Yunus Dilini Konuşabilirmiyiz ?

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Sizleri, son 28 yıldır doğada birlikte çalıştığım, olağanüstü bir yunus grubuyla tanışmanız için Bahama adalarına götürmek istiyorum.

Yunuslara ilgi duymamın nedeni, beyinlerinin büyüklüğü ve sahip oldukları bu beyin gücünü kullanarak doğada yapabildikleri şeyler. Bu beyin gücünün bir kısmını, yalnızca karmaşık hayatlarını yaşamak için kullandıklarını biliyoruz. Ama, gerçekte yunus zekâsına dair ne biliyoruz?

Eh, birkaç şey biliyoruz. Zekânın fiziksel bir ölçüsü olan beyin-vücut oranlarının, insanlardan sonra ikinci olduğunu biliyoruz. Yunuslar, bilişsel olarak, yapay dilleri anlayabilirler. Ayna karşısında özfarkındalık testlerini geçerler. Ve dünyanın bazı bölgelerinde, balık avlamak için sünger gibi bazı aletler kullanırlar. Ama geriye önemli bir soru kalıyor: Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar? Ben de, birkaç yıl değil, onlarca yıl önce yunusların iletişim sistemlerini çözmek amacıyla onları su altında gözlemleyebileceğim bir yer bulmak için yola çıktım. Dünyanın çoğu yerinde sular bulanık, bu yüzden su altında hayvanları gözlemlemek çok zor, fakat Florida’nın hemen doğusunda, Bahamalar’ın güzel, temiz, sığ kumsallarında yaşayan bir yunus topluluğu buldum. Gündüzlerini, güvenli sığ denizde dinlenip sosyalleşerek geçiriyorlar. Geceleri ise uzaklaşıyor ve derinlerde avlanıyorlar. Araştırma yapmak için de fena bir yer değil. Bu nedenle, her yaz, 20 metrelik bir katamaranla beş aylığına oraya gidiyoruz ve haftalar boyunca denizde yaşıyor, uyuyor ve çalışıyoruz. Kullandığım temel alet hidrofonlu, yani su altı mikrofonlu, bir su altı video cihazıdır. Bu alet sayesinde ses ve davranış arasında ilişki kurabiliyorum. Ve çalışmalarımızın çoğu müdahalesizdir. Sudayken yunusların kurallarına uymaya çalışıyoruz, çünkü onları gerçekten, fiziksel olarak gözlemliyoruz. Atlantik Benekli Yunusları, birkaç nedenden dolayı çalışılmaya çok uygun bir türdür. Beneksiz doğarlar, ama ileri yaşlarda benekleri olur ve oldukça farklı gelişim evrelerinden geçerler, bu nedenle davranışlarını incelemek eğlencelidir. 15 yaşına geldiklerinde, bütünüyle siyah-beyaz beneklerle kaplanırlar. Bu gördüğünüz anne yunus Mugsy. Bu fotoğrafta 35 yaşında. Ancak yunuslar aslında 50′li yaşlara kadar yaşayabilirler. Topluluğumuzdaki tüm diğer yunuslar gibi, Mugsy’nin fotoğrafını çektik ve zamanla olgunlaşırken küçük beneklerini, sırt yüzgecindeki çentikleri ve eşsiz benek motiflerini inceledik. Genç yunuslar, büyürken çok şey öğrenir, ergenlik dönemi boyunca sosyal becerilerini geliştirirler. Dişiler, 9 yaş civarında cinsel olarak olgunlaşır, yani hamile kalabilirler. Erkekler ise oldukça geç olgunlaşır, 15 yaş civarında. Ayrıca, yunuslar hiç seçici değildir. Bu nedenle babaları belirlememiz gerekiyor. Bunun için, sudan topladığımız dışkılardan DNA elde ederek babalık testi yapıyoruz. Bu demek oluyor ki, 28 yılın sonunda, büyükanneler ve büyükbabalar da dâhil üç nesli inceliyor durumdayız. Yunuslar doğal akustikçilerdir. Bizden 10 kat daha yüksek ses çıkarabilirler ve bizim duyduğumuzdan 10 kat daha yüksek sesleri duyabilirler. Fakat kullandıkları başka iletişim sinyalleri de vardır. Görme kabiliyetleri yüksektir ve iletişim amacıyla beden dilini kullanırlar. Tat alabilirler, ancak koku alamazlar. Ve dokunma duyusuna sahiptirler. Doku ile suyun akustik iç direnci neredeyse aynı olduğu için ses su içerisinde gerçekten de hissedilebilir. Bu sayede yunuslar belli bir uzaklıktan vızıldayarak birbirlerini gıdıklayabilirler. Artık bazı davranışlarla ilişkili olarak seslerin kullanımına dair bir şeyler biliyoruz. Her bir yunusun kendine özgü bir ıslık sinyali vardır, bir çeşit isim gibi. (Yunus ıslık sesleri) Bu ses, üzerinde en iyi çalışılmış sestir.

Çünkü ölçümü gerçekten kolaydır. Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz. Bir diğer iyi incelenmiş ses ise yankı-konumlama tıkırtılarıdır. Bu gördüğünüz yunusların sonarı. (Yunus yankı-konumlama sesleri) Bu tıkırtıları avlanmak ve beslenmek amacıyla kullanırlar. Ayırca bu tıkırtıları aralık vermeden çıkartarak, vızıltı paketleri olarak sosyal amaçlı kullanabilirler. Örneğin, erkekler kur kovalamacası boyunca dişileri uyarırlar. Biliyor musunuz, suda vızıltıya maruz kaldım. (Kahkaha) Kimseye söylemeyin, bu bir sır. Ve gerçekten sesi hissedebilirsiniz. Söylemeye çalıştığım şey buydu. (Kahkaha) Yunuslar aynı zamanda politik hayvanlardır. Dolayısıyla anlaşmazlıkları çözmeleri gerekir. (Yunus sesleri) Yunuslar kavga sırasında toslaşırken, bir yandan da bu patlama-darbeli sesleri kullanırlar. İşte bu sesler üzerinde pek çalışma yapılmamıştır, çünkü ölçümleri zordur. Bu videoda tipik bir yunus kavgası görüyoruz. (Yunus sesleri) İki grup görüyorsunuz, toslaşma vaziyeti almışlar, bazıları ağızlarını açıyor, çoğu ciyaklıyor. Bir baloncuk var. Aslında, bu gruplardan biri geri çekilecek ve her şey çözüme ulaşacak. Bu tür kavgaların çoğu şiddete dönüşmez. Bahamalar’da, sosyal olarak benekli yunuslarla etkileşime geçen şişe burunlu sakinlerimiz de yaşıyor. Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar. Erkekler birbirlerinin dişilerini kovalarken güç gösterilerinde bulunuyor. Ayrıca bu iki tür yunus, köpekbalıklarını kovalarken geçici ittifak halinde oluyorlar. Koordinasyonlarını sergilerken kullandıkları mekanizmalardan biri eşzamanlı yani senkronize davranışlardır. Daha büyük görünmek ve daha güçlü ses çıkarmak için sesleri ile beden dillerini senkronize ederler. (Yunus sesleri) Şimdi, bunlar şişe burunlu yunuslar, seslerini ve davranışlarını senkronize etmeye başladıklarını göreceksiniz. (Yunus sesleri) Gördüğünüz gibi partnerleriyle senkronize hâle geliyorlar ve diğer çiftlerle de senkronize oluyorlar. Keşke ben de bu kadar koordine olabilseydim. Sadece insanın duyabileceği yunus seslerini duyduğumuzu ve yunusların ultrasonik sesler de çıkarabildiğini unutmamalıyız. Bu sesleri toplayabilmek için su altında özel ekipmanlar kullanıyoruz. Araştırmacılar ıslığın karmaşıklığını ölçmek için bilgi kuramından yararlandılar. Yunus ıslıklarının karmaşıklık oranı, insan dillerine dahi kıyaslandığında çok daha yüksek. Fakat patlama-darbeli sesler daha da gizemli. Burada 3 tane spektragram var. İkisi insan kelimesi ve biri yunus seslendirmesi. Hadi hangisinin yunus sesi olduğunu tahmin edin. Görünüşe göre, patlama-darbeli sesler gerçekten biraz insan sesine benziyor. Kodu çözmenin bir yolu da bu sinyalleri yorumlamak ve ne anlamlara geldiğini ortaya çıkarmaktır. Ama bu zor bir iş ve henüz bir Rosetta Stone’umuz da yok. Kodu çözmenin bir diğer yolu ise yeni bir teknoloji geliştirmek, yani iki yönlü iletişimi sağlayacak bir arayüz, Bahamalar’ da yapmaya çalıştığımız şey işte bu ve bunu gerçek zamanlı olarak yapmaya çalışıyoruz. Bilim adamları, şempanzeler ve yunuslar da dâhil, türler arasındaki boşluklara köprüler kurabilmek için klavye arayüzleri kullanıyorlar. Orlando, Florida’da Epcot Center’daki bu su altı klavyesi insanların ve yunusların su altında birlikte çalışmaları ve bilgi alışverişi yapmaları için tasarlanmış olan en gelişmiş iki yönlü arayüzdür. İşte Bahamalar’da böyle bir arayüz geliştirmek istiyoruz, fakat daha doğal bir düzenlemeyle. Bunu yapabileceğimizi düşünmemizin bir nedeni de yunusların da aynı merakla bize ilgi göstermeye başlamalarıdır. Bizim seslerimizi ve hareketlerimizi kendiliklerinden taklit ediyorlar ve bizi yunus oyunlarına davet ediyorlar. Yunuslar sosyal memelilerdir, bu nedenle oynamayı seviyorlar ve favori oyunlarından biri çevrede yosun veya buradaki esmer yosunu sürüklemektir. Ve yunuslar çok beceriklidir. Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar. Bu çekimde görülen yetişkinin adı Caroh. Burada 25 yaşında ve bu da yeni doğan bebeği Cobalt. Bu oyunun nasıl oynandığını yeni öğreniyor. (Yunus sesleri) Caroh oğluna takılıyor ve onunla alay ediyor gibi. Oğlan gerçekten o yosunu istiyor. Yunuslar insanlardan bu oyuna katılmalarını istediklerinde çoğunlukla dikey olarak suyun içine dalıyorlar ve yüzgeçlerinde küçük bir yosun oluyor, dürtüklüyorlar ve bazen yosunu denizin dibine bırakıyorlar ve bizim almamızı istiyorlar. Sonrasında yosun saklamaca oynuyoruz. Fakat dalıp yosunu almadığımız zaman yosunu onlar su yüzüne getiriyorlar ve önümüze doğru kuyruklarıyla bir çeşit dalga yaparak yosunu bize bırakıyorlar, aynı yavrularına yaptıkları gibi. Sonra biz de yosunu alıyoruz ve oyuna giriyoruz. Bu nedenle düşünmeye başladık, yunusların bunları, favori oyuncaklarını gerçek-zamanlı olarak isteyebilecekleri bir teknoloji tasarlamak harika olmaz mı? İlk düşüncemiz, botta bulunan bilgisayara bağlı olarak suyun içine uzatılmış bir klavye olması ve dalgıçlarla yunusların tuşları kullanarak, mutlu bir şekilde bilgi alışverişi yapmaları, birbirlerinden oyuncaklarını rica edebilmeleri şeklindeydi. Fakat kısa süre içinde anladık ki, yunuslar klavye kullanarak botun etrafında takılmayacaktı. Doğal ortamlarında yapabilecekleri daha güzel şeyler var. Hapisken yapabilirler, ama doğalarında hayır. Bu nedenle suyun altında taşınabilir bir klavye tasarladık ve üzerine oynamayı sevdikleri dört nesne yerleştirdik: Atkı, ip, yosun ve bir yunus için eğlenceli bir aktivite olabilecek pruva gezisi. (Islık sesleri) Bu, atkı ıslığı, bir görsel sembolle de ilişkili ayrıca. Bunlar da yapay olarak oluşturulmuş ıslıklar. Yunusların normal repertuarının dışındalar, fakat yunuslar tarafından kolayca taklit edilebilirler. Meslektaşlarım Adam Pack ve Fabienne Delfour ile 4 yıl boyunca sahada, yunuslar bizi izlerken, bu klavyeyi kullanarak birbirimizden oyuncak isteme çalışması yaptık. Ve yunuslar oyuna dâhil olabiliyordu. Görsel nesneyi işaret edebiliyorlar ya da ıslığı taklit edebiliyorlardı. Bu, dalışlardan birinin videosu. Dalgıçta ipten bir oyuncak var, ben de sol tarafta, klavyedeyim. İp tuşuna basıyorum, yani ip oyuncağı insandan rica ediyorum. İp şimdi bende ve dalıyorum. Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler. Onların dikkatlerini çekmeniz gerek. Şimdi ipi bırakıyorum, bakalım gelecekler mi. İşte geliyorlar ve ipi yakalıyorlar. Oyuncağı etrafta sürüklüyorlar. Sol tarafta, klavyedeyim ben ve aslında bunu denediğimiz ilk sefer bu. İp sesini kullanarak, yunuslardan bu oyuncağı, ip oyuncağı istemeye çalışacağım. Bakalım gerçekten ne anlama geldiğini anlamış olabilirler mi. (Islık) Bu ip ıslığı. İşte yunuslar geldi ve ipi bıraktılar, yaşasın. (Alkış) Bu seferlik oldu ama, ıslıkların ne işe yaradığını gerçekten anladıklarından emin değiliz. Peki, işte suda ikinci bir oyuncak var. Bu bir atkı oyuncak. Görsel ve işitsel sinyali göstermek için, yunusu klavyeye yönlendirmeye çalışıyorum. Bu yunusa “atkı hırsızı” diyoruz, çünkü yıllar içinde yaklaşık olarak 12 tane atkımızı kaçırmışlığı var. Aslına bakarsanız, Bahamalar’da bir yerlerde bir butiğinin olduğunu düşünüyoruz. Uzanıyorum. Atkıyı sağ tarafıyla yakaladı. Hayvanlara pek fazla dokunmak istemiyoruz, onları çok alıştırmak istemiyoruz. Onu tekrar klavyeye doğru yönlendirmeye çalışıyorum. Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak. Bu yüzden ona atkıyı vermeye çalışıyorum. Hoop. Neredeyse düşürüyordu. Fakat işte bu an tam da her şeyin mümkün olabileceği bir an. Yunus klavyenin başında. Dikkatle izleyin. Bu bazen saatler sürebiliyordu. Bu videoyu sizlerle paylaşmak isteme nedenim büyük bir buluş göstermek değil, çünkü henüz öyle bir şey olmadı. Göstermek istediğim şey, bu yunusların sahip olduğu sezgi ve odaklanma seviyesi, sisteme duydukları ilgi. Bu nedenle, gerçekten daha gelişmiş bir teknolojiye gerek olduğuna karar verdik. Bu nedenle Georgia Tech’ten Thad Starner’ın giyilebilir bilgisayar grubu ile güçlerimizi birleştirerek, CHAT [Deniz Memelisi Duyma ve Telemetri] adını verdiğimiz giyilebilir sualtı bilgisayarını tasarladık. Artık suyun altına klavye indirmek yerine, dalgıç tüm sistemi giyiyor ve bu sadece akustik, yani aslında dalgıç kolundaki bir klavyedeki tuşlarla ses çıkarıyor. Su altı hoparlörü ile ses veriliyor. Eğer bir yunus ıslığı taklit ederse veya bir insan ıslığı çalarsa, sesler gelip iki hidrofon tarafından yeri belirleniyor. Eğer kelime eşleşmesi olursa, bilgisayar kimin oyuncak istediğini bulabiliyor. Sistemin asıl gücü, gerçek-zamanlı ses tanıma. Yani yunuslara çabucak ve doğru bir biçimde yanıt verebiliyoruz. Şu an prototip aşamasındayız, ama umuyoruz ki böyle gelişecek. Hem Dalgıç A, hem de Dalgıç B giyilebilir bilgisayara sahip olacak ve yunus ıslığı, ıslık gibi duyacak, dalgıç da ıslığı, ıslık gibi duyacak suda, ama kemik yoluyla ses iletimi sayesinde aynı zamanda bir sözcük olarak algılayacak. Dalgıç A atkı ıslığı çalıyor veya Dalgıç B yosun ıslığı çalıyor, oyuncak kimdeyse ondan istemek için. Olmasını umduğumuz şey, yunusun ıslığı taklit etmesi. Ve eğer yosun Dalgıç A’da ise, eğer çalınan ıslık ve istenen buysa, o zaman dalgıç, isteyen yunusa yosunu verecek ve yosunla oynayarak gün batarken mutlulukla ufka doğru yüzecekler. Peki bu tür bir iletişim ne kadar ileri gidebilir? CHAT, yunusların özellikle bizden birşey isteyebilmeleri için tasarlandı. Gerçekten iki taraflı olması için tasarlandı. Islıkları işe yarar biçimde taklit etmeyi öğrenirler mi peki? Öyle umuyor ve öyle düşünüyoruz. Onların doğal seslerini deşifre ettikçe, bunları da bilgisayar sistemine eklemeyi düşünüyoruz. Örneğin, şimdi bireye özgü olan ıslıkları bilgisayara aktarıp, belli bir yunusa seslenebiliyoruz. Buna benzer biçimde, kendi ıslıklarımızı, kendi isim ıslıklarımızı oluşturabiliriz ve bu sayede yunusların belli bir dalgıcı çağırmalarına olanak verebiliriz. Belki de tüm mobil teknolojimiz, ileride diğer türler ile iletişim kurmamıza yarayacak teknolojinin aynısı olacak. Yunusları düşünürsek, biliyorsunuz, zihinleri belki de pek çok açıdan bizim zihnimize benziyor. Ve şu an için kabullenmek zor olabilir, ancak bizden çok farklı bir ortamda yaşıyorlar ve duyusal sistemlerle aradaki boşluğu kapatmalıyız. Gezegendeki bir diğer zeki türün zihnini gerçekten anlamanın nasıl olabileceğini hayal edin.

Teşekkür ederim.

Denise Herzing

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)

Diğer Konular


600true thumbnails topleft 300true 800http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/plugins/thethe-image-slider/style/skins/white-square-1
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.sualtigazetesi.com/?page_id=293
     Slide11
    SG Reklam - Tel 0532 557 77 88
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.sualtigazetesi.com/g-amerika/
     LatinAmerika
    SG Güney Amerika
  • 5000 fade false 30 bottom 0
    Ruslana
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.alestadalgiclik.com/
     AlestaDalgiclik
    ALESTA Dalgıçlık
 
 
 
 

http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled3.jpg

http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/12/SGEO001.jpg


Bu konu şimdiye kadar 147 kere görüntülenmiştir