Neden Hala Mercan Resifleri İçin Umudum Var ?

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Suyun altında ilk defa ağlayışım 2008′de Kurasao adasındaydı, Karayipler’in güneyinde. Çok güzel bir yerdir. Doktoram için oradaki mercanlar üzerinde çalışıyordum, günlerce aynı mercanda dalış yaptıktan sonra her birini birey olarak tanımaya başladım. Mercan kolonileriyle arkadaşlık kurdum, kesinlikle normal olan da buydu. Sonra, Omar Kasırgası onları parçalara ayırdı ve derilerini yüzdü, iyileşmesi zor olacak yaralı doku parçaları bıraktı ve yosun kaplanacak olan ölü iskeletin büyük parçalarını. Kayalıkların her tarafına uzanan bu hasarı ilk gördüğüm zaman, dalış takımımla dipteki kuma çöktüm ve ağladım. Eğer bir mercan bu kadar hızlı ölebiliyorsa, bir resif nasıl hayatta kalabilirdi ki? Ve neden onlar için savaşmaya çalışmayı kendime vazife ediniyordum?

Başka bir bilim insanının böyle bir hikaye anlattığını duymadım geçen yıla kadar. Guam’da bir bilim insanı şunu yazdı, “Maskemin içinde ağlıyordum,” resifin üzerindeki hasarı gördüğü zaman. Ve Avustralya’da bir bilim insanı şöyle yazdı: “Mercan araştırmalarımızın sonucunu öğrencilerime gösterdim, ve ağladık.” Arkadaşlar, mercanlar için ağlamak popülerdir.

Çünkü Pasifikteki resiflerde mercanlar daha önce hiç görmediğimiz bir hızla kayboluyor. İklim değişikliği yüzünden yazları sular, o kadar uzun süre boyunca, o kadar sıcak ki, bu hayvanlar normal fonksiyon gösteremiyorlar. Derilerinde yaşayan renkli algleri atıyorlar, ve geride kalan temiz, ağarmış doku sıklıkla açlıktan ölüyor sonra da çürüyüp gidiyor. Daha sonra iskeletleri yosun kaplıyor.

Bu inanılmaz boyutlarda gerçekleşiyor. Büyük Kuzey Bariyer Resifi, mercanlarının 3′te 2′sini, yüzlerce mil boyunca, geçtiğimiz yıl kaybetti, sonra bu yıl tekrar ağarmaya başladı ve bu ağarma güneye doğru uzandı. Pasifikteki resifler şuan hızla kötüye gidiyor, ve daha ne kadar kötüye gideceğini kimse bilmiyor, ancak … Karayipler’de benim çalıştığım yerde, biz bu kötü durumu zaten yaşayarak gördük. Oradaki resifler asırlardır yoğun bir şekilde insanların istismarına uğradılar. Hikayeyi aslında zaten biliyoruz. Ve devamında ne olacağını da tahmin etme şansımız olabilir.

Grafiğe bakalım. Scubanın icadından bu yana, bilim insanları deniz tabanındaki mercan miktarını ve zamanla bu miktardaki değişimi ölçtüler. Ve yüzyıllardır devam eden insan baskısından sonra, Karayip resifleri şu üç sondan biriyle karşılaşmıştır. Bazı resifler mercanlarını çok hızlı kaybetmiş, bazılarıysa daha yavaş kaybetmiştir, ama bir şekilde aynı noktaya gelmişlerdir. Tamam, buraya kadar çok da iyi sayılmaz. Ama Karayiplerdeki bazı resifler, en iyi korunmuş olanlar ve insanlardan biraz uzak olanlar mercanlarına tutunmayı bir şekilde başarabilmişlerdir. Bize meydan okudular. Ve neredeyse hiç bir resifin sıfıra indiğini görmedik.

Su altında ikinci defa ağlayışım 2011 yılında Kurasao’nun kuzey kıyısındaydı. Yılın en sakin günüydü, ama orda dalış her zaman oldukça risklidir. Erkek arkadaşımla dalgalara karşı yüzdük. Kaybolmayalım diye pusulama bakarken, o da köpek balığı var mı diye etrafı kolluyordu ve bize 1 saat gibi gelen 20 dakikalık bir yüzüşten sonra sonunda resifin dibine daldık ve o kadar şaşırmıştım ve mutluydum ki gözlerim yaşlarla doldu. 1000 yaşındaki mercanlar orada art arda sıralanmıştı. Karayiplerdeki Avrupa sömürgeciliği tarihi boyunca hayatta kalmışlardı ve bunun öncesindeki asırlar boyunca.

Bir mercanın şans verilirse ne kadar gelişip büyüyebileceğini hiç bilmiyordum. Gerçek şu ki bu kadar çok mercanı kaybediyor olmamıza rağmen, mercanların bu kitlesel yok oluşunu yaşıyor olmamıza rağmen, bazı resifler hayatta kalacak. Bazılarının kenarları yıpranmış, bazıları güzel olacak. Ve kıyı şeridini koruyarak ve bize yiyecek vererek ve turizmi destekleyerek, hâlâ yılda milyarlarca dolar değerinde olacaklar. Bir resifi korumak için en iyi zaman 50 yıl önceydi, ama ikinci en iyi zaman tam da şimdi. Ağarma olaylarını çok daha sık ve yaygın olarak yaşıyor olsak da, bazı mercanlar iyileşebilecekler.

2010′da Karayiplerde bir mercan ağarması olayı yaşandı, bunlar gibi kaya mercanlarının yüzeyinden büyük parçalar götürdü. Bu mercan kabuğunun yarısını kaybetmiş. Ama bu mercana birkaç yol sonra bakarsanız, tekrar sağlıklı olduğunu görürsünüz. Sağlıklı bir mercan gibi işlev gösteriyor. Poliplerini çoğaltıyor, alglerle savaşıyor, ve alanını geri kazanıyor. Birkaç polip dahi kalsa, mercan yenilenebilir, tek ihtiyacı olan zaman ve korunma ve bir de uygun sıcaklıktır. Bazı mercanlar 10 yılda yenilenir, bazıları çok daha uzun sürer. Ama onların stresini lokal olarak ne kadar azaltırsak – aşırı avlanma, kanalizasyon ya da gübrelerden kaynaklanan kirlilik su altı taraması, kıyı yapılanması gibi şeyleri – onlar hayata daha iyi tutunurlar, iklimi stabilize edersek daha hızlı kendilerini yenilerler.

Uzun, zor ve gerekli bir süreç olan iklim değişikliğini engelleme sürecini aşarsak, bunu başarırsak, yeni mercanlar da oluşabilir. Araştırmamda çalıştığım konu bu. Mercanların nasıl bebek yaptıklarını ve bu bebeklerin resife nasıl ulaştıklarını anlamaya çalışıyoruz ve bu kırılgan dönemde hayatta kalmalarına yardımcı olabilecek metotlar geliştiriyoruz. En sevdiğim mercan bebeklerinden biri Omar kasırgasından hemen sonra ortaya çıktı. Kasırga öncesinde çalıştığım türün aynısıydı, ama bu türde bebek mercan neredeyse hiç görülmez, cidden çok nadirdir. Aslında nesli tehlikede bir türdür. Bu fotoğrafta minik mercan bebek, bu minik polip halkaları, birkaç yaşındalar. Ağaran kuzenleri gibi, yosunlarla mücadele ediyorlar. Ve kuzey kıyısındaki kuzenleri gibi 1000 yıl yaşamayı amaçlıyorlar.

Dünyada ve okyanuslarda olanlar zaman ufkumuzu değiştirdi. Kısa vadede aşırı derecede karamsar olabilir ve kayıplarımız ve kıymetini bilemediklerimiz için yas tutabiliriz. Ama uzun vadede hâlâ iyimser olabiliriz ve uğruna savaştığımız şeyler, devletlerimizden ve gezegenimizden beklediğimiz şeyler konusunda hırslı ve tutkulu olabiliriz. Mercanlar yüz milyonlarca yıldır bu gezegende yaşıyorlar. Dinozorların yok oluşunda bile hayatta kaldılar. Sert çocuklar değil mi?

Bir mercan çok büyük bir travma geçirse de tamamen iyileşebilir, tabi eğer ona bir şans verilirse ve korunursa. Mercanlar uzun zamandır mücadele ediyorlar ki şimdi biz de öyle.

Çok teşekkür ederim.
Kristen Marhaver

VN:F [1.9.13_1145]
Rating: 0 (from 0 votes)

Diğer Konular


600true thumbnails topleft 300true 800http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/plugins/thethe-image-slider/style/skins/white-square-1
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.sualtigazetesi.com/?page_id=293
     Slide11
    SG Reklam - Tel 0532 557 77 88
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.sualtigazetesi.com/g-amerika/
     LatinAmerika
    SG Güney Amerika
  • 5000 fade false 30 bottom 0
    Ruslana
  • 5000 fade true 30 bottom 0 http://www.alestadalgiclik.com/
     AlestaDalgiclik
    ALESTA Dalgıçlık
 
 
 
 

http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/uploads/2015/04/Untitled3.jpg

http://www.sualtigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/12/SGEO001.jpg


Bu konu şimdiye kadar 307 kere görüntülenmiştir