ile irtibata geçiyor ve birkaç ay süren iş başlamış oluyor. Kondul, bazı firmalar aylarca iş alamadığı için dalgıçların da işsiz dolaştığını, bu sebeple bir çoğunun da turizm sektörüne kaydığını anlatıyor: "Eğer iş alamazsanız nasıl geçineceksiniz? Sağlığınız bozulsa tedavi masraflarınızı bile karşılayamazsınız. Aslında kahvede iş bekleyen ameleler gibiyiz. Ama biz iyi eğitimliyiz ve onlardan farklı olarak suyun altında çalışıyoruz". Denize olan merakı ile dalgıçlığa giren daha sonra sanayi dalışlarına başlayan Metin Hızlı ise alaylı bir dalgıç. Sanayi dalgıçlığının zor ama önemli bir iş olduğunu anlatan Hızlı, deniz dibinin bir çok insanı her türlü riske rağmen bu sektöre çektiğini söylüyor. Halen İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi ikinci sınıf öğrencisi olan Atacan Şencan ise mesleğin zorluklarının çok olduğunu ama buna rağmen ilginin giderek arttığını söylüyor. Okulda olmasına rağmen NATO iskelesinin kurulmasında, Kocaeli ve Zonguldak"ta liman inşaatlarında çalışan Atacan Şencan iş süresince -ki bazen ayları buluyor- şantiyede kaldıklarını anlatıyor; "Birkaç ay gemide ya da platformda kaldığınız da oluyor. Tabii bunlar işin zor tarafları. Kaynak yapıyorsunuz, temizlik yapıyorsunuz ya da boru döşüyorsunuz. Ama bütün bunların suyun onlarca metre altında yapılıyor olması da işi ilginç kılıyor. Mesleğin riskleri fazla ama dikkat ederseniz denizde yüzmek kadar normal bir hadise" diyor. Sanayi dalgıçları yaptıkları iş, itibariyle oldukça zor bir sektörde çalışıyorlar. Ancak denize tutkun olan, farklı bir dünyanın içinde bulunmaktan zevk alan insanların her geçen gün daha çok ilgi gösterdiği de muhakkak. Kimbilir belki de çok yakın bir zamanda üniversite sınavlarının popüler tercihlerinden birisi haline bile gelebilir.   Adem Yavuz Arslan  Kaynak: Aksiyon]]>
1906 2010-10-03 03:07:37 2010-10-03 00:07:37 open open sessiz-ve-derinden-geliyorlar publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1286064826 Image /wp-content/uploads/2010/10/main_pic.jpg views 353 526 jacker_S@hotmail.com http://a 78.165.228.102 2010-10-07 22:36:15 2010-10-07 19:36:15 1 0 0
nt001 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1911 Sun, 03 Oct 2010 00:21:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/nt001.jpg 1911 2010-10-03 03:21:13 2010-10-03 00:21:13 open open nt001 inherit 1910 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/nt001.jpg _wp_attached_file 2010/10/nt001.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"304";s:6:"height";s:3:"211";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/10/nt001.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"nt001-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"nt001-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 37 Sanayi dalgıçlığına ilgi artıyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1910 Sun, 03 Oct 2010 00:23:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1910

Nevzat Tunç, Türkiye’de yeni yeni duyulmaya başlanan sanayi dalgıçlığı alanında çalışıyor. Sanayi dalgıcı olmanın riskleri var; fakat deniz âşığı olan kişiler için suyun altında çalışmak en az su üstünde çalışmak kadar normal. Hatta onların bu işten zevk aldıkları bile söylenebilir. 19 yıldır profesyonel anlamda dalış yaptıktan sonra emekli olup Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi’nde sanayi dalgıçlığı eğitmenliği yapmaya başlayan Nevzat Tunç’la bu meslek üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Öncelikle sanayi dalgıcı ne yapar? Sanayi dalgıçları, sualtı inşaat faaliyetleri, muayene, arama, kurtarma, onarım, fotoğraf ve video çekimi ile ilgili işleri gerçekleştirir. Bu kişiler, sportif dalış dışında geçimini bu işle sağlıyorlar. Sanayi dalgıçları nehirler, göller, denizaşırı limanlar ve açık deniz platformlarında çalışırlar. Dalgıçların yaptığı diğer işler arasında, Karadeniz’de doğal gaz bulunduğundan ve üretim ile ilgili operasyonlar başladığından beri, derin sularda geo teknik etüt (zemin araştırma sondajı) yapılması, off shore doğal gaz üretim platformlarının denizde yerine montajı gibi işler sayılabilir. Ne tür malzemeler kullanılıyor? Yapılan dalışlarda, dalış başlığı, sualtı kaynak malzemeleri, ıslak, kuru veya sıcak su ısıtmalı dalış elbiseleri, dalış çanı, basınç odaları, tam yüz maskesi ve çeşitli kompresörler gibi özel ekipmanlar kullanılır. ‘İyi bir eğitim almak gerek’ Herkes sanayi dalgıcı olabilir mi? En az ilkokul mezunu ve 18 - 40 yaş arasındaysanız, eğitim aldıktan sonra sanayi dalgıcı olabilirsiniz. Sanayi dalgıcı olmaya karar verenlerin bu konuda iyi bir eğitim alması ve yönetmeliklere uygun bir dalış programını uygulaması zorunludur. Kurslara kayıt yaptıran öğrencilerin temel dalış sertifikası ve geçerli CPR ve ilkyardım eğitimi almaları gerekir. Boğaziçi Sualtı Araştırma Kurumu’nun sanayi dalgıçlığı konusundaki faaliyetleri nelerdir? Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi sanayi dalgıçlığı konularında tüm yönleriyle eğitim veriyor. Şirketlere yurtdışı işlerinde kullanmak üzere nitelikli dalgıç personel yetiştirerek uluslararası geçerli belge sahibi yapıyor. Bu tür kurslarda güvenlik en öncelikli konudur. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ‘Özel Sanayi Dalgıçlığı Kursu’ açma çalışmalarımız tamamlandığında, Türkiye’deki ilk özel sanayi dalgıçlığı kursu burada olacak. Uluslararası geçerli ADAS (Avustralya Dalgıç Akreditasyon Sistemi) dalış sertifikası veriliyor ve böylece Türk dalgıçların sertifikasyon problemleri gideriliyor. Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi, Avustralya’da mevcut altı adet sanayi dalgıç okulundan sonra yedinci okul olma yolunda bir ilki daha gerçekleştirmeye çalışıyor. Peki bu kursu aldıktan sonra rahatlıkla iş bulabilme imkânı var mı? Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi aracılığıyla sanayi dalgıçlığı konusunda eğitim alanlar, iş bulma konusunda zorluk çekmiyorlar. Bugüne kadar Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi’nden eğitim alan 100 civarında sanayi dalgıcı, körfez ülkelerinde iş imkânına kavuştu. Bu dalgıçların kazançları aylık ortalama 2000 - 2500 dolar civarında. ‘Sportif dalışa göre riskli’ Riskleri var mı? Sportif dalışa göre riskleri var. Sonuçta elektrikli aletler kullanıyorsunuz. Ama havanızın bitmesi gibi bir ihtimal yok. Çünkü yukarıyla bağlantınız var. Bunun dışında telefon kullanıyorsunuz. Ve herhangi bir şeye karşı yedek bir dalgıç bekliyor. Kadınlar tercih ediyor mu? Sualtı teknolojisinde okuyanlar var. Ama genellikle onlar basın odası operatörü olmayı tercih ediyorlar. Sanayiye yönelen şu anda bir kişi var. O da staj yapıyor. Kaynak: Hobimle Mutluyum]]>
1910 2010-10-03 03:23:15 2010-10-03 00:23:15 open open sanayi-dalgicligina-ilgi-artiyor publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1286066610 Image /wp-content/uploads/2010/10/nt001.jpg views 484 528 abdulah_d@hotmail.com 88.247.210.118 2010-10-12 11:46:00 2010-10-12 08:46:00 1 0 0 1412 rucsva@fohviu.com http://xnlvyucvesnm.com/ 46.73.44.182 2011-05-05 06:38:24 2011-05-05 03:38:24 ynjidtzudhge, [url=http://myzdauzfvrbn.com/]myzdauzfvrbn[/url], [link=http://gdoiyveairch.com/]gdoiyveairch[/link], http://gpocbfvutcwf.com/]]> spam 0 0
marmaray http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1915 Sun, 03 Oct 2010 00:44:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/marmaray.jpg 1915 2010-10-03 03:44:05 2010-10-03 00:44:05 open open marmaray inherit 1899 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/marmaray.jpg _wp_attached_file 2010/10/marmaray.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"343";s:6:"height";s:3:"257";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='128'";s:4:"file";s:20:"2010/10/marmaray.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"marmaray-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"marmaray-300x224.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"224";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 barcin http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1919 Sun, 03 Oct 2010 02:14:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/barcin.jpg 1919 2010-10-03 05:14:37 2010-10-03 02:14:37 open open barcin inherit 1918 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/barcin.jpg _wp_attached_file 2010/10/barcin.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"350";s:6:"height";s:3:"454";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='74'";s:4:"file";s:18:"2010/10/barcin.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"barcin-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:18:"barcin-231x300.jpg";s:5:"width";s:3:"231";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 31 PROSAT Başkanı Barcın Akkoca İle Röportaj http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1918 Sun, 03 Oct 2010 02:15:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1918

Merhaba Sayın BARCIN AKKOCA ; siz PROSAT’ın kurucu üyelerinden biri ve aynı zamanda derneğin yönetim kurulu başkanısınız. Sualtı gazetesi okurlarına sizi biraz daha yakından tanıtalım isterseniz kısaca bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Antalya’nın Gazipaşa ilçesindenim ve yaşım 31. İ.Ü. Teknik Bilimler M.Y.O Sualtı Teknolojisi Programı. ve Marmara Ü. BESYO (beden eğitimi spor yüksek okulu) Sualtı ve Cankurtarma Antrenörlüğü bölümlerinde eğitim gördüm. Son 6 yıldır Detek Deniz Teknolojisi Tic.Ltd.Şti. de çalışmaktayım. Şirketin baş dalgıçlık görevini yürütüyorum. Doğup büyüdüğünüz yer Gazipaşa’ymış. Dalgıçlığı meslek olarak seçmenizde bunun büyük rolü vardır herhalde değil mi? Denize kıyısı olan yerlerde doğup büyüyen insanların denize karşı derin bir tutku beslediklerini düşünüyorum. Siz de bu yüzden mi dalgıç olmayı seçtiniz? Evet tabi bunun etkisi çok büyük. Küçük yaşlarda denizi ve dalmayı çok sevdim. Ayağımı acıtan paletlerime, burnumu acıtan, sürekli su yapan Rus malı maskeme ve güneşte kalınca lastik kokan şnorkelime inat 9 -10 yaşlarımda serbest dalışı öğrendim ve çok sevdim. İlerleyen yaşlarımda sevgili Mustafa ağabeyimin yönlendirmesiyle profesyonel olarak ilgilenmeyi seçtim. Çocukluğu deniz kıyısında geçmiş insanlar , daha sonra denizden uzak yaşamak zorunda kaldıklarında , hep bir eksiklik hissediyorlar. Bende aynı durumdayım , deniz olmayan yerler hep soğuk geliyor bana, sanırım ‘’deniz suyu kaçan bir daha iflah olmaz!’’ lafı buradan geliyor. Sizde deniz sevdasıyla dalgıç olmuşsunuz , çok da iyi yapmışsınız.. Peki dernek kurma fikri nerden çıktı? Ülkemizde bugüne kadar profesyonel sualtı adamları ile ilgili konularda onlar dışında herkes konuşmuş ve fikir bayan etmiş. Bizler artık bunu kendimiz yapmaya karar verdik. Arkadaşlarımızla ve sevgili hocamız Şamil Aktaş’ın önderliğinde derneğimizi kurduk. Zaten kurulmuş olan bir dernek yok muydu ? Evet var. Uzun zaman önce kuruldu. Aslında bizler ilk önce o derneğin çatısı altında toplanmayı düşünmüş ve bazı görüşmelerde bulunmuştuk. Ancak bazı görüş ayrılıklarımız nedeni ile ikinci bir denek kurmayı uygun gördük. Derneğimizin kurucu üyeleri ve diğer tüm üyelerinin Profesyonel Sualtı Adamı yeterliliğine sahip olmaları ve neredeyse tüm üyelerimizin mesleklerini fiilen yapıyor olması bizi diğer dernekten ayıran en temel özelliktir. İlerleyen dönemlerde onlarla da ortak çalışmalar yürüteceğimize işbirliği yapacağımıza inanıyorum. PROSAT’ın amacını kısaca özetleyebilir misiniz; hedefleriniz nelerdir? ve derneğe kimler üye olabilirler? Derneğimizin temel kuruluş amacı Profesyonel Sualtı Adamlarını ilgilendiren konularda görüş bildirmek ve görüşmeler yapmak, çalışma standartlarını ve eğitim düzeylerini iyileştirmek amacı ile seminer ve kurslar düzenlemek, ihtiyaç duydukları her konuda imkanları dahilinde destek olmaktır. Derneğimize 1.sınıf dalgıçlar,2.sınıf dalgıçlar, karışım gaz balıkadamlar, profesyonel balıkadamlar, basınç odası operatörleri ve sualtı hekimleri üye olabilir. Sayın AKKOCA siz özel bir firmada çalışmaktasınız, yani bu piyasanın birebir içindesiniz, söyler misiniz çalışma şartlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de sanayi dalışı üzerine ne tür işler yapılıyor ve bu işler doğru şekilde mi yapılıyor? Aslına bakarsanız sektör 90 lı yıllara kıyasla çok daha iyi durumda. Artık satıhtan ikmalli karışım gaz dalışları, satıh dekompresyonlu dalışlar sorunsuz yapılıyor. Dalgıçlar, balıkadamlar, operatörler ve sualtı hekimleri saha çalışmaları konusunda çok deneyimliler. Firmaların bazıları uluslararası standartları yakaladı ve ekipman konusunda çok iyiler. Kendini geliştirmiş firmaların yanısıra halen scuba ile iş yapmaya çalışan midye toplamak ile boru hattı yapmak arasında sıkışmış firmalarda var. Doğal olarak bu tür firmaların çalışma maliyetleri ve standartları çok düşük riskleri çok yüksek. Ben firmaların tek tip olmaktansa sınıflara ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela A sınıfı bir firma 90m. derinlikte bir işi almak için girişimde bulunduğunda karşısına nargile ve scuba ekipmanı ile iş yapmaya çalışan C sınıfı bir firma rakip çıkmamalıdır. Firmalar ekipmanlarını ve ekiplerini geliştirip, standartlarını yükselterek sınıf atlamalı ve altından kalkabilecekleri işlere talip olmalıdırlar. Firmaları yeterliliklerine göre sınıflandırıp, her firmanın kapasitesi dahilinde iş yapmasını sağlamak, çok doğru bir yaklaşım gerçekten, eğer böyle bir sistem uygulanabilirse dalgıçlar çok daha güvende olacaklardır, olası bir çok kazanın da önüne geçilmiş olur. Peki düşük standart ve fiyatlarla iş yapmaya çalışan firmalar bu işleri nasıl yapabiliyorlar? Bir karışım gaz dalışı nasıl daha ucuza yapılabilir ki? Bir standart var mesela 40m den derin dalışlarda basınç odası ve sualtı hekimi bulundurmanız zorunlu, bu iş daha ucuza yapılamaz ki? A firması böyle bir dalışı 5 liraya yaparken, aynı işi B firması 3 liraya yaparım diyebiliyor. Bu nasıl oluyor? Dalışlarda sualtı hekimi çalıştırmıyorlar yada birisinin ehliyetini göstermelik liman başkanlıklarına veriyorlar, aday balıkadamlara karışım gaz dalışları yaptırıyorlar, dalgıçlara gemicilik yaptırıyorlar vs. Bunun gibi onlarcasını saymak mümkün. Ama işin üzücü kısmı tüm bunların denetlenemeyişi ve bu sebepten ötürü birçok dalgıç yada balıkadamın kaza geçirip sakat kalışı. Ülkemizde dalış işlerinin yoğunluğu ne durumdadır? Sualtı teknolojisi mezunlarının iş bulabilme potansiyelleri açısından durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sualtı işlerinde yoğunluk şimdilik çok azalmış değil ancak Nisan ayından itibaren azalacağını düşünüyorum. Birçok firma zaman zaman dalgıç arayışı içine giriyor. Ancak tercih tabi ki tecrübeli dalgıç yada balıkadamlardan yana oluyor. Dalgıç arkadaşlar bizlerle temasa geçerlerse bu konularda kendilerine yardımcı olabiliriz. Bir şeyi belirtmek istiyorum. Sürekli dalgıç balıkadam diyoruz ancak bizim üyelerimizin bir kısmı hiperbarik tıp merkezlerinde basınç odası operatörü olarak çalışmaktalar ve onların sorunlarını da yakinen takip etmeye çalışıyoruz. Operatörler demişken, hemen sizin bir konuda görüşünüzü almak istiyorum; Sayın AKKOCA, operatör arkadaşların yaşadığı en büyük sıkıntı tedavi sırasında kabine girme konusu. Merkezler, operatörlerin, sağlık görevlileri ile dönüşümlü olarak, kabine girmelerini ısrarla ve ısrarla istemekteler, hatta buna karşı gelenler işlerinden olmaktalar. merkezler bunu istiyorlar çünkü tedavi esnasında içerde personel olması hastalar için güven verici, lakin her seansa ayrı ayrı sokacak sağlık görevlisi çalıştırmanın ekonomik açıdan zorlayıcı olduğu görüşündeler. Hal böyle olunca da operatör kabine girmek durumunda kalıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Basınç odası operatörlerinin asli görevi tedaviler esnasında cihazı kullanmaktır. Cihazın doğru metod ile kullanılması tedavi gören hasta ve içeride refakat eden sağlıkçı yada doktorların can güvenliği ve konforu için önemlidir. Operatörler gerektiğinde içeri girerler ancak bu kısa süreli teknik sebepler için olmalı. Tedaviye refakatçi olarak girdi diyelim, cihazı kim kullanacak? Bu nedenle içeride sağlık konusunda sertifikalı ve eğitimli bir hemşire, sağlıkçı veya anestezi teknisyeni olmalıdır. Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Uzmanları zaten tedavi süresince klinikte olmak durumunda oldukları için dilediklerinde içeri girer çıkarlar. Herkes uzman olduğu eğitimini aldığı işi yapmalıdır. Basınç odası operatörlerinin sağlık memurları yerine tedavilere sokulmaları yanlıştır. Bunu maliyetleri düşük tutmak amacı ile yaptıklarını söylediniz. Evet haklısınız ama olası bir kaza durumunda ödeyecekleri tazminat ve alacakları cezaları düşünürsek çok karlı bir uygulama değil aslında. Son çıkarılan yönetmelikte bazı değişiklikler yapıldı, bunlardan biri de yardımcı personel sayısı ile ilgili, dalış güvenliği açısından bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Uygulanabilir mi sizce? Evet 15 Şubat 2008 tarihli yönetmelik değişikliği ile kullanılan dalış takımlarının maksimum dalış derinlikleri belirlendi ve kullanılan dalış sistemi ve aynı anda dalan dalgıç sayısına gore bulundurulması gereken personel sayıları belirlendi. Yani artık en az 3 balıkadam olmadan scuba dalış izni ve 5 dalgıç olmadan satıhtan ikmalli dalış izni alamıyorsunuz, scuba ile en fazla 39m derinliğe kadar dalabiliyorsunuz. Hangi ekipman ile ne derinliğe dalınabileceği düzenlemesine bu sistemleri hangi sertifika sahiplerinin hangi derinlik limitlerinde kullanabileceği de konulsa daha verimli olurdu. Tüm bunların yanında ilginç çelişkilerde var yönetmelikte. Örnek: Aday ehliyeti olanlar sınavı kazanmaları durumunda Profesyonel balıkadam ehliyeti alırlar, sınava başvurmaları için 1 yıl staj yaptıklarını belgeleyip bazı derinliklerde belirli saat dalış yaptıkların belgelemek zorundadırlar ve bu dalışlardan bir kısmı 40m derinlikte olmak zorundadır. Liman başkanlıkları dalış izni olmadan dalışları imzalamaz, scuba ekipmanı ile maksimum dalış derinliği 39m dir, aday balıkadam yönetmelik gereği 39m derinliğe kadar dalmalıdır, ancak sınava girebilmek için 40m ye dalış izni almalıdır. Bunun gibi çelişkili birçok madde var. Ama tüm bu maddeler düzelse dahi denetlenmediği sürece hiçbir değeri yok. Derneğinizin son yönetmelik değişikliğinde özellikle üzerinde durduğu bir konu olduğunu biliyoruz. TSSF eğitmen dalıcıların Profesyonel Balıkadam ehliyeti alıyor olmaları. Bu konuda ne diyeceksiniz? Evet bu gerçekten uzun vadede sektörde can ve mal emniyeti açısından ciddi sakıncaları olan bir uygulamadır. TSSF bir spor federasyonudur ve eğitmenlerinin de dalış ve eğitim amaçları sportif ya da rekreatif faaliyetlerdir. Bunu para kazanmak için yapanlarına profesyonel diyoruz tabi ki. Ancak Türkiye de profesyonel sualtı adamları yönetmeliğinin tam karşılığı aslında sanayi dalgıçlığı ve dalışları yönetmeliğidir. TSSF nin eğitimleri ile alakasız bir uzmanlık dalıdır bu. Balıkadamlar şantiyelerde dalgıçlarla birlikte çalışırlar ve kullanılan satıhtan ikmalli sistemleri de tanırlar, acil müdahaleler yapabilirler. Biz Türkiye de sanayi dalgıçlığının artık büyük oranda satıhtan ikmalli yapılması gerektiğini düşünürken balıkadam ekipmanları ile kesim kaynak öğrenmek istediğini söyleyen, işin özünü dahi kavramamış insanların etrafta dolaştığına şahit oluyoruz şu günlerde. Diyelim ki bu insanların bu işi yapmasının önü açılmak isteniyor. Yapsınlar ama eğitim görsünler her yıl müsteşarlığın yaptığı basit balıkadam sınavlarına girip kazansınlar. Eğitmenler mi bilgi becerilerine güvenmiyorlar ve sınavsız bir uygulama başlatıldı yoksa federasyon mu verdiği eğitimlere güvenmiyor bilemiyorum. Bildiğim şey etrafta çok sayıda dalış bilmeyen özellikle eski federasyon yönetimi zamanından kalma dalış eğitmeni olduğudur. İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi bölümü mezunları 1.sınıf dalgıç ehliyeti ve Basınç odası operatörlük belgesini almaya hak kazanmış oluyor ve uygun yerlerde uygun şekilde stajlarını tamamladıklarında bunu liman başkanlığına belgeleyip ehliyetlerini alabiliyorlar. Peki söyler misiniz bu belgeleri başka hangi kurumlar verebilir? Ve dernek üyeliği ile ilgili cevabınızda 2.sınıf dalgıç, karışım gaz balıkadam gibi farklı ehliyetlerden söz ettiniz, bu belgeler nerelerden ve nasıl alınabilir? Deniz kuvvetlerinden de 1.sınıf dalgıçlar yetişmekte. Ancak genellikle emekli olduktan sonar özel sektörde çalışmaları nedeni ile aktif olarak çalışan çok sayıda yok. Meslektaşlarımızın neredeyse 5/2 sini oluşturan 2.sınıf dalgıç ve balıkadamların birçoğu deniz kuvvetlerinde yetişmektedir. Türkiye’de sanayi dalışının ve sanayi dalgıçlığının yeri nedir ve gelecekte ne olacaktır? Denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına ve gelişimine paralel olarak dalışların türü ve kalitesi değişecek. Ben önümüzdeki 15 yıl içinde Türk firmalarının satürasyon dalışlarına başlayacaklarını düşünüyorum. Bu tabloda dalgıçların yeri ne diye sorarsanız çok azının ekonomik ve sosyal açıdan durumu iyi olacak diğerlerininki bugünden çok farklı olmayacak. Sayın AKKOCA son olarak size, bayan bir sanayi dalgıcı olarak özellikle sormak istiyorum ; Türkiye’de profesyonel bayan dalgıçların durumu nedir ? bize biraz bu konudan bahsedin, bayan dalgıçlar dalış şirketlerinde iş bulabiliyorlar mı, ne gibi şeyler yapıyorlar? Bu işte cinsiyet ayrımı var mı? Varsa neden ehliyet alma hakkı tanınıyor, ehliyet alma hakkı tanınıyorsa (ki aynı eğitimden geçiyoruz) neden ayrım yapılıyor? Aslında kimsenin bir ayrım yaptığı yok. Ayrımı yapan çalışma şartları. Ben birkaç bayan arkadaşın çalışmasına tanık oldum ve erkek meslektaşlarından başarısız değillerdi. Sanayi dalgıçlığının cinsiyetsizleştiğini söylemiyorum tabi ki. Ancak zamanla çalışan bayan sayısında artış olacaktır. Özellikle günü birlik dalış işleri yapan firmalarda. Türk kadını şartlar zorlasa bile kendine bir yer bulacaktır. Çok teşekkür ederiz Sayın BARCIN AKKOCA , bu yoğun çalışma temponuz içinde SUALTI GAZETESİ ‘ne zaman ayırdığınız için ve umut dolu düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için… Ben teşekkür ederim Ege Sakin egesakin@sualtigazetesi.com]]>
1918 2010-10-03 05:15:59 2010-10-03 02:15:59 open open prosat-baskani-barcin-akkoca-ile-roportaj publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1287313637 Image /wp-content/uploads/2010/10/barcin.jpg views 1204 636 zeyzey_01@mynet.com 78.167.87.198 2010-11-13 01:29:41 2010-11-12 22:29:41 1 0 0 1404 asujvumdn@socmail.net http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effect-azithromycin 94.181.204.82 2011-04-29 16:01:08 2011-04-29 13:01:08 pensacola naval hospital pharmacy amercian journal of preventative medicine <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-of-z-pak#442 - side effects of zithromax z pak macrolide care pharmacy of surfside beach sc native american medicine arthritis org <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-of-zithromax#569 - side effects of zithromax z pak drugs what is hartz flea medicine traveling nuclear medicine technologist <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-of-azithromycin#928 - side effects of azithromycin for chlamydia nuclear medicine technologist pay medicine hair loss <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-from-azithromycin#120 - side effects from azithromycin drug personal statements sports medicine cvs pharmacy miami florida phone number <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-for-zithromax#942 - zithromax side effects for sinus infection medicine dictionary online medicine for pregnant women <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effects-azithromycin#503 - azithromycin 3 day side effects mg acne medicine effects on pregnancy pharmacy jobs at georgetown university hospital <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/side-effect-azithromycin#370 - side effect azithromycin and alcohol diana court medicine hat legal issues in geriatric medicine <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/sandoz-azithromycin#039 - azithromycin sandoz tablets prescription walmart pharmacy manchester ct pharmacy jobs edmonton alberta canada <a href=http://writer.zoho.com/public/zithromax_antibiotic/purchase-zithromax#826 - purchase zithromax europe forien pharmacies]]> spam 0 0
logosg1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1929 Fri, 08 Oct 2010 05:04:42 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/logosg1.jpg 1929 2010-10-08 08:04:42 2010-10-08 05:04:42 open open logosg1 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/logosg1.jpg _wp_attached_file 2010/10/logosg1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"213";s:6:"height";s:2:"98";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='58' width='128'";s:4:"file";s:19:"2010/10/logosg1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:18:"logosg1-150x98.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:2:"98";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 101013-kamburbalina_hlarge http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1942 Wed, 13 Oct 2010 13:27:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/101013-kamburbalina_hlarge.jpg 1942 2010-10-13 16:27:28 2010-10-13 13:27:28 open open 101013-kamburbalina_hlarge inherit 1943 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/101013-kamburbalina_hlarge.jpg _wp_attached_file 2010/10/101013-kamburbalina_hlarge.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"210";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='53' width='128'";s:4:"file";s:38:"2010/10/101013-kamburbalina_hlarge.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:38:"101013-kamburbalina_hlarge-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:38:"101013-kamburbalina_hlarge-300x126.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"126";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 25 Bu Balina Rekor Kırdı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1943 Wed, 13 Oct 2010 13:29:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1943

Yalnız bir kambur balina (Megaptera novaeangliae), Brezilya'daki üreme alanından yaklaşık 10.000 kilometre uzaklıktaki Madagaskar'a yüzerek, en uzun mesafe kateden memeli olarak rekorlar kitabına geçti. Habere konu olan balina, biyolog Peter Stevick ve ekibi tarafından ilk olarak Brezilya sahillerinde tespit edilmiş, derisinden doku örneği alınmış ve fotoğraflanmış. Aynı birey, iki yıl sonra bir turist tarafından Madagaskar'da görüntülenmiş. Balinaların insandaki parmakizi gibi bireye özgü bir desene sahip olan kuyrukaltı beneklerini inceleyen Steve ve ekibi, iki fotoğrafın aynı bireye ait olduğunu anlamışlar. Bu keşfin ardından da dev bir kambur balina fotoğraf arşivini taramaya başlamışlar. Ellerindeki ayırt edici desenler sayesinde tespit ettikleri aynı bireye ait diğer fotoğrafları da kullanarak, balinanın yaklaşık 10.000 kilometreyi bulan muhtemel rotasını hesaplayabilmişler. Kambur balinaların göç davranışı yalnızca katedilen mesafe açısından değil, bir çok üreme bölgesini içermesi ve okyanusun neredeyse bütününün geçilmesi nedeniyle de oldukça ilgi çekici. Bu balinalar tipik olarak, yüksek enlemli beslenme bölgeleri ve düşük enlemli üreme bölgeleri arasında çok fazla boylam değiştirmeden göç ederler. Fakat bu tip geniş çaplı göç davranışının genellikle erkek bireylerce yapılması ve dişilerin aynı üreme bölgesi çevresinde kalmayı tercih etmesi, dişi bir birey tarafından kırılan bu uzun mesafe rekorunu daha da ilginç hale getiriyor. Kaynak: Kaptan Haber / ntvmsnbc]]>
1943 2010-10-13 16:29:59 2010-10-13 13:29:59 open open bu-balina-rekor-kirdi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1286977508 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/101013-kamburbalina_hlarge.jpg views 105
leventkaratas http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1948 Sun, 17 Oct 2010 11:05:02 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/leventkaratas.jpg 1948 2010-10-17 14:05:02 2010-10-17 11:05:02 open open leventkaratas inherit 1947 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/leventkaratas.jpg _wp_attached_file 2010/10/leventkaratas.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"464";s:6:"height";s:3:"540";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='82'";s:4:"file";s:25:"2010/10/leventkaratas.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"leventkaratas-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"leventkaratas-257x300.jpg";s:5:"width";s:3:"257";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 27 PROFSAD Yönetim Kurulu Başkanı Levent Karataş Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1947 Sun, 17 Oct 2010 11:06:11 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1947

Levent Hocam, SUALTI Gazetesi okurlarına kendinizi tanıtırmısınız? 1958 İstanbul, Kadıköy Doğumluyum serbes dalış ile başladığım dalış hayatıma SAT Komandosu bir yakınımızın teşvikiyle aletli dalışa (SCUBA) devam ettim. CMAS *** Eğitmen, Rehber Balıkadam Brövelerine sahibim. Kurs Direktörlüğü görevinde bulundum ayrıca, TSSF de çeşitli kurullarda 10 yıl görev yaptım. Bu dönemde 6 yıl GAP su sporları şenlikleri, ve 2 yıl Sivas Cumhuriyet Üniversitesi etkinliklerinde SCUBA ve Cankurtarma ve İlkyardım eğitmenlikleri yaparak, Anadoluda dalışın yayılmasında ve İlk yardımın önemsenmesinde önemli katkılar yaptığımı zannediyorum. Bu dönemlerde eğitim verdiğim arkadaşlarımdan dalış okulu sahibi ve her seviyede eğitmen bir çok dostum var. Şimdi aktif olmayan Kızıltoprak Yelken ve Susporları Kulübünde eğitmenlik yaptım daha sonra 1999 yılında Kadıköy Sualti Merkezini ortak olarak açarak ilk kez ticari olarak eğitim vermeye başladım. Profesyonel Sualtı Adamları Derneğinin (PROFSAD) kurucu üyesiyim ve 3 dönem de Genel Sekreterlik ve Denetim kurlulu üyeliği yaptım. Son seçimlerde üye arkadaşlarımın görevlendirmesiyle de Başkanlığa seçildim. Bize derneğiniz hakkında bilgi verebilirmisiniz? Derneğimizin kuruluş amacı tüzüğünde de yer aldığı gibi Profesyonel bir başka deyişle Sanayi dalgıçlarının haklarını korumaya yönelik olarak faaliyet göstermektedir. Burada çok önemsediğim bir konu bizden sonra gelecek ve bu işi meslek edineceklere iyi bir şeyler bırakabilmektir. Ama bunun için ön şart profesyonel camianın bize biraz daha güvenmesidir. Yapıcı ve camianın yararına olmak şartıyla her türlü fikire acık olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Türkiyede Profesyonel dalıcılar sahipsiz kalmışlardır. Denizcilik Müsteşarlığı ve diğer kurumlar nezdinde yanlışlıkları düzeltmek için çalışmalarda bulunmaktayız. Dernek organlarınız var mı? Özellikle son çıkan yönetmelikte yer alan CMAS eğitmenliğine sahip arkadaşların profesyonelliğe geçişlerini son derece sakıncalı buluyoruz ve bu uygulamanın iptali için dernek olarak yargıya başvurduk. Duyuduğumuza göre bir kaç arkadaş ta münferit olarak dava açmışlar gönlüm isterdiki dernek üzerinden birbirimize destek olarak bu yolda yürüseydik. Derneğinizin merkezi nerdedir? Dernek Merkezimiz şu anda Istanbul – Kadıköy’de bulunmaktadır. Derneğinizin faaliyet alanı nedir? Yukarıda bahsettiğim gibi Sanayide çalışan arkadaşlarımızın haklarını korumaya yönelik çaba göstermeye çalışıyoruz. Her dernekte olduğu gibi derneğimizin organları mevcuttur. Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu, Disiplin Kurulu, Eğitim Kurulu, Organizasyon Kurulu, Basın-İnternet ve Halkla ilişkiler Kurulu ile Hukuk Kurullarımız mevcuttur. Yönetim Kurulu bu kurullarla koordineli olarak çalışmaktadır. Derneğinizin şubesi var mı? Derneğimizin şubesi bulunmamaktadır. Derneğinizin projeleri nelerdir? Profesyonel Sualtı Adamları Derneğinin görevdeki yönetimi ve danışmanları son derece arzulu ve birlik beraberlik halinde çalıkşmaktadır. Bunun meslekteki arkadaşlarım için büyük bir şans olduğuna inanıyorum. Derneğimiz Yurtiçi ve Yurt dışında adını duyurmaya başlamıştır. Bölge Başkanlıklarında sınav komisyonlarında ve takım muayenelerinde gözetmen olarak görev almaktayız. Öncelikli olarak Derneğimizi sanayi dalgıçlığı konusunda bir eğitim kurumu haline getirmeye çalışıyoruz. Camiamızdan gerekli desteği bulursak Meslek odası olmak için çalışmalara başlayacağız. Son Olarak söylemek istedikleriniz. Derneğimizin yanlızca askelere ait olduğu şeklinde bir düşünce oluşmuş durumda. Üyelerimiz içerisinde asker kökenli arkadaşlarımız mevcut. Ancak, derneğin bir emekli askerler derneği olmadığı kesindir. Aksi halde ben Başkan olarak seçilemezdim. Sanayide emekçi olarak çalışan arkadaşlarımın sesi olmak için maddi imkansızlıklar içerisinde çaba gösteriyoruz. Belli üslup içerisinde her fikre açığız yeterki sanayide çalışan emekçi dostlarımız bize güvensinler ve desteklerini esirgemesinler. Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Levent Hocam, çalışmalarınızda başarılar dileriz. Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler. Bilal Karataş bilalkaratas@sualtigazetesi.com]]>
1947 2010-10-17 14:06:11 2010-10-17 11:06:11 open open profsad-yonetim-kurulu-baskani-levent-karatas-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_lock 1288502420 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/leventkaratas.jpg views 404 625 edizo30@hotmail.com 85.104.87.27 2010-11-11 04:27:01 2010-11-11 01:27:01 1 0 0
15301 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1953 Tue, 26 Oct 2010 09:28:20 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/15301.jpg 1953 2010-10-26 12:28:20 2010-10-26 09:28:20 open open 15301 inherit 1954 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/15301.jpg _wp_attached_file 2010/10/15301.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"215";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/10/15301.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"15301-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"15301-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 40 Bu balık timsah yiyor! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1954 Tue, 26 Oct 2010 09:30:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1954 Vahşi doğa ile ilgili televizyon programı yapan İngiliz balıkçı Jeremy Wade, 8 gündür peşinde olduğu dev pirana balığını yakalamayı başardı. 52 yaşındaki Wade, Afrika'da bulunan Kongo Nehri'nde kaplan balığı da olarak bilinen dev pirananın peşine düştü. Uzun uğraşlar sonunda da tatlı su balıklarının en tehlikelisi olarak bilinen dev balığı yakalamayı başardı. Bir köpekbalığının boyutlarına ulaşabilen ve 32 keskin dişi bulunan dev pirana balıkları, insanlara saldırmaları ve timsah yemeleri ile tanınıyor. Kaynak: Vira Haber / Sabah]]> 1954 2010-10-26 12:30:37 2010-10-26 09:30:37 open open bu-balik-timsah-yiyor publish 0 0 post 0 _edit_lock 1288085439 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/15301.jpg views 337 1402 boracetin@superonline.com 88.249.177.229 2011-04-29 08:37:05 2011-04-29 05:37:05 1 0 0 1403 xasuspro@gmail.com 78.166.183.102 2011-04-29 10:16:23 2011-04-29 07:16:23 1 0 0 17386 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1958 Sat, 30 Oct 2010 00:28:11 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/17386.jpg 1958 2010-10-30 03:28:11 2010-10-30 00:28:11 open open 17386-2 inherit 1957 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/17386.jpg _wp_attached_file 2010/10/17386.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/10/17386.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"17386-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"17386-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 53 ABD'li dalgıç yem olmaktan kılpayı kurtuldu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1957 Sat, 30 Oct 2010 00:29:04 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1957

ABD'li sualtı dalgıcı Scott MacNichol geçtiğimiz cumartesi, Atlantik Okyanusu'ndaki Burnt koyunda 8,5 metre derinliğe daldı. Okyanus tabanını filme çeken ve alabalık yuvalarından örnekler toplayan MacNichol, hiç beklemediği birşeyle karşılaştı. 2,5 metre uzunluğunda ve 140 kg ağırlığında olduğunu tahmin ettiği bir köpek balığı tam karşısındaydı. Avını gören köpek balığı ise saldırmakta gecikmedi. Köpekbalığı ile yüzyüze gelen dalgıç, elindeki kameranın ışığı sayesinde yem olmaktan kılpayı kurtuldu. Köpekbalığının dalgıca saldırı anı ise dalgıcın kamerasına böyle yansıdı. Kaynak: Deniz Haber]]>
1957 2010-10-30 03:29:04 2010-10-30 00:29:04 open open abdli-dalgic-yem-olmaktan-kilpayi-kurtuldu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1288399100 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/17386.jpg views 179
20100722-oy2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1964 Sun, 31 Oct 2010 05:06:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy2.jpg 1964 2010-10-31 08:06:00 2010-10-31 05:06:00 open open 20100722-oy2 inherit 1963 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy2.jpg _wp_attached_file 2010/10/20100722-oy2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/10/20100722-oy2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy2-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 31 20100722-oy4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1965 Sun, 31 Oct 2010 05:07:31 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy4.jpg 1965 2010-10-31 08:07:31 2010-10-31 05:07:31 open open 20100722-oy4 inherit 1963 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy4.jpg _wp_attached_file 2010/10/20100722-oy4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/10/20100722-oy4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy4-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 20 20100722-oy5 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1966 Sun, 31 Oct 2010 05:10:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy5.jpg 1966 2010-10-31 08:10:05 2010-10-31 05:10:05 open open 20100722-oy5 inherit 1963 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy5.jpg _wp_attached_file 2010/10/20100722-oy5.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"283";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='75' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/10/20100722-oy5.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy5-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy5-300x176.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"176";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 21 20100722-oy1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1967 Sun, 31 Oct 2010 05:12:29 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy1.jpg 1967 2010-10-31 08:12:29 2010-10-31 05:12:29 open open 20100722-oy1 inherit 1963 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy1.jpg _wp_attached_file 2010/10/20100722-oy1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"269";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='71' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/10/20100722-oy1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy1-300x168.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"168";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 20100722-oy3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1968 Sun, 31 Oct 2010 05:14:23 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy3.jpg 1968 2010-10-31 08:14:23 2010-10-31 05:14:23 open open 20100722-oy3 inherit 1963 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy3.jpg _wp_attached_file 2010/10/20100722-oy3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"304";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='81' width='128'";s:4:"file";s:24:"2010/10/20100722-oy3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"20100722-oy3-300x190.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"190";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 23 Öykü Yağcı Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1963 Sun, 31 Oct 2010 05:17:32 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1963

Değerli sualtı dostları size bu röportajımda, özgür yunuslar, özgür dalgıçlar etkinliğinin mimarlarından Öykü Yağcı’yı tanıtmak istiyorum ! Öykü’yü bu etkinlik içinde televizyonlardan ve sanal ortamdan tanıyanların onun hakkında daha fazla bilgi edinmesini istedim. Her şeyden önce şunu söylemeliyim ki Öykü tam bir hayvansever ! Bunun yanında tam bir sualtı tutkunu. Birlikte çalışırken dikkatimi en çok çeken şey, Öykü’nün konuya odaklanışı oldu. Çok iyi bir ekip arkadaşı. Soğuk şakalarıma dahi olgunlukla katlandığı için ona çok teşekkür ediyorum. Şimdi hemen Öykü’ye dönmek istiyorum, sevgili Öykü bize sualtı dünyasına girişin nasıl oldu? Ve bize biraz kendinden söz edermisin, bize biraz kendini tanıtır mısın? Aslında şu anda sualtına pek girebilmiş değilim! Gayet amatörüm bu konuda… Kış boyunca karada olmanın verdiği ağırlığı atma hayalleriyle şimdilik Eylül’ü bekliyorum. Ama denizde zaman geçirmek için bir haftanın yeteceğini de sanmıyorum çünkü bana kalsa, teknik anlamda yeterliliğim ve malzemem olsa, bir de biraz mantıklı olsa, bir dalışta 3-5 saat sualtında kalabilirmişim gibi hissediyorum ve istiyorum da! :) Belki de bu ayakları yere basmaz haller, ilk dalışlarımın kısa ve acısız olması nedeniyle… Ama geçen yaz ilk CMAS yıldızımı aldım. Yaklaşık 3 senedir planlayıp bir türlü denk getiremeyip en sonunda ancak 2009 yazında sualtına inebildim… Dalış yapmayı istemem de aslında her şeyin ötesinde merak duygusu… Çocukken de TV belgesellerini ekranın hemen dibinde ağzım bir karış açık izler, başka dünyalarda yaşamak, başka yerleri keşfetmek isterdim. Dalış, benim için, suyun verdiği ferahlık hissinden tutun da, deniz canlılarına olabildiğince yakın olmak ve onların yaşam alanına zarar vermeden girebilmek, hayatın hassas detaylarını ve dengelerini daha fazla kendimce takdir edebilmek için bir yoldu. Çoğu zaman “keşke biyolog olsaydım” diye içimden geçiriyorum bu yüzden ve her çekime gittiğimde, daha çok, kendi kendime şikayet ediyorum ama yine de hep sevdiğim bölümleri okumaktan mutluyum. Gerçi bu hayatta hep başka şeyler de olmak istedim; astronottum önce, sonra uzay doktoru diye bir şey uydurdum, sonra da veteriner mi olsam dedim. Sonunda yine istediğim bölümleri, İngiliz Dili ve Edebiyatı ve üstüne Sosyal Antropoloji yükseklisansı okuyup hepsini geride bıraktım. Şimdi İZ TV’de belgesel içerikli bölümler hazırlıyorum. Bu arada 1980’in Şubat ayında süper bir aileye doğmuşum. Şu anda, 4.5 yaşında muhteşem bir yeğenim, Nanik ve Nanook adlarında iki çılgın köpeğim ve Püskül’le Nokta adında iki şaşkın kedim var. Hektor’um ise ailemle birlikte. HAYTAP’ta gönüllü olduğunu biliyorum, biraz açarmısın lütfen? Evet. HAYTAP’la tanışmam 2008 yılında oldu. Şu anda çalıştığım kanal olan İZ TV için sokak hayvanları üzerine “Sahipsiz İstanbul” adlı bir bölüm hazırlıyordum. İlk o zaman HAYTAP’la bağlantı kurdum ve sonrasında devamı geldi. Tüm ekip bize çok yardımcı oldu ve sonunda sokak hayvanlarının “yaşayamadıkları hayatı”, kırpmadan, kesmeden ve buzlu camsız bir şekilde insanların zihnine sokabilen bir bölüm hazırladık. Sonunda 1 kişinin bile fikrini ve duygularını değiştirebiliyorsak, aslında, hayvan haklarına ve yaşama saygıya inanan birkaç nesil kazanıyoruz demek… Bu da benim “gönüllü” kavramına bakışımı destekliyor. Sırf bu nedenden, düzensizlikleri düzeltebileceğimize olan inancımdan, harekete geçmeden, sessizce herşeyi kabullenerek bozuk sistemin değişmeyeceğine olan görüşümden dolayı, gönüllü olarak HAYTAP’a elimden geldiği kadar destek olmaya çalışıyorum. Daha çok sirkler ve hayvanat bahçeleri gerçeği üzerine eğilmeye çalışıyorum. Şu anda yunus parklarına ve akvaryumlara dair gelişmeleri takip ediyorum ve hem HAYTAP’la, hem de konuyla ilgili diğer arkadaşlarla birlikte konuya yasal boyutta da, eylem boyutunda da yön vermeye çalışıyoruz. Aynı şekilde Barınak Gönüllüleri Derneği BGD’nin çalışmalarına ve STK’lar dışında ihtiyacı olan tüm hayvanlara, yetişebildiğim kadar yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu arada da maalesef aklıma hayalime asla gelmeyecek veya mantığıma bir türlü sığmayacak hayvan hakları ihlallerine ve vahşetlere tanık oluyorum, duyuyorum veya okuyorum. Maalesef derken aslında “iyi ki de” demek lazım çünkü bunlar, bana daha fazla savaşma gücü ve isteği veriyor! Bir yandan da değiştirmek için gereken bilgiyi, altyapıyı ve deneyimi toplamaya çalışıyorum çünkü her yeni sorun, gerçekten de yeni bir çözüm getirmek zorunda. Demek yapımcısın? Evet. İZ TV’de buna “yapım sorumlusu” deniyor! Program yapıyorum ve sorumlu hissediyorum! :) Bu durumda A’dan Z’ye programın yapım-çekim-kurgu-ses, bazen de metin aşamalarına kadar hepsinden sorumlu oluyoruz. Ağırlıklı olarak doğa, çevre, hayvanlar ve arkeoloji üzerine bölümler hazırlıyorum. Daha çok benim ilgi ve çalışma alanlarım olduğu için herhalde... Çoğu zaman konuları biz seçiyoruz. Ben de hem kendimce merak ettiğim ve çekmek istediğim konuları belirliyorum, hem de suya sabuna dokunur konulara girmeye çalışıyorum. Ne kadar beceriyoruz, onu bilemem ama çoğundan keyif alıyorum! Örneğin şimdi küçük akbabalar hakkında bir bölüm üzerine çalışıyorum. Çok heyecanlı çünkü yine onların dünyasına girebilmek için bir fırsat! Sonrasında Karadeniz’in balı, Türkiye’nin yarasaları ve petrolün hükmüyle ilgili bölümler var. Bu işin en iyi yanı, Türkiye’de varolduğunu bile bilmediğin insanlara, hayvanlara, doğaya ve çalışmalara tanık olmak. En heyecan verici tarafı bu bence... Karşılaşılan güçlükler nedir? Sorumlu yerine bazen yapım “sorunlusu” olduğumuz durumlar oluyor tabi, klasik! Bunun, beraber çıktığın ekibin aynı odak noktasında ve istekte olmama ihtimaline dair kronik sıkıntılarından çok, sisteme ve Türkiye’de belgesel içerikli yapımlara karşı tutumdan kaynakladığını söyleyebilirim. TV kanallarına ceza olarak belgesel yayınlatan bir zihniyetin hakim olduğu bir ülkede bu alanda çalışmak, tüm ekipler için çok zor. Üstüne üstlük, belgeseli, sinema-reklam çekimlerinden ayırmayan reyting çılgını potansiyel sponsorlardan tutun da, ilgili bakanlıklardan çıkan günlük 900 TL’lik çekim izinlerine ve toplumu uyutmaya çalışan yöneticilere kadar herşey güç. Aynı zamanda belgeselin bir tür olarak algılanışı ve uygulanışı da bir yandan etkiyi azaltıyor. Zamansızlık, maddi güçlükler ve televizyona iş yetiştiriyor olmaksa, biraz da belgeselin ruhunu baltalıyor gibi hissediyorum çoğu zaman. SUALTI Gazetesi hakkındaki düşüncelerin? Sualtı Gazetesi’ni HAYTAP’tan en bir aktivist arkadaşım Ege’yle tanıdım (Sakin Bitikli). Gecenin bir yarısı röportaj yetiştirme dertlerini okuyarak, birbirinize laf yetiştirmelere arada bir ben de karışarak Sualtı Gazetesi ekibini tanıdım ve gazeteyi ilk o şekilde okudum ilk önce (galiba işe yarıyor!). Geçen seneydi ilk Sualtı Gazetesi keşfim. Sualtı Gazetesi, kesinlikle etik değerlerini çok iyi belirlemiş, bağımsız ve özgün bir bakış açısına sahip harika bir oluşum bence. Bir kere suyun altıyla ilgilenen Türkiye’de kaç gazete var?! Buradan yola çıkarsak, benim ilgi duyduğum dünyaya en saygılı biçimiyle yaklaşan, her yerden kolaylıkla ulaşılabilen, çok mütevazı ve bilgili bir ekibi olan ama gerektiğinde tepkisini koyup etkisini en iyi biçimde verebilen ender yayınlardan. Benim için şu anda sualtıyla ilgili en zengin kütüphanelerden biri! Benim sualtında yaşadıklarımı Sualtı Gazetesi, galiba benim gözümdeki kendi tanımlamasını barındırıyor: Sualtında çok rahatım ve içerideki tüm sesleri seviyorum. Tüp olmadan, yaz tatilcisi tadında yüzerken bile, suyun altından gelen çıtırtıları, hareketliliği duymayı seviyorum. Birçok kişi için sıradan bir balığı görünce bile önce heyecanlanıp sonra sakinleşip en sonunda da onun hareketlerini izlemeyi seviyorum. Muhtemelen bunlar amatör bir dalgıcın (ya da dalıcının-hangisi doğruysa :)) ilk heyecanları ama 500 kez de dalsam herhalde aynı duyguları yaşarım. Çünkü sualtında deniz canlılarıyla beraber aynı ortamda olduğumu bilmek, onların dünyasında sadece bu aletlerle hareket edebileceğimi, onlara hükmedemeyeceğimi ve yukarıdaki dünyayla arama güzel bir mesafe koyduğumu bilmek, beni daha fazla bu evrene ait hissettiriyor. Daha küçük ama daha ait… Tıpkı Sualtı Gazetesi gibi…  Etkinlik hakkındaki düşüncelerin nedir? “Özgür Yunuslar, Özgür Dalgıçlar” etkinliği, Ege’deki bir tür kıvılcımla ortaya çıkan müthiş bir etkinlik. Biraz hızlı ve hazırlıksız yakalandığımız doğru bu etkinliğe. Yetiştirmek için çok uykusuz kaldık, çok debelendik ve çokca “radyasyon” ve stres yüklendik! Ama ilk aşama için hepsine değdi çünkü fikir eyleme dönüştüğünde, aynı ortak amaca ulaşmaya çalışan insanlar bir araya geliyor ve işte o zaman farkındalık yaratabilmek için ilk adımı atmış oluyoruz. Belki de, hayvanların çektiği acıların duyurulabilmesi dışında, en büyük faydalarından biri bu oldu etkinliğin: Tek bir amaç doğrultusunda birbirini tanımayan insanlar bir şekilde bağlantı kurdu. Şimdi artık en azından kim, hangi konuda, nasıl destekler, biraz fikrimiz var. Mersin’den Çanakkale’ye, İzmir’den Antalya’ya kadar yüzlerce dalgıcın, insanın yunus parklarının ve akvaryumların kapatılmasına destek olduğunu bilmek, varolan sistemi değiştirebilmek için çok sağlam bir inanç kapısı. Ama sonrası için devam edecek manevi destek her şeyden daha önemli. Çünkü deniz canlılarının tutsak edildiği bu hapishanelerin kapatılması için çok daha büyük ve planlı etkinlikler, girişimler düşünüyoruz. Yalnızca bu değil; denizlerimize ve içinde yaşayan, tüm ekosistemi etkileyen canlılara dair doğru düzgün devlet politikaları, doğru düzgün devlet uygulamaları talep edeceğiz. Yetkili bakanlıkları, görevlerini yapmaya zorlayacağız. Zaten HAYTAP olarak bunun üzerinde şu anda çalışıyoruz. Ama hukuki boyutta, insanları bilinçlendirme konusunda neler yapılması gerekiyorsa da yapacağız. Ben inanıyorum; bu sistem o veya bu şekilde bir gün evrilecek! Yeter ki her birimiz öğrenmeye ve eldeki bilgiyle savaşmaya açık olalım. Bunun bir örneği de, yakında, 1 Ağustos Pazar günü İstanbul’da olacak. “Özgür Yunuslar, Özgür Dalgıçlar” etkinliği, çok daha kapsamlı bir biçimde Suadiye Sahili’nde yapılacak. Havada, karada ve suda hayatın detaylarına önem veren ve her canlının yaşamına saygı duyan ve gerektiğinde sırf bunun için savaşacak herkesi büyük bir heyecanla bu etkinliğe çağırıyoruz! Bu arada eylemin odak noktasını yunuslar olarak belirledik çünkü en yakınımızda onlar var ve parklarda en çok onları görüyoruz. Ancak alt metinlerde ve fikrimizin tüm temelinde havuzlarda ve akvaryumlarda esaret altında gösteri yapmaya zorlanan deniz aslanları, foklar, köpekbalıkları, mantalar ve diğer türler var… Bu etkinlik, standartların iyileştirmesini tartışmıyor. Bu etkinlik özgür doğan ve özgür yaşaması gereken tüm canlıları kapsıyor aslında! HAYTAP ve SUALTI Gazetesi iyi bir örnek oldu mu? Bu ikili bence Edi’yle Büdü, ya da pardon, daha çok Tango ve Cash gibi oldu! J HAYTAP, varolan düzende tüm canlılar için hayat standardını oturtmaya çalışırken ve sonuna kadar yaşam hakkını savunurken, Sualtı Gazetesi de hayatın kaynağına, suya iniyor. “Dünya Polis Departmanı”ndan iki güç, yine, o veya bu biçimde, havada, karada ve suda yaşam belirtilerinin izinden gidiyor. Bence evet, çok iyi bir örnek oldu. Sence etkinlik ile ilgili zaman ne getirecek? Zaman, bir kere bilinci farklı kesimlere, gittikçe büyüyerek taşıyacak. Yalnızca bizim etkinliğimizle değil tabi. Birçok kişinin, grubun, platformun farklı farklı girişimleriyle… Ortalama bir hayvanseverin bile yunus gösteri merkezlerinin, yunus rehabilitasyon kisvesinin ardındaki gerçekleri bilmediğini düşünürsek, öğrenecek daha çok şeyimiz var. Bizim de… Örneğin, ben bir köpeğin tecavüze uğrayabileceğini daha ancak 3-4 sene önce öğrendim. Önceden aklımın ucundan bile geçmezdi; duysam da bunun gerçekliğine inanmazdım! Hala da inanamıyorum, o ayrı ama bu da bunun gibi bir şey… Yani ortalama bir vatandaş, yunus gösteri merkezine bilet alırken, aslında dünyanın bir ucundaki yunusların kanıyla birlikte bir kan gölünde onlarla yüzmeye gittiğini, Türkiye sularında avlanmış yunuslarla yüzdüğünü bilmiyor! Kaç kişi yunusların tutsaklık nedeniyle bir süre sonra intihar edebileceğini biliyor? Ya da kaç kişi, o akvaryumlarda tutsak edilen deniz canlıları gibi, kendini ufacık bir odada, aç bırakılarak eğitildiğini ve o şekilde hayatının sonuna kadar “yaşayan ölü” olarak kaldığını hayal ediyor, empati kuruyor? Biz bu parklara gitmezsek, onları ekonomik sekteye uğratabiliriz ve bir süre sonra bu hayvanlar üzerinden milyon dolarlar kazanamadıkça, yavaş yavaş, tek tek kapanacaklar! Zaman gelecek, onları bizim dünyamızda tutsak etmeyi değil, onların dünyasında özgürce misafir olmayı isteyeceğiz. Ve zaman, yetkili kurumların, bakanlıkların baskı altına alındığı bir dönemi getirecek. Bu 5 yıl olur, 10 yıl olur, 50 yıl olur, bilmiyorum. Ama sonunda olur! İnanıyorum. Bu harekete hayat veren, devam ettiren, pes etmeyen, motive eden Ege Sakin Bitikli’ye, Gökhan Karakaş’a, Didem Gürer’e, Ahmet Kemal Şenpolat’a, Şule Baylan’a, Hakan Tiryaki’ye ve sana çok teşekkür ederim… Ekip sağlam diyorum! :) Ayrıca bize her şartta destek veren, tüm dalış okullarına ve bireysel destekçilere de… İyonosferden bile dünyaya yansıyacak sesimizle çok daha fazla kitleye ulaşıp bu hayvanların sesini bir gün duyuracağız! :) Sevgili Öykü, zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim. Çalışmalarında başarılar dilerim ! Bilal Karataş bilalkaratas@sualtigazetesi.com]]>
1963 2010-10-31 08:17:32 2010-10-31 05:17:32 open open oyku-yagci-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_lock 1290288115 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/10/20100722-oy2.jpg views 229
1_20101102161934_ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1976 Tue, 02 Nov 2010 15:30:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/1_20101102161934_.jpg 1976 2010-11-02 18:30:58 2010-11-02 15:30:58 open open 1_20101102161934_ inherit 1975 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/1_20101102161934_.jpg _wp_attached_file 2010/11/1_20101102161934_.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"368";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:29:"2010/11/1_20101102161934_.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"1_20101102161934_-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:29:"1_20101102161934_-300x200.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"200";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 2_20101102162102_ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1977 Tue, 02 Nov 2010 15:31:47 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/2_20101102162102_.jpg 1977 2010-11-02 18:31:47 2010-11-02 15:31:47 open open 2_20101102162102_ inherit 1975 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/2_20101102162102_.jpg _wp_attached_file 2010/11/2_20101102162102_.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"368";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:29:"2010/11/2_20101102162102_.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"2_20101102162102_-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:29:"2_20101102162102_-300x200.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"200";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 20 Okyanusta tarihi buluşma! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1975 Tue, 02 Nov 2010 15:32:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1975

Modern Türk firkateyni TCG GAZİANTEP, dünyanın çevresini kas gücüyle dolaşma hedefiyle 2007 yılında yola çıkan Türk gezgin Erden Eruç ile Hint Okyanusu geçişi sonunda Afrika kıyılarına yaklaşırken denizde buluştu. Avustralya'dan denize açılan Erden Eruç, 110 gün denizde yalnız kaldıktan sonra Madagaskar'ın batısındaki sularda Türk Deniz Kuvvetleri tarafından karşılandı. 2007 yazından beri dünyanın çevresini kas gücüyle dolaşma hedefiyle Aktaş Group ana sponsorluğu altında Altı Zirve Projesi'ni sürdüren ve bugüne kadar Pasifik Okyanusu ile Bismarck ve Mercan denizlerini kürekle geçen Erden Eruç, Avustralya'yı bisikletiyle kat ettikten sonra 13 Temmuz 2010 tarihinde kıtanın batı sahilindeki Carnarvon kasabasından Hint Okyanusu'na kürekle açıldı. Tam 110 gündür Hint Okyanusu'ndaki çetin şartlarda mücadele eden ve dalgalarla boğuşurken üç yedek küreği kırılan Erden Eruç, TCG GAZİANTEP tarafından 30 Ekim 2010 günü denizde karşılandı. Erden Eruç, ilk hedefi olan Kenya sahillerine yaklaşırken olası bir korsan tehlikesi nedeniyle kaygılıydı ve bu konuda Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan talimat istemişti. Ağustos sonundan itibaren Somali, Seyşeller ve Tanzanya üçgeni içindeki alanda ticari gemilerin emniyetini sağlamak üzere kurulan Birleşik Deniz Görev Kuvveti adlı uluslararası deniz gücünün komutasını devralan Türk Deniz Kuvvetleri, Eruç'la düzenli olarak haberleşmekteydi. Yaptığı başvurunun ardından en üst düzeyde ilgi görerek Türk Deniz Kuvvetleri Harekât Merkezi'nin takibine alınan Eruç, aldığı bilgilerin ışığında rotasını değiştirip nispeten daha az riskli sulara yöneldi. Erden Eruç, bir haftaya kadar Afrika sahillerine ulaştığında, Hint Okyanusu tarihte ilk defa bir ana kıtadan diğerine kas gücüyle geçilmiş olacak. Geçmişte olanlarla bu sene alınan önlemler sonrası meydana gelen korsan vakalarının karşılaştırılması sonucu kendisine tavsiyelerde bulunan Türk Deniz Kuvvetleri, tarihe geçecek mücadelesinde Eruç'la düzenli haberleşmeyi sürdürüyor. Bu coğrafyada tarihte bilinen en büyük Türk mevcudiyeti, Emir Ali Reis'in 5 Mart 1589'da Mombasa'da Portekizli amirale teslim olması ile son bulmuştu. Günümüzün modern savaş gemilerinden biri olan ve aynı zamanda komutasının bir Türk Amirali tarafından yürütüldüğü, Birleşik Deniz Görev Kuvveti karargahına da ev sahipliği yapan 280 mürettebatlı sancak gemisi TCG GAZİANTEP firkateyni, tek başına 7 metrelik özel okyanus kayığındaki Erden Eruç ile 30 Ekim 2010 tarihinde güney yarı kürede buluştuğunda, Türk Deniz Kuvvetleri bir Türk vatandaşı ile birlikte Türk denizcilik tarihinde yeni bir sayfa açmış oldu. Hint Okyanusu'nda şimdiye kadar geçirdiği 110 gün içinde, başladığı Carnarvon'dan yaklaşık 4.600 deniz mili gelmiş olan Eruç, Afrika sahillerine kalan 400 millik mesafeyi bir haftaya kadar tamamlayacak. Eruç'un günlüğünü okuyarak gelişmeleri günbegün takip etmek isteyenler http://www.kaslagit.com/ sitesini ziyaret edebilir, düzenli haberler için kaydolabilirler. Kaynak: Vira Haber

]]>
1975 2010-11-02 18:32:37 2010-11-02 15:32:37 open open okyanusta-tarihi-bulusma publish 0 0 post 0 _edit_lock 1288712688 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/1_20101102161934_.jpg views 163
37275 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1981 Fri, 19 Nov 2010 02:18:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/37275.jpg 1981 2010-11-19 05:18:40 2010-11-19 02:18:40 open open 37275 inherit 1980 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/37275.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2010/11/37275.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"37275-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"37275-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2010/11/37275.jpg views 37 Beyaz köpekbalıkları Avustralya'dan gelmiş http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1980 Fri, 19 Nov 2010 02:19:22 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1980 Akdeniz'de beyaz köpekbalığına pek sık rastlanmaz. Ancak Adriyatik kıyısındaki San Benedetto del Tronto'da 7 metre uzunluğundaki dev bir beyaz köpekbalığı, ton balığını göz açıp kapayıncaya kadar yuttu.

Bilim insanları, buradan yola çıkarak Akdeniz'de pek rastlanmayan bu vahşi hayvanların nereden geldiğini araştırmaya başladı. Araştırma sonuçlarına göre beyaz köpekbalıkları, Avustralya kıyılarından Akdeniz'e gelmiş. Bilim insanlarına göre geç dönemde görülen bir buzul çağda, Hint-Pasifik Okyanusu'nda yaşayan bir dişi köpekbalığı yolunu şaşırarak Akdeniz'e doğru geldi. Burada doğuran köpekbalığı Akdeniz'deki beyaz köpekbalıklarının atası oldu. Beyaz köpekbalıkları da tıpkı som balıkları gibi doğumlarını, ilk doğum yaptıkları yere geri dönüp yapıyorlar. Böylece Akdeniz'deki beyaz köpekbalığı nüfusu oluşmuş oldu. Kaynak: Deniz Haber]]>
1980 2010-11-19 05:19:22 2010-11-19 02:19:22 open open beyaz-kopekbaliklari-avustralyadan-gelmis publish 0 0 post 0 _edit_lock 1290133772 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/37275.jpg views 175
Kaplumbağa 1230 mil yol yaptı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1984 Sat, 20 Nov 2010 19:49:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1984 1984 2010-11-20 22:49:24 2010-11-20 19:49:24 open open kaplumbaga-1230-mil-yol-yapti publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1290282663 views 124 bc8 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1987 Sat, 20 Nov 2010 20:40:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/bc8.jpg 1987 2010-11-20 23:40:27 2010-11-20 20:40:27 open open bc8 inherit 1986 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/bc8.jpg _wp_attached_file 2010/11/bc8.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/11/bc8.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"bc8-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"bc8-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 19 Bilge Çingigiray Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1986 Sat, 20 Nov 2010 21:15:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1986

Değerli SUALTI Gazetesi okurları, serbest dalışla ilgilenenlerin çok yakından tanıdıkları, Milli Takım sporcumuz, 2010 Serbest Dalış Türkiye şampiyonumuz, Serbest Dalış Avrupa ikincisi Bilge Çingigiray ile birlikteyiz… Doğrusunu isterseniz bugüne kadar sanal ortamdan tanıdığım Bilge hanımın yanında olmak benim için çok heyecan verici… Güler yüzü ve sempatik tavırları, alçak gönüllülüğü ve örnek spor ahlakı hemen, dikkatimi çeken özellikleri…  Bilge Hanım merhabalar, bize zaman ayırıp röportajı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim… Merak ediyorum bu spora nasıl, ne zaman başladınız? Derinlikler sizi nasıl çekti…?  Serbest dalış sporuna 2006 yılında başladım, ilk defa 2007 yılında ulusal ve uluslar arası yarışmalara katıldım. Benim sualtı serüvenim tüplü dalışla başlar. Denizci bir asker emeklisi olan babam hep dalmamı isterdi. Bunun için gerekli zaman ve parayı ancak 2006 yılında ayırabilmiştim. Yine bir dalış hazırlığı sırasında birdenbire siyah giysili, üzerinde hiçbir ekipman olmadan sırayla dalan sporculara gözüm takıldı. Tam anlamıyla büyülenmiştim. Bu hayatımda gördüğüm en heyecan verici şeydi ; tek bir nefes alıyorlar ve sadece bir palet yardımıyla sualtında mesafe gidiyorlardı. O anda “bunu mutlaka denemeliyim” dedim, özgürlük bu olmalıydı.. Hissettiğim heyecan zamanla sonu gelmeyen bir aşka dönüştü. 

 

Serbest dalıcılığın hangi branşlarında çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz? Bu branşları biraz açıklayabilirmisiniz?  Halihazırda 2 branş üzerinde yoğunlaşmış durumdayım. Bunlardan biri “paletli dinamik apnea” ismini verdiğimiz, tek nefeste, havuzda, palet kullanarak, en uzun mesafe gitme esasına dayalı branştır. Diğer branş ise “küp apnea-jump blue” ismini verdiğimiz, tek nefeste, denizde, 10m. derinlikte bulunan, kenarları 15m. olan bir kare hattın dış etrafından dolanarak en uzun mesafe gitme işidir. Küp Apnea yarışmaları daha önceki yıllarda 15m. derinlikte yapılıyormuş, o zaman denizde kurulan hat tam bir küp olduğundan bizdeki ismi “küp apnea” olarak kalmış. Şimdi hat tam bir küp olmasa da halen aynı ismi kullanmayı sürdürüyoruz. Her iki branşı da çok severek yapıyorum ve her ikisinde de Milli Takım formasını giymiş olmak ve uluslar arası arenada Türk bayrağını dalgalandırmış olmak benim için onur kaynağıdır.  2011 yılı itibariyle potansiyelimi birkaç farklı branşa daha yaymayı planlamaktayım. 

 

Sanırım serbest dalıcılıkta sürekli ve düzenli antremanlar çok önemli.. Antremanlarınızı nasıl nerde ve hangi sürelerde yaparsınız?  Yoğun iş ve okul yaşantımla beraber antrenman programımı hiç aksatmadan sürdürürüm. Hayatımdaki hiçbir şeyin antrenman sürecimi olumsuz şekilde etkilemesine izin vermem. Uzun antrenman sezonumu rahat edebileceğim bir ortamda devam ettirmem önemlidir. Havuz ve kara antrenmanlarımı daha evvel olduğu gibi bu yıl da, yaşadığım şehir olan Çanakkale’de bulunan Kolin Hotel sponsorluğunda sürdürmekteyim. Halen Türkiye Rekorunu elimde tuttuğum “küp apnea” branşı için zorlu deniz antrenmanlarımı Gökçeada’da antrenörüm ve tecrübeli serbest dalış sporcusu arkadaşım Sertan Aydın gözetiminde ve güvenlik amirliğinde sürdürmekteyim. Bu branşta antrenmanlarımın bir kısmını antrenman sponsorum Denizkızı&Denizkızı Royal Hotel ile beraber National Geograpfic- Nautilus Dalış Okulu direktörü Tevfik Camgöz gözetiminde ve güvenlik amirliğinde, berrak ve sıcak sularını çok sevdiğim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürmekteyim. 

 

Yarışmalardan önce bu antrenmanlar esnasında sizi en çok modifiye eden şey yada şeyler nelerdir? Elde ettiğiniz güzel derecelerden sonra ne hissedersiniz?  Benim için her antrenman yepyeni bir deneyimdir. Bir sonraki antrenmanda neler deneyimleyeceğimi görmek için sabırsızlanırım. Bu beni yeni antrenmana iyi bir şekilde hazırlar. Yarışmalarda güzel bir sonuç elde ettiğimde antrenmanlarımı taçlandırdığımı düşünürüm ve fazla oyalanmadan bir sonraki yarışmama odaklanırım. Ancak spor hayatında her zaman istediğimiz olumlu sonuçları elde edemeyebiliyoruz. Böyle zamanlarda kendimi asla yıpratmam ve hatalarımı belirleyerek bir sonraki hedefime daha güçlü bir şekilde yönelirim. 

 

Bağlı bulunduğunuz kulüp var mı? Varsa bize biraz kulüp faaliyetlerinden bahsedebilirmisiniz?  Çanakkale Cankurtarma ve Sualtı İhtisas Spor Kulübüyle başladığım yarışmacılık yaşantıma, son iki yıldır ODTÜ-SAS Kulübü ile devam etmekteyim. Yoğun iş-okul-antenman yaşantım dolayısıyla kulübümün çok renkli faaliyetlerine katılma fırsatı bulamıyorum.  Serbest dalıcılıkta Türkiye’nin durumu nedir? Biz dışardan bakıldığında nasıl gözüküyoruz?  Türkiye, Serbest Dalış sporunda uluslar arası nizami yarışmalar düzenlenmeye başlandığından bu yana bu yarışmalara katılım gösteren bir ülkedir. Ulusal yarışmalarımızda katılımcı sayısı, bu sporla ilgilenen diğer ülkelere göre oldukça fazladır. Yıllar içinde uluslar arası yarışmalarda çok önemli başarılara imza atılmıştır. Diğer katılımcı ülkeler Türkiye’nin potansiyelinin farkındadır. Konu hakkında şahsi fikrim ise, serbest dalışta çok güçlü olduğumuz şeklindedir. Ancak iyi yarışma çıkarmak için sadece güç yeterli değildir. Daha iyi yarışmalar çıkarabilmek için iyi stratejilere ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyim. Bu konu üzerinde devam eden çalışmalarımızı gücümüzle birleştirdiğimizde tam olarak hak ettiğimiz noktada olacağımıza inanıyorum. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Başkanımız Sayın İnkılap Obruk ve Serbest Dalış Teknik Kurulu Başkanımız Sayın Levent Ucuzal Türkiye’de serbest dalış sporunun ivme kazanmasında önemli rol oynamaktadırlar. 

 

Çalışmalarınız esnasında sizi en çok zorlayan husus nedir? Karşılaştığınız sorunlar oluyor mu? Sponsor sıkıntısı yaşıyormusunuz mesela?  Antrenman sezonumda beni çok zorlayan bir husus fiziksel ve zihinsel aktiviteye dayalı olan iş yaşantımı antrenmanlarımla paralel sürdürmek zorunda oluşumdur. Bu bana iş kaybı ve/veya yorgun antrenman/yorgun yarışma olarak geri dönmektedir. Halen spor yaşantımı finanse edebilecek bir sponsor bulabilmiş değilim. Halihazırda 2 branşta kafamı suya soktuğum anda dünya rekorunu Türkiye’ye getirebilecek durumdayken, rekor organizasyonunu üstlenecek bir sponsorum olmadığından yarışmaları beklememiz gerekecek. 

 

Basının, sizin gibi yurt dışında önemli başarılar elde etmiş sporcularımıza bakışı nasıl? Sizce, serbest dalışa gereken önemi veriyorlar mı?  Belki de doğası gereği, popüler kültüre prim vermekte olan ulusal basın bazen başarı öykülerine ilgisiz kalmaktadır. Örneğin, 2008 yılında 2 branşta Avrupa 2.ciliği kazandığımda, 4 gün üst üste maksimum performans göstermiş ve o yarışma içinde 2 madalya birden kazanan tek bayan sporcu olmuştum. Konu ulusal görsel basında altyazı olarak, ulusal yazılı basında da ufak bir haber küpürü olarak yer bulurken aynı yıl İtalyan basınından gelen bir röportaj teklifini kabul etmiştim. Röportaj İtalyan basılı medyasında yer aldı ve bir İtalyan gazetecinin yaptığı, “gelecek yıllar için bu Türk kızını dikkatle izleyin” yorumu çok hoşuma gitmişti. Esasen popülariteden çok hedeflerime odaklı olduğumdan bu konuda bir sıkıntım yok, üzerinde fazla da durmuyorum. 

 

Sizin aynı zaman da rehberlik yaptığınızı biliyorum.. Bu kadar aktif olmayı nasıl başarıyorsunuz? Bize yaptığınız işten biraz bahsedermisiniz?  İlginç bir şekilde hayat beni aktif olmaya çağırıyor. Kendimi genellikle bir yerden bir yere koşuştururken buluyorum. Mesleğim “turist rehberliği”ne ilk başladığım günden beri işimi “dünyanın en güzel işi” olarak tanımlarım. Bir rehberin hiçbir zaman uykusu gelmez, susamaz, acıkmaz, yorulmaz, hep gülümser ve her zaman kendisine sorulacak sorulara verecek mantıklı bir cevabı; gezdirdiği destinasyon hakkında engin bilgisi olmalıdır. Yaptığım her işi mükemmel yapmak isterim; dolayısıyla gezdirdiğim gruptaki her bireyin benim turumdan mutlu ayrılması için çabalarım. İşim gereği çok fazla farklı insan modeliyle karşı karşıya geldim. Bu bana sosyal yaşantımda iletişim kurduğum insanların özünü daha rahat fark edebilmemi sağlamaktadır. Bir de hayatım boyunca karşılaştığım en ilginç insanlar hep çalıştığım gruplardan çıkmıştır, bu benim işime olan ilgimi canlı tutar. 

 

Geleceğe yönelik hedefleriniz nelerdir?  Yaşadığım günden memnun bir kişi olarak geleceğe dönük çok fazla planlar yapmasam da ileride sporculuk yaşantımda başarılı yarışmalar çıkarmak isterim. Bunun yanı sıra halen keyif alarak ve ilgiyle devam ettirdiğim spor öğretmenliği bölümünden mezun olduğumda, diğer bir branşım olan tarih öğretmenliği ile beraber çift dallı bir öğretmen olarak iş yaşantımı sürdürmeyi isterim. 

 

Bize bir anınızı anlatırmısınız?  Çocukken her yere koşarak giderdim; bakkala, okula, parka… ve koşmayı çok severdim. İçine dönük bir çocuk olduğumdan spor öğretmenim bu yönümü bilmezdi. Ortaokul 3. sınıftaydım, 15 yaş civarı… Öğretmenimiz 3 kız öğrenci seçti ve onları ortaokullar arası koşu yarışına götüreceğini söyledi. Seçtiği kızlar arasında ben yoktum ve bahsi geçen mevzu, koşudan başka bir şey olsaydı, eminim ki oracıkta sesim soluğum çıkmazdı. Ancak dayanamadım ve “”öğretmenim ben de yarışmak istiyorum”, dedim. Biraz düşündü ve sonra “tamam, sen de gel”, dedi. Uzun mesafe koşu yarışını birinci olarak bitirdiğimde çok mutluydum. Bu anımı her hatırladığımda Forrest Gump filmi aklıma gelir… 

 

Bu spora yeni başlıyacaklara tavsiyeleriniz nelerdir?  Bu ekstrem spor ilginç olduğu kadar güvenlik tedbirleri tam olarak alınmazsa tehlikeli de olabilir. Yeni başlayacak arkadaşlara tavsiyem işin uzmanlarından eğitim aldıktan sonra güvenlik tedbirlerini her şeyin üzerinde tutmaları olacaktır. Bundan sonra bu spora fiziksel yatkınlıkları da varsa başarılı olmak için ihtiyaçları olan şey düzenli ve bilinçli antrenmanlardır. Herkese sağlıklı dalışlar dilerim.  Sizin tatlı sevdiğinizi biliyorum… acaba en çok hangi tatlı?  Kesinlikle en zor sorunuz bu oldu, çünkü ben bütün tatlıları severim … Şu sıralar künefe diyebilirim ama yine de tüm tatlıları severim, bir de çikolatalı dondurmaya bayılırım.  Bilge hanım, size çalışmalarınızda başarılar dileriz !! tekrardan zaman ayırdığınız için çok teşekkürler !  Sevgili Bilal Karataş, uzun zamandır planladığımız bu buluşmayı gerçekleştirmek ve birbirinden güzel sorularınızı cevaplandırmak bana büyük keyif verdi, ilginizden ve nezaketinizden dolayı çok teşekkür ederim.  Bilal Karataş bilalkaratas@sualtigazetesi.com  Bilge Çingigiray Fotografları için Tıklayın

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

  

 

]]>
1986 2010-11-21 00:15:10 2010-11-20 21:15:10 open open bilge-cingigiray-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_lock 1292091443 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/bc1.jpg views 429 695 kayatugba82@hotmail.com http://- 78.191.192.62 2010-11-29 23:17:58 2010-11-29 20:17:58 1 0 0
bc1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1992 Sat, 27 Nov 2010 15:22:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/bc1.jpg 1992 2010-11-27 18:22:16 2010-11-27 15:22:16 open open bc1 inherit 1986 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/bc1.jpg _wp_attached_file 2010/11/bc1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/11/bc1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"bc1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"bc1-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 30 sas http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=1997 Tue, 30 Nov 2010 04:06:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg 1997 2010-11-30 07:06:00 2010-11-30 04:06:00 open open sas inherit 1996 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg _wp_attached_file 2010/11/sas.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"440";s:6:"height";s:3:"142";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='41' width='128'";s:4:"file";s:15:"2010/11/sas.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"sas-150x142.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"142";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:14:"sas-300x96.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:2:"96";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 29 ODTÜ SAS 8. Geleneksel Su Altı Hokeyi Şampiyonası http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1996 Tue, 30 Nov 2010 04:06:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=1996

ODTÜ SAS-Su Altı Sporları etkinlikleri kapsamında “8. Geleneksel Su Altı Hokeyi Şampiyonası” düzenlemiştir.Etkinlik duyurusu, talimatnamesi ve başvuru formu EK’te sunulmuştur. 8. Geleneksel Su Altı Hokeyi Şampiyonası; 25-26 Aralık 2010’da ODTÜ Kapalı Yüzme havuzunda 9:00-18:00 saatleri arasında yapılacaktır. Etkinlik TSSF-Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından resmi hakem sağlanması kapsamında desteklenmekte olup, federasyonumuzun bu desteği için teşekkür ederiz. Bu etkinliğin temel amacı, Türkiye’de, mevcut koşullarda su altı sporlarına olan ilgiyi ve farkındalığı arttırmak ve mevcut sporcuların tecrübelerini geliştirmektir. ODTÜ SAS yarışmaları ve etkinlikleri ile ilgili tüm gelişmeleri; http://sas.odtu.edu.tr/ adresinden takip edebilirsiniz. Ek1 Ek2 Levent UCUZAL E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]>
1996 2010-11-30 07:06:50 2010-11-30 04:06:50 open open odtu-sas-8-geleneksel-su-alti-hokeyi-sampiyonasi publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1291090862 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 150
deryacan2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2004 Sat, 11 Dec 2010 18:06:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan2.jpg 2004 2010-12-11 21:06:25 2010-12-11 18:06:25 open open deryacan2 inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan2.jpg _wp_attached_file 2010/12/deryacan2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"533";s:6:"height";s:3:"720";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='71'";s:4:"file";s:21:"2010/12/deryacan2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan2-222x300.jpg";s:5:"width";s:3:"222";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 21 poyrazbebek http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2005 Sat, 11 Dec 2010 18:07:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/poyrazbebek.jpg 2005 2010-12-11 21:07:54 2010-12-11 18:07:54 open open poyrazbebek inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/poyrazbebek.jpg _wp_attached_file 2010/12/poyrazbebek.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/12/poyrazbebek.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"poyrazbebek-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"poyrazbebek-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"2.8";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:8:"GT-S5620";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"3.6";s:3:"iso";s:2:"50";s:13:"shutter_speed";s:16:"0.03030303030303";s:5:"title";s:0:"";}} deryacan3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2006 Sat, 11 Dec 2010 18:08:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan3.jpg 2006 2010-12-11 21:08:28 2010-12-11 18:08:28 open open deryacan3 inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan3.jpg _wp_attached_file 2010/12/deryacan3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"533";s:6:"height";s:3:"720";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='71'";s:4:"file";s:21:"2010/12/deryacan3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan3-222x300.jpg";s:5:"width";s:3:"222";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 poyrazbebek1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2007 Sat, 11 Dec 2010 18:08:59 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/poyrazbebek1.jpg 2007 2010-12-11 21:08:59 2010-12-11 18:08:59 open open poyrazbebek1 inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/poyrazbebek1.jpg _wp_attached_file 2010/12/poyrazbebek1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"533";s:6:"height";s:3:"720";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='71'";s:4:"file";s:24:"2010/12/poyrazbebek1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"poyrazbebek1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"poyrazbebek1-222x300.jpg";s:5:"width";s:3:"222";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 30 deryacan2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2008 Sat, 11 Dec 2010 18:11:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan21.jpg 2008 2010-12-11 21:11:17 2010-12-11 18:11:17 open open deryacan2-2 inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan21.jpg _wp_attached_file 2010/12/deryacan21.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"533";s:6:"height";s:3:"720";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='71'";s:4:"file";s:22:"2010/12/deryacan21.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"deryacan21-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:22:"deryacan21-222x300.jpg";s:5:"width";s:3:"222";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 34 deryacan1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2009 Sat, 11 Dec 2010 18:12:10 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan1.jpg 2009 2010-12-11 21:12:10 2010-12-11 18:12:10 open open deryacan1 inherit 2003 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/deryacan1.jpg _wp_attached_file 2010/12/deryacan1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"335";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='89' width='128'";s:4:"file";s:21:"2010/12/deryacan1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:21:"deryacan1-300x209.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"209";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 20090716-kurtaran_k_baslik http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2018 Sun, 19 Dec 2010 12:10:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/20090716-kurtaran_k_baslik.jpg 2018 2010-12-19 15:10:18 2010-12-19 12:10:18 open open 20090716-kurtaran_k_baslik inherit 2017 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/20090716-kurtaran_k_baslik.jpg _wp_attached_file 2010/12/20090716-kurtaran_k_baslik.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"397";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='116'";s:4:"file";s:38:"2010/12/20090716-kurtaran_k_baslik.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:38:"20090716-kurtaran_k_baslik-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:38:"20090716-kurtaran_k_baslik-300x248.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"248";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"HP psc1400";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 USS Bluebird ASR19 Asya Rotası http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2017 Sun, 19 Dec 2010 12:11:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2017   Amerikan Donanmasında önemli görevler üstlenen USS BlueBird ASR19 daha sonra Türk Donanmasına katılıp TCG Kurtaran adıyla, evsanevi Türk Kurtarma dalgıçlarının gemisi oldu. Pek çok önemli göreve çıktı ve her görevden başarıyla bağlama limanı Beykoz’a geri döndü. Aşağıdaki fotograf geminin Amerikan Donanmasında iken izlediği Asya rotasının o günün koşullarında çizilmiş krokisi olup, tamamen orjinal kopyesidir. 
 
Fotografı büyütmek için buraya tıklayın !
 
 
Fotografı büyütmek için buraya tıklatın !
 
 
]]>
2017 2010-12-19 15:11:12 2010-12-19 12:11:12 open open uss-bluebird-asr19-asya-rotasi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1292797126 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/12/20090716-kurtaran_k_baslik.jpg views 136
ÖNEMLİ HATIRLATMA http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2023 Sun, 19 Dec 2010 12:21:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2023 25-26 Aralık 2010 tarihinde ODTÜ’de düzenlediğimiz ODTÜ SAS 8. Geleneksel Su Altı Hokeyi Şampiyonası planlamasının sağlıklı yapılabilmesi ve sıkıntı çekilmemesi için http://www.sas.metu.edu.tr/drupal/?q=node/380 web sayfasında yer alan Duyuru eki ön başvuru formunda yer alan bilgilerin 17 Aralık 2010 Cuma akşamı mesai bitimine kadar 0.312.473 3928 numaralı faksa gönderilmesi gerekmektedir. İlgi kapsamda göstereceğiniz hassasiyete şimdiden teşekkür ederiz. Levent UCUZAL Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]> 2023 2010-12-19 15:21:43 2010-12-19 12:21:43 open open onemli-hatirlatma publish 0 0 post 0 _edit_lock 1292761304 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 61 HATIRA POSTERI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2025 Sun, 19 Dec 2010 12:23:19 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2025 25-26 Aralik 2010 tarihlerinde ODTU’de duzenlenecek olan ODTU SAS- 8. GELENEKSEL SUALTI HOKEYI SAMPIYONASI’sinda hatira olmasi amaci ile tum katilimcilarin fotograflarinin yer alacagi ekteki ornege benzeyen 50×80 ebatlarinda bir poster calismasi yapilacaktir. Bu kapsamda 25 Aralik Cumartesi gunu oglene kadar katilim saglayan tum sporcu ve idareci arkadaslarimizin ODTU SAS yetkilisi cekim yapan arkadasimizi bulmalari onemle arz olunur. 
 Levent UCUZAL Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]>
2025 2010-12-19 15:23:19 2010-12-19 12:23:19 open open hatira-posteri publish 0 0 post 0 _edit_lock 1292762732 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 71
logo http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2029 Sun, 19 Dec 2010 13:30:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/logo.gif 2029 2010-12-19 16:30:18 2010-12-19 13:30:18 open open logo inherit 2028 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/logo.gif _wp_attached_file 2010/12/logo.gif _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"213";s:6:"height";s:2:"70";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='42' width='128'";s:4:"file";s:16:"2010/12/logo.gif";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"logo-150x70.gif";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:2:"70";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 66 BUDDY Applications http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2028 Sun, 19 Dec 2010 13:31:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2028 BUDDY bölümünde başlattığımız uygulamalarda sualtı severlerin ilgisini çeken bir çok web sayfası yeralıyor... Bu web sayfalarını BUDDY'den takip edebilir, en güncel konulara anında ulaşabilirsiniz...  BUDDY Uygulamalarını elimizden geldiğince genişletip BUDDY üyelerine ve sualtı severlere geniş bir yelpazede hizmet vermek için çalışmalarımızı uluslararası boyutta devam ettirmekteyiz...  BUDDY'e üye olup kendi dalış profilinizi oluşturabilirsiniz. aynı zamanda BUDDY dalış merkezlerinide hiç bir ücret talep etmeden kendi tanıtımlarını yapma imkanı tanımakta... Bütün bu avantajlardan yararlanabilmek için sizde BUUDY'e üye olun !!!!  BUDDY Applications; Bizi takip etmeye devam edin !]]> 2028 2010-12-19 16:31:16 2010-12-19 13:31:16 open open buddy-applications publish 0 0 post 0 _edit_lock 1303260244 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/12/logo.gif views 190 deneme http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2035 Sun, 19 Dec 2010 20:31:07 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2035 ]]> 2035 2010-12-19 23:31:07 2010-12-19 20:31:07 open open deneme pending 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1292791679 views 0 medex2011_1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2041 Sun, 19 Dec 2010 21:20:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/medex2011_1.jpg 2041 2010-12-20 00:20:40 2010-12-19 21:20:40 open open medex2011_1 inherit 2040 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/medex2011_1.jpg _wp_attached_file 2010/12/medex2011_1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:2:"78";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='49' width='128'";s:4:"file";s:23:"2010/12/medex2011_1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:22:"medex2011_1-150x78.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:2:"78";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SUALTI Gazetesi MEDEX 2011 Fuarında Sizlerle Buluşuyor ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2040 Sun, 19 Dec 2010 21:21:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2040 Sualtı Gazetesi MEDEX 2011 Fuarında 24-27 Mart tarihleri arasında okuyucuları ile buluşacak. SUALTI Gazetesi okurları, bugüne kadar köşe yazılarıyla gazetemize destek vermiş olan pek çok tanınmış isimle tanışıp fikir alış verişinde bulunabilecek.... İlerleyen günlerde siz okurlarımıza duyrulacak olan süprizlerimizi lütfen takip edin ! ]]> 2040 2010-12-20 00:21:43 2010-12-19 21:21:43 open open sualti-gazetesi-medex-2011-fuarinda-sizlerle-bulusuyor draft 0 0 post 0 _edit_lock 1303131772 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/12/medex2011_1.jpg views 287 20101010-millitakimvideo http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2045 Sun, 19 Dec 2010 22:00:34 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/20101010-millitakimvideo.jpg 2045 2010-12-20 01:00:34 2010-12-19 22:00:34 open open 20101010-millitakimvideo inherit 2044 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/20101010-millitakimvideo.jpg _wp_attached_file 2010/12/20101010-millitakimvideo.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"212";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='90'";s:4:"file";s:36:"2010/12/20101010-millitakimvideo.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:36:"20101010-millitakimvideo-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 Dünya Sualtı Video Şampiyonası Bütün Filmler http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2044 Sun, 19 Dec 2010 22:15:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2044 Son 2 yıldır bizim ve diğer ülke Federasyonları’nın CMAS’a yaptığı yoğun baskılar sonucunda ilk defa Video Dünya Şampiyonası düzenlendi. Ancak maalesef ülkemizde olduğu gibi Dünya da da Video yarışmacısı bulmak zor. Bu şampiyonaya da katılım Sualtı fotoğrafçılığındaki gibi değildi. Zaten üyesi olduğum CMAS görüntüleme kurulunda bu şampiyonanın 10 ülkeden az bir katılımla yapılıp yapılmaması tartışıldı ve son birkaç aya kadar yapılacağı belli değildi. Roma’da biz BODRUM 2011 sunumunu yaptığımızda, Ispanya Federasyonu da bu şampiyonanın sunumunu yaptı. Ispanyol Federasyonu bu tip spor organizasyonlarında çok tecrubeli olduğu için CMAS ilk şampiyonayı bu ülkeye verdi. Ancak çok kısa bir sürede organize olmak zorunda oldukları için ve ilki olduğu için CMAS görüntüleme kurulunda her ne şekilde olursa olsun yarışmanın yapılacağı kararı çıktı.Bu yüzden yarışmanın kuralları dediğiniz gibi çok fazla sağlıklı uygulanmamış olabilir. TSSF Görüntüleme kurulu olarak yakın zamanda tek gündem maddesi olarak CMAS 1. Video Dünya Şampiyonasını ele alacağız ve her ikinizi de bu toplantıya davet edip gözlemlerinizden faydalanacağız. Bundan sonraki yapacağımız Türkiye Şampiyonalarında ne tür kurallar uygulanacak ve video katılımını nasıl artırabilirz bu konuları tartışacağız. Ben özellikle size her sene Türkiye Şampiyonalarına katıldığınız ve video alanındaki özverili çalışmalarınız için ve ülkemizi Dünya Şampiyonasında temsil ettiğiniz için tüm videografçılar adına çok çok teşekkür ederim. Sevgilerimle Soner YARKIN TSSF Sualtı Görüntüleme Kurulu Başkanı Şampiyon Ispanya   İkinci Italya   Üçüncü Ispanya   Dördüncülüğü Paylaşan Portekiz   Dördüncülüğü Paylaşan Italya   Yedinci Fransa Sekizinci Almanya Dokuzuncu Turkiye Onuncu Japonya ]]> 2044 2010-12-20 01:15:09 2010-12-19 22:15:09 open open dunya-sualti-video-sampiyonasi-butun-filmler publish 0 0 post 0 _edit_lock 1294743415 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/12/20101010-millitakimvideo.jpg views 154 Haber Ötesi http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=2051 Mon, 20 Dec 2010 00:37:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?page_id=2051 2051 2010-12-20 03:37:57 2010-12-20 00:37:57 open open haber-otesi publish 335 7 page 0 _edit_lock 1292806014 _edit_last 1 views 113 SUALTI HOKEYI SAMPIYONASI KATILIM LISTESI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2058 Mon, 20 Dec 2010 15:33:32 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2058  25-26 Aralik 2010 tarihinde gerceklestirilecek olan ODTU SAS 8. Geleneksel Su Alti Hokeyi Sampiyonasi icin su ana kadar katilimi kesinlesen takim sayisi 22’dir. Bu baglamda yaklasik 300 sporcunun etkinlikte yer almasi beklenmektedir. Katilimci listesi ekte sunulmustur. Levent UCUZAL Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]> 2058 2010-12-20 18:33:32 2010-12-20 15:33:32 open open sualti-hokeyi-sampiyonasi-katilim-listesi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1292862898 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 89 ÖNEMLİ DUYURU http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2065 Thu, 23 Dec 2010 16:06:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2065  25-26 Aralik 2010’da gerceklestirilecek olan ODTU SAS 8. GELENEKSEL SU ALTI HOKEYI SAMPIYONASI Yuksek katilim nedeni ile mac genel programi asagidaki gibi olup uygulamaya hassasiyetle uyulmasi onem arz etmektedir: Toplam 101 mac yapilacaktir. Teknik toplanti ODTU Kapali Yuzme havuzunda sabah 08:15’de baslayacak olup 15 dakika planlanmistir. Ilk mac 09:00’da baslayacaktir. Erkek takimlar A ve B bayanlar ise tek grup olarak planlanmistir. Eleme maclari 15dk molasiz ve arasiz olarak yapilacak olup mac arasi 3 dk olacaktir. Maclar belirlenmis saatlerde takimlari hazir olmasa dahi baslatilacak olup zamanlamaya uymak cok onemlidir. Finale her gruptan ilk 4 takim cikacaktir. Final maclari 12’ser dakikalik molasiz 2 devre ve maclar arasi 3 dk olacaktir. Mac fiksturu yakinda yayinlanacaktir. Yuksek katilim nedeni ile yapacagimiz bu uygulamayi anlayisla karsilayacaginizi temenni ederiz. Levent UCUZAL Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]> 2065 2010-12-23 19:06:55 2010-12-23 16:06:55 open open onemli-duyuru publish 0 0 post 0 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg _edit_last 1 _edit_lock 1294308314 views 88 MAÇ FIKSTURU http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2068 Thu, 23 Dec 2010 16:11:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2068 Haftasonu gercekelstirilecek sampiyona icin Cumartesi ve Pazar gunleri ilk 3 mac fiksturu ekte 2 ayri sayfa olarak sunulmustur. Pembe renkli olan satirlar bayan takimidir. Maclar araliksiz olacagi icin sporcularimiza oglen aralarinda sandvic ve icecek planlamasi yapilmistir. Ayrica, Cumartesi aksami saat 19:30da Merkez Muhendsilik binasinin (MM) yaninda olan CATI kafeteryada aksam yemegi organize edilmistir. Yemek ve sandivicleruygun kosullarda ogrenci fiyati olarak planlanmis olup, bu yiyecekler icin havuzda SAS gorevlilerinden kupon alinmasi gerekmektedir. Takimlarimizin Hatira posteri cekimini unutmamalari ve Cumartesi gunu oglene kadar yapilacak cekimlere katilmalari onem arz etmektedir. Bilgilerinize sunariz. Levent UCUZAL Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr]]> 2068 2010-12-23 19:11:35 2010-12-23 16:11:35 open open mac-fiksturu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1293466039 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 92 resimboyut http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2072 Fri, 31 Dec 2010 00:16:04 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/resimboyut.jpg 2072 2010-12-31 03:16:04 2010-12-31 00:16:04 open open resimboyut inherit 2071 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2010/12/resimboyut.jpg _wp_attached_file 2010/12/resimboyut.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"135";s:6:"height";s:3:"135";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='96'";s:4:"file";s:22:"2010/12/resimboyut.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 27 Ege Üniversitesi'ne Sualtı Teknolojisi Bölümü http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2071 Fri, 31 Dec 2010 00:17:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2071 Güneş, yaptığı açıklamada, iki yıl süreli ön lisans seviyesinde eğitim vermesi planlanan "Sualtı Teknolojisi" programının, EÜ Su Ürünleri Fakültesi'nin eğitim desteğiyle Urla'daki binalarında yapılacağını belirtti. Güneş, Denizcilik Müsteşarlığı'nın programda yetişecek öğrencilerin "Balık Adam" olarak görev almalarını kabul edeceğini ifade ederek, şunları söyledi: "Yeni akademik yılda 20 öğrenciyle 'Sualtı Teknolojisi' programına başlayacağız. Bu programla bilimsel olarak balık adam yetiştireceğiz ve denizcilik sektöründe önemli bir eksiği gidereceğiz. Mezunlar gemi sökümü, batık arama, liman ve marina kurulumunda görev yapacağı gibi, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nde çalışabilecek." Su teknolojisi programının yanında, uçak teknolojisi ve makine resim konstrüksiyon bölümlerinin de bu yıl açılacağını dile getiren Prof. Dr. Güneş, örgün öğretimde 3 bin 673, ikinci öğretimde ise 2 bin 222 öğrencinin EMYO'da eğitim aldığını, bu rakamın "ilçe nüfusuna yakın" olduğunu bildirdi. Kaynak:pdr.biz.tr]]> 2071 2010-12-31 03:17:12 2010-12-31 00:17:12 open open ege-universitesine-sualti-teknolojisi-bolumu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1293756631 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2010/12/resimboyut.jpg views 244 34951 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2077 Mon, 03 Jan 2011 09:14:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/34951.jpg 2077 2011-01-03 12:14:40 2011-01-03 09:14:40 open open 34951 inherit 2076 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/34951.jpg _wp_attached_file 2011/01/34951.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/01/34951.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"34951-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"34951-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 38 34952 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2078 Mon, 03 Jan 2011 09:15:14 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/34952.jpg 2078 2011-01-03 12:15:14 2011-01-03 09:15:14 open open 34952 inherit 2076 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/34952.jpg _wp_attached_file 2011/01/34952.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"413";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='127'";s:4:"file";s:17:"2011/01/34952.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"34952-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"34952-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 Yarasa balığı görenleri şaşkına çeviriyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2076 Mon, 03 Jan 2011 09:15:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2076 Sualtı yaşamında zaman zaman görenleri şoka sokan tuhaf canlılara rastlanıyor. Bu ilginç canlılardan birisi de etli iri dudağına kırmızı ruj sürülmüş gibi duran yarasa balığı. Ağırlıklı Coca Adası Galapagos Adası civarında görülen Yarasa balığının inanılmaz bir yönü var. Bu balık 4 yengecini ayak gibi kullanıyor ve su altında 4 ayakla yürüyebilen tek balık türü. Kırmızı dudaklı yarasa balığı dünyadaki dört yüzgecinin üzerinde yürüyen tek balık. Yürümek için tasarlanmış yüzgeçleri, tuhaf görünüşlü burnu ve büyük kırmızı dudakları ile balığın son derece ilginç bir görünümü var. Yarasa balıklarının kumun üzerinde bir insanın yürümesi gibi dolaşabilmelerini sağlayan organları göğüs yüzgeçleri. Bu yüzgeçlerini kullanarak yarasa balıkları okyanus zemininde rahatça ayakta durabiliyor ve yüzgeç uçlarının üzerinde yürüyor. Fener balıklarında olduğu gibi yarasa balıklarının da burunlarının altında, diğer balıkları kandırmak için olta olarak kullandıkları küçük deri parçaları var. Yarasa balıkları etçil hayvanlar. Kaynak: Deniz Haber ]]> 2076 2011-01-03 12:15:50 2011-01-03 09:15:50 open open yarasa-baligi-gorenleri-saskina-ceviriyor publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1294046337 Image /wp-content/uploads/2011/01/34951.jpg views 345 588159_detay http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2081 Wed, 05 Jan 2011 16:05:12 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/588159_detay.jpg 2081 2011-01-05 19:05:12 2011-01-05 16:05:12 open open 588159_detay inherit 2082 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/588159_detay.jpg _wp_attached_file 2011/01/588159_detay.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"565";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='93'";s:4:"file";s:24:"2011/01/588159_detay.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:24:"588159_detay-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:24:"588159_detay-292x300.jpg";s:5:"width";s:3:"292";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 Kedi ve balığın dostluğu şaşırtıyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2082 Wed, 05 Jan 2011 16:06:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2082 İngiltere'de aynı evde yaşayan kedi ile balığın dostluğu görenleri hayrete düşürüyor Evde canı sıkıldığı zaman küçük cam fanusun yanına giden 4 yaşındaki Kaiser adlı kedi, balıkla zaman zaman oyunlar oynuyor. İki hayvan dostluklarını o kadar ilerletti ki; Kaiser fanusun üst kısmından burnunu içeri uzattığında, balık da aynı karşılığı vermek için yüzeye çıkıyor. Susadığı zaman, ihtiyacını cam fanustan karşılayan Kaiser ile balığın dostluğu eve gelen misafirleri de şaşkına çeviriyor. Ev sahibi 45 yaşındaki James Armstrong ise bu dostluktan oldukça memnun. Armstrong, "Kedimiz, balık aromalı suyu seviyor" diye espri yapmadan da geçemiyor. Kaynak: Vira Haber / Haber Türk]]> 2082 2011-01-05 19:06:09 2011-01-05 16:06:09 open open 2082 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1294244203 Image /wp-content/uploads/2011/01/588159_detay.jpg views 125 ODTU SAS UWH AVRUPA KUPASI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2087 Thu, 06 Jan 2011 10:06:01 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2087
 28-30 Ocak 2011 tarihlerinde Ispanya’nin Malaga kentinde gerceklestirilecek olan 11. Avrupa Sualti Hokeyi Sampiyona Kupasina ODTU SAS olarak maddi imkansizliklar nedeni ile eksik kadro ilede olsa bay ve bayan takimlari olarak katiliyoruz. Turnuva fiksturu ektedir.    Levent UCUZAL ODTU SAS-Su Alti Sporlari Toplulugu ve Takimlari Akademik Danismani Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail:leventu@bilgigis.com Web:http://sas.metu.edu.tr   ]]>
2087 2011-01-06 13:06:01 2011-01-06 10:06:01 open open odtu-sas-uwh-avrupa-kupasi publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1294310474 Image /wp-content/uploads/2010/11/sas.jpg views 89
20110108-1972kurs1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2097 Tue, 11 Jan 2011 10:54:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110108-1972kurs1.jpg 2097 2011-01-11 13:54:37 2011-01-11 10:54:37 open open 20110108-1972kurs1 inherit 2096 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110108-1972kurs1.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110108-1972kurs1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"341";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:30:"2011/01/20110108-1972kurs1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110108-1972kurs1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110108-1972kurs1-300x213.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"213";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 1972-1973 1.Sınıf Dalgıç Kursu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2096 Tue, 11 Jan 2011 10:55:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2096
Fotografı buyut
Kustarma ve Sualtı Komutanlığı 1972-1973 1.Sınıf Dalgıç Kursu’nu başarıyla bitirmiş Astsubaylar, diplomalarını hocaları Dalgıç Astsubay Hüseyin Çelik tarafından aldıktan sonra geleneksel kutlama kokteyline katılmışlardı... Kursiyerler; {Sol taraftan} Zeki Doğan, Kemal Deniz, Macit İnanç, Metin Karadeniz, Yılmaz Kuyucak. {Sağ taraftan oturan} Şafak Nemruh, Cemal Türkmen, Mehmet Akan, Yakup Topsöğüt… Mezun olduktan sonra Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’na bağlı kıtalarda ve gemilerde görev yapan bu Astsubaylar, bir birinden önemli başarılı görevlere imza attılar.. Halen günümüzde görev hapan bir çok kişinin hocaları oldular… Bu fotografı bizlere ulaştıran ve 1972-1973 mevzunu Em.Dalgıç Astsubay Kemal Deniz; “Hepimiz emekli olmamıza rağmen, halen o günlerin özlemini içimizde taşıyoruz… Bir araya geldiğimizde tekrardan o günlerin heyecanını birlikte yaşıyoruz… Bu vesile ile değerli hocamız Hüseyin Çelik’e de burdan sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz” dedi…]]>
2096 2011-01-11 13:55:50 2011-01-11 10:55:50 open open 2096 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295611901 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110108-1972kurs1.jpg views 201
20110107-20101223-TSSF-logo3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2104 Tue, 11 Jan 2011 10:59:21 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110107-20101223-TSSF-logo3.jpg 2104 2011-01-11 13:59:21 2011-01-11 10:59:21 open open 20110107-20101223-tssf-logo3 inherit 2103 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110107-20101223-TSSF-logo3.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110107-20101223-TSSF-logo3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"322";s:6:"height";s:3:"100";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='39' width='127'";s:4:"file";s:40:"2011/01/20110107-20101223-TSSF-logo3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:40:"20110107-20101223-TSSF-logo3-150x100.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"100";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:39:"20110107-20101223-TSSF-logo3-300x93.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:2:"93";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SERBST DALIS SPORCULARI PERFORMANS LOGU http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2103 Tue, 11 Jan 2011 11:00:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2103  TSSF Serbest Dalis Teknik Kurulumuzca 2011 yilinda yeni bir uygulamaya gecilecektir. Buna gore kendi bolgelerinde antrenman yapan sporcularin bir kayit sistemi altina alinmasi ve antrenman performanslarinin takip edilmesi kararlastirilmistir. Bu uygulamanin hic bir baglayiciligi yoktur. Sporcularimizin antrenman performanslarinin kayit altina alinmasini istemeleri halinde gonullu olarak yapilacak bir uygulamadir. Bu calismalarin yarisma performanslari ile karsilastirilmasi, katilim olmasi halinde milli takim kamplarinda degerlendirilmesi dusunulmektedir (milli takima giris icin hicbir sekilde kriter olusturmamaktadir). Ilgilenen sporcu arkadaslarim ekli formu her ayin son gunu mesai bitimine kadar email ortaminda KULUPLERI araciligi ile gonderebileceklerdir. Gonderilecek adresler: leventu@bilgigis.com olcucuoglu@yahoo.com Gonderilen dosyada dosya isimlendirmesinin: KULUP ADI_2011-XXX AYI_ANTRENMAN PERFORMANS LOGU.xls seklinde gonderilmesi uygun olacaktir. Ornegin: ODTU SAS_2011-OCAK AYI_ANTRENMAN PERFORMANS LOGU.xls Saglikli ve basarili bir antrenman donemi dileriz. SDTK adina, Levent UCUZAL TSSF ve CMAS Serbest Dalis Teknik Kurul Baskani Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail: leventu@bilgigis.com]]> 2103 2011-01-11 14:00:24 2011-01-11 11:00:24 open open serbst-dalis-sporculari-performans-logu publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1294744956 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110107-20101223-TSSF-logo3.jpg views 100 20110112-tssfserbest1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2107 Sat, 15 Jan 2011 09:42:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfserbest1.jpg 2107 2011-01-15 12:42:33 2011-01-15 09:42:33 open open 20110112-tssfserbest1 inherit 2108 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfserbest1.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110112-tssfserbest1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"188";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='127'";s:4:"file";s:33:"2011/01/20110112-tssfserbest1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:33:"20110112-tssfserbest1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SERBEST DALIŞ FARKINDALIK SEMİNERİ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2108 Sat, 15 Jan 2011 09:43:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2108 TSSF Serbest Dalış Farkındalık Semineri 8 Ocak 2011 tarihinde TSSF İstanbul ofisinde eski ve yeni milli takım sporcuları ve geçmiş yarışmalardaki performansları ile olası gelişmeye müsait görülen sporcuları ile Başkanımız Sayın A. İnkılâp OBRUK, Başkan Yardımcısı Şahin ÖZEN, Genel Sekreter Oğuz AYDIN, Serbest Dalış Teknik Kurul Başkanı Levent UCUZAL ve Üye Orhan ÖLÇÜCÜOĞLU’ nun katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Toplantıda ulusal ve uluslararası yarışmalar ve bu yarışmalarda milli takım seçilme kuralları, kriterleri, antrenman programları, stres yönetimi, serbest dalış disiplini problem ve önerileri, rekor denemeleri talimatı detayları üzerinde tüm sporcularımızla karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. Sporcuların gelişimi ve performans takibi açısından faydalı olması düşüncesi ile A. İnkılâp Obruk kendi bölgelerinde antrenman yapan sporcuların bir kayıt sistemi altına alınması ve antrenman performanslarının takip edilmesi talimatını vermiştir. Bu uygulamanın hiç bir bağlayıcılığı yoktur. Sporcularımızın antrenman performanslarının kayıt altına alınmasını istemeleri halinde gönüllü olarak yapılacak bir uygulamadır. Federasyonumuzun serbest dalıştaki başarıların daha da artırılması ve risk oluşturacak faktörleri minimize etmesi amacı ile yaptığı bu toplantı karşılıklı farkındalık yaratmak açısından son derece faydalı geçmiştir. TSSF]]> 2108 2011-01-15 12:43:25 2011-01-15 09:43:25 open open 2108 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295084818 views 113 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfserbest1.jpg _edit_last 1 20110112-tssfkamp1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2112 Sat, 15 Jan 2011 09:48:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfkamp1.jpg 2112 2011-01-15 12:48:28 2011-01-15 09:48:28 open open 20110112-tssfkamp1 inherit 2111 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfkamp1.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110112-tssfkamp1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"188";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='127'";s:4:"file";s:30:"2011/01/20110112-tssfkamp1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110112-tssfkamp1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SUALTI HOKEYİ MİLLİ TAKIM ADAY KAMPI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2111 Sat, 15 Jan 2011 09:49:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2111 Federasyonumuzun 2011 yılı planlı faaliyet programında yer alan Sualtı Hokeyi Milli Takım Aday Kampı 08 Ocak 2011, Cumartesi günü Kartal Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü Yüzme Havuzunda başlamıştır. 2011 yılında yapılacak olan Sualtı Hokeyi Dünya Şampiyonası ve Milli Takım Kampı hakkında bilgi almak üzere Federasyon Başkanı A. İnkılâp OBRUK başkanlığında bir toplantı gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Federasyon Başkan Yardımcısı Şahin ÖZEN ve Genel Sekreter Oğuz AYDIN ile Sualtı Milli Takım Antrenörleri Antoine MOURAD, Deniz ÇELİKÖZ, Zafer YÜKSEL ve Takım Kaptanı Cem EKŞİOĞLU katılmıştır. Kamp 16 Ocak 2011, Pazar gününe kadar devam edecektir. Milli Takım Aday sporcularına başarılar dileriz. TSSF]]> 2111 2011-01-15 12:49:17 2011-01-15 09:49:17 open open sualti-hokeyi-milli-takim-aday-kampi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295086109 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110112-tssfkamp1.jpg views 101 1_20110117095027_ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2120 Mon, 17 Jan 2011 20:26:31 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/1_20110117095027_.jpg 2120 2011-01-17 23:26:31 2011-01-17 20:26:31 open open 1_20110117095027_ inherit 2119 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/1_20110117095027_.jpg _wp_attached_file 2011/01/1_20110117095027_.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"366";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:29:"2011/01/1_20110117095027_.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"1_20110117095027_-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:29:"1_20110117095027_-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 30 2_20110117095033_ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2121 Mon, 17 Jan 2011 20:27:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/2_20110117095033_.jpg 2121 2011-01-17 23:27:17 2011-01-17 20:27:17 open open 2_20110117095033_ inherit 2119 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/2_20110117095033_.jpg _wp_attached_file 2011/01/2_20110117095033_.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"366";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:29:"2011/01/2_20110117095033_.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:29:"2_20110117095033_-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:29:"2_20110117095033_-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 21 Denizaltılı katamaran yapılıyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2119 Mon, 17 Jan 2011 20:28:04 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2119

Antalya Serbest Bölgesi'nde faaliyet gösteren Brilliant Boats şirketi, denizaltı taşıyan katamaranın yapımına Antalya serbest bölgesinde bulunan tersanede başlıyor. 14 Ay Sonra Denize İndirilecek İsmi sır gibi saklanan bir İngiliz işadamına yapılacak 2 katamaranın 14 ay sonra denize indirilmesi planlanılıyor. İngiliz işadamı tarafından çizgi film karakteri "Thunderbird-2" ismi verilen katamaranların her birinin 2 milyon 300 bin avro'ya mal olacağı belirtildi. Şahsa Ait Dünyanın En İyi Denizaltısı Brilliant Boats şirketinin üst yöneticisi (CEO) Michael Schutte, denizaltı taşıyan katamaranın müşterinin isteği doğrultusunda yapıldığını ifade etti. Katamaranın hayli lüks olacağını ifade eden Schutte, şöyle konuştu: "Katamaranın arka kısmında bulunan 3 yolcu kapasiteli Triton 3000 denizaltısı bin metre derinliğe inebilecek kapasitede olacak. Denizaltılar Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılacak. Bu denizaltılar şahsa ait dünyanın en iyi denizaltılarından olacak. İmkansızı Yaparız Denizaltının iniş ve çıkışı için özel tasarım 12 ton ağırlığında hidrolik platform dizayn ettik. Gövde malzemesi alüminyumdan yapılacak olan katamaranlar 20 metre uzunluğunda olacak ve 54 ton ağırlığında olmasına rağmen 26 deniz mili hıza ulaşabilecek. Katamaranda ayrıca salon, mutfak, çalışma odası, kaptan köşkü, yatak odaları, banyolar bulunacak." Schutte, katamaranların İngiliz işadamının isteği doğrultusunda birinin Güneyyarım Küre'de diğerinin ise Kuzeyyarım Küre'de bulunacağını belirterek, "Müşterilerin isteği doğrultusunda, imkansız denilen herşeyi yapabiliriz. İnsanların hayallerini gerçeğe dönüştürüyoruz." dedi. Dünyanın ilk sualtı oteli projesi H2OME Poseidon Resort'un da mimarı olan ve çılgın projelere imza atması nedeniyle "Bay İmkansız" olarak bilinen Schutte'nin ekibi ise Türk mühendis, mimar ve yat tasarımcılarından oluşuyor. Türk mühendislerden oluşan ekip, dünyanın çeşitli ülkelerine askeri botlar ve kişilerin özel istekleri sonucu helikopter pistli yat ve katamaranlar yapıyor. Kaynak: Vira Haber

]]>
2119 2011-01-17 23:28:04 2011-01-17 20:28:04 open open 2119 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295296105 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/1_20110117095027_.jpg views 162 1410 defckv@jtxccv.com http://sftejxwctglw.com/ 210.101.131.231 2011-05-05 02:29:15 2011-05-04 23:29:15 wijlfbnxtkfn, [url=http://kodqjjtknrlm.com/]kodqjjtknrlm[/url], [link=http://pocabyeinbdl.com/]pocabyeinbdl[/link], http://qnxfinhxfbnf.com/]]> spam 0 0
SNAFU http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2127 Mon, 17 Jan 2011 20:32:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/SNAFU.jpg 2127 2011-01-17 23:32:55 2011-01-17 20:32:55 open open snafu-3 inherit 2126 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/SNAFU.jpg _wp_attached_file 2011/01/SNAFU.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"500";s:6:"height";s:3:"619";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='77'";s:4:"file";s:17:"2011/01/SNAFU.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"SNAFU-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"SNAFU-242x300.jpg";s:5:"width";s:3:"242";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Hiç Sualtı Ragbisi Seyrettiniz mi ? http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2126 Mon, 17 Jan 2011 20:33:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2126
  

Sualtı Ragbisi derinliği 3,5-5 m arası olan bir havuzda içerisinde tuzlu su bulunan bir topla oynanan 3 boyutlu bir spordur. Bir takım 6 aktif, 6 değişim ve 3 rezerv oyuncu olmak üzere 15 kişiden oluşmaktadır. Her iki takımının kendi alanının uç kısmında ve havuzun dibinde bir adet sepet bulunmaktadır. Oyunun amacı içerisinde tuzlu su bulunan dolayısıyla suda batan ve pas vermeye (1-2 metre) olanak sağlayan topun rakip kaleye atılıp gol yapılmasına dayanmaktadır. Sualtı Ragbisi bir kontak sporu olmasına rağmen oldukça sıkı kuralları bulunmaktadır. Sualtı Ragbisi oyuncuları sualtı terminolojisinde ABC malzemeleri diye isimlendirilen maske, palet ve Snorkel kullanabilirler. Ancak paletler yaralamaya izin vermeyecek şekilde keskin ve sivri uçlardan yoksun olmalıdır. Ülkemizde Sualtı Ragbisinin yaklaşık 10 yılı aşkın bir geçmişi olup bu spora olan ilgi giderek artmaktadır. Kaynak: tssf.gov.tr ]]>
2126 2011-01-17 23:33:50 2011-01-17 20:33:50 open open hic-sualti-ragbisi-seyrettiniz-mi publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1295297280 Image /wp-content/uploads/2011/01/SNAFU.jpg views 147
35636 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2130 Tue, 18 Jan 2011 19:18:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/35636.jpg 2130 2011-01-18 22:18:13 2011-01-18 19:18:13 open open 35636 inherit 2129 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/35636.jpg _wp_attached_file 2011/01/35636.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/01/35636.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"35636-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"35636-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 32 Titanik'ten geriye hiçbir şey kalmayacak http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2129 Tue, 18 Jan 2011 19:19:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2129

Bin 517 insana mezar olan Titanik'ten geriye hiçbir şey kalmayacağı açıklandı. Uzmanlara göre, Atlas Okyanusu'nun dibinde yatan enkaz da 15 ila 20 yıl içinde bir bakteri yüzünden yok olup gidecek. Yeni keşfedilen ve pasla beslenen bir tür bakterinin geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıktı. Uzmanlar artık saldırgan mikro organizma gruplarının eninde sonunda gemi enkazının tamamen yok olmasına neden olacağını düşünüyor. DNA teknolojisi kullanılarak tespit edilen bakteri, Titanik'in demir gövdesini kaplayan pas tabakalarının üzerinde bulundu. Halomonas titanicae adlı bakterinin, demiri ve pası tüketerek yaşadığı belirtiliyor. Sonuç olarak, bilim insanları iki ayrı bölümdeki enkazdan geriye 20 yıl içinde dev bir pas lekesinden başka bir şey kalmayacağına inanıyor. Titanik'teki mikro organizmalara dair Kanada'daki Dalhousie Üniversitesi'nden Dr Henrietta Mann ve Bhavleen Kaur ile İspanya'daki Sevilla Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışmasıyla 20 yıllık bir araştırma sonucunda ortaya çıkan sonuç, 1991 yılında alınan örneklerden elde edildi. Uzmanlar Titanik'in metal yüzeyinin çok sayıda mikro organizmaya ev sahipliği yaptığını, bunlar arasında 27 bakteri türünün yer aldığını kaydediyor. Halomonas titanicae adlı bakterinin özellikle demire düşkün olduğu belirlendi. Titanik'in enkazının korunması şu an için mümkün görünmüyor. Zira enkaz 3 bin 700 metre derinde bulunuyor. Titanik'ten geriye sadece hakkında yazılanlar ve James Cameron'ın dev bütçeli, rekortmen filmi kalacak gibi görünüyor. Kaynak: Deniz Haber]]>
2129 2011-01-18 22:19:17 2011-01-18 19:19:17 open open titanikten-geriye-hicbir-sey-kalmayacak publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295378359 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/35636.jpg views 272
35659 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2134 Tue, 18 Jan 2011 19:20:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/35659.jpg 2134 2011-01-18 22:20:50 2011-01-18 19:20:50 open open 35659 inherit 2133 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/35659.jpg _wp_attached_file 2011/01/35659.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/01/35659.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"35659-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"35659-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 31 Kum köpekbalıklarının sayısı 17'ye çıktı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2133 Tue, 18 Jan 2011 19:21:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2133

Dünyada sadece Atlantik kıyıları ile Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Çamlıköy Boncuk Koyu'nda üremelerini gerçekleştiren kum köpek balıklarının sayısı 17'ye çıktı. Muğla'da düzenlenen ''Türkiye'nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi''nin eğitim semineri kapsamında, Özel Çevre Koruma Kurumu bünyesinde görevli mimar, çevre mühendisi ve biyologlar için Gökova Özel Çevre Bölgesi'nde tekne gezisi düzenlendi. Geziye katılanlara özellikle Çamlıköy Boncuk Koyu'nda görülen kum köpek balıkları ile Sedir Adası hakkında bilgiler verildi. Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu İnceleme Şube Müdürü ve Deniz ve Kıyı Alanlarının Sürdürülebilirliğinin Kolaylaştırılması Projesi Koordinatörü Güner Ergün, dünyada sadece Atlantik kıyıları ile Muğla'nın Marmaris ilçesine bağlı Çamlıköy Boncuk Koyu'nda üremelerini gerçekleştiren kum köpek balıklarının korunmasına yönelik projenin ilk olarak 2006 yılında hayata geçirildiğini söyledi. Habitat izleme projesi olarak hayata geçirilen çalışma kapsamında, kum köpek balıklarının kameralarla izlendiğini ve bu konuda üniversitelerle ortak çalışmalar yapıldığını aktaran Ergün, 2006 yılında bölgede 8 kum köpek balığı tespit edildiğini hatırlatarak, bugün bu sayının 17'ye ulaştığını vurguladı. 3 yılda gerçekleşen bu artışın sevindirici olduğunu ifade eden Ergün, ''Buradan yola çıkarak koruma çalışması başarılı oldu ve koruma çalışması köpek balıklarının sayısını artırdı diyebiliriz. Koruma tedbirleri bu canlıların rahatlıkla bu bölgeye gelmesini de sağladı. Alanda hayata geçirilen koruma tedbirleri ve kum köpek balıklarının görüldüğü noktaların şamandıralarla işaretlenmesi ile bölgedeki insan faaliyetleri engellendi ve köpek balıklarınına doğal yaşam ortamı sağlandı'' diye konuştu. ''BU KÖPEK BALIKLARI ZARARSIZ'' Kum köpek balıklarının kesinlikle saldırgan olmadığını ve genelde 30-50 metre arası derinliklerde dolaştığını kaydeden Özel Çevre Koruma Kurumu İnceleme Şube Müdürü Güner Ergün, sözlerine şöyle devam etti: ''Proje süresince bilimsel çalışmalara katılan dalgıçlar, hiç bir sorun yaşamadan köpek balıkları ile yüzdüler. Doğada hiç bir canlı üzerine gitmezseniz, zarar vermeye çalışmazsanız, size olumsuz tepki vermez ve saldırıda bulunmaz. Köpek balıklarının bulunduğu bölgede denize girmek ve trolle avlanmak yasak. Bu canlılara zarar verecek şekilde avlanmak yasak. Bu konuda bölgeye insanları bilgilendirici tabelalar astık.'' Özel Çevre Koruma Kurumu'nun İstanbul Üniversitesi (İÜ) Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü ile yürüttüğü proje ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde deniz altındaki biyo çeşitliliğin envanterini de çıkardıklarını belirten Ergün, bölgede 136 balık türü tespit edildiğini vurgulayarak, bu balıklardan 33'ünün Türkiye'de, 8'inin ise Ege Denizi kıyılarında ilk kez kayıt altına alındığı bilgisini verdi. Kaynak: Deniz Haber]]>
2133 2011-01-18 22:21:50 2011-01-18 19:21:50 open open kum-kopekbaliklarinin-sayisi-17ye-cikti publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1295378879 Image /wp-content/uploads/2011/01/35659.jpg views 219 1036 info@ozgurmavi.org http://www.ozgurmavi.org 78.182.137.143 2011-01-28 23:10:37 2011-01-28 20:10:37 1 0 0
20110118-sdb3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2141 Fri, 21 Jan 2011 12:09:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110118-sdb3.jpg 2141 2011-01-21 15:09:09 2011-01-21 12:09:09 open open 20110118-sdb3 inherit 2140 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110118-sdb3.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110118-sdb3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"322";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:25:"2011/01/20110118-sdb3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:25:"20110118-sdb3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:25:"20110118-sdb3-300x201.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"201";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:2:"11";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"NIKON D200";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1212273099";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"52";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:7:"0.00625";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Ege Sakin - Nevzat Tunç Röportajı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2140 Fri, 21 Jan 2011 12:10:09 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2140
 
Merhaba değerli SUALTI Gazetesi okurları, bu hafta konuğumuz sayın NEVZAT TUNÇ hocamız oldu. Özellikle son dönemde, gazeteye sizlerden sanayi dalgıçlığı ile ilgili çok sayıda soru gelince bu alanda uzman bir isimi konuk almak istedik. Nevzat hocamız bizi kırmadı ve Sanayi dalgıçlığı konusunda merak ettiklerinizi sizin için cevapladı.. Hocam hoş geldiniz , öncelikle bu yoğun çalışma temponuz içinde zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum..
Hocam bize kendinizi tanıtır mısınız biraz ? Nevzat TUNÇ 1967 Çanakkale doğumluyum. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda Deniz Astsubayı olarak görev yapmakta iken 1989 yılında Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nda Birinci Sınıf Dalgıç Kursu’nu bitirdim. Kurtarma gemilerinde, Dalgıç Kurs Komutanlığı’nda eğitmen ve eğitim değerlendirme bölümlerinde görev yaptıktan ve 2008 yılında emekli olduktan sonra Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi’nde sanayi dalgıçlığı kurslarında eğitmen olarak çalışmaya başladım ve halen devam ediyorum. İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Bölümü’nde eğitmenlik görevinde bulundum. Denizcilik Müsteşarlığı’ndan Dalış Amiri, Dalış Eğitmeni, Basınç Odası Operatörü, TSSF’den 2 yıldız eğitmen, Cankurtaran ve Sualtı Hakemliği, IMCA tarafından onaylı uluslararası geçerliliği olan ADAS Dive Supervisor ve Occupational Diver belgelerine sahibim. Dalgıç kimdir, ne iş yapar ? · Sualtı yapılarının inşası ve onarımları işlemlerinde görev alır, · Sistemle ilgili malzeme ve teçhizatın seçimi ve kurulması işlemini yapar, · Sualtında karşılaşılan malzeme ve donanım arızalarını tespit eder ve sorunlara çözüm getirir, · Sualtındaki her tür döşeme, montaj, kaynak ve tamirat işlerini yapar, · Sualtına yapılacak dalışların güvenliği ile ilgili tedbirleri alır, · Sörvey çalışmaları yapar, rapor hazırlar ve önlemlerin alınmasını sağlar, · Deniz kazalarında, batıkların kurtarılması veya batmamış geminin su üstünde tamirinin gerçekleştirilmesini sağlar, · Sualtında herhangi bir nesnenin arama ve kurtarma görevinde yer alır, · Sualtı boru hattı döşenmesinde ve bakım işlemlerinde görev alır, · Dalış organizasyonları, sağlık ve emniyeti ile ilgili kanuna dayalı yönetmelikleri bilir ve uygular, · Basınç odası teknikerliği görevini yerine getirir, (seviyesine bağlı olarak) · Dalış organizasyonlarında gerekli malzemelerin belirlenmesi ve malzemelerin kurulumunda görev alır.
Herkes dalgıç olabilir mi ? Sağlık problemi olmayan ve istekli herkes olarak dalgıç olabilir. Profesyonel dalgıçlık için ise bazı kriterler gereklidir. Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği’ne göre Türkiye Cumhuriyeti karasuları ile göller ve nehirlerde profesyonel sualtı adamı olarak mesleğini icra edebilmek için; · Türk vatandaşı ve en az ilkokul veya ilköğretim okulu mezunu olmak, · Sağlık bakımından sualtıadamlığı hizmetine elverişli bulunduğunu bu Yönetmelikte belirtilen sağlık hükümlerine göre belgelendirmek, · 18 yaşını bitirmiş ve mesleğe yeni başlayacaklar için 40 yaşından gün almamış olmak, · Profesyonel sualtı adamı yeterlik belgesine sahip olmak.
Nasıl dalgıç olunur ? Dalış kurslarına başvurarak dalışa başlanabilir. Ülkemizde Sanayi Dalgıçlığı konusunda özel eğitm veren tek merkez Boğaziçi Sulatı Araştırma Merkezidir. Diğer alternatif Üniversitelerin 2 yıllık Meslek Yüksek Okullarını kazanmak ya da Deniz Kuvvetlerinde askerlik görevi sırasında eğitim almak. Bu gün tüm dünyada sanayi dalgıçlığı alanında kullanılan kaç farklı dalış ehliyeti vardır ? Sanayi dalgıçlığı’nda yüzeyden beslemeli sistemler ile dalış yapılmakta ve Scuba dalış sistemi kullanılmamakta basit onarım, keşif ve sörvey işlerinde tam yüz dalış maskesi kullanılmaktadır. Dünyada mevcut ehliyetlerin en geçerlileri Avusturalya, Fransa, Norveç, İngiltere, Hollanda da verilmektedir. Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezinde verilen ADAS belgeleri Avusturalya dan gelmektedir. Tüm ülkelerde farklı isimlerle anılmakla brilikte aşağıdaki genel sınıflamayı yapabiliriz. Scuba Dalgıcı (Scuba diver) (30 m.) Yüzeyden Beslemeli Hava Dalgıcı (Air Diver) (50 m.) Yüzeyden Beslemeli Çan Dalgıcı Satürasyon Dalgıcı
Ülkemizde hangileri alınabilir hangileri geçerlidir ? Bunları almak için ne yapmak gerekir? Ülkemizde mevcut ehliyetler ; Birinci sınıf dalgıç (first class diver) · Sualtı Teknolojisi Bölümü’nden mezun olmak · Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nda Birinci Sınıf Dalgıç Kursu’nu bitirmek, · 2.Sınıf dalgıç ehliyetini aldıktan sonra yönetmelikte belirtilen dalış saatini doldurmak ve Denizcilik Müsteşarlığının yaptığı sınavı geçmek Balıkadam gaz karışım (mix gas diver with scuba) · Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’ndan emekli Sualtı Savunma ve Sualtı Taarruz personeli alabilir. İkinci sınıf dalgıç (air diver) · Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nda 2.Sınıf dalgıç kursu görerek bir yıl süre ile staj yapan erler · Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş profesyonel sualtıadamı yetiştiren kurslarda eğitim görerek Denizcilik Müsteşarlığının yaptığı sınavda başarılı olanlar Balıkadam (scuba diver) · Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı’nda Balıkadam kursu görerek bir yıl süre ile staj yapan erler · Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş profesyonel sualtıadamı yetiştiren kurslarda eğitim görerek Denizcilik Müsteşarlığının yaptığı sınavda başarılı olanlar Aday Dalgıç · Profesyonel sualtı adamlarınca kurulmuş sualtı teşekküllerinde geçirecekleri bir yıllık stajlarında elli saat dalış (otuz saati yirmi metrede, on beş saati otuz metrede ve beş saati kırk metrede olmak kaydıyla) yaptıklarını tasdikli dalış defteri ile ispat etmeleri hâlinde balıkadam sınavına girmeye hak kazanırlar.
Türk ehliyetlerinin dünyadaki yeri nedir, nerelerde geçerlidir, Liman başkanlığından alınan belgeler ile ne işler yapabilir nerelerde çalışılabilir ? Türkiye’deki kullanılan ehliyetlerin uluslar arası dalış sektöründe geçerliliği yoktur. Bazı Türki Cumhuriyetlerde geçerli olabilmektedir. Liman Başkanlığından alınan belgeler ile ülkemizdeki mevcut dalış şirketleri ve bazı kamu kuruluşlarında (İDO, İtfaiye, Kıyı Emniyeti) çalışma imkanı vardır. Balıkadam; Basit sualtı işlerini yapar. Arama yapar. Sörvey yapar. Video çekimi yapar. Gemi altı temizlik işleri yapar. Pervane söker-takar. Şaft değiştirir. Salmastra atar. Tutya değiştirir (kaynak kullanmadan), kilistin temizler. Bunlara benzer diğer basit sualtı işlerini yapar. 2.Sınıf Dalgıç; Karışım gaz gerektirmeyen tüm sualtı işlerini yapar. (Balıkadam a ek olarak, Batık dalışı, kurtarma, kesme-kaynak, başlık ile derin su dalışları, basınç altındaki ortamlarda çalışma gerektiren işler, sualtında inşaat ve tadilat işleri, iskele ve tünel işleri, kazı işleri v.b) Birinci Sınıf Dalgıç; Karışım gaz dalışı dahil her türlü sualtı işini yapar. Yabancı ehliyetlerin avantajları nelerdir? Uluslar arası geçerli ehliyetlerle yabancı diliniz varsa yurtdışındaki dalış firmaları ile çalışma imkanı bulabilirsiniz. Türk firmalarının yurtdışında aldıkları işler genelde uluslar arası firmalar ile ortak oldukları için buralarda Türkiye’den alınan belgeler geçmemektedir, bu yüzden IMCA-ADAS onaylı dalış belgesi istenmektedir. Yurtdışında Türk firmaları ile çalışmayı düşünen dalgıçlarında uluslar arası geçerli bir belgeye sahip olması gerekmektedir. Bu belge ile işbulma şansları daha yüksek olup, yurtdışı işlerinde verilen ücretler daha iyidir.
Bu yabancı ehliyetler kabotaj kanununa aykırılık teşkil etmiyor mu sizce? Kabotaj kanununa göre Türkiye’de karasuları dahilinde dalgıçlık hizmetleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından yapılır denmekte yani yabancı dalgıçlar karasuları içerisinde iş yapamaz denmektedir. Yabancı ehliyetlerle ilgili herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Ülkemizde yabancı firmaların aldıkları sualtı işlerinde artık Türk Ehliyetinin yanısıra IMCA standartları istenmektedir, dolayısı ile bazı projelerde uluslar arası ehliyet gerekmektedir. Bugün Türkiyede ne kadar yabancı ehliyetli türk dalgıç var? Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi tarafından bugüne kadar toplam 120 kişiye yurtdışı geçerli belge verilmiştir. Bunun dışında yurtdışından kendi imkanları ile belge alanlarda mevcut olup toplam sayı 150 nin altındadır.
Aday dalgıç kursları hakkında bilgi verebilir misiniz? Dünyada eğitim olmadan dalış ehliyeti alınabilen tek ülke Türkiyedir. Bu ehliyet “ADAY BALIKADAM” ehliyeti olup, firmaların çoğu ADAY BALIKADAM EHLİYETLİ personel ile iş tamamlamaktadır. ADAY Balıkadam belgesi kaldırılmalıdır. · Aday dalgıç belgesi çıkartmak isteyenlerden herhangi bir dalış belgesi ve eğitim sertifikası istenmemektedir. Bu uygulamanın dünyada eşi benzeri yoktur. · Başvuru yapan adayların yüzme bile bilmesine gerek yoktur. · Aday dalgıçlardan HİÇ BİR RESMİ EĞİTİM VERİLMEKSİZİN 40 m.de 5 saat dalış istenmektedir. · Dalış tecrübesi ve eğitimi olmayan bir kişinin yukarıda belirtilen dalış kriterlerini yerine getirmesi esnasında büyük riskler mevcuttur. Oluşmuş ve oluşacak kazalarda yönetmeliği düzenleyen kuruluşların kanuni ve vicdani sorumluluğu vardır. Bir süre öncesine kadar sadece İstanbul Üniversitesi’nde bulunan bir Sualtı teknolojisi programı son zamanlarda başka üniversitelerin bünyelerinde de açıldı. Bunun sebebi piyasanın dalgıç ihtiyacına tek bir okulun cevap verememesi mi? Piyasa çok mu fazla dalgıç açığı var? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? İstanbul Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulları’nda Sualtı Teknolojisi programları mevcut, en son duyduğum Akdeniz Üniversitesi’nde de bir program açılacakmış. Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili ve dünyanın en önemli su yollarından birine sahip. Dolayısıyla denize bağlı sektörler oldukça geniş bir kesimi ilgilendiriyor. Yurtdışındaki projelerin artması ve ülkemizdeki dalış firmalarının gelecek günlerde eğitimli dalgıçlara olan ihtiyaçları artacaktır. Benim yakından gördüğüm İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi programlarından mezun olanların %20-25’i sanayi dalgıçlığı sektörüne girmekte, diğerleri turizm ve hiperbarik tedavi merkezlerinde çalışmaktadırlar. Diğer üniversiteler ise henüz mezun vermediler. Dolayısı ile yakın bir gelecekte dalgıç enflasyonu yaşanıp yaşanamıyacağını bilemiyorum. Asıl sorun bu üniversiteler açılırken yeterli uzman personel ve dalış donanımı olmadan açılmalarıdır. Bu yakın gelecekte bu eğitim kuruluşlarında kaza olasılığını arttırmaktadır. Üniversitelerin sualtı bölümleri ile özel kurslar arasında eğitim düzeyi, eğitim ücreti, mezuniyet sonrası iş imkanı gibi açılardan ne gibi farklar vardır ? Dünyada sanayi dalgıçlığı belgeleri özel kurslar tarafından verilmekte olup; yalnızca bizde üniversite seviyesinde bir eğitim verilmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken özel kurs ile üniversitenin verdiği belgeler arasında farklar vardır. Özel kurslarda “Balıkadam” ve “2.Sınıf Dalgıç” kursu verilmekte, üniversite ise Birinci Sınıf Dalgıç müfredatı uygulanmaktadır. Dolayısı ile eğitim düzeyini karşılaştırırken bunları da göz önünde bulundurmak gerekir. Özel kurslarda kurs süresi 8 hafta, üniversitelerde ise 2 yıldır. Ancak üniversitelerde maalsef donanım ve öğretim üyeleri yetersizliği sözkonusudur. 1 sınıf müfretadı kağıt üzerinde uygulanmakta olup denri deniz dalışları ve karışım gaz dalışları yapılmadan öğrenciler mezun olmaktadır. Ülkemizde ilk defa Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi tarafından Milli Eğitim Bakanlığı onaylı “Özel Sanayi Dalgıçlığı Kursu” 2009 yılından itibaren faaliyete geçmiştir ve şuanda başka bir kurs veren bir merkez yoktur. Özel kursun avantajı sanayi dalgıcı olmaya karar verenlerin ve üniversiteye girememiş olanların temel dalgıçlık bilgileri ve eğitimini alabilecekleri doğru bir seçim olmasıdır. Kurs ücretleri Balıkadam 2500 TL. 2.Sınıf Dalgıç Kursu ise 5000 TL civarındadır ve bu ücretler 8 haftalık bir kurs için oldukça uygun bir ücrettir. Ülkemizde yeterli denetim olmadığı ve dalış firmalarının da uygulama esnasında ücret bakımından avantajları olduğundan belgeler arasında seçim yapılmamaktadır. Dalış izni alınırken Birinci Sınıf Dalgıç belgesi kullanılmakta, işi ise Aday Dalgıç, Balıkadam veya 2.Sınıf dalgıçlar tamamlamaktadır. Bence üniversitelerimizdeki en büyük problem deneyimli eğitmen personeli ve uygulama sahası olmamasıdır. Ülkemizde verilen dalgıçlık eğitimini Özel Kurslardaki ve üniversitelerdeki eğitimi diğer ülkelerde ki eğitim ile karşılaştırabilir misiniz? Bizde eğitim gören bir dalgıcın yabancı bir ülkede eğitim gören dalgıca göre ne gibi avantajları ya da dezavantajları vardır? Bizde verilen dalgıçlık eğitimi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Üniversiteler tarafından verilmektedir. Özel kursların eğitime başlaması oldukça yenidir. Yurtdışında ise dalgıçlık eğitimi özel kurslar tarafından uzun yıllardır verilmesinden dolayı bir sektör oluşmuştur. Buna bağlı olarak firmalar kurslara oldukça büyük yatırımlar yapmışlardır. Verilen eğitim açısından ülkemiz ile yurtdışı arasında büyük farklar yoktur. Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezinde verilen eğitim kalitesi her yıl Avusturalya ADAS kuruluğu tarafından da denenmekte ve yeterli bulunmaktadır. Türkiye’de eğitim gören bir dalgıç bunu yurtdışında almak istediği zaman en büyük problem dildir. Bunun yanında gittiğiniz ülkenin koşullarına göre ulaşım, konaklama ve yemek giderleri oldukça fazla tutmaktadır. Türkiyedeki ADAS kurslarının en büyük avantajı anadilinde eğitim sağlamalarıdır. Çan dalışı, satürasyon dalışı gibi dalışlar ülkemizde yapılabiliyor mu? Çan dalışı ülkemizde yapılmaktadır. Marmaray projesinde İstanbul Boğazı geçiş tünellerinde dalış çanı kullanılmıştır. Saturasyon dalışı ülkemizde yapılmamasına rağmen Karadeniz’de doğazgaz ve petrol platformları kurulmaya başladıktan sonra yakın gelecekte kesinlikle kullanılacaktır. Özellikle son zamanlarda bize çok sık yazılan bir soru; “sanayi dalgıcı olmak istiyorum ne önerirsiniz” İşin uzmanı olarak size yönlendiriyorum ben de soruyu, Hocam insanlar sanayi dalgıcı olmak istiyorlar ne öneriyorsunuz bu konuda onlara ? Sanayi dalgıçları ya da nam-ı diğer “Sualtı İşçileri”nin gözden uzak, ilginç bir yaşamları var. Yaptıkları iş ağır, riski çok ve en önemlisi suyun onlarca metre altında çalışıyorlar. Denize tutkun olan, farklı bir dünyanın içinde bulunmaktan zevk alan, macera düşkünü insanların her geçen gün daha çok ilgi gösterdiği de muhakkak, yalnızca bu işte çok para var ben sanayi dalgıcı olayım diye yapılacak bir tercih kesinlikle değil. Bu işin kendinize uygun olduğunu düşünüyorsanız denemekte fayda var. Kurs ücretleri düşünüldüğünde en basit bri yabancı dil kursundan veya bilgisayar kursundan bile ucuz olup, doğru bri yatırım olarak görülmelidir. Daha detaylı bilgi almak isteyenler www.burc.com web sitesini ziyaret edebilir veya kurs@burc.com a mesaj atabilirler. Ve asıl merak edilen soru; kaç para var bu işte ? Bir dalgıç ne kadar kazanır? Dalış şirketlerinin çoğu kadrolu dalgıç bulundurmamaktadır. Kadrolu çalışanlar 1200-2500 TL. arasında aylık ve çıkan işlere göre prim almaktadırlar. Günlük yapılan gemi altı temizliği gibi sığ su işleri 150 TL. Derinsu dalışlarında ise günlük 250 TL. ücret almak mümkündür. Yurtiçinde yapılan işler genellikle proje bazında ve projenin zorluğuna göre ücretler değişmekte ortalama 1500-3500 TL arasında ücretler alınmakta. Yurtdışında ise Türk şirketleri ile çalışıldığında aylık 1800-3500 $ kazanabilirsiniz. Eğer yabancı diliniz varsa ve yabancı şirketlerde iş bulursanız aylık ücretler 9000 Dolara kadar çıkabilir.. Sualtı Gazetesi ve Haytap işbirliği ile başlatılan ÖZGÜR YUNUSLAR eylemleri hakkında görüşleriniz nelerdir ve Yunus parkları ile akvaryumlara yapılan dalışlar hakkında ne düşündüğünüzü bizimle paylaşır mısınız? Bence bütün canlılar doğal ortamında bulunmalı ve insanlar onları oralarda görebilmelidir. Sizin yaptığınız eylemin bu konuya duyarsız insanların dikkatini çekmeyi başardığına inanıyorum ve değişik zamanlarda tekrar etmenin faydası olacaktır. Zaman ayırdığınız ve bizi aydınlattığınız için çok teşekkür ediyorum.. Ege Sakin egesakin@sualtigazetesi.com
]]>
2140 2011-01-21 15:10:09 2011-01-21 12:10:09 open open ege-sakin-nevzat-tunc-roportaji publish 0 0 post 0 _edit_lock 1298648737 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110118-sdb3.jpg views 371 1351 erden_ert18@hotmail.com 78.172.228.142 2011-04-01 01:12:36 2011-03-31 22:12:36 1 0 0
20110120-tssfhkeya1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2148 Fri, 21 Jan 2011 12:22:18 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110120-tssfhkeya1.jpg 2148 2011-01-21 15:22:18 2011-01-21 12:22:18 open open 20110120-tssfhkeya1 inherit 2147 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/20110120-tssfhkeya1.jpg _wp_attached_file 2011/01/20110120-tssfhkeya1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"250";s:6:"height";s:3:"188";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='95' width='127'";s:4:"file";s:31:"2011/01/20110120-tssfhkeya1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"20110120-tssfhkeya1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 SUALTI HOKEYİ MİLLİ TAKIM ADAY KAMPI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2147 Fri, 21 Jan 2011 12:23:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2147 Federasyonumuzun 2011 yılı planlı faaliyet programında yer alan Sualtı Hokeyi Milli Takım Aday Kampı 08–16 Ocak tarihleri arasında İstanbul Gençlik Spor İl Müdürlüğü Yakacık Yüzme havuzunda yapılmıştır. 2011 yılında yapılacak Sualtı Hokeyi Dünya şampiyonasına hazırlanan milli takımımız Yabancı antrenör gözetiminde çok verimli ve yorucu bir kamp geçirmişlerdir. 08 Ocak tarihinde İller Bankası misafirhanesinde toplanan Milli Takımımız açılış toplantısından sonra 09 Ocak Pazar günü sabah ve akşam ikişer saat havuz antrenmanı yapmışlardır. Hafta boyunca her gün iki antrenman ve bir toplantı yapan millilerimiz bir hayli yorucu fakat çok verimli çalışmalar yapmışlardır. Antrenmanlarda çekilen sualtı görüntülerinin izlendiği taktik toplantılarında ise Aday Millilerimiz Maç taktiklerimizi geliştirme ve bireysel hataları önleme üzerine çalışmalar yaparak hazırlıklarını tamamlamışlardır. Federasyon Başkanı A.İnkılâp OBRUK, Başkan Yardımcısı Şahin ÖZEN ve Genel Sekreter Oğuz AYDIN kamp boyunca gerekli bilgileri almış ve sporcuları ziyaret etmişlerdir.20 aday milli takım sporcusu ile 3 antrenörümüz Antoine MOURAD, Zafer YÜKSEL, Deniz ÇELİKÖZ katılımıyla aday milli takım kampı sorunsuz bir şekilde tamamlanmış ve yapılacak olan Dünya Şampiyonası öncesi iyi bir hazırlık olmuştur. TSSF]]> 2147 2011-01-21 15:23:05 2011-01-21 12:23:05 open open sualti-hokeyi-milli-takim-aday-kampi-2 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1295612775 Image /wp-content/uploads/2011/01/20110120-tssfhkeya1.jpg views 169 HAKEM SEMİNERİ DÜZENLENDİ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2151 Fri, 21 Jan 2011 12:28:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2151 Hakemlerimizin eğitimi için Federasyonumuzun 2011 yılı faaliyet programına Ocak ayı başlarında bir hakem semineri konulmuş olup, 14–16 Ocak 2011 tarihlerinde düzenlenen eğitim seminerine çeşitli illerden elli sekiz hakem katılmıştır. Federasyon Başkanımız Sayın Ahmet İnkılâp OBRUK hakemlerimizin eğitim semineri sırasında bizleri ziyaret etmiş, dilek ve öneriler karşılıklı olarak dinlenmiş, uluslar arası nitelikte hakemler yetiştirilmesi için hakemlerimize her türlü desteği vereceğini belirtmiştir. Eğitim seminerimiz, Federasyonumuzun Genel Sekreteri ve Uluslar arası hakemimiz Sayın Oğuz AYDIN’ ın açılış konuşması ile başlamış ve Hakem ve Müsabaka Yönetmeliği ile Zıpkınla Balık avı branşı hakkında bilgiler vermiştir. Sualtı hokey branşında hakemlerimize eğitimi Yurtdışından Milli takımımızı çalıştırmak için gelen CMAS Sualtı hokeyi teknik kurul üyesi ve hakem Antoine Mourad vermiştir. Merkez hakem kurulu ve Eğitim Kurulu üyeleri hakem arkadaşlarımızda bu üç gün boyunca branşlar hakkında seminere katılan hakem arkadaşlarımıza eğitim vermiştir. Seminerin son günü havuzda uygulamalı su hakemi belirleme testi de yapılmıştır. Seminerlerimiz her müsabaka öncesi görevli hakem arkadaşlara verilmeye devam edecektir. Yılsonunda 2012 yılına hazırlık için genel bir hakem semineri yapılması da düşünülmektedir. TSSF]]> 2151 2011-01-21 15:28:35 2011-01-21 12:28:35 open open hakem-semineri-duzenlendi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1295613173 _edit_last 1 views 97 Image /wp-content/uploads/2011/01/tssfhakems1.jpg tssfhakems1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2153 Fri, 21 Jan 2011 12:29:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/tssfhakems1.jpg 2153 2011-01-21 15:29:00 2011-01-21 12:29:00 open open tssfhakems1 inherit 2151 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/tssfhakems1.jpg _wp_attached_file 2011/01/tssfhakems1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"165";s:6:"height";s:3:"135";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='117'";s:4:"file";s:23:"2011/01/tssfhakems1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"tssfhakems1-150x135.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"135";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 seahorse_hlarge http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2157 Fri, 28 Jan 2011 12:25:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/seahorse_hlarge.jpg 2157 2011-01-28 15:25:36 2011-01-28 12:25:36 open open seahorse_hlarge inherit 2156 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/01/seahorse_hlarge.jpg _wp_attached_file 2011/01/seahorse_hlarge.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"411";s:6:"height";s:3:"273";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='85' width='128'";s:4:"file";s:27:"2011/01/seahorse_hlarge.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:27:"seahorse_hlarge-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:27:"seahorse_hlarge-300x199.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"199";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Denizatının sırrı çözüldü http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2158 Fri, 28 Jan 2011 12:27:44 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2158

Denizatının atalarının gövdesinin düz olduğunu biliniyor. Araştırmacılar uzun süredir, denizatının vücudunun neden soru işaretine benzer bir şekle evrildiğini merak ediyordu. Araştırmacılara göre, ata benzeyen kafası ve kıvrılan vücudu, denizatının yiyecek avlayabilmesini sağlıyor. Denizatları, küçük deniz canlılarını yiyerek besleniyor. Ancak atalarının aksine, avlarına doğru yüzmek yerine, onları sessizce bekliyorlar. Kanca şeklindeki kuyrukları sayesinde, denizatlarının yosunlara tutunup beklemeleri mümkün oluyor. Kıvrımlı omurgaları sayesinde ise, yukarıdan yüzen avlarına ulaşabiliyorlar. Kaynak: ntvmsnbc / BBC Türkiye]]>
2158 2011-01-28 15:27:44 2011-01-28 12:27:44 open open denizatinin-sirri-cozuldu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1296218034 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/01/seahorse_hlarge.jpg views 101
secena1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2167 Fri, 04 Feb 2011 18:36:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena1.jpg 2167 2011-02-04 21:36:51 2011-02-04 18:36:51 open open secena1 inherit 2166 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena1.jpg _wp_attached_file 2011/02/secena1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:19:"2011/02/secena1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena1-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"3.2";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:39:"SAMSUNG ES15 / VLUU ES15 / SAMSUNG SL30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1296819642";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"6.3";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.022222222222222";s:5:"title";s:0:"";}} views 14 secena2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2168 Fri, 04 Feb 2011 18:38:13 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena2.jpg 2168 2011-02-04 21:38:13 2011-02-04 18:38:13 open open secena2 inherit 2166 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena2.jpg _wp_attached_file 2011/02/secena2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:19:"2011/02/secena2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena2-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"3.2";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:39:"SAMSUNG ES15 / VLUU ES15 / SAMSUNG SL30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1296819747";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"6.3";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.022222222222222";s:5:"title";s:0:"";}} views 10 Ege Sakin - SECENA Röportajları Çok Yakında YAYINDA ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2166 Fri, 04 Feb 2011 18:40:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2166

Değerli SUALTI Gazetesi okurları, Sizler için Ege sakin Canada'nın Toronto şehrinde çok ilgileneceğinizi düşündüğümüz; SECENA kolejinde, sanayi dalgıçları yetiştiren  DIVE SKILL dalış okulunda röportajlar gerçekleştirdi.. Çok yakında yayında olacak bu röportajları kaçırmamanızı tavsiye ederiz !!!! 

]]>
2166 2011-02-04 21:40:15 2011-02-04 18:40:15 open open ege-sakin-secena-roportajlari-cok-yakinda-yayinda draft 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1298648698 Image /wp-content/uploads/2011/02/secena1.jpg views 161
secena3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2172 Fri, 04 Feb 2011 19:29:03 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena3.jpg 2172 2011-02-04 22:29:03 2011-02-04 19:29:03 open open secena3 inherit 2166 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena3.jpg _wp_attached_file 2011/02/secena3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:19:"2011/02/secena3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena3-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"3.2";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:39:"SAMSUNG ES15 / VLUU ES15 / SAMSUNG SL30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1296819662";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"6.3";s:3:"iso";s:3:"400";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.022222222222222";s:5:"title";s:0:"";}} views 8 secena4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2173 Fri, 04 Feb 2011 19:29:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena4.jpg 2173 2011-02-04 22:29:40 2011-02-04 19:29:40 open open secena4 inherit 2166 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/secena4.jpg _wp_attached_file 2011/02/secena4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:19:"2011/02/secena4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:19:"secena4-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"3.2";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:39:"SAMSUNG ES15 / VLUU ES15 / SAMSUNG SL30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1296819729";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"6.3";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.022222222222222";s:5:"title";s:0:"";}} views 7 14039 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2179 Mon, 07 Feb 2011 15:18:46 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/14039.jpg 2179 2011-02-07 18:18:46 2011-02-07 15:18:46 open open 14039 inherit 2178 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/14039.jpg _wp_attached_file 2011/02/14039.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"200";s:6:"height";s:3:"172";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='111'";s:4:"file";s:17:"2011/02/14039.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"14039-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 39 'Kısmet'se emekli oluyor http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2178 Mon, 07 Feb 2011 15:19:32 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2178

'Kısmet' sergilenmek üzere Rahmi Koç Müzesi'ne gönderilecek. Bodrum'da İçmeler bölgesinde bir tersanede bulunan tekne İstanbul Hasköy'de bulunan Rahmi Koç Müzesi'ne götürülecek. İstanbul Salacak'ta 17 Temmuz 1964'te denize inen 'Kısmet' adlı çift direkli teknesi ile dünya turu yapan Sadun Bora, teknenin müzede genç nesillere deniz sevgisini aşılamaya devam edeceğini söyledi. 10.30 metre boyunda, 3.20 metre eninde seyahatte kullanılan 20 beygirlik motora sahip Kısmet adlı tekne, TIR'a yüklenecek ve İstanbul'a götürülmek üzere yola çıkarılacak. Kaynak: Vira Haber / Sabah]]>
2178 2011-02-07 18:19:32 2011-02-07 15:19:32 open open kismetse-emekli-oluyor publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1297093424 Image /wp-content/uploads/2011/02/14039.jpg views 96
ece1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2183 Wed, 09 Feb 2011 02:52:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/ece1.jpg 2183 2011-02-09 05:52:40 2011-02-09 02:52:40 open open ece1 inherit 2182 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/ece1.jpg _wp_attached_file 2011/02/ece1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"719";s:6:"height";s:3:"498";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/ece1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"ece1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"ece1-300x207.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"207";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 2 Çok yakında DENİZ KIZI'nda http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2182 Wed, 09 Feb 2011 02:53:56 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2182

O bir tasarımcı ama aynı zamanda deniz tutkunu bir yelkenci ve bir dalgıç veee hayvan hakları savunucusu.. ''Kalbimizin Kuyruğu ,Düşüncelerimizin kanatları,Hayallerimizin gücü'' vardır diyen Ece Savaş Yılmaz çok yakında Deniz Kızı'nda..]]>
2182 2011-02-09 05:53:56 2011-02-09 02:53:56 open open cok-yakinda-deniz-kizinda draft 0 0 post 0 _edit_lock 1297741216 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/02/ece1-300x207.jpg views 63
36565 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2196 Wed, 09 Feb 2011 04:04:49 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/36565.jpg 2196 2011-02-09 07:04:49 2011-02-09 04:04:49 open open 36565 inherit 2195 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/36565.jpg _wp_attached_file 2011/02/36565.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/02/36565.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"36565-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"36565-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 64 Köpekbalığının yeteneklerinin sırrı çözüldü http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2195 Wed, 09 Feb 2011 04:05:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2195

BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, Alabama ve South Florida Üniversiteleri'nde görevli bilim adamları, köpek balığının son hızda yüzerken yön değiştirme yeteneklerinin altında pullarının yattığını belirlediler. Köpekbalığı maketlerini kullanan araştırmacılar, pulların suyun akış ayrımını kontrol ettiğini tespit ettiler. Bu olay, köpekbalığının etrafındaki su katmanlarının hızı sıfıra düştüğü yerde sürüklenme oluşturuyor. Araştırmacılar, köpek balığının pullarının çok fazla esnek olduğunu ve çevrelerindeki türbülansı sınırlandırma ya da artırma yeteneği olduğunu gösterdiler. Bilim adamları, vücutlarındaki akış ayrımını kontrol etme yeteneği sayesinde köpekbalıklarının avlarını üstün bir manevrayla yendiklerine inandıklarını açıkladılar. Kaynak: Deniz Haber]]>
2195 2011-02-09 07:05:30 2011-02-09 04:05:30 open open kopekbaliginin-yeteneklerinin-sirri-cozuldu publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1297225058 Image /wp-content/uploads/2011/02/36565-300x212.jpg views 100
swansurgery http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2214 Thu, 17 Feb 2011 09:34:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/swansurgery.jpg 2214 2011-02-17 12:34:50 2011-02-17 09:34:50 open open swansurgery inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/swansurgery.jpg _wp_attached_file 2011/02/swansurgery.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:23:"2011/02/swansurgery.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:23:"swansurgery-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:23:"swansurgery-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 4 SDC12403 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2215 Thu, 17 Feb 2011 09:35:50 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/SDC12403.jpg 2215 2011-02-17 12:35:50 2011-02-17 09:35:50 open open sdc12403 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/SDC12403.jpg _wp_attached_file 2011/02/SDC12403.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:20:"2011/02/SDC12403.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"SDC12403-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"SDC12403-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"8.4";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:39:"SAMSUNG ES15 / VLUU ES15 / SAMSUNG SL30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1234710501";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:3:"6.3";s:3:"iso";s:3:"100";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.008";s:5:"title";s:0:"";}} views 2 twc7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2219 Sun, 20 Feb 2011 20:35:27 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc7.jpg 2219 2011-02-20 23:35:27 2011-02-20 20:35:27 open open twc7 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc7.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc7.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:4:"1024";s:6:"height";s:3:"768";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc7.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc7-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc7-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2220 Sun, 20 Feb 2011 20:38:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc1.jpg 2220 2011-02-20 23:38:45 2011-02-20 20:38:45 open open twc1 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc1.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:4:"1024";s:6:"height";s:3:"768";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc1.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc1-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc1-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2221 Sun, 20 Feb 2011 20:41:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc11.jpg 2221 2011-02-20 23:41:38 2011-02-20 20:41:38 open open twc1-2 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc11.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc11.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:4:"1024";s:6:"height";s:3:"768";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/02/twc11.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc11-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc11-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc7 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2222 Sun, 20 Feb 2011 20:51:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc71.jpg 2222 2011-02-20 23:51:38 2011-02-20 20:51:38 open open twc7-2 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc71.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc71.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/02/twc71.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc71-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc71-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2223 Sun, 20 Feb 2011 20:52:20 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc12.jpg 2223 2011-02-20 23:52:20 2011-02-20 20:52:20 open open twc1-3 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc12.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc12.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/02/twc12.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc12-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"twc12-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2224 Sun, 20 Feb 2011 20:53:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc2.jpg 2224 2011-02-20 23:53:41 2011-02-20 20:53:41 open open twc2 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc2.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc2.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc2-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc2-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"4.9";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:4:"E-30";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1258379980";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"44";s:3:"iso";s:3:"200";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.025";s:5:"title";s:0:"";}} twc3 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2225 Sun, 20 Feb 2011 20:55:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc3.jpg 2225 2011-02-20 23:55:17 2011-02-20 20:55:17 open open twc3 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc3.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc3.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc3.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc3-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc3-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc4 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2226 Sun, 20 Feb 2011 20:56:36 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc4.jpg 2226 2011-02-20 23:56:36 2011-02-20 20:56:36 open open twc4 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc4.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc4.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc4.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc4-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc4-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc5 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2227 Sun, 20 Feb 2011 20:57:51 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc5.jpg 2227 2011-02-20 23:57:51 2011-02-20 20:57:51 open open twc5 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc5.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc5.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc5.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc5-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc5-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc6 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2228 Sun, 20 Feb 2011 20:59:00 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc6.jpg 2228 2011-02-20 23:59:00 2011-02-20 20:59:00 open open twc6 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc6.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc6.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc6.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc6-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc6-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} twc8 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2229 Sun, 20 Feb 2011 21:00:28 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc8.jpg 2229 2011-02-21 00:00:28 2011-02-20 21:00:28 open open twc8 inherit 0 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/twc8.jpg _wp_attached_file 2011/02/twc8.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"360";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='128'";s:4:"file";s:16:"2011/02/twc8.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc8-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:16:"twc8-300x225.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"225";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 20110219-602691_detay http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2244 Mon, 21 Feb 2011 18:23:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20110219-602691_detay.jpg 2244 2011-02-21 21:23:57 2011-02-21 18:23:57 open open 20110219-602691_detay inherit 2243 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20110219-602691_detay.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"294";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='78' width='128'";s:4:"file";s:33:"2011/02/20110219-602691_detay.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:33:"20110219-602691_detay-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:33:"20110219-602691_detay-300x183.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"183";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2011/02/20110219-602691_detay.jpg views 20 Şampiyon Anne Oldu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2243 Mon, 21 Feb 2011 18:25:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2243 Ondört yaşındayken Türkiye Monopalet Milli Takımının en genç üyesi olan ve onaltısında Türkiye’deki serbest dalıcıların en iyilerinden olan Yasemin Dalkılıç, dünya rekoru çalışmaları esnasında Kübalı antrenörü Rudi Castineyra ile aşk yaşamaya başlamıştı. Yasemin Dalkılıç dünya şampiyonu olduktan sonra Rudi Castineyra ile evlendi. Miami’de yaşayan çift, Amerikan vatandaşı olan kızları Lara’yı doğumundan kucaklarına alana dek geçen bütün mutlu anlarını fotoğrafla görüntületmiş. Bu arada doğuma giren baba Rudi, kızının göbek bağını da kendi elleriyle kesmiş. Çift mutlu anlarının görüntülerini sevdikleriyle paylaşmışlar. Kaynak: HT Haber]]> 2243 2011-02-21 21:25:38 2011-02-21 18:25:38 open open sampiyon-anne-oldu publish 0 0 post 0 _edit_lock 1298313772 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/02/20110219-602691_detay.jpg views 143 pazar2-1 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2251 Fri, 25 Feb 2011 15:22:37 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/pazar2-1.jpg 2251 2011-02-25 18:22:37 2011-02-25 15:22:37 open open pazar2-1 inherit 2250 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/pazar2-1.jpg _wp_attached_file 2011/02/pazar2-1.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"138";s:6:"height";s:3:"210";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='63'";s:4:"file";s:20:"2011/02/pazar2-1.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"pazar2-1-138x150.jpg";s:5:"width";s:3:"138";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 54 pazar2-2 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2252 Fri, 25 Feb 2011 15:23:17 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/pazar2-2.jpg 2252 2011-02-25 18:23:17 2011-02-25 15:23:17 open open pazar2-2 inherit 2250 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/pazar2-2.jpg _wp_attached_file 2011/02/pazar2-2.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"148";s:6:"height";s:3:"240";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='59'";s:4:"file";s:20:"2011/02/pazar2-2.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"pazar2-2-148x150.jpg";s:5:"width";s:3:"148";s:6:"height";s:3:"150";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 20 "BERK OR" TÜRKİYE DE YETİŞMİŞ İLK BALIKADAMLARINDAN BİRİ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2250 Fri, 25 Feb 2011 15:25:54 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2250 Ülkemizde herşey gibi sualtı sporculuğu da çağ atladı. Oysa çok değil, bundan 35-40 yıl önce parmakla gösterilecek kadar az kişi bu sporu yapardı. İmkanlar kısıtlıydı. Bütün zorluklara rağmen ülkemizde dünya çapında bir balıkadam kulübü vardı. Türk Balıkadamlar Kulübü, dünyanın üçüncü Avrupa'nın ise ilk balıkadamlar kulübüdür. Sonra 12 Eylül yönetimi kulübün adından Türk adını kaldırttı. Adı Caddebostan olmak zorunda kaldı.   Bu kulüp yokluklar arasında başta donanmamız olmak üzere ülkemize çok balıkadam yetiştirmiştir. Hasbelkader ben de Türk Balıkadamlar Kulübü'nde sporcu oldum, hocalık yaptım. Berk Or benim kulüpteki hocamdır. Bana eğitim veren hocalardan birçoğunu da yetiştirmiştir. Yani hocaların hocasıdır. TN- Sizin Ege'de bir inceleme geziniz vardı değil mi? BO- Yaşamımda 1958 yazının bambaşka bir yeri vardır. O yıl üç arkadaş, Et ve Balık Kurumu'nun görevlisi olarak tüm Ege ve Akdeniz'in altını üstüne getirmiştik. Baskın Sokullu, Tosun Sezen ve ben... Üç kafadar 25'er lira yövmiye alıyorduk, üstüne üstlük altımıza bir de Mercan adlı araştırma gemisini vermişlerdi. Görevimiz, yaptığımız dalışlar sonrası sünger ve süngercilik konusunda bir rapor hazırlamaktı. Bunun için Çanakkale Boğazı Zincirbozan Feneri'nden başlayarak, tüm Ege ve Akdeniz'in dibini neredeyse karış karış taradık. İki ay süren bu serüvenin bir dalıcı için hayal bile edilemeyecek bir macera olduğunu düşünüyorum. Üstelik o zamanlar denizlerimizin gerçekten bakir olduğunu da düşünürsek! TN- Zamanınızda balık da boldu. Şimdi gerçekten av işi zor. O seyahatte bol bol balık da vurmuşsunuzdur. BO- Mercan gemisi ile Bodrum'a vardığımızda, Peter Trockmorten adında Amerikalı bir gazeteci ile tanıştık. Peter, Amerikan donanmasındayken 'frogman' (kurbağa adam) olarak Kore'de savaşmış bir kişiydi. Bizleri, içinde 'echo sounder' bulunan, ilkel de olsa dalış takımları ve kompresöre de sahip bir gemide görünce hemen yanımıza yanaştı ve kısa sürede arkadaş olduk. Öyle ki neredeyse her Allah'ın günü o da bizlerle birlikte dalışa gelir oldu. Çok da hırslı bir dip avcısıydı. Bir gün Turgutreis'in açığındaki Çatal Takımadaları'ndan Yassıada'da dalış yapıyorduk. Yeri gelmişken söyleyeyim, dibi amforalarla dolu olan bu adada artık dalış yasağı uygulanıyor. Bodrum Müzesi'nin kuruluşunda esas teşkil eden amforalar, bizlerin o yıllarda aynı bölgeden çıkardığımız amforalardır. Neyse, hikayemize dönelim. Tosun, Baskın ve ben dalış sonrası, teknenin kıçüstü güvertesinde dinlenip güneşlenirken; Trockmorten, bizim yangın söndürme tüplerinden adapte ettiğimiz dalış tüpü ve tek kademeli puro tipi regülatörlerimizden birini kuşanıp daldı. Amaç belli; zıpkınla balık avlayacak. Kısa bir süre geçmişti ki, "Help, help!" diye bir haykırış duyduk. Yerimizden fırladığımızda yaklaşık 50-60 metre ileride kayalıkların arasında Peter'in başını gördük, ancak aynı anda suların içinde kaybolup gitti. Anında palet ve gözlüklerimizi kaparak üçümüz birden suya atladık. Olay yerine vardığımızda Peter'i 3-4 metre dipte, maskesi boynuna kadar sıyrılmış, sırtındaki tekli tüp sadece beline bağlı olarak arkasına sarkmış bir halde bulduk. Regülatörün mapsı ağzından fırlamıştı ve o, ucunda devasa bir akyanın çırpındığı tüfeğine sımsıkı yapışmış bırakmıyordu... Aslında tüfeğini bıraksa hiçbir sorunu kalmayacaktı ama adam, canı pahasına avını bırakmak niyetinde değildi. Üçümüz birden aynı anda üstüne varıp balığı, daha doğrusu tüfeği elinden aldık. O dönemlerde hepimiz kondüsyonu birbirinden güçlü genç insanlardık. Ancak buna rağmen 22 kiloluk akya Amerikalı'dan sonra biz üç Türk delikanlısını da perişan etmeyi başardı. Balıkla mücadelemiz yaklaşık 20 dakika daha sürdü. Fakat sonunda o da yorgunluktan baygın düşerek teslim oldu... Sonradan olayı Peter'den dinlediğimizde gerçekten çok şaşırdık. Amerikalı, akyayı galsamasının arkasından zıpkınladığı için hayvana öldürücü bir darbe vuramamıştı. Ancak balık zıpkından kurtulup kaçamıyordu da... Peter, bıçağını çekerek bir kolu ile balığa sarılıp diğeri ile bıçaklamaya kalkışmıştı fakat bunu da başaramamıştı. Çünkü akyanın can havliyle çırpınıp vurduğu kuyruk darbesi, maskesini yüzünden sıyırıp boynuna düşürmüştü. O panikle tüpten kurtularak hafiflemek için bel kolonunu çözmeye çalışmıştı. Gelgelelim aceleden yanlışlıkla omuz kolonlarını açınca; tüp beline bağlı bir vaziyette geriye sarkmış, o şiddetle mapsı da ağzından fırlamıştı. Bu durumda nasıl olduysa bir an suyun üstüne çıkarak bizlere seslenme fırsatı bulmuştu. Fakat balık kendisini tekrar aşağıya çekmişti. Ve inanılır gibi değil ama gerçek! Bu durumda bile bizler yetişene kadar canı pahasına zıpkını bırakmamıştı. Ne biçim bir av hırsı, anlamak mümkün değil! TN- Bu anıya çevreciler kızacak BO- Bugün, çevreci dostların çok eleştirecekleri bir durum. Bu nefis yaratığı, 'Halikarnas Balıkçısı' Cevat Şakir'in kadim dostu, bizim de sünger kaptanlığımızı yapan Ali Karayel'e (GAli) teslim ettik. GAli de aynı günün akşamı, Bitez'deki kendi mandalin bahçesinde, onunla hepimize nefis bir ziyafet çekti. Kararında yapılırsa balık avcılığı keyifli bir iştir. Yeter ki katliam boyutuna ulaşmasın... SULARIMIZDA VAR Akya Akdeniz balığı Akya bir Akdeniz balığıdır ve ve sürüler halinde ılıman bölgelerde yaşayıp, ürerler. Nadiren Boğazlar'dan geçer, kılıç balığı ile Karadeniz'e çıkar, yine onunla döner. Renk ve biçim bakımından lüferin büyüğü kofanaya benzemesinden onun büyüğü olduğunu söyleyenler olsa da, değildir. Akyanın sırtında yele yerine biri öne yatık, sekiz kısa diken vardır. Anüs yüzgecinin arkasında da aynı büyüklükte iki diken bulunur. Vücudu çok küçük pullarla örtülüdür. Sırtı koyu mavi, yanları kurşuni, karnının altı beyazdır. Sularımızda 20-25 kiloya kadar bulunur. 60-70 kg azman olanlarına da rastlanır. Deniz sevgisi babasından geçti Türkiye'nin ilk balıkadamlarından Berk Or, 1936'da İstanbul'da doğdu. Deniz sevgisini adına gemiler yapılan ünlü kaptanlarımızdan babası Necdet Or'dan aldı.  Or, 1950 yıllarında tüpsüz olarak serbest dalışlara başladı. 1956'da yeni kurulan Türk Balıkadamlar Kulübü'ne girdi. Türkiye'nin ilk resmi dalış brövelerinden birini devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın elinden aldı. 1961'de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden yüksek mimar olarak mezun oldu. 1961-1963 yıllarında askerlik görevini Balıkadam Öğretmen olarak Çubuklu Dalgıç Okulu'nda (Sualtı Kurtarma Komutanlığı) yaptı.   1956 yılından bugüne değin, yurt dışında olduğu beş yıl hariç, Türk Balıkadamlar Kulübü'nde (şimdiki adıyla Caddebostan Balıkadamlar Derneği) Teknik Komite Üyesi, Teknik Komite Başkanı, Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak sürekli aktif görevlerde bulundu. Yüzlerce öğrenci Gerek askerliği gerekse sivil yaşamı süresince yüzlerce er, astsubay, subay ve sivil balıkadam yetiştiren Berk Or, 1958-1960 yıllarında Et ve Balık Kurumu tarafından Tosun Sezen ve Baskın Sokullu ile birlikte süngerciliğimizin incelenmesi için görevlendirildi ve bir süre süngercilik yaptı. Halen Caddebostan Balıkadamlar Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi olan Berk Or, sualtı etkinliklerini aktif olarak sürdürüyor. Kaynak: balikadam.org]]> 2250 2011-02-25 18:25:54 2011-02-25 15:25:54 open open berk-or-turkiye-de-yetismis-ilk-balikadamlarindan-biri publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1298842258 Image /wp-content/uploads/2011/02/pazar2-1.jpg views 80 20080610-tssf http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2259 Fri, 25 Feb 2011 15:48:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20080610-tssf.gif 2259 2011-02-25 18:48:43 2011-02-25 15:48:43 open open 20080610-tssf-3 inherit 2258 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20080610-tssf.gif _wp_attached_file 2011/02/20080610-tssf.gif _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:2:"82";s:6:"height";s:3:"105";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='74'";s:4:"file";s:25:"2011/02/20080610-tssf.gif";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 62 SUALTI HOKEYİ SPORCU MALZEMELERİ DEĞİŞİKLİĞİ http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2258 Fri, 25 Feb 2011 15:49:35 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2258 PALET: Tehlikeli olmayan, esnek, sentetik materyal veya lastikten yapılmış olmalıdır. ( Fiber paletler için çevresi lastik koruyucu kaplı, üst yüzeyi kırılma durumunda veya yaralanmayı engelleyecek bir film veya stickle kaplanmış olmalıdır. Bu paletlerin müsabaka öncesi hakemler tarafından onaylanmış olması gerekmektedir.) ( Sualtı Hokeyi Gençler Şampiyonasında uygulanacaktır.) SOPA: Sopaların, su üzerinde yatay bir şekilde yüzmesi kuralı kaldırılmıştır. ŞNORKEL: Metal olmayan, yumuşak, bükülebilir bir şnorkel kullanılmalıdır. ( Sualtı Hokeyi Gençler Şampiyonasında uygulanacaktır.) AĞIRLIK: Uluslar arası turnuvalarda kullanılması zorunlu olan, şnorkele dışardan monte edilen tipte veya ağız içinde diş koruması olarak kullanılan tipte bir koruma kullanılması zorunludur. ( Sualtı Hokeyi Gençler Şampiyonasında uygulanacaktır.) ELDİVEN: PUCK ve SOPA ile aynı renk olmayan eldivenler kullanılması zorunludur. ( Beyaz, Siyah, Turuncu, Kırmızı gibi renklerdeki eldivenler yasaktır) ( Mayıs ayında düzenlenecek olan Büyükler Şampiyonasında ve sonrasında uygulanacaktır.) TSSF ]]> 2258 2011-02-25 18:49:35 2011-02-25 15:49:35 open open sualti-hokeyi-sporcu-malzemeleri-degisikligi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1298648978 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/02/20080610-tssf.gif views 141 CMAS Yönetim Kurulu Apnea Kararları Hakkında http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2262 Fri, 25 Feb 2011 15:52:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2262 18-19 Subat 2011 tarihinde Roma’da gerceklestirilen CMAS Yonetim Kurulu toplantisinda apnea ile ilgili asagidaki kararlar alinmistir; Kisaca; CMAS 6. Serbest Dalis Dunya Sampiyonasi; 29 Ağustos-4 Eylul 2011 Sirbistan. Branslar Dinamik ve Kup Apnea. 2. Yeni disiplinlerin kurallari; Yeni kurallar (onaylandi ve yakinda CMAS web sayfasina koyulacaktir); · Variable Weight with and without fins, · Free Immersion without fins and, · Speed-Endurance apnea with and without fins. Daha once onaylananlar; · Jump Blue apnea with fins, · Dynamic apnea with and without fins, · Constant weight apnea with and without fins, · Static apnea. CMAS rekor denemeleri kontrati ve talimatnamesi “Contract For Record Attempts Regulations” onaylandi ve yakinda CMAS web sayfasina koyulacaktir. Yeni disiplinler icin baz alinacak mimimum degerler tablosu komisyonumuzca onaylandi ve yakinda CMAS web sayfasina koyulacaktir. Yeni CMAS Uluslararasi hakem kurslari planlama asamasinda olup yakinda duyurulacaktir. Bununla beraber CMAS disi etkinliklere katilan sporcularin CMAS yarismalarina girmesini engelleyen kural gevsetilmis olup karar federasyonlarin yetkisine birakilmistir. Bu kararin orjinal metni asagidadir. …at the Meeting of Friday November 26, 2010 – Board of Directors the minutes is; 3.2 – Now the explanation of point 3.2 of Agenda about the possibility for athletes coming from other sports organisations ( see AIDA for apnoea) to participate at our competitions. The President explains that our competitions are open only to CMAS members and it is up to NFs to accept or not an athlete and then enter him at CMAS Championships. The Presidents of NFs must sign the decision to let participate or not an athlete in certain championships. Thus NFs only may grant sports licenses to athletes, license that are necessary to take part at championships. Tum bu gelismelerin serbest dalis bransinin onunu daha da acmasi arzusu ile, saygilarimla. Levent UCUZAL TSSF ve CMAS Serbest Dalis Teknik Kurul Baskani Tel:+90.312.473 3925-26-27 Fax:+90.312.473 3928 E-mail : leventu@bilgigis.com Web : www.bilgigis.com]]> 2262 2011-02-25 18:52:45 2011-02-25 15:52:45 open open cmas-yonetim-kurulu-apnea-kararlari-hakkinda publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1298650374 views 72 Image /wp-content/uploads/2011/02/20080610-tssf.gif 20110211-sahika556 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2268 Sun, 27 Feb 2011 21:27:47 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20110211-sahika556.jpg 2268 2011-02-28 00:27:47 2011-02-27 21:27:47 open open 20110211-sahika556 inherit 2267 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/02/20110211-sahika556.jpg _wp_attached_file 2011/02/20110211-sahika556.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"340";s:6:"height";s:3:"452";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='72'";s:4:"file";s:30:"2011/02/20110211-sahika556.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110211-sahika556-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110211-sahika556-225x300.jpg";s:5:"width";s:3:"225";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 GURUR TÜRKİYE NİN... http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2267 Sun, 27 Feb 2011 21:29:41 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2267 MİLLİ SPORCU ŞAHİKA ERCÜMEN, BUZ ALTI YATAY DALIŞTA EN UZUN MESAFEYİ GİDEN İNSAN OLDU. ERKEKLERDE 108, BAYANLARDA 70 METRE OLAN REKORU 110 METREYE TAŞIDI.  Avusturya’nın Weissensee bölgesinde Guinness Dünya rekorunu kıran Şahika Ercümen, Buz altından yatay dalışla en uzağa gitme rekorunu Türkiye’ye getirdi. TRT Mavi Tutku ekibi ve Sualtı Görüntü Yönetmeni Tahsin Ceylan bu rekor denemesinde Şahika’yı yanlız bırakmadı.  Dünyanın buzaltından yatay dalış ve tek nefesle en uzağa giden sporcusu olan Şahika’nın rekorunu sadece TRT ekranlarından izleyebilirsiniz. Gurur anını, bu akşam TRT 1’de saat 19.00’da başlayacak Ana Haber Bülteninde izleyebilirsiniz.  Hakan ASLAN Mavi Tutku Yapımcı 

]]>
2267 2011-02-28 00:29:41 2011-02-27 21:29:41 open open gurur-turkiye-nin publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1299715469 Image /wp-content/uploads/2011/02/20110211-sahika556.jpg views 146
15662 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2279 Mon, 07 Mar 2011 10:40:21 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/15662.jpg 2279 2011-03-07 13:40:21 2011-03-07 10:40:21 open open 15662 inherit 2278 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/15662.jpg _wp_attached_file 2011/03/15662.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"215";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='88' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/03/15662.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"15662-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"15662-300x208.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"208";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 26 untitled-1.20110307101712 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2280 Mon, 07 Mar 2011 10:41:26 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/untitled-1.20110307101712.jpg 2280 2011-03-07 13:41:26 2011-03-07 10:41:26 open open untitled-1-20110307101712 inherit 2278 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/untitled-1.20110307101712.jpg _wp_attached_file 2011/03/untitled-1.20110307101712.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"781";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='67'";s:4:"file";s:37:"2011/03/untitled-1.20110307101712.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:37:"untitled-1.20110307101712-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:37:"untitled-1.20110307101712-211x300.jpg";s:5:"width";s:3:"211";s:6:"height";s:3:"300";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 61 Rus denizaltısı bulundu http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2278 Mon, 07 Mar 2011 10:42:19 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2278 İsveç'te Soğuk Savaş döneminde batmış bir denizaltı bulundu. Baltık Denizinde, İsveç'in Gotland adasının 70 kilometre güneyinde bulunan Sovyetler Birliği'ne ait olduğu açıklanan denizaltının 2009 yılında ortaya çıkarıldığı, ancak bu hafta açıklandığı bildirildi. Uzmanlar denizaltının nasıl battığının inceleneceğini kaydettiler. Denizaltının 1980 yılında İsveç Deniz Kuvvetleri tarafından batırıldığı yönündeki spekülasyonların ardından açıklama yapan Deniz Kuvvetleri Sözcüsü Kaptan Bo Rask, "Denizaltının zırhlı gövdesinde kare şeklinde delikler var ancak, askeri silahla vurulduğuna dair bir iz yok. İzler, çekilirken batmış olabileceğini gösteriyor" dedi.

Kaynak: Vira Haber / Net Gazete]]>
2278 2011-03-07 13:42:19 2011-03-07 10:42:19 open open rus-denizaltisi-bulundu publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1299494863 Image /wp-content/uploads/2011/03/15662.jpg views 199 1279 nejattekinankara@hotmail.com http://www.nejattekin.com 78.169.206.36 2011-03-11 15:38:40 2011-03-11 12:38:41 1 0 0
gogkhan9 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2285 Thu, 10 Mar 2011 00:08:24 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/gogkhan9.jpg 2285 2011-03-10 03:08:24 2011-03-10 00:08:24 open open gogkhan9 inherit 2284 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/03/gogkhan9.jpg _wp_attached_file 2011/03/gogkhan9.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:20:"2011/03/gogkhan9.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:20:"gogkhan9-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:20:"gogkhan9-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:2:"10";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:22:"Canon EOS-1D Mark II N";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1179672374";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"35";s:3:"iso";s:3:"160";s:13:"shutter_speed";s:5:"0.005";s:5:"title";s:0:"";}} views 28 Medya Kendini Sorgulamalı http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2284 Thu, 10 Mar 2011 00:09:25 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2284

Türkiye’nin deniz kültürü ve sualtı canlı yaşamı üzerine uzmanlaşmaya çalışan tek muhabiri olan Gökhan Karakaş, sualtı arkeolojisinde yüksek lisans yapmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Kıyılarımızdaki batıkların tarihsel geçmişi ile ilgili haberler yapan Karakaş, nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıların korunması için bilim adamları ve akademisyenlerle de çalışmalar yürütüyor. Kamuoyunda yankı uyandıran lüferin soyunun tükenişini ilk yazan gazeteci olan Milliyet Gazetesi Muhabiri Karakaş, aynı zamanda Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Basın Kurulu Başkanı. Kendisi de bir dalgıç olan Gökhan Karakaş’la denizlerimizi konuştuk. Deniz tutkunuz nereden kaynaklanıyor? Denizin hemen kenarında, Boğaz’ın dalgaları dövdüğü bir bahçede kurulu Kabataş Erkek Lisesi’nde okudum. İşte deniz tutkusuyla da burada tanıştım. Daha sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni kazandım, fakat denize olan tutkumu hiç yitirmedim. Habercilik anlamında sualtıyla tanışmam için aradan sekiz yıl geçti. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi yönlendirilmeyişimiz ve deniz haberciliğinin Türkiye’de muteber olmamasıdır. Bizlere deniz konusunda çevre sahibi olsak da, hiçbir yere gelinmeyeceği öğretildi. Zaten hep başka branşlara yönlendiriliyorduk. Bu nedenle uzak kaldım denizden. Nihayet sekiz yıl sonra sualtıyla tanıştım ve hemen akabinde de sualtı fotoğrafçılığını öğrendim. Ondan sonra da hem denizin altı hem de denizin üstündeki pek çok spor branşıyla en azından amatör olarak ilgilenmeye başladım. Aynı zamanda Vira Dergisi’nin de çıkış konsepti olan deniz kültürü ve sualtı canlı yaşamı üzerine uzmanlaşmaya çalışıyorum. Deniz desek kısaca nasıl anlatırsınız? Bir deniz subayı olmasına rağmen sağlık sebepleri nedeniyle karada çalışmaya mecbur kalan John Masefield çok güzel anlatmış, sizlerle paylaşmak isterim: “Deniz Tutkusu Ben yeniden denizlere açılmalıyım, denizle gök arasında yapayalnız kalmalıyım, Yüksek bir gemi ve yol gösteren bir yıldız tek isteğim… Dümenin gıcırtısı, rüzgarın şarkısı ve beyaz yelkenin sallanışı ile suları örten buğuyu ve uzaktan söken şafağı seyretmek bütün zevkim. Evet ben yeniden denizlere açılmalıyım…” Denizle iç içe bir okulda okudunuz. Deniz sevdanız yeşerirken, verilen eğitimde denize yönelik bir şeyler öğrendiniz mi? Kesinlikle hayır. Dersler bakımından çok ağır bir liseydi. Sıra dışı bir okuldu ama lise müfredatı uygulandığı için denize doğal olarak yer verilmiyordu. Ama biz denizin içinde, Boğaz’ın tam ortasında olduğumuz için Boğaz’ı göre göre denize aşina olduk. Üniversiteye gittiğimde içimdeki o deniz sevgisini, o tutkuyu okuyarak canlı tutmaya çalıştım. 16 yıllık muhabirim. Bu alanda uzmanlaşmaya başlamam meslek hayatımın sekizinci yılında oldu. Ulusal medyanın denizcilik muhabiri bulundurmamasının nedeni nelerdir? En büyük nedeni medyada bir deniz algısının olmamasıdır. Halkın deniz kültürü haberlerini okuduğu ya da izlediğini kimse düşünmüyor. Haberlerde yunus balığı gibi bir ifade kullanarak okuyucunun yunusu memeli yerine balık sanması sağlanıyor. Popüler olmadığı için kimsenin deniz haberi okumadığı ya da ihtiyaç duymadığı gibi bir önyargı ile hareket ediliyor. Ayrıca mesela insanlarla karşılaşması imkansız bir derin deniz canlısı olan Bozcamgöz Köpekbalığı ağlara takıldığında, “Marmara’nın Jaws’ı yakalandı” diye manşetler atılıyor. Oysa köpekbalıklarının aslında eko sistem için ne kadar yararlı olduğu, Bozcamgöz’ün ekonomik değerinin olmadığını belirten yazılar yazılırsa balıkçı da onu avlamaktan vazgeçecektir. Yani medya, algısını halka doğru veremiyor. Eğer medya bilim gözlüğü ile bu haberleri yaparsa, bu canlıların yaşamlarını sürdürmesine de destek olacaktır. Deniz kültürünü yaygın hale getirmek için artık medyanın ve ilgili bakanlıkların kendini sorgulaması gerektiğini düşünüyorum. Lüferin ve diğer endüstriyel balıkların av boyutunun tartışılıyor olması elimizi taşın altına soktuğumuzu gösteriyor ve beni umutlandırıyor. Ulusal medyadaki bu eksikliği de yazılı basında Vira Dergisi başarı ile kapatıyor. İçtenlikle kutlarım. Son yıllarda denizlerimiz için neleri doğru yapmaya başladık? Ne yazık ki çok olumlu cevap veremeyeceğim. Denizle ilgili yıllar önce öğretilen “8333 km deniz sınırımız vardır” sözü dışında çocuklarımıza yeni bir bilgi aktaramadık. Halen denizciliğin tüm alt konularını kapsayan ilgili bir bakanlığımız yok. Balıklarımız, batıklarımız, kıyılarımız, derinlerimizi turistik anlamda tanıtamadığımız gibi yeteri kadar koruyamıyoruz da. Birçok ülkeyi dolaştınız, ilginç anılarınız olmuştur. Birini bizimle paylaşır mısınız? 300 milyon insanı etkileyen, hatta Güney Doğu Asya halkının kaderine yön veren tsunami faciasından bir yıl sonra Kızılay’ın yardım ekipleri ile Endonezya’ya gitmiştim. Binlerce insanı yutan Hint Okyanusu’nun tuzunu tatmak ve birkaç kulaç atmak için fırsat kolluyordum. Programımız çok yoğun olduğu ve Kızılay’ın yaptığı kalıcı konutları hizmete açarken fotoğraf çekmem gerektiği için iki gün boyunca başaramadım. Banda Aceh Bölgesi’ne gittiğimizde bir yerli beni motosikletine alarak okyanusa ulaştırdı. Karayip Korsanları’nın çekildiği altın sarısı kumsal gibi bir kumsaldan kendimi okyanusa bıraktım. Giysilerim, paralarım, kimliklerim ve maddi değeri yüksek fotoğraf makinelerimi beni getiren Endonezyalıya emanet ederek yüzdüm. Göze aldığım kaybolma, kaçırılma hatta boğulma riskine rağmen Hint Okyanusu ile tanıştım. Yaptığınız ve unutamadığın bir haberi bizimle paylaşır mısınız? 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıl dönümü olan 17 Ağustos 2005’te Gölcük’te yıkılan binaların bulunduğu yere dalış yaptım. Yitip giden canlıların arkasından sualtıyla ilgili ne yapılabilir diye düşündüm, o tarihte bu refleks henüz gelişmemişti. Benim için gazetede iyi bir çıkış oldu. Bir diğeri ise 2008 yılında Greepeace (Uluslararası Yeşil Barış Örgütü) ile bir gemi seyahatine çıktım. Güney Doğu Akdeniz’i gezme imkanı buldum. Lübnan, Ürdün, Güney Kıbrıs, Suriye ve Türkiye kıyılarını. 17 gün boyunca açık denizde kaldım. Bu süre içinde gemi mürettebatının yaptığı pek çok işi yaptım. Deniz kültürü sınavını orada verdiğimi düşünüyorum. Büyük dalgalara maruz kaldık. İlk ciddi imtihanımı verdim. Hiç kara görmeden günlerce yol aldık. Orkinoslarla ilgili bir proje idi. Bu geziden sonra denizci olabilirim diye düşündüm, kendime özgüvenim arttı. Greenpeace’in “Seninki Kaç Santim” projesine destek veriyor musunuz? Bence her balığa en az bir kere yumurtlama ve üreme şansı verilmeli. Bu doğanın kendini yenilemesi için gerekli. Doğa kendini yenileyemediği zaman bizlere zarar vermeye başlıyor. Bu balıklara bir şans vererek, üremesini sağlayarak, doğanın kendini yenileme ilkesine katkıda bulunmalıyız. Küçük boyda avlanan balık, yavru balık demektir. Bu balıkların lezzeti olmayacağı gibi gelecek kuşaklara bırakacağımız büyük balıktan da mahrum kalacağımız anlamına gelir. Doğamızı bitirmemek, yaşam alanlarımızı sınırlamamak ve doğayı daha fazla kızdırmamak için kesinlikle küçük balık yenmemeli. Sonuna kadar bu projeyi destekliyorum. Deniz kültürünü geliştirmek için yapılanların dışında başka neler yapabiliriz? En önemlisi medyanın algısı değişmeye başladı. Bunda da fuarların ve uluslararası başarıların önemi var. Sualtı hokeyinin ne olduğunu insanlar öğrenmeye başladı. Aslında sualtı sporlarında çok başarılı takımlar yetiştiriyoruz. Fransa ve İspanya’dan sonra Avrupa’da en iyi yükseliş gösteren ülkelerden biri Türkiye. Sualtı Olimpiyatları’nda Türkiye favorilerden biri olarak gösteriliyor. Bunun en önemli kanıtı da bu sene CMAS’ın Sualtı Olimpiyatları 26-31 Mayıs tarihleri arasında Bodrum’da yapılıyor. Bütün dünyayı ilgilendiren 46 ülkeden sporcunun katılacağı bir yarışma. Bunun ne kadar büyük bir tanıtım ve ülke turizmine ne kadar büyük bir katma değer olduğunu görmemiz gerekiyor. Son olarak sizce denizlerimiz için olmazsa olmazların başında ne geliyor? Gelecek kuşaklara bırakacağımız bilinç. Denizlerimizi temizlemek yerine kirletmemenin önemini anlatmak. Denizdeki çöpü toplamanın çok zor ve maliyetli olduğunu onlarca dalışla öğrendim. Önemli olan denizi temizlemek değil, kirletmemek. Çocuklarımıza vereceğimiz bilinç ve eğitim denizlerimizin kurtulmasını sağlayacak. Kaynak: Vira Haber]]>
2284 2011-03-10 03:09:25 2011-03-10 00:09:25 open open medya-kendini-sorgulamali publish 0 0 post 0 _edit_lock 1302012836 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/03/gogkhan9.jpg views 111
20110311-ksk1976 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2289 Tue, 05 Apr 2011 14:04:57 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20110311-ksk1976.jpg 2289 2011-04-05 17:04:57 2011-04-05 14:04:57 open open 20110311-ksk1976 inherit 2288 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20110311-ksk1976.jpg _wp_attached_file 2011/04/20110311-ksk1976.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"249";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='66' width='128'";s:4:"file";s:28:"2011/04/20110311-ksk1976.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:28:"20110311-ksk1976-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:28:"20110311-ksk1976-300x155.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"155";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"HP psc1400";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 24 Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı 1977 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2288 Tue, 05 Apr 2011 14:06:58 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2288

 Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı 1977 Yılından Bir Kesit…

Fotografı büyütmek için tıklayın !

Soldan sağa üst sıra; Kemal Usta, Erdal Taylan, Yalçın Yavuzkal, Zekayi Özkan, Yalcın Ercüneyt, Halid Karataş, Hüseyin Günüşen, Yüksel Akbayır, Tuncel Güller, Telat Kahyaoğlu, Necmettin Balcı Soldan sağa alt sıra Dara Çetinkale, Ferhan Topaloğlu, Recep Sıvış, Erdoğan Saydam, Yılmaz Bildik, Hüseyin Tonyalı, Melih Siğli]]>
2288 2011-04-05 17:06:58 2011-04-05 14:06:58 open open kurtarma-ve-sualti-komutanligi-1977 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1303776625 Image /wp-content/uploads/2011/04/20110311-ksk1976.jpg Image /wp-content/uploads/2011/04/20110311-ksk1976.jpg views 108
16124 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2297 Thu, 07 Apr 2011 09:45:05 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/16124.jpg 2297 2011-04-07 12:45:05 2011-04-07 09:45:05 open open 16124 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/16124.jpg _wp_attached_file 2011/04/16124.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"310";s:6:"height";s:3:"220";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='90' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/04/16124.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"16124-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"16124-300x212.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"212";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 7 39479 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2298 Thu, 07 Apr 2011 09:45:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39479.jpg 2298 2011-04-07 12:45:43 2011-04-07 09:45:43 open open 39479 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39479.jpg _wp_attached_file 2011/04/39479.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"306";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='71' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/04/39479.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"39479-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"39479-300x166.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"166";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} 39480 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2299 Thu, 07 Apr 2011 09:48:30 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39480.jpg 2299 2011-04-07 12:48:30 2011-04-07 09:48:30 open open 39480 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39480.jpg _wp_attached_file 2011/04/39480.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"453";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='116'";s:4:"file";s:17:"2011/04/39480.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"39480-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"39480-300x247.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"247";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 8 39481 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2300 Thu, 07 Apr 2011 09:48:55 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39481.jpg 2300 2011-04-07 12:48:55 2011-04-07 09:48:55 open open 39481 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39481.jpg _wp_attached_file 2011/04/39481.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"230";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='53' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/04/39481.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"39481-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"39481-300x125.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"125";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 8 39482 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2301 Thu, 07 Apr 2011 09:49:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39482.jpg 2301 2011-04-07 12:49:16 2011-04-07 09:49:16 open open 39482 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39482.jpg _wp_attached_file 2011/04/39482.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"306";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='71' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/04/39482.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"39482-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"39482-300x166.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"166";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 7 39483 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2302 Thu, 07 Apr 2011 09:49:39 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39483.jpg 2302 2011-04-07 12:49:39 2011-04-07 09:49:39 open open 39483 inherit 2296 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/39483.jpg _wp_attached_file 2011/04/39483.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"550";s:6:"height";s:3:"285";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='66' width='128'";s:4:"file";s:17:"2011/04/39483.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:17:"39483-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:17:"39483-300x155.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"155";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 9 Dünyanın ilk 'Denizaltı Uçağı' projesi http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2296 Thu, 07 Apr 2011 09:50:34 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2296

California'nın Newport Beach bölgesinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Branson, 5 buçuk metre uzunluğundaki aracın, yaklaşık 11 bin metreye inerek 'karanlık' suları keşfedeceğini belirtti. 'Virgin Oceanic' adı verilen projeye göre, önümüzdeki iki yıl boyunca denizaltı 5 dalış gerçekleştirecek. İlk deneme, bu yılın sonlarına doğru Pasifik Okyanusu'nda yer alan 10 bin 971 metre derinliğindeki Mariana Çukuru'nda yapılacak. İkinci dalış ise, Atlantik'teki 8 bin 605 metrelik Porto Riko Çukuru'nda gerçekleştirilecek. Denizaltının ineceği diğer noktalar ise şöyle: Kuzey Buz Denizi'ndeki Molloy, Güney Okyanusu'ndaki Sandwich ve Hint Okyanusu'ndaki Diamantina çukurları. 'Necker Nymph' isimli savaş denizaltısı teknolojisine benzer bir yapıya sahip olacak olan aracın 4 buçuk metre uzunluğunda karbon fiber kanatları olacak. İleri teknolojinin kullanılacağı denizaltı uçağı, aynı zamanda sualtı doğasına zarar vermeyecek şekilde inşa edilecek. Hep daha fazla keşif yapmak için hareket ettiklerini kaydeden Branson, okyanusların derinliklerinde daha önce hiç bilinmeyen, insanoğlunun yararı için kullanılabilecek canlılarla karşılaşmayı umduklarını anlattı. Projenin maliyetinin 10 milyon doları bulabileceği belirtildi. Kaynak: Deniz Haber ]]>
2296 2011-04-07 12:50:34 2011-04-07 09:50:34 open open dunyanin-ilk-denizalti-ucagi-projesi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1302170081 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/04/16124.jpg views 104
ET http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2306 Fri, 15 Apr 2011 17:50:33 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/ET.jpg 2306 2011-04-15 20:50:33 2011-04-15 17:50:33 open open et inherit 2305 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/ET.jpg _wp_attached_file 2011/04/ET.jpg _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"125";s:6:"height";s:3:"145";s:14:"hwstring_small";s:22:"height='96' width='82'";s:4:"file";s:14:"2011/04/ET.jpg";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 13 EKMEĞİNİ SUYUNU TAŞ'DAN ÇIKARANLAR http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2305 Fri, 15 Apr 2011 17:51:21 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2305 Bir süredir eğlence, hobi amaçlı tüplü dalış yapıyorum. Zamanla dalış sayım arttıkça; hem dalış, hem de dalış yapan 'insan tipleri' konusunda tecrübe kazandım. Her dalışımda da, 'insan hayatı'nın önemini bir kez daha düşündüm. Tüplü dalışı iş edinmiş arkadaşlarım var. Profesyonel oldukları için, komik hikayeleri (herkesin içinde) paylaşmazlar. Ama inanın; zaten belli riskleri olan bu uğraştaki en büyük risk belki de 'insan faktörü' dür. Bir de sanayi dalgıçları var ki; yaptıkları iş gerçekten zor. Artık Türkiye'de de sanayi dalgıçlığı konusunda eğitim veren yerler var. Yalnızca, çekirdekten yetişenlerin yaptığı bir iş değil bu. Ama bir çok meslekte olduğu gibi, eğitim ve tecrübenin bir arada olması şart. Bu konuda eğitim ise bir kaç aşamada veriliyor. Sanayi dalgıçlarının çalışma alanları çeşitli. Sanayi dalgıçları; sualtı inşaatları, sudaki gemilerin karaya çekilmeden onarımı, sualtı arama-kurtarma çalışmaları, sualtı boru ve iletişim hatlarının döşenmesi, sualtı boru hatlarının bakım-onarımı gibi işlerde çalışabiliyorlar. Yurtiçinde ve yurtdışında çalışma imkanları buluyorlar. Ancak, biraz maceracı bir ruh gerekli. Her getirisi büyük iş gibi, riski de fazla bu işin. Sualtında, basıncın, insan vücuduna etkisi dışında, bir çok başka fiziki tehlikenin olduğu bu işi yapmak gerçekten zor. Sanayi dalgıçlığı, tüplü dalıştan çok farklı. 5-6 kiloluk başlıklar ve özel astronot benzeri kıyafetlerle, dalış yapıyorlar. Tüplü dalışlarda, yüzerliği sağlamak için BCD (buoyancy compensator device) denilen bir yelek kullanılırken, kuru elbise giyen sanayi dalgıçları, BCD kullanmıyorlar. Kuru elbiseyi yüzerlik sağlamak için de kullanıyorlar. Gemiden verilen hava desteği ile dalan dalgıç; dalışı, tüplü dalıştan farklı olarak; yalnız gerçekleştiriyor. ''Buddy'' (eşli) sistem yok. 85 metrelere dalıp, görüş mesafesi az olan sularda çalıştıkları yetmiyormuş gibi, bazen de, tehlikeli, zararlı maddeler bulunan sularda dalmak durumunda kalıyorlar. Boğazda kışın çalışan sanayi dalgıçları ise, su sıcaklığı 8 derece gibi soğuk sularda çalışıyorlar. (Tüplü dalışlarımda 14 derecede çift kat 'ıslak elbise' ile takırdadığımı hatırlıyorum.) Özel giysi soğuk suda, korumaya yardımcı olmakla birlikte, giysilerindeki en ufak yırtık, birden içine su dolmasına neden olabiliyor. Isı yalıtımı ve yüzerlik sağlamaya yarayan bu kuru elbiseler de oldukça yüksek fiyatlı. Boğazda çalışanlar, aşağısının tamamen balçık olduğunu söylüyorlar. Görüş mesafesinin ise 1 metreden az olduğunu ekliyorlar. Dalış tekniği, ekipman, hatta dalışın amacı itibariyle tüplü dalış ile sanayi dalışı çok farklı. Bunun yanısıra, bu meslekte çalışanlar da bildiğiniz bir çok meslekten ve iş hayatında tanıştığımız 'insan tipi'nden de farklı. Kadın ve erkek mezunlar veren, eğitim kurumları olmasına rağmen, ağırlıklı olarak erkek çalışan var. Yeni mezun çaylaklara da, yardımcı oluyor tabii ki, eski deneyimli dalgıçlar. Biraz da bıyık altıntan gülmeyi ihmal etmeyerek. Gemilerinde basınç odası var. Kurallarına uygun dalış yapıldığında, risk azalıyor. İnce hesaplar yapılarak hazırlanmış dalış tablolarına rağmen, vurgun yemek neredeyse hayatlarının bir parçası olduğu için, bir kaç saat basınç odasında kalmayı yadırgamıyor eski 'alaylı' dalgıçlar. Basınç odası ise oldukça masraflı. Basınç odası operatörü olmak da ayrı uzmanlık gerektiren, başka bir meslek. Sanayi dalgıçlığı okulundan mezun olanlar, staj karşılığı ''Basınç Odası Operatörlüğü Belgesi'' de alıyorlar. İşin gereği zaten risk almak ama, bunun dışında da, ekipman yetersizliği, kalifiye/eğitimli eleman azlığı, gemilerde konforun olmaması, teknoloji olduğu halde bütçe darlığı gibi bir çok konu bu işi de zorlaştırıyor. Boğazda çalışanlar, sualtından demir, enkaz çıkarma gibi uğraşlar verirken, telsiz ile gemiyle bağlantı sağlıyorlar. Bir vinç de, belirlenen yerden, demiri çıkarıyor. Telsizci olmak da ayrıca stresli bir iş. Kışın soğuğunda, kat kat yün kazakla bile üşüdüğünüz gemilerde, bir iş yapmadan seyretmek bile zor. Bütün gün çalışıp, dalıp, bir şey bulamadan çıktıkları da oluyor. Önceden araştırma yapmak için su altı kameraları da var ama bunlar da fazladan masraf olduğu için alınmıyor. Sanayi dalgıçlığı, ''insan-para'' dengesinin hassas ayar gerektirdiği bir meslek. Ekmeğini sualtındaki taştan çıkarmak da bu olsa gerek! Esra Tunalıgil Kaynak: Şefaf Gazete]]> 2305 2011-04-15 20:51:21 2011-04-15 17:51:21 open open ekmegini-suyunu-tasdan-cikaranlar publish 0 0 post 0 _edit_lock 1302892361 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/04/ET.jpg views 292 1382 canberkd@msn.com 88.245.247.119 2011-04-16 08:34:22 2011-04-16 05:34:22 1 0 0 1384 ahbostanci@gmail.com 88.228.228.88 2011-04-17 00:30:02 2011-04-16 21:30:02 1 0 0 1385 scuba_ersun@hotmail.com 78.179.213.75 2011-04-17 01:33:27 2011-04-16 22:33:27 1 0 0 20090130-logo_salvage http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2315 Mon, 18 Apr 2011 15:26:02 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20090130-logo_salvage.gif 2315 2011-04-18 18:26:02 2011-04-18 15:26:02 open open 20090130-logo_salvage-2 inherit 2314 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20090130-logo_salvage.gif _wp_attached_file 2011/04/20090130-logo_salvage.gif _wp_attachment_metadata a:5:{s:5:"width";s:3:"110";s:6:"height";s:3:"104";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='96' width='101'";s:4:"file";s:33:"2011/04/20090130-logo_salvage.gif";s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 21 Geleneksel Dalgıç Moral Gecesi http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2314 Mon, 18 Apr 2011 15:27:44 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2314 Kurtarma Gurup Komutanlığı tarafından düzenlenen geneleksel dalgıç moral gecesi, 14 Mayıs 2011 Cumartesi günü saat 19.15’de Moda Deniz Kulübü’nde düzenlenecek. Ev sahipliğini Deniz Albay Selçuk Koray’ın yapacağı geceye katılım için davetiye gerekmektedir.]]> 2314 2011-04-18 18:27:44 2011-04-18 15:27:44 open open 2314 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1303140492 Image /wp-content/uploads/2011/04/20090130-logo_salvage.gif views 66 SUALTI Gazetesi MEDEX 2011 Röportajları çok yakında yayında ! http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2320 Tue, 19 Apr 2011 00:23:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2320 Sualtı Gazezetesi'nin de kendi standı ile yer aldığı MEDEX 2011 fuarından, sunumlar, röportajlar çok yakında gazetemizde okurlarımız için hazırladığımız özel bölümde olacak...]]> 2320 2011-04-19 03:23:15 2011-04-19 00:23:15 open open sualti-gazetesi-medex-2011-roportajlari-cok-yakinda-yayinda draft 0 0 post 0 _edit_last 1 _edit_lock 1303435969 views 37 Image /wp-content/uploads/2010/12/medex2011_1.jpg 20080610-logoprosat http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2331 Tue, 26 Apr 2011 00:08:47 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20080610-logoprosat.jpg 2331 2011-04-26 03:08:47 2011-04-26 00:08:47 open open 20080610-logoprosat inherit 2330 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/20080610-logoprosat.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"253";s:6:"height";s:3:"121";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='61' width='127'";s:4:"file";s:31:"2011/04/20080610-logoprosat.jpg";s:5:"sizes";a:1:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:31:"20080610-logoprosat-150x121.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"121";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} _wp_attached_file 2011/04/20080610-logoprosat.jpg views 11 PROSAT BASIN AÇIKLAMASI http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2330 Tue, 26 Apr 2011 00:09:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2330

30 Mart 2011 tarihinde Volkan Erbey İstanbul Akvaryum’da temizlik işi sırasında boğulma sonucu hastaneye kaldırılmış ve 12 günlük yaşam mücadelesi sonunda hayatını kaybetmiştir.. Türkiye’de ticari dalışlar Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği ile düzenlenmiştir ve bu neden ile ticari dalış yapan kişilerin Profesyonel Sualtı Adamı Yeterlilik Belgesi sahibi olmaları gerekir. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun verdiği 3 Yıldız dalıcı belgesi ile, rekreasyonel ya da sportif dalış yapan ve yaptıran ticari dalış okullarında veya kluplerde çalışılabilir. Ticari dalış operasyonlarının niteliği Profesyonel Sualtı Adamları Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Bu tür işleri yapabilmek için ( Sualtında temizlik, kesim, kaynak, survey, kurtarma, montaj vb.) bünyesinde Profesyonel Sualtı Adamı çalıştıran, dalış takım muayene raporu olan, dalış izni almış bir firma olmak yada böyle bir firmadan hizmet alımı yapmış olmak gerekir. İlgili firmaların ve dalıcıların böyle bir yeterliliğe sahip olup olmadıkları konusundaki soruşturmanın yetkili makamlar tarafından yapılacağını düşünüyoruz. Kazaya neden olan iş, bir sualtı firması tarafından, profesyonel dalgıçlarca yapılmış olsaydı bu gün bu üzücü kaza yaşanmamış olabilirdi, Çünkü profesyonel sualtı adamları yeterlilik belgesine sahip dalgıçların çalıştığı sualtı firmalarında ; Dalış amiri dalış öncesi tesisin teknik işler sorumlusuna ve ilgili müdürüne bilgi verir. Dalış saatlerinde pompaların çalışmaması, vinç operasyonu var ise ara verilmesi gibi konularda tutanak tutar ve imzalatır. Dalış, yüzeyden beslemeli (SSBA) sistem ile yapılır. Bu sistem ile dalgıç ve dalış amiri karşılıklı konuşabilirler. Dalgıç sert başlık ya da band maske kullanır ve kullandığı hortum grubu dalgıcın harnesine bağlanır. (Harnes: dalgıcın vücudunu saran bir tür emniyet kemeri) Diyelim ki pompalar çalıştı ve dalgıcı çekti. Yukarıda yazdığımız sistemler kullanıldığında dalgıcın hava kaynağı vakum etkisi ile yüzünden ya da başından çıkmaz. En kötü ihtimal ile diyaframlar yırtılır, dalgıç ventilasyon ile serbest akışta kurtarılıncaya kadar nefes alabilir. Gerektiğinde hortumunu çekerek kendini kurtarabilir. Ayrıca kominikasyon sistemi olacağından dalgıç aşağıda yaşadığı en küçük sorunu dahi yukarıya dalış amirine anında bildirebilir. Dalış süresince yüzeyde bir adet acil durum dalgıcı techizatını kuşanmış olarak bekler ihtiyaç halinde hemen inerek yardım eder. Yazdıklarımız bir çoğunuza karmaşık gelebilir. Ancak bu tür işler uzman firmalar için rutin uygulamalardır. Zor gibi görünse de üzücü dalış kazalarını en aza indirir. Volkan Erbey’in hayatını kaybettiği dalışın bu kriterlere uymadığı çok açıktır .‘’Etrafta ilkyardım bilen başka dalıcıların da olduğu’’ şeklindeki açıklamaları çok vahim buluyoruz. Son iki yılda dalış kazalarının sayısının artışı ve çok sayıda dalgıcın hayatını kaybetmesi dikkat çekicidir. 2008 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile, Türkiye Sualtı sporları Federasyonundan eğitmenlik belgesi almış kişilerin, ticari dalış şantiyelerinde profesyonel balıkadam olarak çalışmasının önü açıldı. Bu kişileri eğitime ve sınava tabi tutmadan ağır işlerin yapıldığı şantiyelere sokmanın kötü sonuçlarının olacağı belliydi. İlgili yönetmelik çıktığında PROSAT olarak Denizcilik Müsteşarlığı’na ölümlü dalış kazalarının artacağına dair bir yazı göndermiştik. Yanılmış olmayı dilerdik. Ancak ardı ardına yaşadığımız acı olaylar göstermektedir ki, mevcut yönetmelik yeniden düzenlenmeli ve denetim mekanizmaları harekete geçirilmelidir. Kaybettiğimiz dalıcı arkadaşımıza Allah’tan rahmet acılı ailesine sabır diliyoruz. Profesyonel Sualtı Adamları Topluluğu Derneği Yönetim Kurulu adına, Barcın AKKOCA Yönetim Kurulu Başkanı]]>
2330 2011-04-26 03:09:40 2011-04-26 00:09:40 open open prosat-basin-aciklamasi publish 0 0 post 0 _edit_lock 1304237118 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/04/20080610-logoprosat.jpg views 62
m11 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2338 Sat, 30 Apr 2011 15:28:16 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/m11.jpg 2338 2011-04-30 18:28:16 2011-04-30 15:28:16 open open m11 inherit 2339 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/04/m11.jpg _wp_attached_file 2011/04/m11.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"482";s:6:"height";s:3:"302";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:15:"2011/04/m11.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:15:"m11-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:15:"m11-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:0:"";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} PROFSAD Basın Bülteni http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2355 Sun, 01 May 2011 08:07:38 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2355

Türk Basının güzide mensupları, 30 Mart 2001 tarihinde İstanbul Akvaryumda meydana gelen müessif dalış kazası sonucu 3 yıldız dalış brövesine sahip olduğu belirtilen Volkan ERBEY isimli dalgıç arkadaşımız maalesef vefat etmiştir. Bu tür işlerde Profesyonel Sualtı Adamı yeterlilğine sahip dalıcıların kullanılması yasal olarak zorunludur. Bu tür dalışlar satıhtan beslemeli olarak tabir ettiğimiz dalgıca soluyacağı havayı yüzeyden sağlayan ve tüm yüzü kaplayan bir maske ile yapılması gerekir. Ancak, bu olayda T.Sualtı Sporları Tarafından Rekrasyonel ve sportif dalışlara yönelik 3 yıldız dalıcı brövesine sahip Profesyonel yeterliliği olmayan dalıcı kullanılmıştır. Ayrıca, (SCUBA) tabir edilen sistemle tüplü dalış yapılmış ve normal maske kullanılmıştır. Bu yanlışlıklar silsilesi sonucu Volkan ERBEY arkasında çok küçük bir çocuk bırakarak hayatını kaybetmiştir. Bu işin başka bir boyutuda 2008 yılında çıkan PROFESYONEL SUALTI YÖNETMELİĞİNDE ki yanlışlıklardır. Bu yönetmelikte Dünyada eşi benzeri olmayan bir şekilde T.Sualtı Sporları Federasyonu tarafından verilen CMAS sportif dalış eğitmen sertifikası ile Sanayi dalgıçlığına geçiş imkanı sağlanmıştır. Eğitim müfredatında sanayı dalgıçlığı ile ilgili hiç bir ders bulunmamasına rağmen Federasyon brövesiyle sanayi dalgıçlığına geçişler sonucu eğitim ve bilgi eksikliği nedeniyle çeşitli kazalar yaşamışlar.Sakat kalanlar olduğu gibi bir çok klişi de hayatlarını kaybetmiştir. Derneğimiz bu yanlışlığın düzeltilmesi konusunda Denizcilik Müsteşarlığı nezdinde bir çok girişimlerde bulunmuş hatta olayı yargıya taşımıştır. Bütün bu girişimlerden henüz olumlu bir sonuç alabilmiş değiliz. Basın mensubu olan sizlerden bu olayı kamuoyunun dikkatine sunulması konusunda yardımlarınızı rica ederim. Saygılarımla, C.Levent KARATAŞ Başkan]]>
2355 2011-05-01 11:07:38 2011-05-01 08:07:38 open open profsad-basin-bulteni-2 publish 0 0 post 0 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/04/m11.jpg _edit_lock 1304887574 views 44
20110428-IMG_5334s http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2362 Sun, 01 May 2011 08:16:45 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/05/20110428-IMG_5334s.jpg 2362 2011-05-01 11:16:45 2011-05-01 08:16:45 open open 20110428-img_5334s inherit 2361 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/05/20110428-IMG_5334s.jpg _wp_attached_file 2011/05/20110428-IMG_5334s.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"300";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='80' width='128'";s:4:"file";s:30:"2011/05/20110428-IMG_5334s.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110428-IMG_5334s-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:30:"20110428-IMG_5334s-300x187.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"187";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:3:"4.5";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:13:"Canon EOS 40D";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:10:"1178227459";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:2:"42";s:3:"iso";s:3:"400";s:13:"shutter_speed";s:17:"0.016666666666667";s:5:"title";s:0:"";}} views 5 TSSF Basın Bülteni http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2361 Sun, 01 May 2011 08:17:40 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2361

]]>
2361 2011-05-01 11:17:40 2011-05-01 08:17:40 open open tssf-basin-bulteni publish 0 0 post 0 _edit_lock 1304238483 _edit_last 1 views 44 Image /wp-content/uploads/2011/05/20110428-IMG_5334s.jpg
PROFSAD Basın Bülteni http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2339 Sun, 01 May 2011 08:57:15 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2339

Türk Basının güzide mensupları, 30 Mart 2001 tarihinde İstanbul Akvaryumda meydana gelen müessif dalış kazası sonucu 3 yıldız dalış brövesine sahip olduğu belirtilen Volkan ERBEY isimli dalgıç arkadaşımız maalesef vefat etmiştir. Bu tür işlerde Profesyonel Sualtı Adamı yeterlilğine sahip dalıcıların kullanılması yasal olarak zorunludur. Bu tür dalışlar satıhtan beslemeli olarak tabir ettiğimiz dalgıca soluyacağı havayı yüzeyden sağlayan ve tüm yüzü kaplayan bir maske ile yapılması gerekir. Ancak, bu olayda T.Sualtı Sporları Tarafından Rekrasyonel ve sportif dalışlara yönelik 3 yıldız dalıcı brövesine sahip Profesyonel yeterliliği olmayan dalıcı kullanılmıştır. Ayrıca, (SCUBA) tabir edilen sistemle tüplü dalış yapılmış ve normal maske kullanılmıştır. Bu yanlışlıklar silsilesi sonucu Volkan ERBEY arkasında çok küçük bir çocuk bırakarak hayatını kaybetmiştir. Bu işin başka bir boyutuda 2008 yılında çıkan PROFESYONEL SUALTI YÖNETMELİĞİNDE ki yanlışlıklardır. Bu yönetmelikte Dünyada eşi benzeri olmayan bir şekilde T.Sualtı Sporları Federasyonu tarafından verilen CMAS sportif dalış eğitmen sertifikası ile Sanayi dalgıçlığına geçiş imkanı sağlanmıştır. Eğitim müfredatında sanayı dalgıçlığı ile ilgili hiç bir ders bulunmamasına rağmen Federasyon brövesiyle sanayi dalgıçlığına geçişler sonucu eğitim ve bilgi eksikliği nedeniyle çeşitli kazalar yaşamışlar.Sakat kalanlar olduğu gibi bir çok klişi de hayatlarını kaybetmiştir. Derneğimiz bu yanlışlığın düzeltilmesi konusunda Denizcilik Müsteşarlığı nezdinde bir çok girişimlerde bulunmuş hatta olayı yargıya taşımıştır. Bütün bu girişimlerden henüz olumlu bir sonuç alabilmiş değiliz. Basın mensubu olan sizlerden bu olayı kamuoyunun dikkatine sunulması konusunda yardımlarınızı rica ederim. Saygılarımla, C.Levent KARATAŞ Başkan]]>
2339 2011-05-01 11:57:15 2011-05-01 08:57:15 open open profsad-basin-bulteni trash 0 0 post 0 _edit_lock 1304237488 _edit_last 1 views 1 Image /wp-content/uploads/2011/04/m11.jpg _wp_trash_meta_time 1304237528 _wp_trash_meta_status future
20110428-kurtarma1959_k http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?attachment_id=2369 Sun, 08 May 2011 20:44:31 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/05/20110428-kurtarma1959_k.jpg 2369 2011-05-08 23:44:31 2011-05-08 20:44:31 open open 20110428-kurtarma1959_k inherit 2368 0 attachment 0 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/wp-content/uploads/2011/05/20110428-kurtarma1959_k.jpg _wp_attached_file 2011/05/20110428-kurtarma1959_k.jpg _wp_attachment_metadata a:6:{s:5:"width";s:3:"480";s:6:"height";s:3:"349";s:14:"hwstring_small";s:23:"height='93' width='128'";s:4:"file";s:35:"2011/05/20110428-kurtarma1959_k.jpg";s:5:"sizes";a:2:{s:9:"thumbnail";a:3:{s:4:"file";s:35:"20110428-kurtarma1959_k-150x150.jpg";s:5:"width";s:3:"150";s:6:"height";s:3:"150";}s:6:"medium";a:3:{s:4:"file";s:35:"20110428-kurtarma1959_k-300x218.jpg";s:5:"width";s:3:"300";s:6:"height";s:3:"218";}}s:10:"image_meta";a:10:{s:8:"aperture";s:1:"0";s:6:"credit";s:0:"";s:6:"camera";s:10:"HP psc1400";s:7:"caption";s:0:"";s:17:"created_timestamp";s:1:"0";s:9:"copyright";s:0:"";s:12:"focal_length";s:1:"0";s:3:"iso";s:1:"0";s:13:"shutter_speed";s:1:"0";s:5:"title";s:0:"";}} views 1 Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı 1959 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2368 Sun, 08 May 2011 20:45:43 +0000 http://www.sualtigazetesi.com/sualti/?p=2368
 
Fotografı büyütmek için tıklayın
1959 yılında Sirkeci’de denize düşen vagonların çıkartılma çalışmaları esnasında çekilmiş bir fotograf.Soldan sağa üst sıra;  Yd.Astğm.Tuncer, Telat Kahyaoğlu, Dara Çetinkale, Fehmi Taşkıran, Vedat Dora, Nurettin Ersoy, Kemal Usta  Soldan sağa alt sıra;  Halim Erman, Halid Karataş, Ast.Nusret, Halit Kıran, Bekir Arrgun  ]]>
2368 2011-05-08 23:45:43 2011-05-08 20:45:43 open open kurtarma-ve-sualti-komutanligi-1959 publish 0 0 post 0 _edit_lock 1304889180 _edit_last 1 Image /wp-content/uploads/2011/05/20110428-kurtarma1959_k.jpg views 25